<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sivas &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/sivas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 10:55:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Sivas &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alevi asimilasyonu devam ediyor</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevi-asimilasyonu-devam-ediyor/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevi-asimilasyonu-devam-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:55:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[4+4+4 eğitim sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi beklentileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Bektaşi Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dedeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dernekler Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi halkları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel sansür]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurum ve kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumlarının kongreleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgünlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[alevi sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasal haklar]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlikçi yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[Garip Dede Dergahı]]></category>
		<category><![CDATA[Gazi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[inançsal gerçeklik]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Celal Fırat]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal ve siyasal yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni söylemler]]></category>
		<category><![CDATA[teolojik Alevilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevi-asimilasyonu-devam-ediyor/</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Pir Sultan’ım eydür şunda çok keramet var insanda o cihanda bu cihanda Ali’ye saydılar bizi&#8221; (Pir Sultan Abdal) Alevi kurumlarının kongreler sürecine girdiğini ve kendilerini yenilediklerini geçen yazılarımda vurgulamıştım. 11&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="Text">
<p style="text-align: left;"><em>&#8220;Pir Sultan’ım eydür şunda<br />
çok keramet var insanda<br />
o cihanda bu cihanda<br />
Ali’ye saydılar bizi&#8221; </em><strong>(Pir Sultan Abdal)</strong></p>
<p style="text-align: left;">Alevi kurumlarının kongreler sürecine girdiğini ve kendilerini yenilediklerini geçen yazılarımda vurgulamıştım. 11 Nisan’da Alevi dernekler Federasyonu (ADF) ve 25 Nisan’da ise Alevi Bektaşi Federasyonu’nun (ABF) kongreleri var. Bu kongre sürecinin başarılı geçtiğini söylemek mümkün değil. Alevi toplumu içerisinde dahi gözden ırak geçen bu kongrelerin sadece başkan kim olacak üzerinden yürütülmesi ve Alevi toplumunun beklentilerinin tartışıldığı platformlardan uzak hale gelmesi; Alevi kurumlarımızın çıkmazı olmaktadır. Bu süreçlerin yoğun tartışmaların yapıldığı, toplumun tüm kesimlerine mesaj verecek etkinliklere dönüştüğü kongreler olması gerekir. Sessiz sedasız geçiştiriliyor olmaları, “Bu kurumlarımızın toplumsal beklentilerimizden ne kadar uzaklaştıkları” biçiminde okunmalıdır. Tartışmayan, konuşmayan ve süreçleri, değişimleri okuyamayan bir Alevi kurumu olamaz, olmamalıdır. Bu hafta Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat’ın Alevi örgütlenmesinin temel sorunları ve çözüm önerilerini içeren yazısını sizinle paylaşmak istiyorum:</p>
<p>“Aslında bu soru şöyle sorulmalı; Alevilerin yüzyıllardır çözülen sorunu var mı? Ya da hangi yüzyılda Alevilerin sorunu olmadı? Buna direkt şöyle cevap verebilirdim, biz Alevilerin yüzyıllardır çözülen hiçbir sorunu olmadı. Hatta sorunlarımız çığ gibi büyümeye devam ediyor. Kabul görmeyen tarihsel gerçekliğimiz üzerinde asimilasyon, teolojik olarak Sünni söyleme dayandırılmaya çalışılan Alevilik, ve sosyal alandaki yaşam alanlarımızın daraltılması.</p>
<p>Alevi bilim insanları, araştırmacıları, tarihçileri Alevi tarihine bilimsel yaklaşmak zorundalar. Çünkü her tarihi dönüşüm biz Alevilerin kıyımıyla noktalanmıştır. Bu kıyımların hesabını veremeyen sistemden çözüm beklemek ütopyadır.</p>
<p>Aleviliğin tarihsel tanımı, farklı coğrafyalarla, farklı kültürlerle ilişkilendirilerek bugüne kadar geldi. Aleviliğin tarihsel gerçekliğini kendi sünni kaynaklarına dayandıran araştırmacılar, tarihçiler oldu. Çünkü Aleviliğin sözlü geleneği her dönemde saldırıya maruz kaldı ve hızla asimilasyona uğratıldı.</p>
<p>“Kızılbaş tayfasının katli vaciptir!” fetvaları, derisi yüzülen Nesimi’ler, asılan Pir Sultan’lar, Yavuz’un, Kuyucu Murat’ın katliamlarını meşrulaştırdı. Bu alışkanlık yakın tarihimizde hafızalarımızda derin ve unutulmaz acılar bırakan; Sivas, Maraş, Çorum, Malatya, Gezi, Gazi katliamlarını doğurdu.</p>
<p>Kısacası kendi toplumsal kuram ve kurallarını korumaya çalışan güç, toplum ateşini ölçmek için önce termometreyi bizim üzerimizde denedi. Bu termometre ile haklarını talep eden tüm halkları da sindirmiş oldu. Çünkü Alevilik kimliğimiz, Alevice yaşamamız haksızlıklara karşı duvar örmeyi temel alır. Yapılan her haksızlık karşısında bizi ayakta tutan ve farklı kılan tek şey İmam Hüseyin’in onuru ve cesaretidir.</p>
<p>Teolojik Alevi tanımında ise yine aynı değerde baskı görmüş ve sindirilmiştir. Hepimiz biliriz ki; Alevilik; etnik ve inançsal tüm kültürleri ve farklılıkları bünyesinde barındıran kaynağını Güruh-i Naci’den alan kendi sosyal ve siyasal yapısını oluşturmuş. Ve insanı merkeze koyan bir rızalık kapısıdır.</p>
<p>Aleviler nerede olursa olsun adalet ve insan sevgisi özelliğini asla kaybetmezler. Bu özellik Hz. Ali’nin Anadolu’ya hayat veren sevgisidir. Derin felsefedir. Özgündür, bağımsızdır.  Teolojik tanım içinde inancımızda kendine göre özgündür, şekilcilikten çok özü esas alır. Biçimsel değil, özüdür.</p>
<p><strong>‘Örgütlenmemiz engellendi’</strong></p>
<p>Geleneksel anlamda Ocak- Dede-Talip ilişkisini bu sistemin kendi içinde sağladığı sosyal kontrol mekanizmasını; içi boş tanımlarla işlevsiz hale getirdiler. Örneğin; Alevi dedeleri bilgisiz, cahil sayıldı. ‘Dedelik Alevilik içinde bir kurumdur’ algısı yok edildi. Onlara göre “Bir Alevi dedesinin kentlerde Aleviliği sürdürmesi imkansızdı.” Çünkü kentlerde “yüksek kültür” vardı! Dede ancak cenaze kaldırabilir, nikah yapabilir ya da kısa yapılan eğitim cemlerini sürdürebilirdi. Alevi dedeleri de bu sosyal kurmacayı benimsedi. Ve Sünni inancına dayandırılan bir kişilikle karşımıza çıktı. Ocaksız Alevi dedelerini doğuran bu asimilasyonla, sürekli yorumlanan ve tanımlanan bir Alevilik kafamızı karıştırdı. Bizi tuhaf ve alışık olmadığımız ve alışamayacağımız bir tanıma sürüklemeye çalıştılar. Bu devam etmektedir.</p>
<p><strong>‘Çocuklarımızı Alevi kültürü ile yetiştirmemiz engellendi’</strong></p>
<p>Tüm bu baskılar Aleviliği işlevsiz hale getirmiş, dengesiz temelsiz ve Sünnilik ilkesine dayandırmıştır. Özellikle 4+4+4 sistemiyle aynı bahçede oynayan çocukları ayırıp, çocuk imam yetiştirmeyi hedefleyen sistem çocuklarımızı yaşam alanında fişlemiş sosyal hayat içinde telafisi olmayan yaralar açmıştır.</p>
<p>Bilge ve mürşitlerimizin öğreti ve hikmetleri edebi olarak modern ve seküler dünya algılayışının üzerinde olmasına rağmen, sistemin dayattığı ve örgütlediği yapay algıyla, Alevilik  yorumlayarak çoğulcu anlayış ortadan kaldırılmaya başlanmıştır.</p>
<p>Türkülerimiz, deyişlerimiz, duvaz-ı imamlarımız sürekli sansürlendi. İçeriğinin boşaltılması ve anlamsızlaştırılması için her türlü yöntem denendi. Fakat Aleviler bu asimilasyon politikalarına direnmesini öğrendi ve kendisini yeniden var etme sürecine girdi.</p>
<p>Bu sürecin tek çözümü tüm haksızlıklara uğrayan halklarla beraber ortak hareket etmek , eşitlikçi, ilerici ve barıştırıcı, Anayasal haklara eşit şekilde bakan bir yönetim şeklinin oluşmasını sağlamaktır.</p>
<p>Bunun için öncelikle Alevi kurum ve kuruluşlarının oluşan sosyal ve siyasal yapı içinde kendilerini sorgulamaları gerekmektedir. Yöneticilerin sorumluluk ilkesiyle hareket etmesi ve yapılan tüm katliamların hesabını sorması yanında; inançsal gerçekliğimizi de kabul ettirmesi gerekir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevi-asimilasyonu-devam-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevi uyanışı sürüyor</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevi-uyanisi-suruyor/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevi-uyanisi-suruyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi algısı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dedeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi gençleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi sosyal hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Kute]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[deyişler]]></category>
		<category><![CDATA[direniş geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Düzgün Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ana]]></category>
		<category><![CDATA[ermiş]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[evliya]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[Hemî Tazı]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyni duruş]]></category>
		<category><![CDATA[Kabe]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel zenginlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş]]></category>
		<category><![CDATA[Munzur]]></category>
		<category><![CDATA[Ocakların duman]]></category>
		<category><![CDATA[Ocaxe Bakê]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Tacım]]></category>
		<category><![CDATA[Salmanê Pok]]></category>
		<category><![CDATA[semah]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslam sentezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevi-uyanisi-suruyor/</guid>

					<description><![CDATA[Kandil geceleri kandil oluruz Kandilin içinde fitil oluruz Hakkı göstermeye delil oluruz Fakat kör olanlar görmez bu hali  (Edip Harabi) Alevi uyanışı sürüyor. Binlerce yıllık saldırıların yaratmış olduğu kırgınlık, kızgınlık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kandil geceleri kandil oluruz<br />
Kandilin içinde fitil oluruz<br />
Hakkı göstermeye delil oluruz<br />
Fakat kör olanlar görmez bu hali </em><strong> (Edip Harabi)</strong></p>
<p>Alevi uyanışı sürüyor. Binlerce yıllık saldırıların yaratmış olduğu kırgınlık, kızgınlık ve korkular aşılıyor. Özellikle ana göbekte bulunan -Maraş, Malatya, Adıyaman, Sivas, Dersim, Erzincan, Kayseri &#8211; Kürt Alevileri kendilerini haykırmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyor. Her fırsatta kendisi olmak isteyen Alevilere karşı, Alevileri korkularına mahkum etmeye çalışan devlet ve onun gizli açık kurumlarının bu uyanışı engellemek için yeni korkular, saldırılar ürettiği görülmektedir.</p>
<p>Özellikle Ak Parti çevresinden, siyasi kadroları tarafından körüklenen söylemler, korkuları tetiklemek için bilinçli olarak üretilmektedir. CHP cephesini beslemek istedikleri ve Alevileri CHP’de toparlamak yönünde devletsel bir refleks içinde oldukları görülmektedir. Yıllar devletin Alevi politikalarının değişmediğini asimilasyonun temel bir yöntem olarak devam edeceğini göstermektedir. Gezi’de ortaya çıkan durum her ne kadar devletin Alevi politikasını bir kez daha gözden geçirmesini zorunlu bir hale getirmişse de, devlet içindeki değişik kanatların konu Alevilik olunca ortak bir tavır içinde olduklarına da şahit oluyoruz.</p>
<p>Alevilerin ehlileştirilmesi, Sünnileştirilmesi, devletle ilişkili bir inanç haline getirilmesi için Suriye’de katliamlarda hedef haline getirilerek, evler şahibeli bir şekilde işaretlenerek, İstanbul Şahintepesi, Kartal, Gazi, Diyarbakır cemevlerinde olduğu gibi ibadet yerlerine yönelik provokatif saldırıları gündeme taşıyarak, Alevileri teslim almaya çalışmaktadır.</p>
<p>Teslimiyet benzeşmeyi dayatmaktadır. Yüzlerce “Alevi dedesi” olduğu iddia edilen insan Kabe’ye taşınmıştır. Bununla; Alevi algısı devletin istediği merkeze yönlendirilmek istenmektedir. Merkez asimilasyonun boyutuyla ilgilidir. Devletin Alevileri ne kadar kendisini tanımaz hale getirdiğinin görülmesi açısından ibretlik bir durumdur. Gri pasaportlu dedelerin yeni icraatı olarak bu ziyaret devletin Alevi düşmanlığının resmi olmaktadır.</p>
<p>İnançları devlet merkezli yönetmek isteyen zihniyetin cumhuriyetle yaratmış olduğu Alevilerin, 12 Eylül ile birilikte Sünniliğe geçişinin tamamlanması sürecinin halkları olarak görülmelidir.</p>
<p>1940’lara kadar askeri olarak sağlanan hakimiyet, 1940’lardan 1980’e kadar başta Kürtlük, Alevilik olmak üzere tüm inanç ve farklı kültürlerin bitirildiği, içinin boşaltılarak unutturulduğu yıllar ve 1980 sonrası da asimilasyonun tamamlandığı Türk-İslamcı toplumsal, tekleştirilmiş yapının yaratıldığı yıllar olarak yönetilmiştir.</p>
<p>Kürt siyasetinin 12 Eylül’e karşı yaratmış olduğu direniş, tüm bu planları boşa çıkarırken, planın parçası olanlarla uyanışın çevresinde toparlananların mücadelesi bugün halen devam etmektedir. 12 Eylül’ün ürünleri Alevi asimilasyonunun tamamlanan kesimi, din değiştirmiş kesimi olurken, Kürt siyaseti kendi özüne bağlı, kendisi olan Aleviliğin arkasında durmuştur. Değerlerin yaşatılması, binlerce yıllık kültürel ve sosyal değerlerin yeni nesillere taşınması için büyük bir direniş vermiştir.</p>
<p>Binlerce Alevi genci bu direnişin bir parçası olarak, Hüseyni bir duruş sergilemiş, Alevi uyanışı, Kürt uyanışının harçları olarak büyük bir miras yaratmışlardır. Bugün Alevi asimilasyonuna karşı en büyük direniş işte bu mirastan beslenmektedir. Alevi sosyal hayatı, kültürel zenginlikleri bu direniş içerisinde toplumun tüm kesimlerine yayılarak büyümekte, itibar görmekte ve birlikte yaşamanın en güzel cephelerinden birini oluşturmaktadır. Alevilik gelişen bir değer olarak, herkesin dikkate alması gereken bir güç olarak artık varlığını hissettirmektedir.</p>
<p>Alevilerin yaşadığı her yerde korkularına teslim olanlar ile direniş geleneğinin temsilcileri arasındaki ayrışma derinleşmekte, Aleviler yeniden deyişler söyleyerek, semaha durmaktadırlar. Saldırı ne kadar büyükse, direnişte o kadar köklü ve derindir. Derinden gelen bir dalga, ses Alevi camiasında dolanmaktadır. Köklerine davet etmektedir. Hak ve hakikate davet etmektedir. Munzur’un, Düzgün Baba’nın, Ali Kute’nin, Elif Ana’nın, Pir Tacım’ın, Ocaxe Bakê’nin, Hemî Tazı’nın, Salmanê Pok’ın&#8230; Nice evliyanın, ermişin ruhu herkesi kendisi etrafında pervane olmaya davet ediyor. Ocakların dumanı tütüyor. Ya Hüseyin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevi-uyanisi-suruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
