<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>siyasal İslam &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/siyasal-islam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 10:45:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>siyasal İslam &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Madem ki ben bir insanım…</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:45:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonuna karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi çıkmazları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefi yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi güven ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlükçü ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyasal duruşu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Toplumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumsal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[devlet destekli önyargılar]]></category>
		<category><![CDATA[düzen partileri]]></category>
		<category><![CDATA[farklılıkların kabulü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları ve Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[korku siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt siyasetinin etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu gerginlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[seçim dönemi Alevi temsili]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalist sol cephe]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Değerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Daimi’yim harap benim Ayaklara türap benim Aşk ehline şarap benim Madem ki ben bir insanım&#8221; (Aşık Daimi) Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Daimi’yim harap benim<br />
Ayaklara türap benim<br />
Aşk ehline şarap benim<br />
Madem ki ben bir insanım&#8221; </em><strong>(Aşık Daimi)</strong></p>
<p>Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin talepleri konusunda hemfikir olmadıklarıdır. Oysa ki tüm Alevi kurumları hatta birbirinden siyasal anlamda çok farklı mecralarda bulunan Alevi yapıları temel sorunlar konusunda, talepler konusunda hemfikirdirler; hem de yıllardır bunu basın medya önünde, sıkça tekrarlamalarına rağmen devlet ve devlet destekli kamuoyu tarafından görmezden gelinerek tüm politik duruşlar, Alevilerin parçalanmışlığı üzerinden siyaset üretmeye devam etmektedirler.</p>
<p>Bu niyete bağlı durum Alevi asimilasyonunun sürdürülebilmesi ve cumhuriyetin öngördüğü tekçiliğin hakim kılınabilmesi için kullanılan bir söylemdir. Farklılıkların bir zenginlik olduğunu söyleyenler dahi Alevilerin kendi arasındaki tarikatsal ulusal ve siyasal farklılıkları toplumsal sorunları yerine getirmemek için kullanması da Aleviliğin bu coğrafyada ne kadar kabul edilemez olduğunu gözler önüne sermektedir. Alevilere yönelik önyargılar bilinçaltı örgütlemeler son yıllarda aleni bir şekilde kendisini dışa vurmaktadır. Ortadoğu’daki gerginlikler siyasal İslam’ın yaratmış olduğu hava Alevileri, bu coğrafyada nefessiz bırakmaktadır. Alevilerin korkularını örgütlemek üzerinden siyaset yapanları besleyen bu durum Alevilerin çaresizliğini resmi olarak ortaya çıkarmaktadır. Çaresizlik kendisini inkara kadar götürebilmektedir. Bugün, birçok kurumun Alevi’nin kendisini ve inancının gereklerini göğsünü gererek sahip çıkacağı bir ortam görülmemektedir. Kürt siyasetinin ve sosyalist sol cephenin yaratmış olduğu özgürlükçü ortamda kendisi gibi var olabilme alanları olsa da geniş kitleleri kapsayıcı, özgürleştirici ve Aleviliğin temel değerleri ile örtüşen bir alan yaratılamamıştır. Alevilerin örnek alabileceği bir ilişki, bir temsiliyet ve güven ortamının olmayışı, Alevilerin kendilerini Ortadoğu’nun yalnızları olarak hissetmelerine neden olmaktadır.</p>
<p>Kendisi olamayan, kendisini özgürce ifade edemeyen Aleviliğin ve Alevilerin bu durumundan siyaseten yararlanmak şahsi, siyasal menfaatler için Alevilerin çıkmazlarını örgütlemek, bu topluma yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Bu haksızlık yıllardır düzen partileri tarafından yapılmaktadır. Her seçim döneminde Alevi kimliği temsiliyete kavuşmamakta ve korku siyasetinin esiri olmaktadır. Sıradan olma, hiçleşme algısı ve olgusu, dünyaya böyle bir pencereden bakan felsefi yaklaşım Alevileri asimile etmek isteyenlerin Alevilere karşı kullandıkları bir alana dönüşmektedir.</p>
<p>Aslında Alevilerin sorunları çok basit ve bellidir. Basite ve belli olana karşın takınılan tavır bir ölçüttür. Alevilerin elinde bir terazisi vardır ve görünen odur ki önümüzdeki süreçte daha adil davranacaktır.</p>
<p>Ölçülerini bilmek onunla karar vermek toplumsal yapının kendisini koruması için şarttır. Birlikte yaşama, birbirini kabul etmekle mümkündür. Tüm toplumların birbirlerinin yaşam biçimine, değerlerine, inançlarına saygı duyması gerekmektedir. Kendinden taviz vermek anlamına gelmeyen bu durum, birlikte yaşamanın olmazsa olmazıdır. Hiç kimsenin yaşam biçimi başkasının yaşam alanına müdahale değildir. Aksine onların yaşam alanının korunması, güzelleşmesi ve anlam kazanmasıdır. Ortadoğu’nun muhteşem tarihi geçmişi birlikte yaşama kültürüyle ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bunun tekleştirilmeye, yok edilmeye kalkıldığı yıllarda ise, bugünkü gibi cehennem ortaya çıkmıştır. Bunun sorumluluğunu almamak, buna ortak olmamak, insani bir durumdur. Bu cennette herkese yer vardır. Ve tüm farklılıklarımızla mümkün olacaktır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevilik doğru yerde durabilmektir</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevilik-dogru-yerde-durabilmektir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevilik-dogru-yerde-durabilmektir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 09:17:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi korku siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi köyleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Aşık Mahzuni]]></category>
		<category><![CDATA[barış süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[birlik ve beraberlik]]></category>
		<category><![CDATA[cemevleri açılışı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi süreci]]></category>
		<category><![CDATA[demokratikleşme]]></category>
		<category><![CDATA[doğru temsiliyet]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Y.]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel dövmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Güngören saldırısı]]></category>
		<category><![CDATA[hak ve hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[halkın talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kazlıçeşme]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalist iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi aile]]></category>
		<category><![CDATA[mahalle baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[orantısız şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[ötekileştirme]]></category>
		<category><![CDATA[polis müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal tahrik]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset ve ahlak]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal barış]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal gerginlikler]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[yaz festivalleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevilik-dogru-yerde-durabilmektir/</guid>

					<description><![CDATA[“İçi yalan dışı yalan Her bakışı binbir plan Gül boyanmış kara yılan Abur cubur Adam Etme dedim tutma dedim Dostluğu unutma dedim Sana verdiğim lokmayı Çabuk biter yutma dedim” (Aşık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“İçi yalan dışı yalan</em><br />
<em> Her bakışı binbir plan<br />
Gül boyanmış kara yılan<br />
Abur cubur Adam<br />
Etme dedim tutma dedim<br />
Dostluğu unutma dedim<br />
Sana verdiğim lokmayı<br />
Çabuk biter yutma dedim” </em><strong>(Aşık Mahzuni)</strong></p>
<p>Yaz geldi. Büyük şehirlere sıkışan, sıkıştırılan insanların memleketlerine akışı da başladı. Festivaller, şenlikler organize edilmeye, köylerde cemevleri açılmaya başlandı. Bazı yerlerde temellerin atılması için hazırlıklar yapıldı. “Ya haq” diyerek bu yazın gönüllerdeki gibi geçmesini diliyorum&#8230;</p>
<p>Gönül isterdi ki bu yazımızda dergahlarımıza akan bizlerin ruh halini yazalım. Atılacak temellerin ebedi olmasını temenni edip, “hizmetiniz haq’a yazıla” dileyelim. Ama gelin görün ki gerginlikler yaratan, tahrik eden, saldırtan siyasal iktidar yaşama dair kaygılarımızı artırmıştır. Geleceğe dair güzel şeyler düşünmemizi engellemektedir. Toplumun kendisini ifade etmesini, tarihi, kültürel varlığını sürdürebilmesini tehdit etmektedir. Başbakan ve AKP şahsında tekleştirme hareketi yeni bir şekil almışa benzemektedir. Kemalist iktidar tiplemesinden, siyasal İslam iktidarı tiplemesine geçilmiştir. Kemalist vatandaşlıktan sonra şimdi de siyasal İslam vatandaşlığı yaratılmıştır. Siyasal İslam’ın vatandaşı olmayanlara bu ülkede nelerin yapılacağının resmi de Gezi Parkı olayında ortaya konmuştur. Farklılıkların nasıl algılanacağı da bir kez daha toplumun tüm kesimlerine gösterilmiştir.</p>
<p>Bu durum sokakta yeni çatışmaların doğmasına zemin hazırlamaktadır. Tam da barışa dair, demokratik değişim sürecine dair umutlar gelişmişken ve bunun için Kürtler büyük fedakarlıklarla adımlar atarken, siyasi iktidarın savaşa hazırlanır gibi tüm kesimleri tahrik etmesi anlaşılır değildir. Sonuçları da kimsenin altından kalkamayacağı yaralara vesile olabilir. Yaşam üzerinde siyaset yapılmasına tahammül etmez. Edemez. Sayın başbakan Kazlıçeşme’de gövde gösterisi yaparken, Taksim’deki vatandaşlarına orantısız ve haksız şiddet uygulamıştır.</p>
<p>Bu ‘münferit’ olaylardan bir tanesinin hedefi İstanbul, Güngören’de Kürt Alevi aile olmuştur. Geçtiğimiz Pazar günü 70 yaşındaki Elif  Y. AKP’nin gerdiği, saldırganlaştırdığı ve tahrik ettiği “dindar insanlar” tarafından saldırıya maruz kalmıştır. “Mahallemizde Hıristiyan istemiyoruz” diye sloganlar atıp, mahalleliye de tempo tutturan saldırganlar, ellerini kollarını sallayarak oradan ayrılmışlardır. Kürt kadınlarının geleneksel dövmelerini diğer saldırganlara göstermek isteyen bir kadın saldırgan, Elif Y.’nin elbiselerini parçalayarak kolundaki artı şeklindeki -ki Elif  Y. “uçak gibi olsun dövmem diye bunu yaptırmıştım” diyor- bir dövmeyi göstererek “Ben size demedim mi bunlar Hıristiyan, bunlar gavur, bunları mahallemizde istemiyoruz” diyor. İşyerlerinin içine giren onlarca saldırgana bu “tespit edilmiş Hıristiyanlık” karşısındaki tavrı vahametin boyutunu gösteriyor. Saldırganlara tempo tutuluyor. Alkışlar eşliğinde saldırganların gazası kutlanıyor. Aklıselim bir iki kişinin araya girmesiyle olay son buluyor. Çağrılan polis ise her zamanki gibi saldırganların dağılmasından sonra gelebiliyor.</p>
<p>Böylesine kendisinden olmayana saldırma hakkını kendisinde gören anlayış demokrasi ve barış sürecini ne kadar hazmedebilir ki. Böyle bir kitle üzerinde siyaset yapmayı temel bir ilke haline getiren başbakan toplumun ötekilerine ne kadar güven verebilir. Kürtlere, Alevilere böyle fütursuzca saldırma hakkını kendinde görenler bu ülkenin nesidirler? Bu ülkenin ötekileştirilenlerine, renklerine, kültürlerine düşman olanları koruyan ve kollayan kolluk kuvvetleri kimin, neyin güvenliğini sağlıyorlar? Böylesine utanç resimlerinin doğması yaygınlaşması ve doğallaşması toplumu ciddi bir şekilde tehdit etmektedir. Birlikte yaşama arzusunu öldürmekte, şiddetin ise doğallaşmasına vesile olmaktadır.</p>
<p>Sayın başbakan kendi deyimiyle yüzde ellinin oyunu arkasına almış birisidir. Yüzde ellinin oyunu alabilmek siyasi bilgi ve birikim işidir. Cehalet ile izah edilecek bir durum değildir. Eğer gerçekten gelişen bir Türkiye, demokratikleşen bir Türkiye yaratılmış iddiasında isek, nasıl bu kadar sorumsuzca adımlar atabiliriz. Ortada bir cehalet yok ise bir niyet vardır. Bu niyet sokakta iyi bir niyet olarak okunmamaktadır. Sokağın görebildiğini, hissettiğini başbakan göremiyor, hissedemiyor diyemeyiz. Öyle ise geriye niyet meselesi kalıyor. Başbakanın niyeti kötüdür&#8230;</p>
<p>Alevilerin bugün korku siyasetine başbakan tarafından terk edilmesi, hatta bilinçli olarak oraya doğru yönlendirilmesi gibi bir durum da söz konusudur. Alevileri korkutarak, hayatlarına müdahale ederek CHP’de toplamaya çalışmak başbakanın neden temel bir siyasi hareket tarzı oluyor. CHP’yi güçlendirmek, Alevileri orada toplamak Sayın Başbakan’a ne gibi bir artı getirecek? Sokaktaki insanların birbirine düşürülmesi, Sünnilerin Alevilere saldırması, Türklerin Kürtlere saldırması üzerinden nasıl bir siyaset yapılması düşünülebilir? Bunun hiçbir ahlaki yanı olamaz. Kirli siyaset dedikleri bu olsa gerek. Siyasetin temizlenmesi, demokrasinin geliştirilmesi hedefi ile iktidara gelen AKP şimdi bunu kendisinin yapmasına nasıl izin verecektir? Yalan sahibini bulur.</p>
<p>Biz Aleviler açısından sürecin doğru okunması büyük bir önem arz ediyor. AKP’nin yalan siyaseti CHP’nin inkarcı ve imha siyaseti arasında bir tercih yapmak zorunda değiliz. Asimilasyonun biçimleri arsındaki fark, yanlışın yanlışla beslenmesidir. Doğru yerde durabilmek Aleviliktir. Yanlışla, başka bir yanlış düzeltilemez. Yanlışlar doğrularla düzelir. O zaman kendi doğrularımızla var olmak kaçınılmazdır. Doğru olan, hak olan, hakikat olan, halkın duruşu, talebi ve temsiliyetidir. Bu temsiliyet, yürekte birliği arzulayabilmektir. Alevilerin arzusu da budur&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevilik-dogru-yerde-durabilmektir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başımız önde, dardayız</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/basimiz-onde-dardayiz/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/basimiz-onde-dardayiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 08:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dedeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Geleneksel Değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi İnançları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Kimliği ve Savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Önderleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Pirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Toplumsal Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve Asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dedelik Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Dergah ve Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Türk İslamcı Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Yaklaşımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/basimiz-onde-dardayiz/</guid>

					<description><![CDATA[22“Şah hatai’dir özümde / Hiç hilaf yoktur sözümde / eksiklik kendi özümde / darına durmaya geldim.” Başımız önde dardayız. Hallac-ı gibi, Nesimi gibi, Ana Fatma gibi&#8230;Sevdiklerimizi uğurlarken, yastayız Alevi olamadığımız&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>22“Şah hatai’dir özümde / Hiç hilaf yoktur sözümde / eksiklik kendi özümde / darına durmaya geldim.”</em></strong></p>
<div>
<p>Başımız önde dardayız. Hallac-ı gibi, Nesimi gibi, Ana Fatma gibi&#8230;Sevdiklerimizi uğurlarken, yastayız Alevi olamadığımız için.Kim bu kadar günahla dardan inebilir ki!Büyük lafların arkasına sığınan asimilasyonu en derin şekilde yaşayan bizler, nasıl sevdalılarımızın yüzüne bakabiliriz? Yapamadıklarımızdan değil, yapabilir olup da yapmadıklarımızdan dolayı nasıl arınabiliriz.</p>
<p>Alevi erkanı, Alevi adabı nasıl, ne zaman bu kadar kendisi olmaktan çıktı?</p>
<p>Kim, nasıl bizleri bu hale getirdi?</p>
<p>Bizler ne zaman Aleviliğimizi unutmaya başladık, Aleviliğimizden utandık? Ne zamandan beri Alevilik yerine başka inançları, başka gelenekleri, başka kültürleri bu kadar içimize işledik? Eğer Alevi isek; Alevi gibi yaşamak, doğumda, ölümde, yaşarken de bir Alevi gibi olmak gerekmez mi? Eğer Alevilerin önderlerine, onların adlarına niyaz etmekten, onlara hürmeten deyişler söyleyip semahlar dönmekten utanacaksak nasıl Alevi oluruz. Alevilik doğumdaki nişanesi, 14 yaşındaki ikrarı ve hakka yürümesi ile gün gibi ortadadır. Aleviliği başka yerde arayanlar başka inançlara sığınanlar bilmelidirler ki bu durduğumuz dardan inemeyeceğiz.</p>
<p>Çünkü hak ile hak olmuş, hakikatin temsili, sığındığımız dünya nefsine hükmedecek güç ve iradeye sahiptir. Hak ile hak olmuş hakikatte rehber olmuş bir Alevi gerçeği, bir Alevi süreği vardır. Bu sürek Kerbela gibidir. Bu sürek Pir Sultan gibidir. Bu sürek Kalender Çelebi, Seyit Rıza gibidir. Bin yıllar, bu süreğe karşı imha ve asimilasyonu dayatmıştır. Öyle ki; binlerce Kızılbaş kanı, kellesi bu uğurda verilmiştir. Biatte, biat etmeyen Alevi kızları, Alevi çocukları ve yaşlıları hak ile hakikat, ortak hafızamızdaki güzelliğin temsilcileri olmuşlardır. En kötü ve zor gününde inancının gereğini yaşayanlar, bugün dün olduğu gibi Muaviye’nin, Yavuz Sultan Selim’in ve Küfelilerin saldırılarına maruz kalmaktadırlar.</p>
<p>Siyasal İslam Aleviler içerisinde Türkçü ve ırkçı bir şekilde örgütlenmek istemektedir. Buna kapılarını açan bizler dardayız.</p>
<p>Dejenere edilen 1930’lardan kalma Kuran’ın Türkçeleştirilmesi ezanın Türkçe okunması Türkçe Kelimeyi Şahadet getirilmesi gibi ırkçı yaklaşımları yeni keşfedilmiş “Alevilik” olarak topluma yutturmaya çalışmaktadırlar. Uzun yıllardır Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından eğitilerek Aleviler içerisine gönderilen Türk İslamcı, mürüvvetsiz çakmalar Alevi asimilasyonunu her alana, özellikle de Kürt Alevilerinin yaşadığı alanlara yaymaktadırlar&#8230; Toplumun iyi niyetini suiistimal edilerek pişkin bir egemenlikle Alevi toplumunu asimile etmeyi sürdürmektedirler. Bu durum hayli ilerlemiş gözükmektedir. Yerel bölgede Alevi dedeleri, toplumun önderleri dışlanarak ikincil plana itilerek dikmeler furyası başlatılmış bulunmaktadır. “Siz cahilsiniz, bilmiyorsunuz” diye başlayan cümlelerle, asimilasyonu içselleştirme çalışmaları yürütmektedirler. “Siz bilmiyorsunuz” diye Alevilere ahkâm kesenlere karşı duramadığımız için dardayız.</p>
<p>Alevi toplumunun ortak aklı ve örgütlerimizin çabaları, bu asimilasyonu durdurmaya, önünü almaya yetmemektedir. Çünkü Devletin imkânlarını, Diyanet İşleri Başkanlığının zihniyetini ve Küfelilerin ihanetini arkasına almış bu asimilasyoncular ordusu giderek toplumun tüm kesimlerine sızdırılmaktadır.</p>
<p>Bu saldırılar karşısında Alevi geleneğinin her daim temsilcisi Kerbela’nın evlatları direnmesini bilmelidir. Bizler dedelik kurumuna sahip çıkarak, talip olmanın hukukunu işleterek bu asimilasyon surecine karşı çıkabiliriz. Bize gerilikmiş gibi sunulan Alevi değerlerine, babadan oğla geçen dedesine, pirine, mürşidine, ziyaretine, dergâhına, ocağına niyaz ederek, taşını öperek, toprağını yiyerek, ağacına bez bağlayarak, cemde semaha durarak,  cenazesinde deyiş söyleyerek karşı koymalıyız.</p>
<p>Başkalarına benzeşerek Alevi olunamaz. Başkalarının gerilik, ilkellik, saçmalık olarak tartışmaya getirmek istediği Aleviliğe dair her şeyin aslında Alevilik olduğunu bilerek kendimizi korumalıyız. Kendimiz oldukça dardan inebiliriz. Kendimiz olarak değerlerimize laik olabiliriz.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/basimiz-onde-dardayiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
