<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>pirler &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/pirler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 09:50:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>pirler &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yaşayan Alevilik</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/yasayan-alevilik/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/yasayan-alevilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 09:50:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[12 hizmetler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[bilgi kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[Cem evleri]]></category>
		<category><![CDATA[çura]]></category>
		<category><![CDATA[dar]]></category>
		<category><![CDATA[dejenere değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Direniş]]></category>
		<category><![CDATA[gelecek nesiller]]></category>
		<category><![CDATA[hakikat yolcuları]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet hak için]]></category>
		<category><![CDATA[içsel müdahaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[itikat]]></category>
		<category><![CDATA[kendini bulma]]></category>
		<category><![CDATA[köy odaları]]></category>
		<category><![CDATA[modern dünya]]></category>
		<category><![CDATA[mürşidler]]></category>
		<category><![CDATA[otantik değerler]]></category>
		<category><![CDATA[pirler]]></category>
		<category><![CDATA[popüler kültür]]></category>
		<category><![CDATA[ritüeller]]></category>
		<category><![CDATA[şehirleşme]]></category>
		<category><![CDATA[semah]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi baskı]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal hiyerarşi]]></category>
		<category><![CDATA[sözlü tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[talipler]]></category>
		<category><![CDATA[tembur]]></category>
		<category><![CDATA[üç telli tembur]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan Alevilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/yasayan-alevilik/</guid>

					<description><![CDATA[Bilmem sünnetleri yar yar bilmem farzları Haq için bir niyaz bana yetmez mi Alyız, nasihat bu çok sözlere Haqa hoş gelecek bir öz yetmez mi (Mücrimî) Alevi asimilasyonunun en derinden&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Bilmem sünnetleri yar yar bilmem farzları</em><br />
<em> Haq için bir niyaz bana yetmez mi</em><br />
<em> Alyız, nasihat bu çok sözlere</em><br />
<em> Haqa hoş gelecek bir öz yetmez mi</em> <strong>(Mücrimî)</strong></p>
<p>Alevi asimilasyonunun en derinden yaşandığı ve giderek tüm alanlara derinlemesine işlendiği yıllardan geçmekteyiz. Hiçbir dönem Alevilik bu kadar kendi değerlerinden, yaşam ve itikatından uzaklaştırılamamış, kendisine yabancılaştırılamamıştır. Katliamlar başta olmak üzere siyasi baskı ve içsel müdahaleler Aleviğin bu denli biçimsel bir itikat olmasına neden olamamıştır. Aksine her saldırı Aleviliğin kendisini yeniliyerek inancın özünü koruyarak bugünlere kadar, özüne bağlı kalarak taşımasına vesile olmuştur.</p>
<p>Saldırının büyüklüğü ve asimilasyonun derin etkilerine karşı koyuş, Alevi cephesinde yaşanmaktadır. Sessizce her alanda yaşanan bu direniş her gün kendisini hissettirmeye başlamıştır. Yaşayan Alevilik olarak bunu adlandırmak mümkündür. Otantik değerlere bağlı, geçmişin seslerinde, kayıtlarında, hafızalarda kendisini bulmaktadır. Asimilasyona karşı da hergün itibarı yükselen bir set çekmeye başlamıştır. Bu durum Aleviler açısından tarihi öneme sahiptir.</p>
<p>Muhabetlerde yükselen temburun sesine eşlik eden semahın ahenki, yaşayan Aleviliğin temsili olarak bugüne gelmiştir. Özün temsiliyetini bulduğu mekanlar bilgi edinmek isteyenlere kapılarını açmaya başlamıştır. Köy odalarında toplanan yol erenlerinin muhabetinde, sürekli devam etmektedir. Sürekli buradayım demektedir. Şeklin şehirlerde cem evlerinde ete kemiğe büründüğü günümüzde, şehirleşmenin kuşatmasından uzak, şekli mekanlara hapsedilmek istenen Aleviliğe karşı ocakların tekrar dumanları tüttürülmüştür. Düne kadar köşe bucak saklanan ve sessizliğe bürünen haqın ve haqikatin yolcuları seslerini duyurmanın ve asimilasyona karşı seslerini yükseltme arayışına girmişlerdir. Düne kadar kapılarını kimseye açmayan hakikat yolcuları giderek asimilasyonun hakim olduğu Alevilik resmine ‘dur’ demek ve varlıklarını hissettirmek için aşk ile semah durmuşlardır.</p>
<p>Yokluğun, tanrısal varlığıyla birlikte üretip, birlikte paylaşımın izlerini, tarihin derinliklerinden alıp bugüne getirdikleri değerlerini kamuoyuyla paylaşma arzusunu her alanda dile getirmeye başlamışlardır. Yok edilmek istenen sosyal hiyerarşinin varlığını ve temsiliyetini yeniden inşa etme arayışına girmişlerdir.</p>
<p>Taliplerin pirlere, pirlerin mürşidlere, mürşidlerin yeniden pirlerine ikrar verek, “el ele, el haqa” diyerek, görgülerini görüp haqikat yoluna girmesinin sağlanması istenmektedir. Haq ile haqikat olmanın, haqikat için dara durmanın sağlaması üzerinden varlığını koruma çabaları her alanda yoğunlaşmaya başlanmış, çuranın, üç telli temburun efsanevi dönüşü başlanmıştır.</p>
<p>Aleviliğin özünün yok edilmeye başlandığı, bazı ritüellerin Alevilik diyerek şekle büründüğü süreçte bu çıkış büyük anlam ifade etmektedir. Anlamsızlaştırlmak istenen cem ve 12 hizmetler başta olmak üzere tüm alanlarda özün yeniden yakalanması çabası önem kazanmıştır. Kendini arayış, popüler kültürle piyasaya sürülen, dejenere edilen değerlerin giderek otantik değerlerin öne çıkmasıyla temizlenmesi kendini bulma sürecine doğru evrilmiştir. Kendini arama, değerlere ulaşma ve onları tekrar toplumla buluşturma süreci içerisinde herkese görev düşmektedir. Özellikle giderek aramızdan bir bir ayrılan ve yaşayan Aleviliğin temsilcilerinin gün yüzüne çıkarılması, birer hazine gibi yaklaşılarak kayıtlarının alınması hayati bir önemdedir. Sözlü tarihe sahip olan biz Alevilerin saldırılara karşı tek direngen noktamız yaşayan Aleviliktir. Sessizliğini bozan ve gün yüzüne çıkmak isteyen bu tarihi; artık modern dünyanın ihtiyaçlarına ve imkanlarına göre örgütlemek ve paylaşıma açmamız gerekmektedir. Gelecek nesillerin bilgi kaynaklarının yaratılması önümüzde görev olarak durmaktadır.</p>
<p>Hizmet hak içindir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/yasayan-alevilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Direnişçilerimiz; Pirlerimiz</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/direniscilerimiz-pirlerimiz/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/direniscilerimiz-pirlerimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 04:29:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dedeleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Bektaşiler]]></category>
		<category><![CDATA[dedelik]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik karakter]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik tartışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[dini önderler]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksellik]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı Bektaş Dergahı]]></category>
		<category><![CDATA[inanç değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nakşi şeyhleri]]></category>
		<category><![CDATA[ocaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[pirler]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/direniscilerimiz-pirlerimiz/</guid>

					<description><![CDATA[“El Ele El Hakka” Son dönemlerde Aleviler arasında suni bir şekilde yaratılan tartışmalardan bir tanesi de ocak ve pirlerin toplum içindeki rolleri konusudur. Aleviliğin ve Alevilerin bugüne gelmesinde büyük bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“El Ele El Hakka”</em></p>
<p>Son dönemlerde Aleviler arasında suni bir şekilde yaratılan tartışmalardan bir tanesi de ocak ve pirlerin toplum içindeki rolleri konusudur. Aleviliğin ve Alevilerin bugüne gelmesinde büyük bir emek sahibi olan ocakların, pirlerin tartışmaya yatırılması, bunun da özellikle Aleviler dışındaki kesimlerin baskısıyla, etkisiyle başlatılması olumlu bir duruma işaret etmemektedir. Çünkü; ocaklar ve pirler özgünlüklerini korumalıdır!</p>
<p>Aleviliğe bir papalık gibi, bir halifelik gibi, bir diyanet işleri başkanlığı gibi yaklaşım yanlıştır. Diğer dinler de böyle, bizde de böyle olalım yaklaşımı doğru değildir. Böyle bir bakış, Aleviliğin tarihsel oluşumuna, bugüne kadarki yaşam biçimine de terstir. Çeşitli ocaklar vardır, dedeler vardır. Bunlar hep özgünlüğünü korumuşlardır. Özgünlükleri, onları var eden temel bir unsur olmuştur. Bunu ortadan kaldırmak için yüz yıllardır Aleviler baskılara, saldırılara maruz kalmışlardır. Osmanlı ve özellikle Yavuz Sultan Selim bu konuda birçok girişimde bulunmuş, Alevileri bir merkez de toplayıp kendi etki alanına almak istemiştir. Buna karşı Alevi geleneği kendi özüne sahip çıkan direnişler sergilemiştir. Bu direnişler sayesinde bir çok inanç kültür ortadan kalkarken, Alevilik bugün halen ayakta durmaktadır.</p>
<p>Belirli ortak ilkeleri benimseyen sembolik bazı kurumlar olabilir. Bu kurumlar demokratik tartışmalar süreci içinde ortaya çıkarabilinir. Ama papa, halife, ekümenik gibi yaklaşımlardan kaçınmak gerekir. Bu tür merkezileşme eğilimleri Aleviliğin felsefesine uygun değildir. Tek tanrılı dinlerde peygamber tektir. Yine peygamberi temsilen halifeler ve papalar olmuştur. Bunlar iktidar gücü olarak şekillenmiştir. Baskının temsilcileri olmuşlardır. Ancak Aleviler bir topluluk olarak, tarihte devlet dışı kalmış bir topluluk olarak var olmuşlardır. Bu durum onun demokratik özgürlükçü, toplumcu karakterine de uygun olmuştur. Onu merkezileştirmek bu ruhuna aykırıdır. Onu hedef alan bir durumdur. Bunun inanç boyutunda dayatılması Alevi asimilasyonuna katkı sunmaktır. Benzeştirmektir. Benzeşerek tükenmektir. Bugünlerde Aleviliğimizi tehdit eden en önemli husustur.</p>
<p>Demokratik tartışmalar çerçevesinde beli kurumlaşmalar özgünlüklerini ve özelliklerini kaybetmeden sağlanabilinir. Bunlar tekleşme biçiminde değil, çoğulcu ve farklılıkların zenginlik olarak geliştirilmesi biçiminde olmalıdır. Alevi toplumunun rızasıyla yol alınmalıdır. Alevileri görmeyen, Aleviliği esas almayan başkasına benzemek onlarda olanın bizde de olması biçiminde bir yanlış içine girilmemelidir.</p>
<p>“Dedelik babadan oğla geçer mi?” tartışması zamana bırakılmalıdır&#8230;</p>
<p>Bir husus da pirlik, dedelik kurumudur. Kimileri “dedelik, pirlik kurumu babadan oğla geçiyor, demokratik değil” gibi söylemlerde bulunmaktadır. Bir yönüyle mantıklı gibi de gözükebilir. Modern dünya açısında anlaşılmazda bulunabilinir. Seçimle gelsin denilebilir. Fakat bugün Alevilerin içinde bulundukları durum göz önünde bulundurursak, bu durumun ne kadar yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Bunu tartışmaya açmak da doğru değildir. Bunu ilk denemesi Yavuz Sultan Selim tarafından Hacı Bektaş Dergahına müdahale ederek yapılmak istenmiştir. Bu müdahale Bektaşiler arasında Babağan, Çelebi, Dedegan kollarının yaratılmasına vesile olmuş, Aleviler arasına nifak tohumları bu süreçte atılmıştır. Yine Alevi dedelerini, pirlerini eğitimsiz ve “zındık” diye nitelendirip dergah ve tekkelerin başına 1834 yılında Nakşi şeyhleri atanmıştır. Tüm bu gerçek göz önüne getirilince bu yaklaşımın bir asimilasyon ve bitirme politikasının parçası olduğu görülecektir.</p>
<p>Şimdiye kadar Aleviliği pirlerimiz bu noktaya getirmişlerdir. Onlar direnç noktası olmuşlardır. Bu kadim kurumun Alevilerin en zayıf olduğu, kendisinden kimliğinden koparılmaya çalışıldığı bir süreçte tartışmaya yatırılması iyi niyetli bir durum değildir. Öncelikle Alevilik kendisine gelmelidir. İyi tanımlamalı, örgütlenmelidir. Özgür ve demokratik bir ortama kavuşmalıdır. İleride kendisi, kendi içinde tartışmak isterse tartışabilmelidir. Kendi dinamiği, diyalektiği içinde bir sonuca varabilmelidir.</p>
<p>Ama bugün dedelik, pirlik makamları babadan oğla geçmek suretiyle doldurulmakta, hizmet vermektedir. Bunu yanlışlayan bir tutum içinde olunmamalıdır. Bu tür iddiaları olanlar olduğu zaman, bunun doğru bir zaman olmadığı hatırlatılmalıdır. “Erken tartışmalardır” denilmelidir, önü alınmalıdır. Alevi dedeler tarihte rol oynamışlar, inançlarımızı buraya kadar getirmişlerdir. Bu nedenle şimdi demokratlık adına bunları dışlamak doğru değildir. Belki Aleviler özgürleştiği, demokratik karaktere kavuştuğu, biraz daha özgür tartışma imkanları olduğu zaman, manipülasyona açık olmayan bir ortam içinde tartışmak isteyebiliriler. Zamanı gelindiğinde bu tür şeyler de belki kendi iç diyalektiği içinde tartışılacaktır. İnanç önderlerinin farklı biçimde tespit edilmesi, farklı eğitim kurumları sonucu oluşması gibi çeşitli alternatifler ileri sürülebilir. Ama şu anda mevcut geleneksel durum varlığını korumalıdır. Bu direngen noktanın korunması gerekmektedir. Bugün yok edilmek istenen süreçte bu kadar baskı altında, bu kadar yönlendirme altında gelenekselliği, gelenekselden aldığı değerleri tartışmak, farklı bir noktaya çekmek doğru değil. İyi niyetli bir yaklaşım da değildir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/direniscilerimiz-pirlerimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
