<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tekke ve Zaviyeler yasası &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/tekke-ve-zaviyeler-yasasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 08:32:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Tekke ve Zaviyeler yasası &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cemal haqa, haq cemale; Pir Mehmet Yüksel</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/cemal-haqa-haq-cemale-pir-mehmet-yuksel-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/cemal-haqa-haq-cemale-pir-mehmet-yuksel-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 08:32:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi direniş tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi eğitim kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakikat yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kayıpları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları ve siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Pirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi pirlik makamı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihindeki kayıplar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumsal yaralar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet dönemi Alevi politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan Kantarma köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikatçi Alevi geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak Aleviliği]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Mehmet Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[Pir talip ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Sinemilli Ocağı]]></category>
		<category><![CDATA[Tekke ve Zaviyeler yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/cemal-haqa-haq-cemale-pir-mehmet-yuksel-2/</guid>

					<description><![CDATA[Hakikat yolunun yolcuları hakikat arayışının dervişlerinden birisi daha aramızdan ayrıldı.  Sultan Sinemilli Ocağının asırlık çınarı önceki gün mirasını bizlere bırakarak sır oldu. Pir Mehmet Yüksel yaşayan Aleviliğin bir temsilcisi olarak&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hakikat yolunun yolcuları hakikat arayışının dervişlerinden birisi daha aramızdan ayrıldı.  Sultan Sinemilli Ocağının asırlık çınarı önceki gün mirasını bizlere bırakarak sır oldu. Pir Mehmet Yüksel yaşayan Aleviliğin bir temsilcisi olarak Alevi uyanışına tanıklık ederek Elbistan Kantarma köyünde hakka yürüdü.  Alevilik üzerine ahkâm kesenlerin birikiminden yararlanıp sanatçı oldukları, kimisinin telinden, kimisinin tarih bilgisinden, kimisinin deyiş ve nefeslerinden dem aldığı Pir Mehmet Yüksel doğduğu yerde gözlerini yumdu…</p>
<p>Hakikatçi Alevi geleneğinin son temsilcileri arasında yer alan ve giderek parmakla sayılacak kadar azalan yaşayan tarihimiz bir büyük kayıp daha yaşamış oldu. Son bir kaç yıl içerisinde Hasan Sinemilli, Mamo Geyik, İbrahim Aldede, Küçük Tacım Bakır, Mehmet Mustafa dede Şexo Soysüren gibi isimler aramızdan ayrıldı… Her ayrılış Alevilerin tarihinden bir parça alıp götürdü. Alevliler yaşayan değerlerine sahip çıkamayarak, derin asimilasyonu göğüsleyecek dayanaklarını da kaybetmiş oldular.</p>
<p>Asimilasyona karşı direnebilmek bir bilgi birikimi, köklü bir geçmiş ve miras gerektiriyor. İşte bu miras bu gelenekçi pirlerin varlığıyla temsil bulmaktaydı. Onların varlığını Aleviliğin varlığı, yokluğunu Alevilerin yokluğu gibi okumak mümkündür.</p>
<p>Alevi asimilasyonuna karşı okunacak en güzel kitap olan insanın, insanı kâmilin tecellisi olan bu pirlerimizin maruz kaldıkları baskılar ve yaşadıkları zorluklar, Alevi toplumunda temsili &#8216;kendini bilmezlik&#8217; olarak karşılık bulmuştur. Her pirinden uzaklaştırılan talip asimilasyonu en derinden yaşayan kişiler olarak metropollerde başsız bir beden gibi yokluklarına çırpınmışlardır.</p>
<p>Alevilik nedir? Sorusunun cevabı olan ocak pirleri aynı zamanda “Alevi kimdir?” sorusunun da cevabını içinde barındırmaktadırlar. Devlet geçmişten bu güne temel olarak Alevi pirlerini işlevsiz hale getirmek için uğraşmıştır. Tekke ve zaviyeler yasasının Alevi önderlerinin taliple buluşmasını engellemeye çalışan bir işlev üzerine inşa edilmiştir. Pirlik makamı suç makamı haline getirilmiştir. Pirler suçlular olarak takibe maruz kalmıştır. Kimi yerlerde toplum önünde aşağılanmış, sakalları kesilmiş, bıyıkları yolunmuştur. Taliple ilişkisini kesmek için her türlü yola başvurmuştur. Bunu sağlandığı oranda da Alevi asimilasyonu toplum içerisinde derinleşmiş ve bu günkü durum ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Yavuz Sultan Selim zamanında başlatılan Alevi ocaklarının söndürülerek yerine dikme dedelerin atanması cumhuriyet döneminde de benimsenmiştir. Bu gün içi boşaltılmaya çalışılan Alevi uyanışına karşı atama dedeler devreye sokulurken, hakikat yolcuları unutturulmaya çalışılmıştır. Fakat köklü bir geleneğin ve geçmişin mirası olan hakikat ehli yol erleri kendilerini yeniden hissettirmeye Alevileri kendi etrafında toplamaya çağırırken birer birer de aramızdan ayrılmaktadırlar. Kaybımız büyüktür. Bunu Alevilerin içerisinde olduğu duruma bakarak söylemek mümkündür.</p>
<p>Onun içindir ki bizler ocak Aleviliğini önemsiyoruz. Alevilerin kendi kökleriyle buluşmasının yolu pir talip ilişkisinin hayat bulmasıyla mümkündür.  Çünkü pirde tecelli eden ocağın binlerce yıl biriktirdiği değerleri temsil etmesi, öğretiyi bu güne kadar taşımasıdır. Alevilerin yazılı bir geçmişi yok denecek kadar azdır. Tarih pirlerin kulaktan kulağa aktardığı ve miras yoluyla bu güne intikal etmiş olan yaşayan Aleviliktir. Aleviliği yeniden tarif etmek isteyenler,  bunun üzerinden kavga edenler,  yaşayan Aleviliği görmek istenmemektedirler. Çünkü yaşayan Alevilik teslim olmamış, direngen ve geçmişiyle ilişki halindedir. Yaşayan Alevilik tüm direniş tarihinin ezilenlerin zulme karşı ayaklanma tarihidir. Onun içindir ki egemenlerin hedefindeki Aleviliktir.</p>
<p>Yeni yaratılmak istenen ve temsiliyetini Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi Vakfında bulan anlayışın Aleviler üzerinde yaratmış olduğu tahribat ortadır. İttifakların, söylemlerin ve yaşam biçimleri ortadadır. Bu cesareti tabi ki Alevilerin asimile edilmesinden ve devletin bu asimilasyonu desteklemesinden almaktadır. Devletle iç içe geçmiş onun gizli-açık finansmanıyla beslenmiş kurumların Alevi olması söz konusu değildir. Lakin günümüz dünyasında kendisini etkin bir biçimde hissettiren Alevilere ihanetin bu kadar pervasız olması işte bu hakikat yolcularının sessizce sahipsizce aramızdan ayrılmasındandır.</p>
<p>Alevi hukukunun işletilmediği Aleviliğin bir yaşam unsuru olarak görülmediği Alevi kurumlarının yabanıl bir ot gibi bittiği, kurum başkanlarının siyaset pazarında Aleviliği pazarladığı bir süreçten geçiyoruz. İşte bundan dolayıdır ki; Pir Mehmet Yüksel gibi çınarlarımızın kaybı bizlerde derin yaralar açmaktadır. Bu yara Alevilerin almış olduğu bir yaradır. Bu kayıp Aleviliğin kaybıdır. Hepimizin başı sağ olsun.</p>
<p>Ve sen pirim;</p>
<p>Hakikat yolunun yolcusu hakka yürürken haq ile haqikat olan mirasın mirasımızdır, bugüne kadar bize taşıdığın inancımızı gelecek nesillere aktarmak da görevimizdir. Toprağın bol, devrin daim olsun pirim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/cemal-haqa-haq-cemale-pir-mehmet-yuksel-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>4 Mayıs 1937 Alevisiz Türkiye</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/4-mayis-1937-alevisiz-turkiye-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/4-mayis-1937-alevisiz-turkiye-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 10:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[4 Mayıs yıldönümü]]></category>
		<category><![CDATA[AKP siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kazanımları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi korkuları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlük hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik yok edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevisiz Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[anti-demokratik düzenlemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cemevleri yasaklanması]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik anayasa süreci]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim şehitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[Êzidî]]></category>
		<category><![CDATA[faşist yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[insan dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt destek]]></category>
		<category><![CDATA[Mareşal]]></category>
		<category><![CDATA[ortak akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Hallı]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal İslamcı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Süryani]]></category>
		<category><![CDATA[Tekke ve Zaviyeler yasası]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal barış]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal birliktelik]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal kamplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Tunceli hadiseleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslamcı sistem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcı]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcı faşist]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcı faşist güçler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu din dersi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/4-mayis-1937-alevisiz-turkiye-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Yalancılık, bozuk para gibidir. Uzun süre geçindirmez” (Rus Atasözü) “Alevisiz bir Türkiye yaratılmak isteniyormuş. Aleviler devre dışı bırakılarak yeni bir anayasa hazırlanıyormuş. Alevilerin talepleri görülmeyecek ve Alevilik yok edilecekmiş. Her&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Yalancılık, bozuk para gibidir. Uzun süre geçindirmez”</em> <strong>(Rus Atasözü)</strong></p>
<p>“Alevisiz bir Türkiye yaratılmak isteniyormuş. Aleviler devre dışı bırakılarak yeni bir anayasa hazırlanıyormuş. Alevilerin talepleri görülmeyecek ve Alevilik yok edilecekmiş. Her gün Alevileri hedef alan anti-demokratik düzenlemeler oluyormuş ve Kürtler de buna destek verecekmiş&#8230;” miş!</p>
<p>Bunları dinleyince insan Alevilerin kazanımlarının tek tek elinden alınacağını, Aleviliğin anayasal güvencelerine son verileceğini, cemevlerinin yasaklanacağını, zorunlu din dersi uygulaması getirilerek, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumların kurulacağını düşünüyor. Korkuyor&#8230;</p>
<p>Ayıp, Aleviliği kabul eden, sahiplenen bir Türkiye vardı da bu halk mı bunu bilmiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin seksen yıllık tarihinde yapılan anayasalarda Alevilerin hakları güvence altına alınmış, Alevilik özgürce bugünlere gelmiş de bizim mi haberimiz yok.</p>
<p>Utanmadan cumhuriyetin Alevileri yok sayan, 1925’den bu yana Tekke ve Zaviyeler yasasıyla yok edilmek istenen Alevilik değilmiş gibi davranan bu zihniyet, Kürt düşmanlığı üzerinden, ulusalcı faşist güçlerce örgütlendirilmek istenmektedir. Ulusalcı cephe tarafından Aleviler içinden bu ve benzeri söylemlerle kara propagandayı örgütlendirmek üzere bazıları şahsi menfaatleri üzerinden pazara girmiş bulunmakta.</p>
<p>Pazarlığın temsil bulduğu ad; “Alevisiz Türkiye yaratılmak isteniyor” söyleminde gizlidir.</p>
<p>Bu söylemin sahipleri Alevilerin içine yeni korkular salarak ulusalcı, faşist yapılanmaya Alevileri kurban etmek istemektedir. Cumhuriyetin 80 yıllık geçmişi Alevi katliam ve imhasıyla dolu iken, onu temizleyen, aklamaya çalışan bir mantık yaratmaya çalışmaktadır. Bu zihniyet geçmişte de, devletin teşvikiyle Alevileri teslim almak için korkular üretiyordu. Şimdi de misyonlarının gereği üretmeye devam etmektedirler. Alevi özgürlük hareketini korkularla teslim almaya çalışmaktadırlar.</p>
<p>Bunlar, AKP’ye sonuçları itibariyle hizmet etmektedirler. AKP iktidarı bunların ürünüdür. Ve cumhuriyet projesinin şekil almış halidir. Cumhuriyetin temel kuruluş ilkesi Türk-İslamcıdır. Türk olmak, İslam olmak ayrıcalıklı olmaktır. Bu zihniyet Türkçüdür, bu zihniyet diyanetçidir. Diyanet dinini Türkçülüğün dini olarak algılayan Alevi’ye düşman, Müslüman’a düşman, Êzidî’ye, Süryani’ye, Ermeni’ye düşman bir mantık içerisinde varlar. Bugünkü misyonları ise Alevileri toplumsal kamplaşmaya götürmek, Ergenekon vb. yapılar etrafında toplamaktır. Alevilerin demokratik bir anayasa sürecinde, demokratik değişim sürecinde bir aktör, bir taraf, kendinden yana bir taraf olmasını engellemek için çalışmaktadırlar.</p>
<p>Alevileri ulusalcı faşist bir zihniyetin egemenliği altında tutmaya çalışan Ergenekoncu ekip, bu konuda en büyük desteğini AKP, Fethullah Gülen cephesinden almaktadır. Ergenekonculara lazım olan söylemlerin doğması ve altının doldurulması için gerekli olan tüm argümanlar bu çevreler tarafından bilinçli olarak üretilmektedir. AKP kurmayları Alevileri tahrik edecek, korku siyasetini besleyecek, güvensizliği artıracak her tür söylemi gündeme getirmektedirler. Alevileri sürece katma gibi bir yaklaşım içerisinde olmadıkları gibi, Ergenekoncu, ulusalcı faşist kesimin Aleviler üzerinden siyaset yapabilmesinin, kara propaganda üretebilmesinin olanak ve fırsatlarını üretmektedirler. Kısacası istekli bir şekilde Alevileri ulusalcı faşist güçlerin egemenlik alanlarına doğru iteklemektedirler.</p>
<p>Görünen o ki; konu Aleviler olunca, Alevilerin taleplerinin yok sayılması ve kamuoyuyla paylaşılmaması için ittifak yapabilmektedirler. Türk-İslamcı sistemin ortak düşmanları arasında Aleviler de bulunmaktadır. Türklüğe ve Diyanetin İslamına Aleviler kurban edilmek istenmektedir. Yine Aleviler, Türkçülük ve Siyasal İslam arasında sıkıştırılmaktadır. Tercih yapmaya zorlanmaktadır. Her iki tercihin Alevilerin tercihi olmadığı açıktır. Aleviliğin yok edilmesi manasına geldiği içindir ki iki anlayış söz konusu Alevi olunca farklı cephelerden Aleviliğin yok edilmesini esas almaktadır.</p>
<p>Aleviliğin varlık gerekçesi ne ise, bundan sonra üstleneceği sorumluluk da inancın ve itikadın gösterdiği yol olacaktır. Hiçbir gerekçe, hiçbir neden, ölüm ve imha, asimilasyon gerekçe gösterilerek Aleviler teslim olamaz. Katiline boynunu uzatamaz.</p>
<p>Yarın 4 Mayıs. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Alevi katliamını en üst boyuta çıkarttığı günün yıldönümü&#8230;</p>
<p><strong><em>“Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4.5.1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşal’ın huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek aşağıdaki sonuca varılmıştır:</em></strong></p>
<p><strong><em>1- Toplanan kuvvetlerle Nazımiye, Keçizeken (Aşağı Bor), Sin, Karaoğlan hattına kadar, şedit ve müessir bir taarruz hareketi ile varılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>2- Bu defa isyan etmiş mıntıkadaki halk toplanıp başka yere nakil olunacaktır. Ve bu toplama ameliyesi de köylere baskın edilerek hem silah toplanacak, hem bu suretle elde edilenler nakledilecektir. Şimdilik (2000) kişinin nakli tertibatı hükümetçe ele alınmıştır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Mülahaza:</em></strong></p>
<p><strong><em>Sadece taarruz hareketiyle ilerlemekle iktifa ettikçe isyan ocakları daimi olarak yerinde bırakılmış olur. Bunun içindir ki, silah kullanmış olanları ve kullananları yerinde ve sonuna kadar zarar vermeyecek hale getirmek, köyleri kamilen tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak lüzumlu görülmüştür.</em></strong></p>
<p><strong><em>Not: Paraya acımaksızın içlerinden çok adam kazanıp kullanmaya çalışmak lazımdır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Aslı gibidir.”</em></strong></p>
<p><strong><em>(Kaynak: Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar. Reşat Hallı, Genel Kurmay Yayını)</em></strong></p>
<p>Bu kanunun altında imzası olanlar, Alevilerin olduğu bir Türkiye mi yaratmak istediler? Utanmazlık ve aymazlık ancak bu kadar olur. Kürt Alevilerini imha eden, hiçbir yaşama hakkı tanımayan bir zihniyeti aklama cüretini nasıl gösterebilirler. Katillerimizin resimlerini bayrak yapanlar, nasıl Alevilere, bizlere akıl verme cüretini kendinde bulabilirler. Bu kadar pişkinlik, bu kadar çarpıtma, bu kadar yalan niçin? Hem de böylesine bir yıldönümünde başlatılan kampanyalar toplumumuz tarafından iyi bilinmelidir. Alevileri cumhuriyetin kuruluşunda sürece dahil etmeyip malzeme edenler, bugün de demokrasi mücadelesinde Alevileri koparmak, demokrasi güçlerinin birlikteliğini dağıtmak için böylesine bir çalışma içerisine girmişlerdir. Kimilerinin milletvekilliği bahanesiyle, kimilerinin belediyelerde iş vaadiyle, kimilerinin köşelik yazı vaadiyle bu kampanyada yer almaları acaba “Paraya acımaksızın içlerinden çok adam kazanıp kullanmaya çalışmak lazımdır” desturu gereği midir bilinmez ama o dönem bu oyunu oynayanların sonu bilinmektedir.</p>
<p>4 Mayıs’ın yıldönümünde ulusalcı, siyasal İslamcı, faşist yapılara inat var olmaya, Alevi kimliğini savunmaya ve toplumsal barışın olmazsa olmazı haline getirmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Bilinmelidir ki; her gün daha da çoğalarak Dersim kendisini var etmiştir. On binlerin katledildiği, yüz binlerin sürgüne gönderildiği bu toprakların çocukları, yıllar sonra da olsa varlıklarını ortaya koyup atalarının hesabını sormaya başlamışlardır.</p>
<p>Bilinmelidir ki; Alevilik bir devlet dini değildir. Bir insan dinidir. Bir insan gibi üretip ortak aklını çocuklarına devreden bir sistemdir. Bu sistem içerisinde korku, ihanet gelir ve geçer. Baki olan bu yoldur.</p>
<p>Dersim şehitlerine sözümüzdür&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/4-mayis-1937-alevisiz-turkiye-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Newroz Mesajı Alevilerin özgürlük mücadelesidir</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 08:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi aydınlanması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimlik arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimlik savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kökenli yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Kürt işbirliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Önderleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlük mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politik aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politikası]]></category>
		<category><![CDATA[alevi sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarih bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihi çarpıtma]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hallac-ı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalist aydınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalizm ve Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklar meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt özgürlük hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Şah Hatai]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Rıza]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Tekke ve Zaviyeler yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçeri ve Bektaşilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Kırklar meydanına vardım Gel beru ey can dediler İzzet ile selam verdim Gel işte meydan dediler” (Şah Hatai) Biz Alevilerin en temel sorunlarından bir tanesi, adımıza hep başkalarının konuşuyor olmasıdır.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Kırklar meydanına vardım</em><br />
<em>Gel beru ey can dediler</em><br />
<em>İzzet ile selam verdim</em><br />
<em>Gel işte meydan dediler”</em> <strong>(Şah Hatai)</strong></p>
<p>Biz Alevilerin en temel sorunlarından bir tanesi, adımıza hep başkalarının konuşuyor olmasıdır. Cumhuriyet sonrası giderek derinleştirilen bu durum, uzun yıllar sonra Aleviler arasında da olur bulmuştur. 90’lı yıllardan sonra ilk kez Alevi kelimesini de kullanarak örgütler kuran bizler, bu durumu halen aşmış değiliz. Son günlerdeki tartışmalar göstermiştir ki; halen kendi adımıza konuşmaktan uzağız.</p>
<p>Kendimiz konuşmuyoruz. Kendimizi ifade edemiyoruz. Egemenlerin yazdığı tarih üzerinden olaylara bakıyoruz, egemenlerin bizlere biçmiş olduğu rölü aşamıyoruz. Bu durum Aleviler üzerinden siyaset yapan kesimlerin pervasızlaşmasına, hattini aşarak bizlere akıl verip yönlendirmesine vesile olabiliyor.</p>
<p>Cumhuriyetin yartmış olduğu dehşet ortamı ve Alevi katliamları sonrası sağladığı askeri, baskıcı hakimiyet karşısında Aleviler büyük bir suskunluğa bürünmüşlerdir. Üzerlerine ölü toprağı serpilmiştir. Sunni kökenli Kemalist Türk Aydınları bu durumu kullanmış ve içinden geldikleri toplumsal yapıyla hesaplaşmanın bir aracı olarak Alevileri kullanmıştır. Kullanmanın tüm imkanlarını sistem sağlamış ve desteklemiştir. Bu durum uzun yıllar devam etmiştir. Giderek Aleviler içerisinde de derin sistemle işbirliği içerisinde faaliyet yürüten ekipler çıkarılmıştır. Yıllara varan asimilasyon ve devşirme çalışmaları sonrasında yaratılanlar, Alevi örgütlenmesinin en büyük sıkıntısı olarak bügüne gelmiştir. Bu kesimler üzerinden yürütülen idolojik politik yönlendirme sistemle bütünleştirme çalışmaları devam etmektedir.</p>
<p>C<a href="http://www.alevigazetesi.com/wp-content/uploads/2013/03/newroz2.jpg" target="_blank" rel="noopener"></a>umhuriyetle birlikte Alevi önderlerleri Alevi inancına emek verenler önemsizleştirilirken, toplumsal güvensizliğin, kendine inançsızlığın ürünü olan Kemalist aydınların arkasına saklanma bir yaşam biçimi olarak dayatılmıştır. Son yıllara kadar medyada Alevi kökenli aydınların, yazarların açıklamalarını görmek mümkün değildi. Alevi kelimesini en çok kullananlar aslında Aleviliğide kabul etmeyen, ama onu kendi menfaatlari için bir sosyal dayanak haline getirmek isteyen kesimler oldu. Bu kesimlerin yazdığı, yanlış niyete bağlı tarih, Alevi tarihi olarak yansıtılmaya kabul ettirilmeye başlandı. Kısaca bugün derin devletin tarih anlayışı içerisinde Alevilere biçilen rol ne idi ise Aleviler bunu benimser bir noktada tutulmaya çalışıldı.</p>
<p>Alevi uyanışının önüne Sünni Kökenli Kemalist Türk aydınları eliyle barajlar kuruldu. Aleviliği yasaklayan ve bugün Alevilerin asimilasyonunda temel röl oynayan Tekke ve Zaviyeler yasasını bile Alevilere savunduracak kadar tarih ve politika algısı çarpıtıldı. Alevilik unuturulmak istendi &#8230;</p>
<p><strong>KÜRT ÖZGÜRLÜK HAREKETİ VE ALEVİLER</strong></p>
<p>Bu kader Kürt siyasetinin ortaya çıkışı ile değişti. Alevilerde, Türkiye’de ötekileştirilen, baskı ve asimilasyona tabi tutulan tüm kesimler gibi, Kürt siyasetinin gelişmesine paralel doğan özgürlükçü ortamda kendilerini ifade etme şansını yakaladılar. Kürt siyesetinin dayatttıgı özgürlükçü ortam her kesimde yankısını buldu. Alevilerde kendisini kendi kimiliğiyle, adıyla ilk kez 90’lı yıllarda ifade etme imkanını yakaladı. Kürtlerin özgürlük hareketi ilk yankısını da Aleviler içinde buldu. Maraş, Antep, Adıyaman Alevilerin uyanış merkezleri olarak tarihdeki yerini aldı. Maraş katliamı bu uyanışa karşı derin devletin cevabı oldu. Katliamın hedefinde Kürdistan Devrimcileri vardı. İşte, Maraş katliamını kendilerine karşı yapılmış kabul eden Kürdistan Devrimcileri’nin derin devlete, katliamcı güçlere verdiği cevap bugünkü Kürt Özgürlük Harekatını yarattı.</p>
<p>Kürt özgürlük harekatı Maraş katliamına karşı direnişin, mücadeleyi yükseltmenin, asimilasyona, inkar ve imhaya başkaldırının adıdır. Katliamlara karşı sorumluluğun ifadesidir. Onun büyük emekçisi Mazlum Doğan direnişe çağrıdır. İnsanlığa davettir. Kutsal bir abide olarak tüm Kürtlerin yüreğinde taht kurmuştur. Milyonların toplandığı Newroz alanları hep ama hep Mazlum Doğan’dır. Bunu görmeden Kürt siyasetinin atığı adımları anlamak mümkün değildir.</p>
<p>Anlamak için tarihi doğru okumak gerekir. 2 Temmuz’u doğru okumak gerekir. Madımak katliamı Alevi uyanışının barajlanması, suyun akışının yön değiştirilmesiydi. Bu baraj, bu yol değişikliği kime yaradıysa bu katliamda onların parmağı vardı. Derin yapıların, derin ilişkilerin ürünü idi Sivas. Kimse dönüp sorgulamadı. Sorgulayanlar da hep sokakdaki gürühla kaldı. Bizlere de korkular salındı, slogan attırıldı; “Mollalar İrana”</p>
<p><strong>NEWROZ&#8217;LA BAŞLAYAN YENİ ÖZGÜRLÜK HAMLESİ</strong></p>
<p>Bu slogan ne kadar Alevilere ait olabilirdi ki; “Mollalar İrana” diye slogan atanlar bugün Suriye’nin, İran’ın “Alevi” olduğunu keşfettiler. Alevilere bu sloganı attıranlar, atmak durumunda bırakanlar şimdi de Alevileri Suriye ve İran’a sahip çıkmaya çağırmaktadırlar. Aynı kesimler Alevileri, Ulusalcı Kemalist, Ergenokoncu siyasetin bir malzemesi haline getirmek için her türlü yalana başvurmaktadırlar. Aleviler adına konuşmakta, onların temsilcileriymiş gibi davranarak kamuoyunu manüpüle etmektedirler. Kendilerinin yazdığı tarih üzerinden Alevileri yönlendirmeye, Newroz’la başlayan yeni özgürlük hamlesinin Aleviler içindeki etkisini azaltmaya, boğmaya çalışmaktadırlar.</p>
<p>Aleviler için kılını kıpırdatmayanlar, CHP’nin ve Onur Öymen’in Dersim katliamını öven açıklamalarını aklamak için Deniz Baykal’ın arkasında, Onur Öymen’in yanında grup toplantılarına girip, boy gösterenler “Alevi” kimliklerini kullanarak Kürt siyasetine saldırmaya başladılar. CHP kapısında vekillik, CHP belediyelerinde iş kapmak için el pençe duranlar ve varlıkları Kürtlere, Alevilere düşmanlık üzerinde kurulu olanlar, savaşın rantıyla beslenenler, devşirmeler Alevilerin sessizliğinden yararlanarak, gene onlar adına konuşma hakkını kendilerinde olduğunu sanmaktadırlar. Unutmaktadırlar ki; Aleviler eski Aleviler değildir. Yıllardır süren diriliş mücadelesiyle birlikte büyüyen, kendisini arayan, tarihine sahip çıkan Aleviler var.</p>
<p>1990 yıllarında Kürt siyasetinin Dinlere yaklaşımını belirleyen ve Sosyalist cephede bir ilk olan Sayın Öcalan’ın “Dine Devrimci Yaklaşım” kitapçığı bugün bu kesimlere verilmiş en iyi yanıt olmaktadır. Kendi toplumuyla barışık olmayan bir anlayışın bu topraklarda yaşama şansı yoktur. Kürt siyaseti toplumsal barışın temsilidir. Varlığı demokrasinin tehminatıdır. Hafızası olmayanlara hatırlatılır ki; Kürt Özgürlük Mücadelesi, Alevilerin özgürlük mücadelesidir. Alevilerin direnişidir. Aleviliğin ruhuna kimliğine ve özüne sadık kalmakdır. Hallac-ı Mansur, Nesimi, Seyit Rıza gibi olmaktır&#8230;</p>
<p><strong>ALEVİ DEĞERLERİ</strong></p>
<p>Yalan tarihin, yalancıları; Yavuz Sultan Selim’in yanında İdris-i Bitlisi’yi, İdris-i Bitlisi’nin yanında Ebu Suud Efendi’yi görüyorlardır. Doğrudur. Peki neden bunların kapısında kılıç kuşanmış Elbistan, Malatya, Adıyaman’dan Halep’e kadar Alevi kellesi kesen Bektaşi Yeniçeri ordusunu görmüyorlardır. Çaldıran’da Şah Hatai’ye karşı savaşanlar, Alevileri katledip ganimet toplayanlar kimdi? Ergenekoncu siyasete Alevileri kurban etmek için bu kadar derine inilecekse, bu kuyudan elleri kanlı Yeniçeri ordusu, Osmanlının kapı kulu Bektaşilik çıkar. Tarih biliyor ki; Hacı Bektaşi Veli ile hiçbir alakası olmayan ama onun adını kullanarak Balım Sultan tarafından örgütlenen Bektaşilik bir Osmanlı kurumu, tarikatıdır.19.yy. kadar da bir Osmanlı kurumu olarak görev yürütmüş, İslam Halifesi’nin ordusu olarak cihan imparatorlugunun yaratılmasında büyük rol oynamışdır.</p>
<p>İçimizde yalan tarih, yalan bilgi ile sürekli Kemalizm ve ulusalcılık propagandasını yapan bu kesimlere karşı artık bizlerin bir ölçü tutturması gerekmektedir. Kemalizm’in, Ortadoğu halklarına düşmanlığı temelinde şekillenen ve ifadesini „İslam düşmanlığı“ „Arap düşmanlığı“ ve „Din düşmanlığı“ biçiminde bulan ve Alevileri de buna alet etmeye çalışma yönündeki faaliyetlerine karşı çıkma zamanı gelmiştir. Bu kesimlere karşı Alevi değerleri, geçmişi daha çok gün yüzüne çıkarılmalıdır.</p>
<p>Bu kesimlerin Alevilikle alakası olmadığı bilinen bir gerçektir. Aleviler tüm ulusları bir gördüğü gibi, kimseyi de, inançlarından dolayı horlamaz ve saygısızlık yapmaz. Bunu yapmak, Türkiye’de sadece Kemalistlerin işidir. Özellikle, Sünni kesim alet edilerek, Alevilerin katledilmesini istismar eden bu inkârcı Kemalistler, düşüncelerini ifade ederken dayanacakları bir kesimi bulamadıklarından, Alevileri kullanmaya çalışmanın yanında, toplumu hücrelerine kadar bölmeye de çalışmaktadır. Toplum ve topluluklar arasında güvensizliği de geliştirerek rejimin sürekliliğini sağlayan bu kesimler, Kemalizm’in „Tüm toplumsal kesimlerin örgütlenmelerinde bir düşman yaratarak örgütlenmek ve topluluklar arasında güveni, birliği kaldırarak, muhalefeti asgariye indirmek“ taktiğine uygun olarak örgütlenmeleri yönlendirmektedirler.</p>
<p>Aleviler arasında Sünniliğe karşı önyargıları körükleyerek, Alevi örgütlenmesini, İslami kesimleri de Alevilere, Yezidilere, Hıristiyanlara vd. inançlara karşı şartlandırmakla Şeriatçı örgütlenmeyi, Türkleri, ulusal anlamda Araplara, Ermenilere, Kürtlere, Yunanlılara karşı kışkırtarak, Türk milliyetçiliğini örgütleyen rejim böylelikle toplumu hücrelerine kadar parçalamıştır. Param-parça ettiği kesimlerin üzerine oturan Kemalist rejim ve Cumhuriyet hiç bir zaman bu kesimlerin bir araya gelmesini istemediği gibi, bunu derinleştirmesi için elinden geleni yapmıştır, yapmaktadır.</p>
<p>Bundan sonra Alevilerin kendileri adına ve güzelliklerini yansıtarak gündeme girmesinin zamanı gelmiştir. Bu anlamda dostluk kavramının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Aleviler adına şimdiye kadar konuşan Kemalistlere bundan sonra müsaade edilmemelidir. Onların kendi adlarına istedikleri kadar konuşma hakkı vardır kuşkusuz. Bizim adımıza değil…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
