Şah Hatayi’m muhabbete bakarım
Ben doluyum ben dolana akarım
Güzel pirim bir dert vermiş çekeri
Bir derdim var bin dermana değişmem (Şah Hatayi)
Demokratik Alevi Federasyonu kongresi geçtiğimiz...
“Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde, Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde, Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok, Noksanlık da eksiklik de senin görüşlerinde” (Hacı Bektaş Veli) Aleviler kendilerini izah ederken…
Senin nur cemalin bana cennettir Ayrılıp kavuşmak büyük nimettir Niyaz alıp niyaz vermek murattır Hamdu selam olsun artık görüştük, gelip kavuştuk (Büyük Tacım Dede) Emeğe saygısızlık, sömürü, tüketim, yozlaşma bunun…
Kandil geceleri kandil oluruz Kandilin içinde fitil oluruz Hakkı göstermeye delil oluruz Fakat kör olanlar görmez bu hali (Edip Harabi) Alevi uyanışı sürüyor. Binlerce yıllık saldırıların yaratmış olduğu kırgınlık, kızgınlık…
Gecenin karanlığında aracımız Elbistan-Malatya yolundan Kantarma sapağına döndüğünde tarihin köklü bir mekanına adım attığımızı biliyorduk. Geçmişin derinliklerinden gelen Alevi geleneğin son temsilcilerinden birini daha uğurlamanın tanığı olacaktık. Tarih, binlerce yıldır…
Geçtiğimiz günlerde not düşmüştük. “Devletin Alevi çarkı” yeniden dönmeye başladı. Bu, yeni bir durum değildir. Uzun zamandır toplumun tüm kesimlerine yönelik operasyonel bir çizgide hareket eden devlet ve devlet erkanı,…
I. Filmlere konu olan o sahne bizim için kurgu değildi. Köy okulundaki çocukların nöbet tutması, odun taşıması, sabahın en erken saatinde gelip sobaları yakması. Perdeye yansıdığında romantik ya da dramatik…
Ya Haq, Ya Muhammet, Ya Ali… Muharrem geldi. On iki imamların matem günleri geldi. Zulme baş eğmeyenlerin ezilenlere, sindirilenlere, alçalmayı tercih edenlere onurlu bir duruşu hatırlatma günleri geldi. Hüseyin Kerbela’dan…
Zamanında ukalanın biri Musa Anter ile sohbet ederken, “Siz hiçbir şey yapmadınız” manasında “biz her şeye sıfırdan başladık” der. Apê Musa hazır cevap “Evlat, biz eksiden sıfıra getirdik.” der. Bu…
88-89 yıllarıydı. Norveç’teydik. Nesrin isminde İranlı komşumuz vardı. İran Kürtlerindendi. Eşi doktordu. En azından memleketteyken doktorluk yapıyormuş. Norveç’te ise bir sığınmacı. Kocasıyla zaman zaman oturur, savaşı konuşurduk. O konuşmalarda bir…