<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>pirlik &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/pirlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 10:12:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>pirlik &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alevileri ‘dizayn’ etmek</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:12:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi müttefikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi oyları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[cemevlerinin yasal statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[dedelik]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Dergah]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikası]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlikçi paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi direnişçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Halkların Demokratik Cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Meydanevi]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[seçim süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni-Alevi ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslam sentezi]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu din dersleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/</guid>

					<description><![CDATA[‘Ulu mahşer günü olur divan kurulur Suçlu, suçsuz gelir anda derilir Piri olmayanlar anda bilinir Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’ (Pir Sultan Abdal) Türkiye’de seçim süreci ile birlikte dört bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>‘Ulu mahşer günü olur divan kurulur</em><br />
<em> Suçlu, suçsuz gelir anda derilir</em><br />
<em> Piri olmayanlar anda bilinir</em><br />
<em> Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’</em> <strong>(Pir Sultan Abdal)</strong></p>
<p>Türkiye’de seçim süreci ile birlikte dört bir yandan Alevilerin CHP bünyesinde toparlanması için kampanyaların başladığını görmekteyiz. Aleviliğe yönelik AK Parti ve Başbakan tarafından rahatsızlık veren söylemlerin bilinçli ve sistematik bir şekilde sarf edilmesinin karşısında, CHP’nin bir sığınak olarak resmedilmesi süreci bir devlet politikası olarak yürütülmektedir. Bu süreç Alevilerin varlıkları görünmeden ve de benimsenmeden sürmektedir. Devletin ‘Sünnileri kendi çatısı altında toplama partisi’ AK Parti ve devletin ‘Alevileri kendinde barajlama partisi’ CHP, Alevi siyaseti konusunda hemfikir bir tarzda yol almaktadırlar. Herkes kensine verilen rölü oynamaktadır.</p>
<p>Alevi değerlerinin varlığının önemsenmediği bir sürece daha tanıklık etmekteyiz. Örneğin Alevi oylarının yoğunlaştığı iddia edilen CHP tarafından Alevi kimliğinden dolayı kimse önemsenerek, ciddiye alınarak aday gösterilmemiştir. Buna karşın CHP bünyesinde MHP’li adaylar, cemaatçi adaylar, tüm kritik noktalarda aday gösterilerek sağ ve faşist eğilimler sosyal demokrat kisvesi altında bir daha iktidara taşınmak istenmektedir.</p>
<p>AKP, CHP’nin muhalefette kalması için çalışırken, CHP ise AK Parti’nin iktidarda kalması için çabalamaktadır. CHP’nin seçim sürecinde gösterdiği adaylar bu seçimde iddalı olmadığının kanıtıdır. İstanbul, Ankara, Hatay gibi illerde gösterilen adaylar klasik CHP’yi dahi temsil etmemektedir. Kendisini Gezi sürecinin Partisi olarak lanse etmeye çalışmış ise de, seçim sürecinde Gezi direnişçilerinin talebi olan Demokratik Kent Yönetimleri göz önünde bulundurulmamıştır. Görmek bile istenmemiştir. Klasik belediyeciliğin rant, iktidar, para çemberinde yürüyen anlayışın devamcısı olacağını tercihleriyle göstermiştir. Bu anlamda tüm adaylar, Türk- İslamcı bir karakter arz etmektedirler. Bu da Kürtlerin, Alevilerin, devrimcilerin yok sayılması, ciddiye alınmaması, kimliksel varlıklarının önemsenmemesi anlamına gelmektedir. Söylem düzeyinde ve pratik hayatta İmam Hatipler ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili meseleler; zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması gibi konular, devlet merkezli hiçbir siyasal partinin gündeminde değildir.</p>
<p>Devlet politikalarının değişik renklerdeki savunucuları ve örgütleyicileri açısından Aleviler ‘korkutularak oyları gasp edilmiş ve asimilasyonla sünnileşmeye mahkum edilmiş seçmenler’ olmaktan öte bir anlam ifade etmemektedir. Aynı bakış açısıyla Alevilik, cumhuriyetin kuruluş ideolojisine uygun bir şekilde -Türk- İslam senteziyle- yok sayılarak, varlığı hiçbir şekilde tahammül edilemeyen bir inanç olarak ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Aleviler ile Alevilik arasındaki derin ayrışma, bu politik kesimlerin Aleviler üzerinden rahatça istediklerini yapmaya fırsat vermektedir. Onun içindir ki devletin temel politikası Aleviliğin yok edilmesi; Alevilerin ise benzeştirilerek Türk- İslamcı sentezin malzemesi, yedeği haline getirilmesidir.</p>
<p>İşte böylesine bir süreçte yürütülen yok etme ve asimilasyon sürecine karşı direnen, varlığını cılız da olsa hissettirmeye başlayan, ‘Yaşayan Aleviliğe’ karşı amansız bir saldırı kampanyası geliştirilmektedir. Birçok kesim cemevleri merkezli Aleviliğin devlet bünyesi ile bütünleşmesinin zamanı geldiğini, bu yapılamazsa Aleviliğin kendi değerleri ile buluşarak devlete problem olacağını söyleyip akıl vermektedir. Kimileri, artık Aleviler için gerekli adımlar atılmazsa, Alevilerin yeni bir din ile ortaya çıkabileceklerini söyleyerek, hedef göstermektedir. Bu saldırılar, geldiği cephe açısından anlaşılırdır. Anlaşılamayan ise, Türk- İslam sentezine ve CHP’nin inkarcı asimilasyoncu politikalarına Alevileri mahkum etmek isteyen ve kendine ‘aydın’ diyen kimi çevrelerdir.</p>
<p>Bu gibi çok sayıda çevrenin nereden beslendiği bilinmektedir. Türkiye’nin yeniden dizayn edilmesi sürecinde Alevileri dizayn etmekle görevli kimi doçent, doktor, prof, öğretim üyesi sıfatlı devlet kadroları Alevilerin algısını yönlendirme mücadelesi içine girmişlerdir.</p>
<p>Bunun temel sebebi yaşayan Aleviliğin kendisini var etme sürecinde yarattığı özgürlükten, demokrasiden ve insan haklarından yana olan tavrıdır. Yaşayan Aleviliğin müttefiki ve ittifakları eşitlikçi, paylaşımdan yana, özgürlüklerin teminatı olan, halkların demokratik hareketidir. Gezi sürecinde öznesi olan ‘kendimi ve kentimi ben yönetmek istiyorum’ diyen ‘Halkların Demokratik Cephesi’dir. Ve bu cephenin devletçi Türk- İslamcı kesimleri korkuttuğu gün gibi açıktır. Hiçkimse, hiçbir gerekçe ile Alevileri katillerine oy vermeye davet edecek kadar kirli olamaz, pişkin olamaz. Alevilere bundan daha kötü ve daha ahlaksızca birşey dayatılamaz. Maraş’ın kanı kurumamıştır. Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin Mazlum’ların kanı ellerinde olanlar, Alevi toplumunun içinde elini kolunu sallayarak gezemez, gezdirilemez. Böyle bir utanca Alevilerin ortak olması düşünülemez. Korkularla siyaset yapılmamalı, korkudan katillere boyun eğilmemelidir. Korkmamak Alevi olarak kalabilmek, değerlerine sahip çıkabilmektir. Binlerce yıldır değerler topluluğu olarak var olan Alevilik; yoluna, atasına, insanına sahip çıkmayı sürdürecektir. Alevi olmanın şartı, Alevilik ve onun değerler dünyasının parçası olabilmektir.</p>
<p><strong><em>‘Geldiğiniz hak kapısı. Durduğunuz Mansur darı. Döktüğün varsa doldur. Ağlattığın varsa güldür. Yıktığın varsa kaldır. Gelme gelme! Dönme dönme! Gelenin malı, dönenin başı bu yolda! Gördüğünü ört, görmediğini söyleme. Sen sana sahip ol, seni senden aldık sana verdik.’ ‘Bu yol uzun bir yoldur gidemezsin. Demirden çarıktır giyemezsin. Demirden leblebidir yiyemezsin. Ateşten gömlektir giyemezsin! Geldin gördün. Gelme gelme, dönme dönme. İkrarını bozarsan ikrarın boynuna kement olsun mu? İkrarınızdan dönmeyeceğinize dağlar, taşlar, ağaçlar şahit olsun mu? Ay gün şahit olsun mu? Gece ve gündüz şahit olsun mu? Ayin-i cem erenleri şahit olsun mu?’</em></strong> (dar gülbangından) Gerçeğe hü!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevilik, değerler toplamıdır</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:04:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi eğilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[benzeşme]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[dedelik]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Dergah]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bütçesi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[devletleşme]]></category>
		<category><![CDATA[devşirme]]></category>
		<category><![CDATA[dini merkezileşme]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlikçi paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Hallacı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[içsel müdahaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[katledilen Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[krallık]]></category>
		<category><![CDATA[kutsal yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Meydanevi]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Padişah]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahı Şehidan Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Seyid Rıza]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[zulme karşı duruş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/</guid>

					<description><![CDATA[“oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken cümlenin rızkını veren ol gani settar iken yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem” 90 yıllık cumhuriyet Alevileri bitirme&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken</em><br />
<em> yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken</em><br />
<em> cümlenin rızkını veren ol gani settar iken</em><br />
<em> yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem”</em></p>
<p>90 yıllık cumhuriyet Alevileri bitirme noktasına getirdiği gibi Aleviliği de bitirmek için içeriden ve dışarıdan müdahalelerini yoğunlaştırmıştır. Özellikle Alevilerin temel kurumları olan Pirlik, Rehberlik, Dedelik makamları, Cemevi, Meydanevi, Dergah, Ocak gibi kutsal yerleri tanımaz hale getirip, anlamsal değerlerini çarpıtarak kendisine ve tarihine düşman bir hale getirtmek için çalışmaktadır.</p>
<p>Hiçbir zaman merkezileşmemiş, piramid dizaynı içinde örgütlenmemiş, “elele el hakka” demiş olan, her talibin Pir’e Pirlerin mürşide ve Mürşidlerin bir Pir’e talip olup ikrar verdikleri, toplumsal ortakçı bir sosyal yapıdan, hilafet gibi, Padişah gibi, krallık gibi örgütlenmeler çıkarılmak istenmektedir. Bölgesel, yerel ihtiyaçların karşılanması, sosyal hayatın eşitlikçi bir paylaşım üzerinden sağlanmasını hedefleyen Aleviler, Alevilik, bugün bireyin kendisini örgütlediği paylaşımda mülkiyetçiliğin öne çıktığı bir süreci yaşamaktadır. Buna paralel en büyük dergah, en büyük ocak, en büyük pir adı altında Alevi ruhunu, felsefesini zedeleyen hareketler bizzat devlet merkezli örgütlendirilmektedir. Özellikle Yavuz Sultan Selim döneminde başlatılan Osmanlının Aleviliği dizayn etme ve kendisine benzeştirme, kendi amaçları için kullanma aracı olarak gördükleri örgütlenme biçimini bugün tekrardan gündeme getirerek, Alevi direnişini, varlık gerekçesini ve varolma biçimini ortadan kaldırmak istemektedirler.</p>
<p>Devletin teorik olarak örgütlenmesine katkı sunduğu ve giderek maddi karşılığıyla da desteklediği bu çalışma, çalışmalar Alevi hareketinin kontrol altına alarak bitirilmesini hedeflemektedir. Yavuzla başlayan ve devam eden bu durum son dönemde Alevi eğilimlerinin tümüne ayrı ayrı dini merkezileşme dayatılmaktadır. “Birlik olalım” “Dergahta birlik” adı altında devletleşme, devletin öngördüğü örgütlenmeyi yaratarak, devletle bütünleşme “devlet bütçesinden yararlanma hakkımız” gibi söylemlerle de devletin Aleviliğin iç işleyişine müdahalesinin meşru zeminin yaratılması hedeflenmektedir.</p>
<p>Yılların vermiş olduğu zorluklar, yenilgiler, acılar, bu eğilimlerin kendisini örgütlemesine imkan sağlamaktadır. Devletin yaratmış olduğu asimilasyon, kendini bilmezlik, yoksulluk, Aleviliğin değerlerinin anlamsızlaştırılması, bu kesimlerin Aleviler üzerinde örgütlenmesini kolaylaştırmaktadır.</p>
<p>Benzeşmek, bitmektir. Alevileri, Alevi yapan başkasına benzemiyen sosyal kültürel ve inançsal farklı duruşları, sosyal eşitlgikçi, paylaşımcı yanlarıdır. Eğer bunları ortadan kaldırırsak eleştirdiklerimize, kabul etmediklerimize benzeşirsek, Alevi olmanın ne anlamı kalabilir ki?</p>
<p>Eğer “kula kulluk” yapılacaksa Alevi olmanın ne faydası olur? Haksızlıklara menfaatler için karşı konmayacaksa Halac-ı Mansur, Nesimi, Pir Sultan, Hüseyin demenin ne manası kalır? Harama ortak olunacaksa, yenecekse, Aleviyim demenin kime faydası olur?</p>
<p>Alevilik, bir değerler toplamıdır. Binlerce yıllık değerlerine sahip çıkmak ve yaşatmak için ölümü göze almaktır. Yüzbinlerce Alevi; yaşam biçiminden sosyal adalet anlayışından geri adım atmadığı için katledilmiştir. Katledilenler büyük bir mirası bizlere bırakmışlardır. Aleviler, bu mirasın ya varisidir; ya da değildir. Alevi olduğunu söyleyenler atalarına saygının gereği olarak öyle durmak, öyle davranmak, yolun hakkını vermek zorundadırlar.</p>
<p>Pir Sultan, Seyid Rıza ve Şah’ı Şehidan Hüseyin bir masal kahramanı, bir hikaye değildir. Yaşanmamışlıktır. Tamamiyle canlı hayatın parçası, gerçeği ve duruşudur. Büyüklüğün değil, eşitliğin, paylaşımcılığın, zulme karşı durmanın adıdır. Mevki makam köşe kapma hiç değildir.</p>
<p>Haq darında doğru ve yanlış, iyi ve kötü ayrışır. Hiç kimse bu darın hilekarı olamaz çünkü bu meydan Kerbela meydanıdır. Divanı Hallacı Mansur’dan Nesimi’den Pir Sultan’dan oluşmaktadır. Herkes bunu bilmelidir. Ona göre konuşmalı, yola layık olmanın gereğini yapmalıdır. Hak ve hakkikat için yola turab olamayanlar, bu yolu yürüyemezler. Yürüdüğünü söyleyenler iddia edenler Osmanlı’nın devşirmeleri, devletin Aleviliği bitirmek için içimize saldığı hainlerden ibarettir. İtibarları Kerbela’da küfeli kadardır. Dersim’de Rayber kadardır. Lanetlidir.</p>
<p>Onun içindir ki; her ocak, pir, mürşit, dergah, evliya, dervişin değeri yeri makamı ikarıan sadık kaldığı kadar, haq’a hizmeti hakikate katıldığı, hükmü evrensel değerler içinde demokratik, paylaşımcı ve sosyal adaleti kadardır. Hiçbiri diğerinden üstün değil, ama birbirine ikrar vermişlerin hukuku içindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Direnişçilerimiz; Pirlerimiz</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/direniscilerimiz-pirlerimiz/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/direniscilerimiz-pirlerimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 04:29:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dedeleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Bektaşiler]]></category>
		<category><![CDATA[dedelik]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik karakter]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik tartışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini önderler]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksellik]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı Bektaş Dergahı]]></category>
		<category><![CDATA[inanç değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nakşi şeyhleri]]></category>
		<category><![CDATA[ocaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[pirler]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/direniscilerimiz-pirlerimiz/</guid>

					<description><![CDATA[“El Ele El Hakka” Son dönemlerde Aleviler arasında suni bir şekilde yaratılan tartışmalardan bir tanesi de ocak ve pirlerin toplum içindeki rolleri konusudur. Aleviliğin ve Alevilerin bugüne gelmesinde büyük bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“El Ele El Hakka”</em></p>
<p>Son dönemlerde Aleviler arasında suni bir şekilde yaratılan tartışmalardan bir tanesi de ocak ve pirlerin toplum içindeki rolleri konusudur. Aleviliğin ve Alevilerin bugüne gelmesinde büyük bir emek sahibi olan ocakların, pirlerin tartışmaya yatırılması, bunun da özellikle Aleviler dışındaki kesimlerin baskısıyla, etkisiyle başlatılması olumlu bir duruma işaret etmemektedir. Çünkü; ocaklar ve pirler özgünlüklerini korumalıdır!</p>
<p>Aleviliğe bir papalık gibi, bir halifelik gibi, bir diyanet işleri başkanlığı gibi yaklaşım yanlıştır. Diğer dinler de böyle, bizde de böyle olalım yaklaşımı doğru değildir. Böyle bir bakış, Aleviliğin tarihsel oluşumuna, bugüne kadarki yaşam biçimine de terstir. Çeşitli ocaklar vardır, dedeler vardır. Bunlar hep özgünlüğünü korumuşlardır. Özgünlükleri, onları var eden temel bir unsur olmuştur. Bunu ortadan kaldırmak için yüz yıllardır Aleviler baskılara, saldırılara maruz kalmışlardır. Osmanlı ve özellikle Yavuz Sultan Selim bu konuda birçok girişimde bulunmuş, Alevileri bir merkez de toplayıp kendi etki alanına almak istemiştir. Buna karşı Alevi geleneği kendi özüne sahip çıkan direnişler sergilemiştir. Bu direnişler sayesinde bir çok inanç kültür ortadan kalkarken, Alevilik bugün halen ayakta durmaktadır.</p>
<p>Belirli ortak ilkeleri benimseyen sembolik bazı kurumlar olabilir. Bu kurumlar demokratik tartışmalar süreci içinde ortaya çıkarabilinir. Ama papa, halife, ekümenik gibi yaklaşımlardan kaçınmak gerekir. Bu tür merkezileşme eğilimleri Aleviliğin felsefesine uygun değildir. Tek tanrılı dinlerde peygamber tektir. Yine peygamberi temsilen halifeler ve papalar olmuştur. Bunlar iktidar gücü olarak şekillenmiştir. Baskının temsilcileri olmuşlardır. Ancak Aleviler bir topluluk olarak, tarihte devlet dışı kalmış bir topluluk olarak var olmuşlardır. Bu durum onun demokratik özgürlükçü, toplumcu karakterine de uygun olmuştur. Onu merkezileştirmek bu ruhuna aykırıdır. Onu hedef alan bir durumdur. Bunun inanç boyutunda dayatılması Alevi asimilasyonuna katkı sunmaktır. Benzeştirmektir. Benzeşerek tükenmektir. Bugünlerde Aleviliğimizi tehdit eden en önemli husustur.</p>
<p>Demokratik tartışmalar çerçevesinde beli kurumlaşmalar özgünlüklerini ve özelliklerini kaybetmeden sağlanabilinir. Bunlar tekleşme biçiminde değil, çoğulcu ve farklılıkların zenginlik olarak geliştirilmesi biçiminde olmalıdır. Alevi toplumunun rızasıyla yol alınmalıdır. Alevileri görmeyen, Aleviliği esas almayan başkasına benzemek onlarda olanın bizde de olması biçiminde bir yanlış içine girilmemelidir.</p>
<p>“Dedelik babadan oğla geçer mi?” tartışması zamana bırakılmalıdır&#8230;</p>
<p>Bir husus da pirlik, dedelik kurumudur. Kimileri “dedelik, pirlik kurumu babadan oğla geçiyor, demokratik değil” gibi söylemlerde bulunmaktadır. Bir yönüyle mantıklı gibi de gözükebilir. Modern dünya açısında anlaşılmazda bulunabilinir. Seçimle gelsin denilebilir. Fakat bugün Alevilerin içinde bulundukları durum göz önünde bulundurursak, bu durumun ne kadar yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Bunu tartışmaya açmak da doğru değildir. Bunu ilk denemesi Yavuz Sultan Selim tarafından Hacı Bektaş Dergahına müdahale ederek yapılmak istenmiştir. Bu müdahale Bektaşiler arasında Babağan, Çelebi, Dedegan kollarının yaratılmasına vesile olmuş, Aleviler arasına nifak tohumları bu süreçte atılmıştır. Yine Alevi dedelerini, pirlerini eğitimsiz ve “zındık” diye nitelendirip dergah ve tekkelerin başına 1834 yılında Nakşi şeyhleri atanmıştır. Tüm bu gerçek göz önüne getirilince bu yaklaşımın bir asimilasyon ve bitirme politikasının parçası olduğu görülecektir.</p>
<p>Şimdiye kadar Aleviliği pirlerimiz bu noktaya getirmişlerdir. Onlar direnç noktası olmuşlardır. Bu kadim kurumun Alevilerin en zayıf olduğu, kendisinden kimliğinden koparılmaya çalışıldığı bir süreçte tartışmaya yatırılması iyi niyetli bir durum değildir. Öncelikle Alevilik kendisine gelmelidir. İyi tanımlamalı, örgütlenmelidir. Özgür ve demokratik bir ortama kavuşmalıdır. İleride kendisi, kendi içinde tartışmak isterse tartışabilmelidir. Kendi dinamiği, diyalektiği içinde bir sonuca varabilmelidir.</p>
<p>Ama bugün dedelik, pirlik makamları babadan oğla geçmek suretiyle doldurulmakta, hizmet vermektedir. Bunu yanlışlayan bir tutum içinde olunmamalıdır. Bu tür iddiaları olanlar olduğu zaman, bunun doğru bir zaman olmadığı hatırlatılmalıdır. “Erken tartışmalardır” denilmelidir, önü alınmalıdır. Alevi dedeler tarihte rol oynamışlar, inançlarımızı buraya kadar getirmişlerdir. Bu nedenle şimdi demokratlık adına bunları dışlamak doğru değildir. Belki Aleviler özgürleştiği, demokratik karaktere kavuştuğu, biraz daha özgür tartışma imkanları olduğu zaman, manipülasyona açık olmayan bir ortam içinde tartışmak isteyebiliriler. Zamanı gelindiğinde bu tür şeyler de belki kendi iç diyalektiği içinde tartışılacaktır. İnanç önderlerinin farklı biçimde tespit edilmesi, farklı eğitim kurumları sonucu oluşması gibi çeşitli alternatifler ileri sürülebilir. Ama şu anda mevcut geleneksel durum varlığını korumalıdır. Bu direngen noktanın korunması gerekmektedir. Bugün yok edilmek istenen süreçte bu kadar baskı altında, bu kadar yönlendirme altında gelenekselliği, gelenekselden aldığı değerleri tartışmak, farklı bir noktaya çekmek doğru değil. İyi niyetli bir yaklaşım da değildir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/direniscilerimiz-pirlerimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
