<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sosyal adalet &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/sosyal-adalet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 12:40:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>sosyal adalet &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sözde değil özde Alevilik&#8230;</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/sozde-degil-ozde-alevilik/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/sozde-degil-ozde-alevilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 12:40:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Federasyonu kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi gençliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi helalleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Kürt cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özüne saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihindeki katliamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve İslam tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve şekil]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gelsenkirchen]]></category>
		<category><![CDATA[Axin konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[cem ve pir huzuru]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik Alevi değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kantarma Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Önder Konca]]></category>
		<category><![CDATA[Sabiha Gökçen]]></category>
		<category><![CDATA[Şah Hatayi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Topal Osman]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/?p=1648</guid>

					<description><![CDATA[Şah Hatayi’m muhabbete bakarım Ben doluyum ben dolana akarım Güzel pirim bir dert vermiş çekeri Bir derdim var bin dermana değişmem (Şah Hatayi) Demokratik Alevi Federasyonu kongresi geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Gelsenkirchen şehrinde yüzlerce delegenin katılımıyla yapıldı. Avrupa’nın dört bir yanından gelen delegeler demokratik değişim ve barış sürecini değerlendirdi. Kürt Alevilerinin sürecin asli bir parçası olduğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şah Hatayi’m muhabbete bakarım<br />
Ben doluyum ben dolana akarım<br />
Güzel pirim bir dert vermiş çekeri<br />
Bir derdim var bin dermana değişmem <strong>(Şah Hatayi)</strong></p>
<p>Demokratik Alevi Federasyonu kongresi geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Gelsenkirchen şehrinde yüzlerce delegenin katılımıyla yapıldı. Avrupa’nın dört bir yanından gelen delegeler demokratik değişim ve barış sürecini değerlendirdi. Kürt Alevilerinin sürecin asli bir parçası olduğu vurgulanan kongrede, Alevilerin yaşadığı sorulara, çözümlere dair onlarca konuşma yapıldı. Bu konuşmalardan bir tanesi Almanya’da doğmuş ve büyümüş on sekiz yaşındaki Axin’e aitti. Axin; “&#8230;Dünden beri konuşmaları dinliyorum. Asıl problemimiz bu konuşmalarda dile getirilmedi. Sevgili büyüklerim Alevilik İslam dışı mı, İslam içi mi tartışmalarından çok, Aleviliği bilmeyen genç kuşaklara sahip olmamız en büyük problemimizdir. Sizlere soruyorum çocuklarınız nerede, siz neden buradasınız. Sizin konuşmalarınızla yaptığınız aynı değil. Hanginiz çocuklarınıza kutsal değerlerimizi, Aleviliği öğretiyorsunuz. Alevi gençliği nereye ait olduğunu, Alevilik nedir, kutsal değerlerimiz nedir bilmiyor. Alevi gençliğinin bu durumda olmasının suçluları sizsiniz. Lütfen sözde değil özde Alevi olun&#8230; Ya haq, ya Xızır, ya Ali &#8230;.”</p>
<p>Öz Aleviliğin temel iddiasıdır. Şekli reddeder. İnsanın yüreğiyle, yaşamdaki, ilişkilerdeki samimiyeti, özüyle bakarak Alevilik bu güne gelmiştir. Onun varlık sebebi yaşamın özüne inmek, iyiliği özünde temsil etmektir. Şekil, şekilde mekan yoktur. Bugün biz Alevilere giydirilmek istenen şekil onun imhası üzerinde hesap yapanların işidir. Alevilere saldırının altında “özü” vardır. Aleviliğin özüne, insanın, insanı kutsayan değerlerine saldırılmaktadırlar. Onu şekle büründürenler, dört duvar mekanlara kapatanlar, Aleviliğe Alevi inancına temelden, özünden düşmandırlar.</p>
<p>Daha önce bu köşede yazdık. Helallik alınmamıştır. Önder Konca’nın şahsında Kürt Alevilerine, Alxaslılara karşı yapılanların hala hesabı verilmemiştir. Hatırladığımız gibi Hatay’da şehitler kervanına katılan Önder Konca’nın cenazesi bu Cemevine alınmamış, Alevilik özden yaralanmıştır. Bu ayıp ve utancı silmek için Kantarma Cemevi’nde bir cemin yapılarak, bu meselenin muhataplarının helalleşmesi toplumsal kardeşliğin sağlanması talebi hala yerine getirilmemiştir. Alevi Kürtlerin cenazesini Cemevine sokmayan bir zihniyet bizce düşkündür. Alevi hukuku bellidir. Pir huzurunda yaşanan durumun hesabı verilmelidir. Pirin verdiği, vereceği karar hakkın kararıdır. Hakkın tecelli bulması için Alevi özünün arınması, mekanlara sıkışmış şeklin uğursuzluğun aşılması için cem olmak şarttır. Cemden kaçanlar, pir huzurunda dara durmayanlar, Alevi değildir. Pirinden korkan cemaatinden korkan komşusuyla helalleşmeyen Alevi değildir.</p>
<p>Kim ki o cemevinde cem bağlar, deyiş söyler, semah döner ve “ben de Aleviyim” der ondan da davacıyız. Bir kez daha halimizle halleşmek için, derdimize derman bulmak için, acımızı birazcık da olsa dindirmek için cem olmaya, pir huzurunda Kantarmada dara durmaya çağırıyoruz. Dardan kaçanlar Aleviliğin özünden kaçanlar bilmelidirler ki; hakkın bedduasıyla lanetli olacaklardır.</p>
<p>Hal ile helaleşmeyenler, özlerini kaybedip şekle bürünenler, şeklen “ben Aleviyim” diyenler bilmelidirler ki; hakikat onları Alevilik defterinden silecektir. Onlar hakikati kaybedenler, siyasetin gözlerini kör ettikleri ancak Yavuz’un şahsında kendileri de Yavuz’laşırlar. Biliyoruz; binlerce Alevi Kürt Yavuz’un Bektaşi ordusu Yeniçeriler tarafından kılıçtan geçirildi. Rivayet odur ki; Yavuzun ordusu Yeniçeriler Şah Hatayi’nin deyişlerini söyleyerek Şah Hatayi’ye saldırdı. Şah Hatayi’nin ordusunu Yavuzun gözüyle yok ettiler.  Yavuz Sultan Selim Türk tarihine “büyük bir padişah” olarak geçti. Alevi katliamları her zaman birilerinin büyümesine vesile oldu. Yavuz’u büyük yapan da büyümesine vesile olan da Alevi katliamlarıdır. Tabii ki böyle bir katilin isminin büyük bir projeye verilmesi bu zihniyetin devam ettiğinin bir resmidir. İktidar mesajını net vermiştir. Aynı  Kemal Kılıçdaroğlu gibi. İstanbul belediye başkanlığı seçimi sonrası Kılıçdaroğlu “Yavuz Sultan Selim halkımızın büyük bir değeridir” demişti. Görünen o ki büyük Türk değerler, büyük projelere laik görülüyor. Aynı Dersim katili Sabiha Gökçen gibi. Dersime bombalar yağdıran Alevi Kürt katili, Atatürk’ün manevi kızı artık uluslararası bir havaalanının adı olarak tüm dünyada bilinen bir “kahraman” oluyor.  Koçgiri’nin katili Topal Osman kahramanlıkları anlatılan filmlere konu yapılıp, ardından devasa anıtları dikiliyor. Kıssadan hisse; Kürtleri, Alevileri katledenler bu memlekette itibar görmeye, ödüllendirilmeye devam ediyor. Ve kulağımda Axin’in sesi: “Lütfen sözde değil, özde Alevi olun.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/sozde-degil-ozde-alevilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Madem ki ben bir insanım…</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:45:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonuna karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi çıkmazları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefi yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi güven ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlükçü ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyasal duruşu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Toplumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumsal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[devlet destekli önyargılar]]></category>
		<category><![CDATA[düzen partileri]]></category>
		<category><![CDATA[farklılıkların kabulü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları ve Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[korku siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt siyasetinin etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu gerginlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[seçim dönemi Alevi temsili]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalist sol cephe]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Değerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Daimi’yim harap benim Ayaklara türap benim Aşk ehline şarap benim Madem ki ben bir insanım&#8221; (Aşık Daimi) Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Daimi’yim harap benim<br />
Ayaklara türap benim<br />
Aşk ehline şarap benim<br />
Madem ki ben bir insanım&#8221; </em><strong>(Aşık Daimi)</strong></p>
<p>Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin talepleri konusunda hemfikir olmadıklarıdır. Oysa ki tüm Alevi kurumları hatta birbirinden siyasal anlamda çok farklı mecralarda bulunan Alevi yapıları temel sorunlar konusunda, talepler konusunda hemfikirdirler; hem de yıllardır bunu basın medya önünde, sıkça tekrarlamalarına rağmen devlet ve devlet destekli kamuoyu tarafından görmezden gelinerek tüm politik duruşlar, Alevilerin parçalanmışlığı üzerinden siyaset üretmeye devam etmektedirler.</p>
<p>Bu niyete bağlı durum Alevi asimilasyonunun sürdürülebilmesi ve cumhuriyetin öngördüğü tekçiliğin hakim kılınabilmesi için kullanılan bir söylemdir. Farklılıkların bir zenginlik olduğunu söyleyenler dahi Alevilerin kendi arasındaki tarikatsal ulusal ve siyasal farklılıkları toplumsal sorunları yerine getirmemek için kullanması da Aleviliğin bu coğrafyada ne kadar kabul edilemez olduğunu gözler önüne sermektedir. Alevilere yönelik önyargılar bilinçaltı örgütlemeler son yıllarda aleni bir şekilde kendisini dışa vurmaktadır. Ortadoğu’daki gerginlikler siyasal İslam’ın yaratmış olduğu hava Alevileri, bu coğrafyada nefessiz bırakmaktadır. Alevilerin korkularını örgütlemek üzerinden siyaset yapanları besleyen bu durum Alevilerin çaresizliğini resmi olarak ortaya çıkarmaktadır. Çaresizlik kendisini inkara kadar götürebilmektedir. Bugün, birçok kurumun Alevi’nin kendisini ve inancının gereklerini göğsünü gererek sahip çıkacağı bir ortam görülmemektedir. Kürt siyasetinin ve sosyalist sol cephenin yaratmış olduğu özgürlükçü ortamda kendisi gibi var olabilme alanları olsa da geniş kitleleri kapsayıcı, özgürleştirici ve Aleviliğin temel değerleri ile örtüşen bir alan yaratılamamıştır. Alevilerin örnek alabileceği bir ilişki, bir temsiliyet ve güven ortamının olmayışı, Alevilerin kendilerini Ortadoğu’nun yalnızları olarak hissetmelerine neden olmaktadır.</p>
<p>Kendisi olamayan, kendisini özgürce ifade edemeyen Aleviliğin ve Alevilerin bu durumundan siyaseten yararlanmak şahsi, siyasal menfaatler için Alevilerin çıkmazlarını örgütlemek, bu topluma yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Bu haksızlık yıllardır düzen partileri tarafından yapılmaktadır. Her seçim döneminde Alevi kimliği temsiliyete kavuşmamakta ve korku siyasetinin esiri olmaktadır. Sıradan olma, hiçleşme algısı ve olgusu, dünyaya böyle bir pencereden bakan felsefi yaklaşım Alevileri asimile etmek isteyenlerin Alevilere karşı kullandıkları bir alana dönüşmektedir.</p>
<p>Aslında Alevilerin sorunları çok basit ve bellidir. Basite ve belli olana karşın takınılan tavır bir ölçüttür. Alevilerin elinde bir terazisi vardır ve görünen odur ki önümüzdeki süreçte daha adil davranacaktır.</p>
<p>Ölçülerini bilmek onunla karar vermek toplumsal yapının kendisini koruması için şarttır. Birlikte yaşama, birbirini kabul etmekle mümkündür. Tüm toplumların birbirlerinin yaşam biçimine, değerlerine, inançlarına saygı duyması gerekmektedir. Kendinden taviz vermek anlamına gelmeyen bu durum, birlikte yaşamanın olmazsa olmazıdır. Hiç kimsenin yaşam biçimi başkasının yaşam alanına müdahale değildir. Aksine onların yaşam alanının korunması, güzelleşmesi ve anlam kazanmasıdır. Ortadoğu’nun muhteşem tarihi geçmişi birlikte yaşama kültürüyle ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bunun tekleştirilmeye, yok edilmeye kalkıldığı yıllarda ise, bugünkü gibi cehennem ortaya çıkmıştır. Bunun sorumluluğunu almamak, buna ortak olmamak, insani bir durumdur. Bu cennette herkese yer vardır. Ve tüm farklılıklarımızla mümkün olacaktır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dağın filozofları</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:15:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dervişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi deyişleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk ile]]></category>
		<category><![CDATA[dağ filozofları]]></category>
		<category><![CDATA[direniş kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Ebul Vefa]]></category>
		<category><![CDATA[egemenler]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan-Malatya yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Baba]]></category>
		<category><![CDATA[fitne fesat]]></category>
		<category><![CDATA[gülbanglar]]></category>
		<category><![CDATA[Hallacı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Kalenderim kalenderim]]></category>
		<category><![CDATA[Kantarma]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[mistisizm]]></category>
		<category><![CDATA[müzikal derinlik]]></category>
		<category><![CDATA[nefesler]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Pir]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Í Firik]]></category>
		<category><![CDATA[Pir İvo]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Momad]]></category>
		<category><![CDATA[popüler kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal örgütlenme]]></category>
		<category><![CDATA[sözlü tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Spartaküs]]></category>
		<category><![CDATA[Şuhreverdi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[sürgün]]></category>
		<category><![CDATA[Tacım Í Gir]]></category>
		<category><![CDATA[talipler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/</guid>

					<description><![CDATA[Gecenin karanlığında aracımız Elbistan-Malatya yolundan Kantarma sapağına döndüğünde tarihin köklü bir mekanına adım attığımızı biliyorduk. Geçmişin derinliklerinden gelen Alevi geleneğin son temsilcilerinden birini daha uğurlamanın tanığı olacaktık. Tarih, binlerce yıldır&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gecenin karanlığında aracımız Elbistan-Malatya yolundan Kantarma sapağına döndüğünde tarihin köklü bir mekanına adım attığımızı biliyorduk. Geçmişin derinliklerinden gelen Alevi geleneğin son temsilcilerinden birini daha uğurlamanın tanığı olacaktık.</p>
<p>Tarih, binlerce yıldır Alevilerin deyişlerini, nefeslerini, gülbanglarını soluyordu burada. Aniden aracımıza çarparak karanlığın içerisinden kaybolan devasa kuşun ne olduğu üzerine fikir yürütürken, aynı mekanda gezen habercinin bizimle selamlaştığını düşünmemiştik. Gündüzün ilk ışıklarıyla Pir Momad’in cenazesinin Kantarma’ya girişiyle birlikte dört bir yandan gelen taliplerin pirlerine karşı son görevlerini yerine getirişlerine şahitlik ettik.</p>
<p>Cenazenin toprağa verildiği sırada semalarda dev bir kartalın ahenkli semah dönüşünü gördük. Rivayet odur ki; Pir gibi Pir olan kartal ruhunda temsilini bulur.</p>
<p>Cenaze sonrası yola çıktığımızda aracımıza çarpıldığı yerde aynı kartalın havalandığı, bizleri yolcu ettiğine tanık olduk. Yüreğimiz ürperdi. Gelişimizi selamlayanlar Pirini uğurlayanlar ve bizi yolcu edenler “dağ başlarında bir kartal gibi durmaktadırlar” dedik. Onlar ki ebedi ruhun temsilcileridirler. İşte o gündür ki her çınarımızı yolcu edişimizde bir kartal gibi ruhlarımız semaha durur.</p>
<p>Bugün de hakikat geleneğinin en köklü temsilcilerinden ve bu mirasın en son sürdürücülerinden Erdem Baba’yı (İbrahim Erdem) hakka uğurluyoruz. O ki Alevi geleneğinin temsilciliğini kültürel ve sosyal örgütlenmesinde, yaşamıyla yer alıp temsil etme becerisini göstermiştir.</p>
<p>Alevi kültürü, dilden dile, ustadan öğrenciye yol almaktadır. Yazılı bir metnin olmadığını; yüzlerce deyişin, nefesin, öğrenilerek, öğretilerek, bugüne binbir zahmetle geldiğini biliyoruz. Bu zahmeti çekenler, nice isimsiz kahraman, hak etmediği bir biçimde aramızdan kayıp gitmektedir. Ve bu gelenek yerini artık yazılı edebiyata, kayıtlara bırakmış durumdadır.</p>
<p>Hem ağız hem müzikal derinlik anlamında itikatın ve inancın tınısıyla var olan bu değerler artık yetişmemektedirler. İtikatın ve inancın, Alevi değerlerinden uzaklaşmanın en derin yaşandığı alan, onun sözlü tarihinin ve tınısının ortadan kaldırılarak kapitalizme, popüler kültüre peşkeş çekilmesidir.</p>
<p>Erdem Baba, Tacım Í Gir, Pir Momad, Pir Í Firik, Pir İvo gibi ekoller buna karşı durabilen son kuşaklar olarak görülmektedir. Onlar feyzini dağların derinliklerinde, dağ kültürünün filozofyasından almaktadırlar. Onlar, dağların koruyan kollayan ve özgürleştiren felsefesinden beslenerek Aleviliğin en özgür, en derin felsefi yapısını da temsil etmektedirler.</p>
<p>Bu hayattır ki, dünyaya bakıştır ki, dağın filozofyasını yaratmıştır. Mistisizim diye Avrupalılar tarafından daraltılmak istenen bu ortakçı, paylaşımcı, sosyal adaletçi, dünyayı yorumlayan, tartışan, yaratılıştan ölüme toplumun ihtiyaç duyduğu tüm konularda söyleyecek sözü olan, Ortadoğunun direniş filozofyasıdır. Dün değil binlerce yıl önceki Spartaküs’ün, Hallacı Mansur’un Ebul Vefa’nın Şuhreverdi’nin uğruna hayatlarını verdikleri filozofyanın bugüne taşınabilmesidir. Dağın filozofları, binlerce yıllık direnişin ideologları, savunucuları, yayıcıları ve yeniden yeniden kendini üreten temsilcileridir.</p>
<p>Onun içindir ki egemenler tarafından hedef alınmış, yok etmek için katledilmiş, sürgünlere gönderilmiş ve haklarında her türlü fitne, fesat, hakaret üretilmiştir.</p>
<p>İşte bugün dahi onların temsilcilerinin seslerini duyabilme şansına sahip olan bizler varlığımızla yok edilmek istenen bir direniş kültürünü temsil etmekteyiz. Bilmek, ağır bir yüktür. Bu yük, artık “Ben Aleviyim” diyen herkesin yüküdür. Değerlerimize layık olmanın tek bir yolu vardır, o da, onların gittiği yolda, onların baktığı gözle dünyaya bakabilmektir.</p>
<p>İşte Erdem Baba bu yolun bir hakikati, ermişi, dervişidir. Onu hep “sevdiğim sultanım tez gel” diye haykıran sesiyle anımsaycağız. Onu hak ile hakikat olduğu, sevdiği ile buluştuğu bir mekan içinde düşlemekteyiz. Toprağın bol, devrin daim olsun! Aşk ile&#8230;</p>
<p>Ne dinim var ne imanım<br />
Kalenderim kalenderim<br />
Ne şekkim var ne gümanım<br />
Kalenderim kalenderim</p>
<p>Ne taşlardan arlanırım<br />
Ne sözlerden dillenirim<br />
Çul da giysem sallanırım<br />
Kalenderim kalenderim</p>
<p>Ne salnım ne selatım var<br />
Ne farzım ne sünnetim var<br />
Ne govum ne gıybetim var<br />
Kalenderim kalenderim</p>
<p>Dört kitabı ben yazarım<br />
Kırklara engür ezerim<br />
Kendi reyime gezerim<br />
Kalenderim kalenderim<br />
Erdem Baba</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevileri ‘dizayn’ etmek</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:12:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi müttefikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi oyları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[cemevlerinin yasal statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[dedelik]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Dergah]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikası]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlikçi paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi direnişçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Halkların Demokratik Cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Meydanevi]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[seçim süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni-Alevi ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslam sentezi]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu din dersleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/</guid>

					<description><![CDATA[‘Ulu mahşer günü olur divan kurulur Suçlu, suçsuz gelir anda derilir Piri olmayanlar anda bilinir Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’ (Pir Sultan Abdal) Türkiye’de seçim süreci ile birlikte dört bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>‘Ulu mahşer günü olur divan kurulur</em><br />
<em> Suçlu, suçsuz gelir anda derilir</em><br />
<em> Piri olmayanlar anda bilinir</em><br />
<em> Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’</em> <strong>(Pir Sultan Abdal)</strong></p>
<p>Türkiye’de seçim süreci ile birlikte dört bir yandan Alevilerin CHP bünyesinde toparlanması için kampanyaların başladığını görmekteyiz. Aleviliğe yönelik AK Parti ve Başbakan tarafından rahatsızlık veren söylemlerin bilinçli ve sistematik bir şekilde sarf edilmesinin karşısında, CHP’nin bir sığınak olarak resmedilmesi süreci bir devlet politikası olarak yürütülmektedir. Bu süreç Alevilerin varlıkları görünmeden ve de benimsenmeden sürmektedir. Devletin ‘Sünnileri kendi çatısı altında toplama partisi’ AK Parti ve devletin ‘Alevileri kendinde barajlama partisi’ CHP, Alevi siyaseti konusunda hemfikir bir tarzda yol almaktadırlar. Herkes kensine verilen rölü oynamaktadır.</p>
<p>Alevi değerlerinin varlığının önemsenmediği bir sürece daha tanıklık etmekteyiz. Örneğin Alevi oylarının yoğunlaştığı iddia edilen CHP tarafından Alevi kimliğinden dolayı kimse önemsenerek, ciddiye alınarak aday gösterilmemiştir. Buna karşın CHP bünyesinde MHP’li adaylar, cemaatçi adaylar, tüm kritik noktalarda aday gösterilerek sağ ve faşist eğilimler sosyal demokrat kisvesi altında bir daha iktidara taşınmak istenmektedir.</p>
<p>AKP, CHP’nin muhalefette kalması için çalışırken, CHP ise AK Parti’nin iktidarda kalması için çabalamaktadır. CHP’nin seçim sürecinde gösterdiği adaylar bu seçimde iddalı olmadığının kanıtıdır. İstanbul, Ankara, Hatay gibi illerde gösterilen adaylar klasik CHP’yi dahi temsil etmemektedir. Kendisini Gezi sürecinin Partisi olarak lanse etmeye çalışmış ise de, seçim sürecinde Gezi direnişçilerinin talebi olan Demokratik Kent Yönetimleri göz önünde bulundurulmamıştır. Görmek bile istenmemiştir. Klasik belediyeciliğin rant, iktidar, para çemberinde yürüyen anlayışın devamcısı olacağını tercihleriyle göstermiştir. Bu anlamda tüm adaylar, Türk- İslamcı bir karakter arz etmektedirler. Bu da Kürtlerin, Alevilerin, devrimcilerin yok sayılması, ciddiye alınmaması, kimliksel varlıklarının önemsenmemesi anlamına gelmektedir. Söylem düzeyinde ve pratik hayatta İmam Hatipler ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili meseleler; zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması gibi konular, devlet merkezli hiçbir siyasal partinin gündeminde değildir.</p>
<p>Devlet politikalarının değişik renklerdeki savunucuları ve örgütleyicileri açısından Aleviler ‘korkutularak oyları gasp edilmiş ve asimilasyonla sünnileşmeye mahkum edilmiş seçmenler’ olmaktan öte bir anlam ifade etmemektedir. Aynı bakış açısıyla Alevilik, cumhuriyetin kuruluş ideolojisine uygun bir şekilde -Türk- İslam senteziyle- yok sayılarak, varlığı hiçbir şekilde tahammül edilemeyen bir inanç olarak ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Aleviler ile Alevilik arasındaki derin ayrışma, bu politik kesimlerin Aleviler üzerinden rahatça istediklerini yapmaya fırsat vermektedir. Onun içindir ki devletin temel politikası Aleviliğin yok edilmesi; Alevilerin ise benzeştirilerek Türk- İslamcı sentezin malzemesi, yedeği haline getirilmesidir.</p>
<p>İşte böylesine bir süreçte yürütülen yok etme ve asimilasyon sürecine karşı direnen, varlığını cılız da olsa hissettirmeye başlayan, ‘Yaşayan Aleviliğe’ karşı amansız bir saldırı kampanyası geliştirilmektedir. Birçok kesim cemevleri merkezli Aleviliğin devlet bünyesi ile bütünleşmesinin zamanı geldiğini, bu yapılamazsa Aleviliğin kendi değerleri ile buluşarak devlete problem olacağını söyleyip akıl vermektedir. Kimileri, artık Aleviler için gerekli adımlar atılmazsa, Alevilerin yeni bir din ile ortaya çıkabileceklerini söyleyerek, hedef göstermektedir. Bu saldırılar, geldiği cephe açısından anlaşılırdır. Anlaşılamayan ise, Türk- İslam sentezine ve CHP’nin inkarcı asimilasyoncu politikalarına Alevileri mahkum etmek isteyen ve kendine ‘aydın’ diyen kimi çevrelerdir.</p>
<p>Bu gibi çok sayıda çevrenin nereden beslendiği bilinmektedir. Türkiye’nin yeniden dizayn edilmesi sürecinde Alevileri dizayn etmekle görevli kimi doçent, doktor, prof, öğretim üyesi sıfatlı devlet kadroları Alevilerin algısını yönlendirme mücadelesi içine girmişlerdir.</p>
<p>Bunun temel sebebi yaşayan Aleviliğin kendisini var etme sürecinde yarattığı özgürlükten, demokrasiden ve insan haklarından yana olan tavrıdır. Yaşayan Aleviliğin müttefiki ve ittifakları eşitlikçi, paylaşımdan yana, özgürlüklerin teminatı olan, halkların demokratik hareketidir. Gezi sürecinde öznesi olan ‘kendimi ve kentimi ben yönetmek istiyorum’ diyen ‘Halkların Demokratik Cephesi’dir. Ve bu cephenin devletçi Türk- İslamcı kesimleri korkuttuğu gün gibi açıktır. Hiçkimse, hiçbir gerekçe ile Alevileri katillerine oy vermeye davet edecek kadar kirli olamaz, pişkin olamaz. Alevilere bundan daha kötü ve daha ahlaksızca birşey dayatılamaz. Maraş’ın kanı kurumamıştır. Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin Mazlum’ların kanı ellerinde olanlar, Alevi toplumunun içinde elini kolunu sallayarak gezemez, gezdirilemez. Böyle bir utanca Alevilerin ortak olması düşünülemez. Korkularla siyaset yapılmamalı, korkudan katillere boyun eğilmemelidir. Korkmamak Alevi olarak kalabilmek, değerlerine sahip çıkabilmektir. Binlerce yıldır değerler topluluğu olarak var olan Alevilik; yoluna, atasına, insanına sahip çıkmayı sürdürecektir. Alevi olmanın şartı, Alevilik ve onun değerler dünyasının parçası olabilmektir.</p>
<p><strong><em>‘Geldiğiniz hak kapısı. Durduğunuz Mansur darı. Döktüğün varsa doldur. Ağlattığın varsa güldür. Yıktığın varsa kaldır. Gelme gelme! Dönme dönme! Gelenin malı, dönenin başı bu yolda! Gördüğünü ört, görmediğini söyleme. Sen sana sahip ol, seni senden aldık sana verdik.’ ‘Bu yol uzun bir yoldur gidemezsin. Demirden çarıktır giyemezsin. Demirden leblebidir yiyemezsin. Ateşten gömlektir giyemezsin! Geldin gördün. Gelme gelme, dönme dönme. İkrarını bozarsan ikrarın boynuna kement olsun mu? İkrarınızdan dönmeyeceğinize dağlar, taşlar, ağaçlar şahit olsun mu? Ay gün şahit olsun mu? Gece ve gündüz şahit olsun mu? Ayin-i cem erenleri şahit olsun mu?’</em></strong> (dar gülbangından) Gerçeğe hü!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevilik, değerler toplamıdır</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:04:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi eğilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[benzeşme]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[dedelik]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Dergah]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bütçesi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[devletleşme]]></category>
		<category><![CDATA[devşirme]]></category>
		<category><![CDATA[dini merkezileşme]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlikçi paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Hallacı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[içsel müdahaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[katledilen Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[krallık]]></category>
		<category><![CDATA[kutsal yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Meydanevi]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Padişah]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahı Şehidan Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Seyid Rıza]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[zulme karşı duruş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/</guid>

					<description><![CDATA[“oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken cümlenin rızkını veren ol gani settar iken yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem” 90 yıllık cumhuriyet Alevileri bitirme&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken</em><br />
<em> yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken</em><br />
<em> cümlenin rızkını veren ol gani settar iken</em><br />
<em> yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem”</em></p>
<p>90 yıllık cumhuriyet Alevileri bitirme noktasına getirdiği gibi Aleviliği de bitirmek için içeriden ve dışarıdan müdahalelerini yoğunlaştırmıştır. Özellikle Alevilerin temel kurumları olan Pirlik, Rehberlik, Dedelik makamları, Cemevi, Meydanevi, Dergah, Ocak gibi kutsal yerleri tanımaz hale getirip, anlamsal değerlerini çarpıtarak kendisine ve tarihine düşman bir hale getirtmek için çalışmaktadır.</p>
<p>Hiçbir zaman merkezileşmemiş, piramid dizaynı içinde örgütlenmemiş, “elele el hakka” demiş olan, her talibin Pir’e Pirlerin mürşide ve Mürşidlerin bir Pir’e talip olup ikrar verdikleri, toplumsal ortakçı bir sosyal yapıdan, hilafet gibi, Padişah gibi, krallık gibi örgütlenmeler çıkarılmak istenmektedir. Bölgesel, yerel ihtiyaçların karşılanması, sosyal hayatın eşitlikçi bir paylaşım üzerinden sağlanmasını hedefleyen Aleviler, Alevilik, bugün bireyin kendisini örgütlediği paylaşımda mülkiyetçiliğin öne çıktığı bir süreci yaşamaktadır. Buna paralel en büyük dergah, en büyük ocak, en büyük pir adı altında Alevi ruhunu, felsefesini zedeleyen hareketler bizzat devlet merkezli örgütlendirilmektedir. Özellikle Yavuz Sultan Selim döneminde başlatılan Osmanlının Aleviliği dizayn etme ve kendisine benzeştirme, kendi amaçları için kullanma aracı olarak gördükleri örgütlenme biçimini bugün tekrardan gündeme getirerek, Alevi direnişini, varlık gerekçesini ve varolma biçimini ortadan kaldırmak istemektedirler.</p>
<p>Devletin teorik olarak örgütlenmesine katkı sunduğu ve giderek maddi karşılığıyla da desteklediği bu çalışma, çalışmalar Alevi hareketinin kontrol altına alarak bitirilmesini hedeflemektedir. Yavuzla başlayan ve devam eden bu durum son dönemde Alevi eğilimlerinin tümüne ayrı ayrı dini merkezileşme dayatılmaktadır. “Birlik olalım” “Dergahta birlik” adı altında devletleşme, devletin öngördüğü örgütlenmeyi yaratarak, devletle bütünleşme “devlet bütçesinden yararlanma hakkımız” gibi söylemlerle de devletin Aleviliğin iç işleyişine müdahalesinin meşru zeminin yaratılması hedeflenmektedir.</p>
<p>Yılların vermiş olduğu zorluklar, yenilgiler, acılar, bu eğilimlerin kendisini örgütlemesine imkan sağlamaktadır. Devletin yaratmış olduğu asimilasyon, kendini bilmezlik, yoksulluk, Aleviliğin değerlerinin anlamsızlaştırılması, bu kesimlerin Aleviler üzerinde örgütlenmesini kolaylaştırmaktadır.</p>
<p>Benzeşmek, bitmektir. Alevileri, Alevi yapan başkasına benzemiyen sosyal kültürel ve inançsal farklı duruşları, sosyal eşitlgikçi, paylaşımcı yanlarıdır. Eğer bunları ortadan kaldırırsak eleştirdiklerimize, kabul etmediklerimize benzeşirsek, Alevi olmanın ne anlamı kalabilir ki?</p>
<p>Eğer “kula kulluk” yapılacaksa Alevi olmanın ne faydası olur? Haksızlıklara menfaatler için karşı konmayacaksa Halac-ı Mansur, Nesimi, Pir Sultan, Hüseyin demenin ne manası kalır? Harama ortak olunacaksa, yenecekse, Aleviyim demenin kime faydası olur?</p>
<p>Alevilik, bir değerler toplamıdır. Binlerce yıllık değerlerine sahip çıkmak ve yaşatmak için ölümü göze almaktır. Yüzbinlerce Alevi; yaşam biçiminden sosyal adalet anlayışından geri adım atmadığı için katledilmiştir. Katledilenler büyük bir mirası bizlere bırakmışlardır. Aleviler, bu mirasın ya varisidir; ya da değildir. Alevi olduğunu söyleyenler atalarına saygının gereği olarak öyle durmak, öyle davranmak, yolun hakkını vermek zorundadırlar.</p>
<p>Pir Sultan, Seyid Rıza ve Şah’ı Şehidan Hüseyin bir masal kahramanı, bir hikaye değildir. Yaşanmamışlıktır. Tamamiyle canlı hayatın parçası, gerçeği ve duruşudur. Büyüklüğün değil, eşitliğin, paylaşımcılığın, zulme karşı durmanın adıdır. Mevki makam köşe kapma hiç değildir.</p>
<p>Haq darında doğru ve yanlış, iyi ve kötü ayrışır. Hiç kimse bu darın hilekarı olamaz çünkü bu meydan Kerbela meydanıdır. Divanı Hallacı Mansur’dan Nesimi’den Pir Sultan’dan oluşmaktadır. Herkes bunu bilmelidir. Ona göre konuşmalı, yola layık olmanın gereğini yapmalıdır. Hak ve hakkikat için yola turab olamayanlar, bu yolu yürüyemezler. Yürüdüğünü söyleyenler iddia edenler Osmanlı’nın devşirmeleri, devletin Aleviliği bitirmek için içimize saldığı hainlerden ibarettir. İtibarları Kerbela’da küfeli kadardır. Dersim’de Rayber kadardır. Lanetlidir.</p>
<p>Onun içindir ki; her ocak, pir, mürşit, dergah, evliya, dervişin değeri yeri makamı ikarıan sadık kaldığı kadar, haq’a hizmeti hakikate katıldığı, hükmü evrensel değerler içinde demokratik, paylaşımcı ve sosyal adaleti kadardır. Hiçbiri diğerinden üstün değil, ama birbirine ikrar vermişlerin hukuku içindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aleviler için Gezi direnişi</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/aleviler-icin-gezi-direnisi/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/aleviler-icin-gezi-direnisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 08:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ütopyası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi-Sünni dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[barışçıl direniş]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEVRE HAREKETİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevre koruma]]></category>
		<category><![CDATA[çevre protestosu]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi direnişi destek]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim Köprüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/aleviler-icin-gezi-direnisi/</guid>

					<description><![CDATA[“Yürü bre Hızır Paşa Senin de çarkın kırılır Güvendiğin padişahın O da bir gün devrilir”(Pir Sultan Abdal) Geçtiğimiz günlerde, Alevi kurumlarının temsilcilerinin yaptığı çağrı üzerine yoğun yağmur altında yüzlerce Alevi,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yürü bre Hızır Paşa<br />
Senin de çarkın kırılır<br />
Güvendiğin padişahın<br />
O da bir gün devrilir”(Pir Sultan Abdal)</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde, Alevi kurumlarının temsilcilerinin yaptığı çağrı üzerine yoğun yağmur altında yüzlerce Alevi, 3. köprünün temelinin atıldığı yerde bir protesto etkinliğinde buluştu. Gezi direnişinin başladığı günlere denk gelen etkinlik Alevilerin Gezi Parkı direnişine desteklerini de ifade ediyordu. Oradan ayrılan Aleviler Gezi Parkı’na gelerek orada lokma dağıtıp, semah döndüler. Tüm Alevi kurumları, cemevleri bir şekliyle Gezi Parkı direnişini Alevilerin direnişi olarak sahiplendiler.</p>
<p>Görünen o ki; Gezi direnişi tüm sorunlu kesimlerin kendilerini ifade etmelerinin bir aracı oldu. Aleviler, özellikle Yavuz Sultan Selim köprüsü şahsında protestolarını dile getirdiler. Kürtler demokrasi sürecini doğru okunmasını, ‘laikler’ günlük hayatlarına müdahalenin yapılmaması için tavırlarını Gezi’de dile getirdiler. Ama kuşkusuz tüm bunların ötesinde Gezi direnişinin, çevreci bir bakışla hayat bulmuş olması, dünya için en büyük sürprizdi. Çünkü bu ülkede nice ormanlar yakıldı. Dersim doğası karış karış talan edildi. Kutsal Munzur’a setler çekildi. Kimse duymadı! Hatta Yavuz Sultan Selim Köprüsü için yüz binlerce ağaç kesilecek olması kimsenin dikkatini çekmedi. Kürdistan’ın birçok yerinde kimyasal gazlar kullanılarak insanlar ve doğa katledildi. Tonlarca bomba bu coğrafyada taş üstüne taş bırakmadı. Köyler alev alev yandı. İnsanlar evsiz ve yurtsuz bırakıldılar. Vicdan, Gezi Parkı’ndaki gibi olamadı. Kürtler, Alevisi, Sünnisi, Êzidîsi, Süryanisi ve orada yaşayan diğer milletlerden insanlarıyla bu ateşin içinde harlandılar.</p>
<p>Ve o ateş ki İstanbul’un göbeğine kadar uzandı. Çınarlar yıkılmaya başlayınca toprağın ruhu kendisini buldu. Ve Gezi’de gencecik çocuklar direnişi aynı Dersim’dekiler gibi, Diyarbakır’dakiler gibi, Hakkari’dekiler gibi göğüslemekten başka çarelerinin olmadığını anladı. Kürdün bildiğini yıllardır çektiğini, Türk anladı, Çerkes anladı, sağcı anladı, solcu anladı. İşte biz Kürt Alevileri Kürdistan’daki alevlerle Kürt olarak yandık. Gezi’de Kürt Alevileri hem Alevi olarak hem Kürt olarak yangının içinde kendini buldu. Aynı ateşi, yangını hissetti. Ne tek başına Kürt olmak, ne tek başına Alevi olmak, ne tek başına solcu olmak kurtuluşu yakınlaştırmamaktadır. Kürt’ün, Türk’ü TOMO’nun hışmından kurtarmak için Taksim Meydanı’nda uzattığı elin birleştiği yer gibidir Aleviliğimiz. Alevilik, Gezi Parkı’nda üç ağaçtır. Her zaman ve herkes için.</p>
<p>Demokratik dönüşüm ve çözümün tüm kesimler için ne kadar gerekli, zorunlu olduğunun somut bir göstergesidir Gezi Parkı. Kürtlerin onlarca yıldır uğruna mücadele ettikleri ve öğrendikleri, birlikte yaşayabilme kültürünün nasıl hayat bulduğunun da resmidir. Bu resim büyük bir demokrasi kültürünü barındırmaktadır. Demokratik dönüşümün ısrarlı bir direniş, karşındakini anlama kültürü ve onun elinden tutabilme kültürü olduğunu Gezi’deki tüm kesimlere yan yana durmasıyla göstermiştir.  Onun içindir ki; Gezi Parkı direnişçileri, demokrasiyi anlamayanların, kendince yorumlayanların, menfaatlerini örgütleyenlerin, kendisi için sadece “demokrasi” isteyenlerin şiddetli saldırılarına maruz kalmıştır.</p>
<p>Gezi’deki yaşam biçimi Alevi ütopyasının bir resmidir. Birlikte üretmek ve paylaşmak, yaşamı ortaklaştırmak temel prensiptir. Onun için Alevi ütopyasına düşman olanların bu direnişe saldırması, sosyal dayanışmanın birlikte yaşamanın karşısında bireyci bencil bir hayat örgütlemek isteyenlerin Gezi’ye saldırması anlaşılırdır. Çünkü, Gezi direnişi insani bir duruştur. Tüm olumsuzluklarıyla, tüm yanlışlıklarıyla ve yanlış adamların da kendi doğrularıyla orada olmasıyla paylaşımcı bir direniş örneğidir, yaşam biçimidir. Alevicedir.</p>
<p>Pirimiz Seyit Rıza’nın hürmetine&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/aleviler-icin-gezi-direnisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demimizde can olup gelecek Mahzuni Şerif</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/demimizde-can-olup-gelecek-mahzuni-serif-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/demimizde-can-olup-gelecek-mahzuni-serif-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 10:01:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[68 kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[Afşin]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[aşık mahzuni şerif]]></category>
		<category><![CDATA[Berçenek]]></category>
		<category><![CDATA[Dem Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[ebedi eserler]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan]]></category>
		<category><![CDATA[Fırat]]></category>
		<category><![CDATA[halk kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[halk müziği]]></category>
		<category><![CDATA[halk ozanı]]></category>
		<category><![CDATA[halkın sesi]]></category>
		<category><![CDATA[halkın yüreği]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel değerler]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[Mahzuni Şerif dostları]]></category>
		<category><![CDATA[memleket sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[ozanlık geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarcık]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[saz ve deyişler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun sesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ozanı]]></category>
		<category><![CDATA[vatan sevgisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/demimizde-can-olup-gelecek-mahzuni-serif-2/</guid>

					<description><![CDATA[İçinden geldiği toplumun yüreği ve sesi olmayı başarmış, duygu ve düşüncesiyle bir halk adamı olan Aşık Mahzuni Şerif’in aramızdan ayrılması, bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur. O çağımızın yetiştirmiş olduğu en&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçinden geldiği toplumun yüreği ve sesi olmayı başarmış, duygu ve düşüncesiyle bir halk adamı olan Aşık Mahzuni Şerif’in aramızdan ayrılması, bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur. O çağımızın yetiştirmiş olduğu en büyük ozanlarındandı. Kimi zaman ateş, kimi zaman su, kimi zaman topraktı.</p>
<p>Ateşti; meydanlardaki gençler için&#8230; Bir 68 kuşağını titretti. Suydu, Fırattı Kerbelaya ermek istedi&#8230; Topraktı, kökleri derinden gelen bir miras gibi&#8230; Aşık Mahzuni Şerif bir kişi değil, ezgileri ve deyişleriyle bir cemaat insanıydı. Öyle bilindi ve öyle sevildi. Sevdiklerimizi de biz en çok onun sazından sevdik. Yüreğimiz olmasını bildi&#8230;. Yüreğimzin sesi olmasını bildi&#8230; Toprağını unutmadı, geldiği yeri unutmadı&#8230; Ezgilerinin en güzel köşelerinde konuk etti, Berçeneği, Afşini, Elbistan’ı Pazarcık’ı&#8230;.</p>
<p>Onun gibi sevmek ister her insan memleketini&#8230;</p>
<p>Dağını, taşını, suyunu&#8230;</p>
<p>Onu gibi sevmek ister her insan, memleketlisini&#8230;</p>
<p>Delisini, akılısını, güzelini, çirkinini&#8230;</p>
<p>Onun gibi bir yürek ister her insan&#8230;</p>
<p>63 yıl dayanabilsin diye çilesine..</p>
<p>Geride bırakmış olduğu miras yüzlerce yıl bu halkın dilinden düşmeyecek. Her dem vuruşumuzda bin olup gelecek&#8230; Ezgileriyle, sazıyla gelecek&#8230; Kimseye aldırış etmeyen  ve borçlu olmayan sözleriyle gelecek. Demimizde can olup gelecek&#8230; Canımızda cem olup, pervane dönecek&#8230;</p>
<p>Her gün yeni bir merhaba Mahzuni Şerif&#8230;</p>
<p>Merhaba Mahzuni dostları&#8230;.</p>
<p><strong>YORARLAR BENİ</strong></p>
<p>Ne dedimse halka hiç yaramadı<br />
Ben gittikten sonra ararlar beni<br />
Boşa cahillerin gözü karardı<br />
Kuru çene ile yorarlar beni</p>
<p>Duman eksik olmaz her yüce dağda<br />
Bülbül eksik olmaz her yeşil bağda<br />
Atomun patlayıp bittiği çağda<br />
Onun ötesinde sorarlar beni</p>
<p>Ebedi değildir şu yüce dağlar<br />
Ebedi değildir şu yeşil bağlar<br />
Öz gardaşım ama bizim softalar<br />
Mezarımda bile kırarlar beni</p>
<p>Mahzuni Şerif’im gayri gam yemem<br />
Ondan ötesini kimseye demem<br />
Ufak vucuduma kefen istemem<br />
Varsa insanlıkla sararlar beni.</p>
<p>Haziran 2002 /Dem Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/demimizde-can-olup-gelecek-mahzuni-serif-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemalist Türk “aydınlarının” Alevilik istismarı</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/kemalist-turk-aydinlarinin-alevilik-istismari-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/kemalist-turk-aydinlarinin-alevilik-istismari-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jul 2024 12:44:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplulukları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik tartışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı ayrışma]]></category>
		<category><![CDATA[barış ve kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[devlet baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[hoşgörü ve saygı]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalist aydınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalist etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalist rejim]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalizm ve Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[modern yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlükçü yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi entrikalar]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi manipülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[sınıfsal ayrışma]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni-Alevi ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[tarihsel katliamlar]]></category>
		<category><![CDATA[toplum mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[toplumlararası güven]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milliyetçiliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal kışkırtmalar]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası gelişmeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/kemalist-turk-aydinlarinin-alevilik-istismari-2/</guid>

					<description><![CDATA[Tüm kesimlerde olduğu gibi, sınıfsal ayrışma ve Ortadoğu’da Alevileri ve Aleviliği kendi lehine çevirmek isteyen güçlerin fazla olması, Aleviler arasında Alevilikle ilgili tercihleri ve anlayışları farklılaştırmaktadır. Alevilik olayı, artık her&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tüm kesimlerde olduğu gibi, sınıfsal ayrışma ve Ortadoğu’da Alevileri ve Aleviliği kendi lehine çevirmek isteyen güçlerin fazla olması, Aleviler arasında Alevilikle ilgili tercihleri ve anlayışları farklılaştırmaktadır.</p>
<p>Alevilik olayı, artık her kesimden insanların görüş belirtmek durumunda kaldıkları bir gerçeklik haline gelmeye başlamış, iyisi-kötüsüyle Aleviler ilk kez kendilerini böylesine gündemde bulmuşlardır. Kuşkusuz bu ortamın yaratılması, genel anlamda gelişmeyi ifade ettiği gibi, içinde gerilikleri de barındırmaktadır. Gelişme, tartışmanın başlamasında, Alevilerin kendilerini artık çekinmeden ortaya koymasında ifadesini bulurken, gerilik, yetmiş yıldır yasaklarla kuşatılmış Alevilerin kendi gerçeklerinden uzaklaştırılmış olmalarının aleyhte bir durum yaratmasında yatmaktadır. Tüm kesimlerde olduğu gibi, sınıfsal ayrışma ve Ortadoğu’da Alevileri ve Aleviliği kendi lehine çevirmek isteyen güçlerin fazla olması, Aleviler arasında Alevilikle ilgili tercihleri ve anlayışları farklılaştırmaktadır. Bu anlamda da herkes kendi lehine bir „Alevilik“ örgütlemesi geliştirmek, yoksa en azından onu etkileyerek çıkarları için kullanır halde tutmak istemektedir.</p>
<p>Oysaki Ortadoğu coğrafyasında egemen olan siyasette tarih boyunca Alevilik ve Aleviler yok edilmek istenmiş, inkâr edilmiş ve yasaklarla boğuşturulmuş, kendisi için var olmasının tüm imkânları elinden alınmıştır. Suudi’den, İran’a, oradan Mısır’a ve Türkiye’ye kadar yayılan alanda her zaman Alevi katliamları yaşanmış, Alevi kanının şu veya bu şekilde dökülmediği yer kalmamıştır. Bu anlamda son dönemde gelişen politikaların altında köklü siyasal çıkarlar ve politikalar yatmaktadır. Bu çıkar politi-kalarının uygulanması olarak bugün bu çevrelerin yeni Alevi politikası gelişmektedir.</p>
<p>Alevilerin kendileri adına varlıklarını ortaya koyması ise her dönem de olduğu gibi, böyle bir süreçte dahi engellenmeye çalışılmaktadır. Anadolu Aleviliği olarak ele alacağımız kesimin bugün yoğunlukta yaşadığı, Türkiye’nin egemenliği altındaki topraklardaki Aleviler, bu sorunu en yoğun, tahribatları açı-sından en ağır bir biçimde yaşamaktadır.</p>
<p>Sürekli katliamlarla, Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan sonra ise yasalarla susturulan Aleviler ve Alevilik kendisini ifade edemezken, bunu fırsat bilen çıkarcı ve kendilerini, kendi topluluklarının, içinden geldikleri topluma ifade etmekten mahrum olan Türk Aydınları, Alevilerin sözcülüğüne so-yunmuştur. Özellikle **** sonrası gelişen bu durum Alevilerin dışa karşı yansımasını da değiştirmiş, özellikle Kemalist kökenli bu aydınlarının açıklamaları sanki Alevilerin açıklama ve istemleriymiş gibi kamuoyuna sunulmuştur. Bugün ise, Alevilerin kendileri adına konuşmaya çalış-tıkları süreç başlamıştır. Buna paralel, rejimde, geçmişini süzgeçten geçirerek, yeni dönemin organizasyonu olan, Kemalist aydınların öğrencilerini devreye sokmuştur. Alevi hareketinin kendi dinamikleri, özü üzerinde yükselmesini engellemek, dışarıdan yapılacak müdahalelere açık bırakmak için tüm entrikaları devreye sokmuştur. Zaten bu kesimlerin sözcülüğünde gelişen „Alevilik“ ilkesiz, kendisini ifade etmekten mahrumdur. Kendi insanını, değerlerini dışlayan, başkalarına öykünen, onları sırtında taşıyan ve kompleks doludur. Bu komplekste Aleviliği aşağı gören tüm yaklaşımlar vardır. Kendisi olmaktan utanan, diğerine ise müthiş özenen bir nitelik taşımaktadır. Karşısındakileri büyük gören, kendisini ise aşağılayan durum, özellikle Kemalist Türk aydınlarının yarattığı ve „Sizin haklarınızı ancak ben savunurum. Ben sizin en iyi öncünüzüm“ mantığından gelmektedir. Alevi değerlerini, inançlarını aşağılayan bu kesimlere Alevilerin sahip çıkması ise, susturulmuşluğun, katliamların sonucu ve yansıması olsa da, artık kendisine gelen Alevilerin ve Aleviliğin kabul edeceği bir durum değildir. Bu „Aydın“ kesimin genel özellikleri ele alındığında, yaşamları ve iddiaları ele alındığında Alevilikle de dost olmadıkları açıkken, Alevilerin nasıl kendilerini ifade etmek için kullan-dıklarını görmek mümkündür. Türkiye’de barınacak hiç bir yer bulamayan bu kesimler, Alevilerin hoşgörüsü ve özgürlükçü yaklaşımlarını istismar ederek, Alevilerin içine sızmışlardır. Kendi ailesini, akrabasının Alevilere karşı önyargısını kırmaktan mahrum, hatta buna ses çıkaracak cesareti olma-yanlar, yıllarca Alevilere, Alevilerin ne kadar demokrat, ilerici, Kemalist, hoşgörülü olduklarını anlatmıştır. Buna, Aleviler „Ne iyi adam“ diyerek destek vermiş, onu siyasal ve ekonomik olarak desteklemiştir. Bu kesimler kendilerini sadece Alevilere kabul ettirirken, diğer kesimlerden kendilerine yönelen tepkilerin topunu da Alevilerin üzerine atmıştır. Faturayı Alevilere ödetmiştir.</p>
<p>Hiç bir Alevi kalkıp, bu kesimlere „Kardeşim sen, beni, bana anlatıyorsun. Aleviler iyidir, güzeldir, demokrattır, ilericidir vs. Ben Aleviyim. Beni ne diye bana anlatıyorsun. Sen git, birazda anana, babana, akrabalarına Alevilerin güzelliklerini, hoşgörüsünü anlatsana.“ diyememiştir. Aleviler arasında ahkâm kesilen bu kesimler, Aleviler üzerinde devlet kanalıyla geliştirilen asimilasyonunda taşıyıcıları olmuşlardır.</p>
<p>Devletin açık baskılarını üzerinde hisseden Alevilerin direk olarak düzene bağlanması mümkün olmadığından, değişik kanallarla bu gerçekleştirilmiştir. Bu kanaların en gelişmişi ve etkili olanı, Kemalist aydınların yürüttüğü bu yöntem olmuştur. Alevilik adına yola çıkanlarda bu kesimin gölge-sinden ve egemenliğinden kurtulmadan, onların sırtında var olma mücadelesi vermiş, bu anlamda da daha çok bu Sünni kökenli, Türk aydınlarının egemenliğinin gelişmesine sebebiyet vermişlerdir.</p>
<p>Yargılamanın ve sorgulamanın geliştiği bu dönemdeki, ilk dönem örgütlenmelerinin karakteri ile günümüze uzanan yapılar arasında sürekli ileriye yönelen bir çizgi hakim olmaktadır. İstenilen dü-zeyde olmasa da başta tamimiyle devlet ve onun uzantısı biçiminde geliştirilmek istenen hareket, giderek tabana yayılmasına paralel, bundan giderek uzaklaşmış, açık ilişkilerin yerini gizli ve in direk ilişkiler almıştır. Önümüzdeki süreçte bununda aşılarak, Aleviliğin ve onun ilkelerinin esas alındığı örgütlenmelerin gelişeceği bir gerçek olmaktadır. Aleviliğin penceresinden dünyaya bakmak, dünyayı yorumlamak ve ona göre siyaset geliştirmek önümüzdeki dönemin Alevi örgütlenmesinin ilkesi olarak şekillenmek zorundadır.</p>
<p>Bu şansı, iyi değerlendirilmek zorundayız. Hiç bir dönem, Aleviler böylesine bir olanağa ve böylesine kendilerini ifade edecekleri bir ortama sahip olamadılar. Uluslar arası gelişmelerin ve Alevilerin iç dinamiklerinin yaratmış olduğu bugünkü durumdan Aleviler kendilerini var ederek, geleceklerini kimsenin tahakkümü altında bırakmadan çıkmak zorundadırlar.</p>
<p>Bunun için lazım olan, tüm kesimlerin kendi lehine çevirmeye çalıştıkları Aleviliği, Alevilerin kendi lehlerine çevirmeleriyle mümkün olacaktır. Herkesin kendisi için malzeme yaptığı gerçekliğimizi, artık biz Aleviler de kendimiz için, onunla beslenmek, çocuklarımızı da onunla büyütmek durumundayız. Gelişim, üretim tüketim sorunudur. Biz, kendimizin ürettiği, atalarımızın ürettiğini kendimiz tüketerek gelişmek durumundayız. Bizde var olanı yıllarca kendi hanelerine taşıyanlardan artık arınmak durumundayız. Bu anlamda, bu dönemde geliştirilen ve Alevilere sahip çıktıklarını söyle-yenlerin tarihleri ve pratikleri iyi gözden geçirilmek zorunluluk olmaktadır.</p>
<p>Barışın ve kardeşliğin savunucuları olarak, Ortadoğu insanının kendisini bulmasına katkımızı, kendimiz sunmak durumundayız. Kendisini inkâr ederek, Avrupa başta olmak üzere, tüm kesimleri yeniden ele alırken, esas olan bizim medeniyetlere analık eden kültürümüz ve inancımız olmalıdır. Hiç tartışmaya gerek kalmaksızın, modern olarak adlandırılan kesimlerin çok ilerisinde bir yaşamı örgütleyen, emeği kutsayan, insanı ve doğayı esas alan inancımızın güzelliklerini istismar edilmesinin önüne geçmek zorundayız. „Biz Aleviler hoşgörülüyüz“ adı altında kendi ilkelerimizden taviz vermemizi isteyenlere, gerçekliği ısrarla savunarak cevap olmalıyız. Hoşgörünün karşıdakinin düşüncelerine saygı duymak olduğu kadar, karşıdakinden de kendimiz için aynı saygıyı beklemek olmaktadır. Tek taraflı hoşgörünün olmayacağı, bunun karşılıklı olduğu kavranılarak ilişkiler geliştirilmelidir. Yoksa herkesin kendisine yamamak, Aleviliği ilkelerinden arındırmak ve yok etmek için bunu kullanması kabul edilecek bir olay değildir.</p>
<p>Aleviler içinde sürekli Kemalizm’in propagandasını yapan bu kesimlere karşı artık Alevilerin bir ölçü tutturması gerekmektedir. Ölçü dost olduklarını söyleyenlerin, içinden geldikleri toplumun, Ale-vilere karşı önyargılarını yıkmak için yaptıkları çalışmalar olmalıdır. Yoksa Kemalizm’in, Ortadoğu halklarına düşmanlığı temelinde şekillenen ve ifadesini „İslam düşmanlığı“ „Arap düşmanlığı“ ve „Din düşmanlığı“ biçiminde gelişen ve Alevileri de buna alet etmeye çalışma yönündeki faaliyetleri dostluk olarak ele almak Kemalizm’e kurban edilmektir.</p>
<p>Zaten bu kesimlerin yaptığı bu olmaktadır. Bunun Alevilikle alakası olmadığı bilinen bir gerçektir. Aleviler tüm ulusları bir gördüğü gibi, kimseyi de, inançlarından dolayı horlamaz ve saygısızlık yapmaz. Bunu yapmak, Türkiye’de sadece Kemalistlerin işidir. Özellikle, Sünni kesim alet edilerek, Alevilerin katledilmesini istismar eden bu inkârcı Kemalistler, düşüncelerini ifade ederken dayana-cakları bir kesimi bulamadıklarından, Alevileri kullanmaya çalışmanın yanında, toplumu hücrelerine kadar bölmeye de çalışmaktadır. Toplum ve topluluklar arasında güvensizliği de geliştirerek rejimin sürekliliğini sağlayan bu kesimler, Kemalizm’in „Tüm toplumsal kesimlerin örgütlenmelerinde bir düşman yaratarak örgütlenmek ve topluluklar arasında güveni, birliği kaldırarak, muhalefeti asgariye indirmek“ taktiğine uygun olarak örgütlenmeleri yönlendirmektedirler.</p>
<p>Aleviler arasında Sünniliğe karşı önyargıları körükleyerek, Alevi örgütlenmesini, İslami kesimleri de Alevilere, Yezidilere, Hıristiyanlara vd. inançlara karşı şartlandırmakla Şeriatçı örgütlenmeyi, Türkleri, ulusal anlamda Araplara, Ermenilere, Kürtlere, Yunanlılara karşı kışkırtarak, Türk milliyetçiliğini örgütleyen rejim böylelikle toplumu hücrelerine kadar parçalamıştır. Param-parça ettiği kesimlerin üzerine oturan Kemalist rejim ve Cumhuriyet hiç bir zaman bu kesimlerin bir araya gelmesini istemediği gibi, bunu derinleştirmesi için elinden geleni yapmıştır, yapmaktadır.</p>
<p>Bundan sonra Alevilerin kendileri adına ve güzelliklerini yansıtarak gündeme girmesinin zamanı gelmiştir. Bu anlamda dostluk kavramının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Aleviler adına şimdiye kadar konuşan Kemalistlere bundan sonra müsaade edilmemelidir. Onların kendi adlarına istedikleri kadar konuşma hakkı vardır kuşkusuz. Bizim adımıza değil&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/kemalist-turk-aydinlarinin-alevilik-istismari-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Etnik Arındırma Kültürel Soykırım Teran/Terolar</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/etnik-arindirma-kulturel-soykirim-teran-terolar/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/etnik-arindirma-kulturel-soykirim-teran-terolar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jul 2024 21:09:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[etnik arındırma]]></category>
		<category><![CDATA[etnik kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel gruplar]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[sistematik yok etme]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[tarihsel analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Teran]]></category>
		<category><![CDATA[Terolar]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal baskı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/?p=1370</guid>

					<description><![CDATA[Etnik Arındırma Kültürel Soykırım Teran/Terolar, Şükrü Yıldız&#8217;ın etnik arındırma ve kültürel soykırım konularını ele aldığı önemli bir eserdir. Kitap, etnik ve kültürel grupların maruz kaldığı sistematik baskı ve yok etme politikalarını derinlemesine inceleyerek, bu süreçlerin toplumsal ve bireysel üzerindeki etkilerini gözler önüne sermektedir. Yıldız, tarihsel ve güncel örneklerle okuyuculara kapsamlı bir analiz sunmaktadır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Etnik Arındırma Kültürel Soykırım Teran/Terolar</strong>, Şükrü Yıldız&#8217;ın etnik arındırma ve kültürel soykırım konularını ele aldığı önemli bir eserdir. Kitap, etnik ve kültürel grupların maruz kaldığı sistematik baskı ve yok etme politikalarını derinlemesine inceleyerek, bu süreçlerin toplumsal ve bireysel üzerindeki etkilerini gözler önüne sermektedir. Yıldız, tarihsel ve güncel örneklerle okuyuculara kapsamlı bir analiz sunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/etnik-arindirma-kulturel-soykirim-teran-terolar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevi Asimilasyonuna Karşı Durmak</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevi-asimilasyonuna-karsi-durmak/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevi-asimilasyonuna-karsi-durmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jul 2024 21:04:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[azınlık hakları]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[inkar politikası]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[TV 10]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/?p=1366</guid>

					<description><![CDATA[Alevi Asimilasyonuna Karşı Durmak (Makaleler), Şükrü Yıldız&#8217;ın Alevi toplumunun asimilasyonuna karşı yazdığı makalelerden oluşan bir eserdir. Yazar, Alevilik penceresinden dünyaya bakan TV kanalının kuruluşunda ve farklı kademelerde yöneticilik yapmaktadır. Bu kitap, Alevi asimilasyonunun sadece inançsal anlamda değil, kimlik anlamında da derin bir şekilde uygulandığını ortaya koymaktadır. Şükrü Yıldız, makalelerinde Alevi toplumunun çeşitli uluslardan mensuplarının kimliklerinden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alevi Asimilasyonuna Karşı Durmak (Makaleler)</strong>, Şükrü Yıldız&#8217;ın Alevi toplumunun asimilasyonuna karşı yazdığı makalelerden oluşan bir eserdir. Yazar, Alevilik penceresinden dünyaya bakan TV kanalının kuruluşunda ve farklı kademelerde yöneticilik yapmaktadır.</p>
<p>Bu kitap, Alevi asimilasyonunun sadece inançsal anlamda değil, kimlik anlamında da derin bir şekilde uygulandığını ortaya koymaktadır. Şükrü Yıldız, makalelerinde Alevi toplumunun çeşitli uluslardan mensuplarının kimliklerinden koparılmaya çalışıldığı ve inkarcı yaklaşımlarla karşı karşıya kaldığını vurgulamaktadır. Kitap, bu asimilasyon sürecinin ürkütücü sonuçlarını gözler önüne sermekte ve Alevi toplumunun sesini duyurmaktadır.</p>
<p>&#8220;Alevi Asimilasyonuna Karşı Durmak (Makaleler)&#8221;, Alevilik hakkında bilgi edinmek ve asimilasyon süreçlerine karşı bilinçlenmek isteyen herkes için önemli bir kaynaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevi-asimilasyonuna-karsi-durmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
