Ya Hak, ya Muhammed, ya Ali. Alevilik tarih tartışmalarında ana meselelerden biri, yaşayan Aleviliğin ciddi anlamda görülmemesi ile ilgilidir. Eğer gezdiklerimiz ve gördüklerimizle bir kıyaslama yaparsak, bugün muharremin 10. günü,…
Hayatımızın büyük bölümü bizim olmayan “bildiklerimiz” ve yalan üstüne kurulmuş bir tarihin gölgesinde geçti. Çocuk gözlerimizle izledik; ateş kusan “ejderhaların” dağlarımızı, mağaralarımızı ateşe verdiğini. Sevdiklerimizin, tanıdıklarımızın, akrabalarımızın kollarına kelepçe takılarak…
Aç Kal Alçalma, Alevilik Yazıları (Makaleler), Şükrü Yıldız'ın Alevilik üzerine yazdığı çeşitli makalelerden oluşan bir eserdir. Kitap, Alevi inancını, kültürünü ve toplumsal sorunlarını ele...
Alevilik Notları (Röportajlar), Şükrü Yıldız tarafından Alevi inancını ve kültürünü derinlemesine anlamak isteyenler için hazırlanmıştır. Kitap, Alevi toplumunun önde gelen isimleriyle yapılan röportajlardan oluşmakta.
Şükrü...
Tunceli kendi küllerinden kendisini haykırdı. Utancın sessiz sahipleri için de yeniden Dersim olu verdi. 1937/38 de işlenmiş cinayetlerin resmi tüm çıplaklığıyla bir kez daha ortaya döküldü, caninin pişkince itirafları eşliğinde.…
Geçtiğimiz günlerde not düşmüştük. “Devletin Alevi çarkı” yeniden dönmeye başladı. Bu, yeni bir durum değildir. Uzun zamandır toplumun tüm kesimlerine yönelik operasyonel bir çizgide hareket eden devlet ve devlet erkanı,…
I. Filmlere konu olan o sahne bizim için kurgu değildi. Köy okulundaki çocukların nöbet tutması, odun taşıması, sabahın en erken saatinde gelip sobaları yakması. Perdeye yansıdığında romantik ya da dramatik…
Ya Haq, Ya Muhammet, Ya Ali… Muharrem geldi. On iki imamların matem günleri geldi. Zulme baş eğmeyenlerin ezilenlere, sindirilenlere, alçalmayı tercih edenlere onurlu bir duruşu hatırlatma günleri geldi. Hüseyin Kerbela’dan…
Zamanında ukalanın biri Musa Anter ile sohbet ederken, “Siz hiçbir şey yapmadınız” manasında “biz her şeye sıfırdan başladık” der. Apê Musa hazır cevap “Evlat, biz eksiden sıfıra getirdik.” der. Bu…
88-89 yıllarıydı. Norveç’teydik. Nesrin isminde İranlı komşumuz vardı. İran Kürtlerindendi. Eşi doktordu. En azından memleketteyken doktorluk yapıyormuş. Norveç’te ise bir sığınmacı. Kocasıyla zaman zaman oturur, savaşı konuşurduk. O konuşmalarda bir…