<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>talipler &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/talipler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 10:15:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>talipler &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dağın filozofları</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:15:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dervişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi deyişleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk ile]]></category>
		<category><![CDATA[dağ filozofları]]></category>
		<category><![CDATA[direniş kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Ebul Vefa]]></category>
		<category><![CDATA[egemenler]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan-Malatya yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Baba]]></category>
		<category><![CDATA[fitne fesat]]></category>
		<category><![CDATA[gülbanglar]]></category>
		<category><![CDATA[Hallacı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Kalenderim kalenderim]]></category>
		<category><![CDATA[Kantarma]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[mistisizm]]></category>
		<category><![CDATA[müzikal derinlik]]></category>
		<category><![CDATA[nefesler]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Pir]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Í Firik]]></category>
		<category><![CDATA[Pir İvo]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Momad]]></category>
		<category><![CDATA[popüler kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal örgütlenme]]></category>
		<category><![CDATA[sözlü tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Spartaküs]]></category>
		<category><![CDATA[Şuhreverdi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[sürgün]]></category>
		<category><![CDATA[Tacım Í Gir]]></category>
		<category><![CDATA[talipler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/</guid>

					<description><![CDATA[Gecenin karanlığında aracımız Elbistan-Malatya yolundan Kantarma sapağına döndüğünde tarihin köklü bir mekanına adım attığımızı biliyorduk. Geçmişin derinliklerinden gelen Alevi geleneğin son temsilcilerinden birini daha uğurlamanın tanığı olacaktık. Tarih, binlerce yıldır&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gecenin karanlığında aracımız Elbistan-Malatya yolundan Kantarma sapağına döndüğünde tarihin köklü bir mekanına adım attığımızı biliyorduk. Geçmişin derinliklerinden gelen Alevi geleneğin son temsilcilerinden birini daha uğurlamanın tanığı olacaktık.</p>
<p>Tarih, binlerce yıldır Alevilerin deyişlerini, nefeslerini, gülbanglarını soluyordu burada. Aniden aracımıza çarparak karanlığın içerisinden kaybolan devasa kuşun ne olduğu üzerine fikir yürütürken, aynı mekanda gezen habercinin bizimle selamlaştığını düşünmemiştik. Gündüzün ilk ışıklarıyla Pir Momad’in cenazesinin Kantarma’ya girişiyle birlikte dört bir yandan gelen taliplerin pirlerine karşı son görevlerini yerine getirişlerine şahitlik ettik.</p>
<p>Cenazenin toprağa verildiği sırada semalarda dev bir kartalın ahenkli semah dönüşünü gördük. Rivayet odur ki; Pir gibi Pir olan kartal ruhunda temsilini bulur.</p>
<p>Cenaze sonrası yola çıktığımızda aracımıza çarpıldığı yerde aynı kartalın havalandığı, bizleri yolcu ettiğine tanık olduk. Yüreğimiz ürperdi. Gelişimizi selamlayanlar Pirini uğurlayanlar ve bizi yolcu edenler “dağ başlarında bir kartal gibi durmaktadırlar” dedik. Onlar ki ebedi ruhun temsilcileridirler. İşte o gündür ki her çınarımızı yolcu edişimizde bir kartal gibi ruhlarımız semaha durur.</p>
<p>Bugün de hakikat geleneğinin en köklü temsilcilerinden ve bu mirasın en son sürdürücülerinden Erdem Baba’yı (İbrahim Erdem) hakka uğurluyoruz. O ki Alevi geleneğinin temsilciliğini kültürel ve sosyal örgütlenmesinde, yaşamıyla yer alıp temsil etme becerisini göstermiştir.</p>
<p>Alevi kültürü, dilden dile, ustadan öğrenciye yol almaktadır. Yazılı bir metnin olmadığını; yüzlerce deyişin, nefesin, öğrenilerek, öğretilerek, bugüne binbir zahmetle geldiğini biliyoruz. Bu zahmeti çekenler, nice isimsiz kahraman, hak etmediği bir biçimde aramızdan kayıp gitmektedir. Ve bu gelenek yerini artık yazılı edebiyata, kayıtlara bırakmış durumdadır.</p>
<p>Hem ağız hem müzikal derinlik anlamında itikatın ve inancın tınısıyla var olan bu değerler artık yetişmemektedirler. İtikatın ve inancın, Alevi değerlerinden uzaklaşmanın en derin yaşandığı alan, onun sözlü tarihinin ve tınısının ortadan kaldırılarak kapitalizme, popüler kültüre peşkeş çekilmesidir.</p>
<p>Erdem Baba, Tacım Í Gir, Pir Momad, Pir Í Firik, Pir İvo gibi ekoller buna karşı durabilen son kuşaklar olarak görülmektedir. Onlar feyzini dağların derinliklerinde, dağ kültürünün filozofyasından almaktadırlar. Onlar, dağların koruyan kollayan ve özgürleştiren felsefesinden beslenerek Aleviliğin en özgür, en derin felsefi yapısını da temsil etmektedirler.</p>
<p>Bu hayattır ki, dünyaya bakıştır ki, dağın filozofyasını yaratmıştır. Mistisizim diye Avrupalılar tarafından daraltılmak istenen bu ortakçı, paylaşımcı, sosyal adaletçi, dünyayı yorumlayan, tartışan, yaratılıştan ölüme toplumun ihtiyaç duyduğu tüm konularda söyleyecek sözü olan, Ortadoğunun direniş filozofyasıdır. Dün değil binlerce yıl önceki Spartaküs’ün, Hallacı Mansur’un Ebul Vefa’nın Şuhreverdi’nin uğruna hayatlarını verdikleri filozofyanın bugüne taşınabilmesidir. Dağın filozofları, binlerce yıllık direnişin ideologları, savunucuları, yayıcıları ve yeniden yeniden kendini üreten temsilcileridir.</p>
<p>Onun içindir ki egemenler tarafından hedef alınmış, yok etmek için katledilmiş, sürgünlere gönderilmiş ve haklarında her türlü fitne, fesat, hakaret üretilmiştir.</p>
<p>İşte bugün dahi onların temsilcilerinin seslerini duyabilme şansına sahip olan bizler varlığımızla yok edilmek istenen bir direniş kültürünü temsil etmekteyiz. Bilmek, ağır bir yüktür. Bu yük, artık “Ben Aleviyim” diyen herkesin yüküdür. Değerlerimize layık olmanın tek bir yolu vardır, o da, onların gittiği yolda, onların baktığı gözle dünyaya bakabilmektir.</p>
<p>İşte Erdem Baba bu yolun bir hakikati, ermişi, dervişidir. Onu hep “sevdiğim sultanım tez gel” diye haykıran sesiyle anımsaycağız. Onu hak ile hakikat olduğu, sevdiği ile buluştuğu bir mekan içinde düşlemekteyiz. Toprağın bol, devrin daim olsun! Aşk ile&#8230;</p>
<p>Ne dinim var ne imanım<br />
Kalenderim kalenderim<br />
Ne şekkim var ne gümanım<br />
Kalenderim kalenderim</p>
<p>Ne taşlardan arlanırım<br />
Ne sözlerden dillenirim<br />
Çul da giysem sallanırım<br />
Kalenderim kalenderim</p>
<p>Ne salnım ne selatım var<br />
Ne farzım ne sünnetim var<br />
Ne govum ne gıybetim var<br />
Kalenderim kalenderim</p>
<p>Dört kitabı ben yazarım<br />
Kırklara engür ezerim<br />
Kendi reyime gezerim<br />
Kalenderim kalenderim<br />
Erdem Baba</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşayan Alevilik</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/yasayan-alevilik/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/yasayan-alevilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 09:50:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[12 hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[Cem evleri]]></category>
		<category><![CDATA[çura]]></category>
		<category><![CDATA[dar]]></category>
		<category><![CDATA[dejenere değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Direniş]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[hakikat yolcuları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet hak için]]></category>
		<category><![CDATA[içsel müdahaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[itikat]]></category>
		<category><![CDATA[kendini bulma]]></category>
		<category><![CDATA[köy odaları]]></category>
		<category><![CDATA[modern dünya]]></category>
		<category><![CDATA[mürşidler]]></category>
		<category><![CDATA[otantik değerler]]></category>
		<category><![CDATA[pirler]]></category>
		<category><![CDATA[popüler kültür]]></category>
		<category><![CDATA[ritüeller]]></category>
		<category><![CDATA[şehirleşme]]></category>
		<category><![CDATA[semah]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi baskı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hiyerarşi]]></category>
		<category><![CDATA[sözlü tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[talipler]]></category>
		<category><![CDATA[tembur]]></category>
		<category><![CDATA[üç telli tembur]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan Alevilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/yasayan-alevilik/</guid>

					<description><![CDATA[Bilmem sünnetleri yar yar bilmem farzları Haq için bir niyaz bana yetmez mi Alyız, nasihat bu çok sözlere Haqa hoş gelecek bir öz yetmez mi (Mücrimî) Alevi asimilasyonunun en derinden&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bilmem sünnetleri yar yar bilmem farzları</em><br />
<em> Haq için bir niyaz bana yetmez mi</em><br />
<em> Alyız, nasihat bu çok sözlere</em><br />
<em> Haqa hoş gelecek bir öz yetmez mi</em> <strong>(Mücrimî)</strong></p>
<p>Alevi asimilasyonunun en derinden yaşandığı ve giderek tüm alanlara derinlemesine işlendiği yıllardan geçmekteyiz. Hiçbir dönem Alevilik bu kadar kendi değerlerinden, yaşam ve itikatından uzaklaştırılamamış, kendisine yabancılaştırılamamıştır. Katliamlar başta olmak üzere siyasi baskı ve içsel müdahaleler Aleviğin bu denli biçimsel bir itikat olmasına neden olamamıştır. Aksine her saldırı Aleviliğin kendisini yeniliyerek inancın özünü koruyarak bugünlere kadar, özüne bağlı kalarak taşımasına vesile olmuştur.</p>
<p>Saldırının büyüklüğü ve asimilasyonun derin etkilerine karşı koyuş, Alevi cephesinde yaşanmaktadır. Sessizce her alanda yaşanan bu direniş her gün kendisini hissettirmeye başlamıştır. Yaşayan Alevilik olarak bunu adlandırmak mümkündür. Otantik değerlere bağlı, geçmişin seslerinde, kayıtlarında, hafızalarda kendisini bulmaktadır. Asimilasyona karşı da hergün itibarı yükselen bir set çekmeye başlamıştır. Bu durum Aleviler açısından tarihi öneme sahiptir.</p>
<p>Muhabetlerde yükselen temburun sesine eşlik eden semahın ahenki, yaşayan Aleviliğin temsili olarak bugüne gelmiştir. Özün temsiliyetini bulduğu mekanlar bilgi edinmek isteyenlere kapılarını açmaya başlamıştır. Köy odalarında toplanan yol erenlerinin muhabetinde, sürekli devam etmektedir. Sürekli buradayım demektedir. Şeklin şehirlerde cem evlerinde ete kemiğe büründüğü günümüzde, şehirleşmenin kuşatmasından uzak, şekli mekanlara hapsedilmek istenen Aleviliğe karşı ocakların tekrar dumanları tüttürülmüştür. Düne kadar köşe bucak saklanan ve sessizliğe bürünen haqın ve haqikatin yolcuları seslerini duyurmanın ve asimilasyona karşı seslerini yükseltme arayışına girmişlerdir. Düne kadar kapılarını kimseye açmayan hakikat yolcuları giderek asimilasyonun hakim olduğu Alevilik resmine ‘dur’ demek ve varlıklarını hissettirmek için aşk ile semah durmuşlardır.</p>
<p>Yokluğun, tanrısal varlığıyla birlikte üretip, birlikte paylaşımın izlerini, tarihin derinliklerinden alıp bugüne getirdikleri değerlerini kamuoyuyla paylaşma arzusunu her alanda dile getirmeye başlamışlardır. Yok edilmek istenen sosyal hiyerarşinin varlığını ve temsiliyetini yeniden inşa etme arayışına girmişlerdir.</p>
<p>Taliplerin pirlere, pirlerin mürşidlere, mürşidlerin yeniden pirlerine ikrar verek, “el ele, el haqa” diyerek, görgülerini görüp haqikat yoluna girmesinin sağlanması istenmektedir. Haq ile haqikat olmanın, haqikat için dara durmanın sağlaması üzerinden varlığını koruma çabaları her alanda yoğunlaşmaya başlanmış, çuranın, üç telli temburun efsanevi dönüşü başlanmıştır.</p>
<p>Aleviliğin özünün yok edilmeye başlandığı, bazı ritüellerin Alevilik diyerek şekle büründüğü süreçte bu çıkış büyük anlam ifade etmektedir. Anlamsızlaştırlmak istenen cem ve 12 hizmetler başta olmak üzere tüm alanlarda özün yeniden yakalanması çabası önem kazanmıştır. Kendini arayış, popüler kültürle piyasaya sürülen, dejenere edilen değerlerin giderek otantik değerlerin öne çıkmasıyla temizlenmesi kendini bulma sürecine doğru evrilmiştir. Kendini arama, değerlere ulaşma ve onları tekrar toplumla buluşturma süreci içerisinde herkese görev düşmektedir. Özellikle giderek aramızdan bir bir ayrılan ve yaşayan Aleviliğin temsilcilerinin gün yüzüne çıkarılması, birer hazine gibi yaklaşılarak kayıtlarının alınması hayati bir önemdedir. Sözlü tarihe sahip olan biz Alevilerin saldırılara karşı tek direngen noktamız yaşayan Aleviliktir. Sessizliğini bozan ve gün yüzüne çıkmak isteyen bu tarihi; artık modern dünyanın ihtiyaçlarına ve imkanlarına göre örgütlemek ve paylaşıma açmamız gerekmektedir. Gelecek nesillerin bilgi kaynaklarının yaratılması önümüzde görev olarak durmaktadır.</p>
<p>Hizmet hak içindir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/yasayan-alevilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
