<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>şükrü &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/sukru/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Mar 2026 16:57:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>şükrü &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İlk aşkım</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/ilk-askim-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/ilk-askim-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Jan 2022 09:56:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[ilk aşlk]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtçe]]></category>
		<category><![CDATA[şükrü]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[unesco]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/ilk-askim-2/</guid>

					<description><![CDATA[Hiç bu kadar güzel bir kadın görmemiştim. Görseydim onun adını verecektim. Vermediğime göre en güzeli oydu. İlkokul birinci sınıftaki öğretmenim. Adı mı? Şimdi hatırlamıyorum ama gözlerimin içine bakan ve bana tatlı tatlı ”Büyüyünce&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hiç bu kadar güzel bir kadın görmemiştim. Görseydim onun adını verecektim. Vermediğime göre en güzeli oydu. İlkokul <em>birinci sınıftaki öğretmenim. Adı mı? Şimdi hatırlamıyorum</em> ama gözlerimin içine bakan ve bana tatlı tatlı <strong>”Büyüyünce ne olmak istiyorsun? ”</strong> diye soran gülüşü aklımda. Verdiğim cevap da <strong>”sizinle evleneceğim”</strong></p>
<p>Evlenemedik ama birinci sınıfta kalan amcamın oğlunun iddiasına göre, torpil yaptığı için ben ikinci sınıfa geçebildim. Bana göre ise  ben, ondan önce -aşkın vermiş olduğu şevkle- Türkçe öğrendim. Çünkü o daha çok kamyon altında para bulmak gibi bir alışkanlık edinmişti. Dersleri asıyordu kesin….</p>
<p>Okul değiştirince en çok üzüldüğüm şey, ilk aşkımı görmeyeceğim olmuştu. Başka neye üzülebilirdim ki! Birinci sınıfı okuduğum okul, yaylanın düzlük yerindeydi. Hiç bir özelliği yoktu. İkinci sınıfa başlayınca gittiğim okulsa, Erzurum kalesine kendisini yaslamış hakim bir tepedeydi. Burçlardan Erzurum yaylası ayaklarımızın altındaydı. Kışınsa kızak kaymak için mükemmel bir yerdi. Zorla çıktığımız tepeyi yaydan fırlamış bir ok gibi inmek gibi bir lüksümüz vardı. Tek eksiklik öğretmenimdi.</p>
<p>O olsaydı kesin beni ilkokul ikinci sınıftan, birinci sınıfa Türkçe bilmediğim için göndermez, aşkla bana öğretirdi diye düşünüyorum. Ben de birinci sınıfı üç ay daha okumak zorunda kalmazdım. Sonrasında nasıl öğrendim hatırlamıyorum. Kürtçeyi ne zaman unuttum onu da bilmiyorum.</p>
<p>İlkokul son sınıfta köye taşınınca konuşamadığımı ve kavga etmeden duramadığım teyzemin oğlu İsmail’in annesine: <strong>“Evna Tirkin, ne marî ye mâ ne”</strong> (Bunlar Türk, bizim akraba değil) deyişi hala kulağımda.</p>
<p>Detaylar kalmadı aklımda… Köyde olduğum yıllar, tekrar öğrendim Kürtçeyi.</p>
<p>UNESCO’nun diller konusundaki verilerini haber yapınca, geçmiş zamanların notları arasında geldi masama.</p>
<p>Niye geldi bilmiyorum… Hocamın kulakları çınlasın diye mi acaba!</p>
<p>Şimdi, artık biraz Türkçe, biraz da Kürtçe biliyorum…</p>
<p>İyi ki de biliyorum…</p>
<p><strong>UNESCO’nun verilerine göre dünya yüzündeki 6 bin dilden yarısının yok olmakla yüz yüze ve her iki haftada bir bir dil yok oluyormuş.</strong></p>
<p>Arşiv | 2000</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/ilk-askim-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Adam ol adamlığını bil” derdi</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/adam-ol-adamligini-bil-derdi-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/adam-ol-adamligini-bil-derdi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2021 10:10:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Babam]]></category>
		<category><![CDATA[şükrü]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/adam-ol-adamligini-bil-derdi-2/</guid>

					<description><![CDATA[Babam hasta, sanırsam hastalığında bir ötesi kadar. Bir ömre sığdırdığı gülüşü susmuş. Yorulmuş. Derin bir uykunun içinde bedenini dinlensin diye yatağına bırakmış. Dedesinin, babasının, ocağının tüttüğü yerde, bir çocuk masumiyetiyle&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Babam hasta, sanırsam hastalığında bir ötesi kadar. Bir ömre sığdırdığı gülüşü susmuş. Yorulmuş. Derin bir uykunun içinde bedenini dinlensin diye yatağına bırakmış. Dedesinin, babasının, ocağının tüttüğü yerde, bir çocuk masumiyetiyle uyuyor.</p>
<p>Uyuyormuş…</p>
<p>Onun uyuması boğazımı düğümlüyor. Onun boğazını, yüreğini ne düğümlüyor…</p>
<p>Acısı var mıdır uykunun? Uyuyunca acır mı canı…</p>
<p>Bilmiyorum…</p>
<p>Bilmemenin yükü ağır geliyor.</p>
<p>Tüm gördüğüm, çektiğim yüklerden daha ağır bir yük…</p>
<p>Canın acıyor mu baba!</p>
<p>Hiç kötü olduğunu duymadım ki ondan. Niye soruyorsam artık.</p>
<p>O şikâyetçi olmadı zorla taşıdığı bedeninden, kendisinden. Acının resmini hiç çizmedi. Çizemedi belki de. 18’inde beri onu yolda bırakmıştı sağ yanı. Onun içindir ki hep soldan aldı yaşama sevincini. Aklından çok yüreğiyle büyüdü. Çok güzel baktı dünyamıza, güzel şeyler topladı hayatımıza…</p>
<p>Bir çocuk sevinciyle, ciddiyeti ve sevgisiyle bağladı bizi bize.</p>
<p>“Loo lo çı got, çı got”</p>
<p>Gülüşüne kurban olduğum.</p>
<p>Gülemiyormuş şimdi…</p>
<p> ALİ YILDIZ / Sevdilli</p>
<p>Uzağımızda oluşuna değil, uzak düştüğümüze, yanında olmayışımıza değil, gülüşüne ayrı düştüğüne doluyor gözlerim.</p>
<p>Seni seviyorum baba…</p>
<p>Anneni mi, Kak î Şuk’u mu özledin. Bu soruların cevabı çok kısa değil mi baba…</p>
<p>“Ha” demek yetiyor mu bir ömre…</p>
<p>“Ha, ha…”</p>
<p>Günlerdir aklımda. Çocukluğumda dadandığım Bond çantaların. Her açışımda ne çıkacak bunun içinden diye merak ettiğim. Aslında ne çıkacağını bildiğim…</p>
<p>Tek bir kartvizit… Bu kartvizitin basılmış her versiyonu…</p>
<p>“Şükrü Yıldız ve Kardeşleri”</p>
<p>Şükrü Yıldız’ın kardeşi…</p>
<p>Benim Babam.. Ali…</p>
<p>İsmimi hep bundan dolayı sevdim. Senin sevdiğin gibi…</p>
<p>………………….</p>
<p>Yazı bitmeden, yazının burasında haberin geldi… Göçmüşsün… Gülüşünü alıp bizden gitmişsin…</p>
<p>Senin avukat oğlun olamadım…</p>
<p>Ama sesimi de kimseden aşağıda tutmadım. Senin sessizliğinde ben çok ses oldum…</p>
<p>Senle gurur duyuyorum.</p>
<p>İyi ki senin oğlun olarak dünyaya geldim…</p>
<p><strong><em>Seni çok seviyorum babam.</em></strong></p>
<p>Oğlun şükrü</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/adam-ol-adamligini-bil-derdi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
