İstikrarlı şekilde direneceğiz!

Sonunda AKP’nin vaat ettiği, istediği ‘istikrarı’ yakaladık.

Artık Kürt illeri istikrarlı bir şekilde bombalanıyor. Gençler sorgusuz sualsiz istikrarlı kurşunların hedefi oluyor. Kadın, yaşlı, çocuklar istikrarla donatılmış, faşist çetelerin insafına bırakılmış, sokağa çıkma yasaklarına alıştırılıyor.

İstikrarlı bir şekilde cenazelerimizi sokaklardan almamıza izin vermiyor, defin işlerini yaptırtmıyor.

İstikrarlı bir şekilde halkların siyasal temsilcilerine “şafak operasyonları” yaptırıyor, siyaseti karartıyor.

İstikrarlı bir şekilde yakaladıklarını hapislere, sürgünlere gönderiyor.

İstikrarlı bir şekilde HDP milletvekilleri üzerinden, ona oy vermişlere saldırıyor.

İstikrarlı bir şekilde barış, demokrasi, eşitlik diyenleri hedef alıyor, fiziki olarak ortadan kaldırılması için çağrıda bulunuyor.

İstikrarlı bir şekilde önüne gelene hakaret ediyor, “Sen niye hakaret ediyorsun?” diyenleri hakaretten cezaevlerine atıyor.

İstikrarlı bir şekilde çocuk yaşta öldürdüklerinin yanına, çocuk yaşta tutuklattırdıklarını ekliyor. İstikrarlı bir şekilde cezaevleri yapıyor. Tutukladıklarının yetmediğini görüp tüm ülkeyi cezaevine çeviriyor.

İstikrarlı bir şekilde gazetecileri dövdürüp hizaya getiriyor!

İstikrarlı bir şekilde haber yapanları tutukluyor. Kirli işlerinin tümüne yayın yasağı getiriyor.

İstikrarlı bir şekilde mahkeme kararlarını tanımıyor. Anayasa mahkemesini hiç tanımıyor.

İstikrarlı bir şekilde Alevi’ye, Kürde, Süryani’ye, Laza, Ermeni’ye saldırıyor, hakaret ediyor, edenleri ödüllendiriyor.

İstikrarlı bir şekilde medya organlarına el koyuyor, el konanları tek elde toplanıp “çok yaşa padişahım” dedirtiyor.

İstikrarlı bir şekilde akademisyenlere hakaretler yağdırıp, haklarında davalar açıp, tutukluyor.

İstikrarlı bir şekilde protestoları, mitingleri, gösterileri yasaklıyor.

İstikrarlı bir şekilde Ortadoğu gericiliğiyle savaş mekanizmaları üretiyor. Suudi, Katar üçlüsüyle mezhepçilik yapıyor.

İstikrarlı bir şekilde Saadam Hüseyin gibi elinde “Kuran-ı kerim” sallıyor.

İstikrarlı bir şekilde IŞİD’i, El Nusra’yı destekliyor.

İstikrarlı bir şekilde Alevi düşmanlığı yapıyor.

İstikrarlı bir şekilde Kürt düşmanlığı yapıyor.

İstikrarlı bir şekilde “affedersiniz” her şey oluyor.

İktidarın, iktidarı elinde tutan erkin böylesine saldırısı altındayız. Halklarımız, inançlarımız saldırı altındadır. Kendimizi korumak için tüm farklılıkları bir yana bırakarak, birleşik mücadeleyi yükseltmek şarttır. Sorunların demokratik ortamda tartışılmasına izin verilmediği, tartışanların bir şekliyle ortadan kaldırıldığı ülkede, istikrarlı bir şekilde direniş kaçınılmazdır. Zalimin zulmüne karşı, mazlumun direnişinin de o kadar inatçı olduğunun bilinmesi gerekiyor. Onun içindir ki; Alevisi, Sünnisi, Kürdü, Türkü ile bu ülkede haksızlığa uğrayanlar da, haksızlık yapanlar kadar cesurdur…

Ali’den Döne Tıraş’a Kalan Diş

Bazı ölümler, geride bir sükunet değil, bir hesaplaşma bırakır. Döne Ana’nın (Döne Tıraş) ardından da öyle oldu. Onu uğurlarken anladık ki, taşıdığı şey yalnızca kırk sekiz yıllık bir hüzün değil,…

Ayrışma Kendiliğinden Gelmez “Garip Bir Dede”

Geçtiğimiz günlerde not düşmüştük. “Devletin Alevi çarkı” yeniden dönmeye başladı. Bu, yeni bir durum değildir. Uzun zamandır toplumun tüm kesimlerine yönelik operasyonel bir çizgide hareket eden devlet ve devlet erkanı,…

Atê

I. Filmlere konu olan o sahne bizim için kurgu değildi. Köy okulundaki çocukların nöbet tutması, odun taşıması, sabahın en erken saatinde gelip sobaları yakması. Perdeye yansıdığında romantik ya da dramatik…