<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Pir &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/pir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 10:15:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Pir &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Dağın filozofları</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:15:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dervişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi deyişleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[aşk ile]]></category>
		<category><![CDATA[dağ filozofları]]></category>
		<category><![CDATA[direniş kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Ebul Vefa]]></category>
		<category><![CDATA[egemenler]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan-Malatya yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Baba]]></category>
		<category><![CDATA[fitne fesat]]></category>
		<category><![CDATA[gülbanglar]]></category>
		<category><![CDATA[Hallacı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Kalenderim kalenderim]]></category>
		<category><![CDATA[Kantarma]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[mistisizm]]></category>
		<category><![CDATA[müzikal derinlik]]></category>
		<category><![CDATA[nefesler]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Pir]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Í Firik]]></category>
		<category><![CDATA[Pir İvo]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Momad]]></category>
		<category><![CDATA[popüler kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal örgütlenme]]></category>
		<category><![CDATA[sözlü tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Spartaküs]]></category>
		<category><![CDATA[Şuhreverdi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[sürgün]]></category>
		<category><![CDATA[Tacım Í Gir]]></category>
		<category><![CDATA[talipler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/</guid>

					<description><![CDATA[Gecenin karanlığında aracımız Elbistan-Malatya yolundan Kantarma sapağına döndüğünde tarihin köklü bir mekanına adım attığımızı biliyorduk. Geçmişin derinliklerinden gelen Alevi geleneğin son temsilcilerinden birini daha uğurlamanın tanığı olacaktık. Tarih, binlerce yıldır&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gecenin karanlığında aracımız Elbistan-Malatya yolundan Kantarma sapağına döndüğünde tarihin köklü bir mekanına adım attığımızı biliyorduk. Geçmişin derinliklerinden gelen Alevi geleneğin son temsilcilerinden birini daha uğurlamanın tanığı olacaktık.</p>
<p>Tarih, binlerce yıldır Alevilerin deyişlerini, nefeslerini, gülbanglarını soluyordu burada. Aniden aracımıza çarparak karanlığın içerisinden kaybolan devasa kuşun ne olduğu üzerine fikir yürütürken, aynı mekanda gezen habercinin bizimle selamlaştığını düşünmemiştik. Gündüzün ilk ışıklarıyla Pir Momad’in cenazesinin Kantarma’ya girişiyle birlikte dört bir yandan gelen taliplerin pirlerine karşı son görevlerini yerine getirişlerine şahitlik ettik.</p>
<p>Cenazenin toprağa verildiği sırada semalarda dev bir kartalın ahenkli semah dönüşünü gördük. Rivayet odur ki; Pir gibi Pir olan kartal ruhunda temsilini bulur.</p>
<p>Cenaze sonrası yola çıktığımızda aracımıza çarpıldığı yerde aynı kartalın havalandığı, bizleri yolcu ettiğine tanık olduk. Yüreğimiz ürperdi. Gelişimizi selamlayanlar Pirini uğurlayanlar ve bizi yolcu edenler “dağ başlarında bir kartal gibi durmaktadırlar” dedik. Onlar ki ebedi ruhun temsilcileridirler. İşte o gündür ki her çınarımızı yolcu edişimizde bir kartal gibi ruhlarımız semaha durur.</p>
<p>Bugün de hakikat geleneğinin en köklü temsilcilerinden ve bu mirasın en son sürdürücülerinden Erdem Baba’yı (İbrahim Erdem) hakka uğurluyoruz. O ki Alevi geleneğinin temsilciliğini kültürel ve sosyal örgütlenmesinde, yaşamıyla yer alıp temsil etme becerisini göstermiştir.</p>
<p>Alevi kültürü, dilden dile, ustadan öğrenciye yol almaktadır. Yazılı bir metnin olmadığını; yüzlerce deyişin, nefesin, öğrenilerek, öğretilerek, bugüne binbir zahmetle geldiğini biliyoruz. Bu zahmeti çekenler, nice isimsiz kahraman, hak etmediği bir biçimde aramızdan kayıp gitmektedir. Ve bu gelenek yerini artık yazılı edebiyata, kayıtlara bırakmış durumdadır.</p>
<p>Hem ağız hem müzikal derinlik anlamında itikatın ve inancın tınısıyla var olan bu değerler artık yetişmemektedirler. İtikatın ve inancın, Alevi değerlerinden uzaklaşmanın en derin yaşandığı alan, onun sözlü tarihinin ve tınısının ortadan kaldırılarak kapitalizme, popüler kültüre peşkeş çekilmesidir.</p>
<p>Erdem Baba, Tacım Í Gir, Pir Momad, Pir Í Firik, Pir İvo gibi ekoller buna karşı durabilen son kuşaklar olarak görülmektedir. Onlar feyzini dağların derinliklerinde, dağ kültürünün filozofyasından almaktadırlar. Onlar, dağların koruyan kollayan ve özgürleştiren felsefesinden beslenerek Aleviliğin en özgür, en derin felsefi yapısını da temsil etmektedirler.</p>
<p>Bu hayattır ki, dünyaya bakıştır ki, dağın filozofyasını yaratmıştır. Mistisizim diye Avrupalılar tarafından daraltılmak istenen bu ortakçı, paylaşımcı, sosyal adaletçi, dünyayı yorumlayan, tartışan, yaratılıştan ölüme toplumun ihtiyaç duyduğu tüm konularda söyleyecek sözü olan, Ortadoğunun direniş filozofyasıdır. Dün değil binlerce yıl önceki Spartaküs’ün, Hallacı Mansur’un Ebul Vefa’nın Şuhreverdi’nin uğruna hayatlarını verdikleri filozofyanın bugüne taşınabilmesidir. Dağın filozofları, binlerce yıllık direnişin ideologları, savunucuları, yayıcıları ve yeniden yeniden kendini üreten temsilcileridir.</p>
<p>Onun içindir ki egemenler tarafından hedef alınmış, yok etmek için katledilmiş, sürgünlere gönderilmiş ve haklarında her türlü fitne, fesat, hakaret üretilmiştir.</p>
<p>İşte bugün dahi onların temsilcilerinin seslerini duyabilme şansına sahip olan bizler varlığımızla yok edilmek istenen bir direniş kültürünü temsil etmekteyiz. Bilmek, ağır bir yüktür. Bu yük, artık “Ben Aleviyim” diyen herkesin yüküdür. Değerlerimize layık olmanın tek bir yolu vardır, o da, onların gittiği yolda, onların baktığı gözle dünyaya bakabilmektir.</p>
<p>İşte Erdem Baba bu yolun bir hakikati, ermişi, dervişidir. Onu hep “sevdiğim sultanım tez gel” diye haykıran sesiyle anımsaycağız. Onu hak ile hakikat olduğu, sevdiği ile buluştuğu bir mekan içinde düşlemekteyiz. Toprağın bol, devrin daim olsun! Aşk ile&#8230;</p>
<p>Ne dinim var ne imanım<br />
Kalenderim kalenderim<br />
Ne şekkim var ne gümanım<br />
Kalenderim kalenderim</p>
<p>Ne taşlardan arlanırım<br />
Ne sözlerden dillenirim<br />
Çul da giysem sallanırım<br />
Kalenderim kalenderim</p>
<p>Ne salnım ne selatım var<br />
Ne farzım ne sünnetim var<br />
Ne govum ne gıybetim var<br />
Kalenderim kalenderim</p>
<p>Dört kitabı ben yazarım<br />
Kırklara engür ezerim<br />
Kendi reyime gezerim<br />
Kalenderim kalenderim<br />
Erdem Baba</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/dagin-filozoflari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hizmet haq içindir!</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/hizmet-haq-icindir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/hizmet-haq-icindir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[cem]]></category>
		<category><![CDATA[cem felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[cemler]]></category>
		<category><![CDATA[dejenere]]></category>
		<category><![CDATA[destur]]></category>
		<category><![CDATA[dualar]]></category>
		<category><![CDATA[emek]]></category>
		<category><![CDATA[emek kutsanması]]></category>
		<category><![CDATA[gülbank]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[marifet]]></category>
		<category><![CDATA[metropol]]></category>
		<category><![CDATA[on iki hizmet]]></category>
		<category><![CDATA[otantik]]></category>
		<category><![CDATA[peyik]]></category>
		<category><![CDATA[peykçi]]></category>
		<category><![CDATA[Pir]]></category>
		<category><![CDATA[rızalık]]></category>
		<category><![CDATA[ruhani]]></category>
		<category><![CDATA[Şah Hatayi]]></category>
		<category><![CDATA[sakkacı]]></category>
		<category><![CDATA[şekil]]></category>
		<category><![CDATA[seyir]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[süpürgeci]]></category>
		<category><![CDATA[talip]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi kökler]]></category>
		<category><![CDATA[tarik]]></category>
		<category><![CDATA[tezekkar]]></category>
		<category><![CDATA[yaşayan Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[zakir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/hizmet-haq-icindir/</guid>

					<description><![CDATA[Alevilik, daha önce de vurguladığımız gibi bir şekil inancı, cemdeki on iki hizmette şeklen yerine getirilen figürler değildir. Her bir görevin emek ile ilişkili bir hukuku vardır. Tarihi kökleri olan&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alevilik, daha önce de vurguladığımız gibi bir şekil inancı, cemdeki on iki hizmette şeklen yerine getirilen figürler değildir. Her bir görevin emek ile ilişkili bir hukuku vardır. Tarihi kökleri olan bir geçmişe sahiptir. Emeğin olmadığı, tarihi kökleriyle bağdaşmayan hiçbir hizmete gülbank verilemez. Her hizmet binlerce yıllık bir geçmişe ve emeğe sahiptir.</p>
<p>Bugün ise ‘cemevleri’mizde, özellikle metropollerde kümelenmiş mekanlarda cem seyirlik bir aktiviteye dönüştürülmüştür. Alevi hukukunun önemsenmediği, pirin meydana gelişinden, helallik alışından ve posta oturmasına kadar birçok şey, hak ile değil, şekil ile yerine getirilmeye başlanmıştır. Birçok kez denk geldiğimiz gibi, pirlerimiz posta otururken rızalık bile alma gereği duymamaktadır. Rızalık almayan pire, taliplerden itiraz gelmemektedir. Oysaki rızalık alınmadan, talibin izni olmadan hiçbir pir cem postuna oturamaz ve cem yürütemez. Hakkın yerini bulmadığı bir cem ile talip hakikate ulaşamaz. Ki; durduğumuz yer bugün bu olmamaktadır.</p>
<p>Pirlerimizin sıkça söyledikleri “seyir için olmaya, hak için ola” cümlesi, aslında cemin felsefesini izah etmektedir. Hak olan hakikattir. Hak emektir. Bu anlamda tüm hizmetlerde yaşanan eksikliklerle cem, bir hizmet ve hakikat birlikteliği olmaktan uzaklaştırılmaktadır.</p>
<p>Hiçbir emek harcamadan on iki hizmet yerine getirilemez. Örneklersek, peykçi cemin olacağı mekanı insanlara haber veren, ceme katılmalarını sağlayan kişi, aile boyu nesilden, nesile geçen bir gelenek olarak süren hizmettir. Yine süpürgeci cem meydanını temizleyen, hazır hale getiren canlardır&#8230; Bunları çoğaltmak ve 12 hizmetlerin tümüne yaymak mümkündür. Bu hizmetleri görmemiş kişilerin haberci, gözcü, süpürgeci, kurbancı vs. diye dualanması, hakkın görülmemesi, emeğin kutsanmaması manasına gelir ki; bugün birçok cemde bu yaşanmaktadır. Hizmetle hiç alakası olmayan kişilere dualar ezberletilerek yapılan cemler bugün giderek yaygınlaşmıştır. Hizmet görmeyen, ezberi gülcü olan kişiler, gençler hizmet erbabı diye cemde boy göstermektedir.</p>
<p>Alevi inancının en çok dejenere edildiği ve realitesinden uzaklaştırıldığı yer bu tip cemler olmaktadır. Hak ile hakkın buluşmadığı bu mekanlarda cemde manasını ve Alevilikteki ruhani birleştirici özelliğini kaybetmektedir. Hak olmayanların yürüttüğü cemler, hakikatin görülmemesine, yolun kendisinden uzaklaşmasına vesile olmaktadır. Değerler temsili kaybedilmektedir. Onun için otantik, yaşayan Alevilikte ısrar etmek, şekilden uzak özün örgütlendiği mekanlara kavuşmak şarttır. Ne olursa olsun Pirlerin rızayla posta oturmasını sağlamak, taliplerin kuşkusu varsa rızalık vermeme cesaretini göstermek “pirin hata yapmasını engelleyen taliptir” desturuyla yol almak lazım gelmektedir. Bu inançla bir kez daha sözü Şah Hatai ye verelim:</p>
<p>Hakk’tan bize nida geldi<br />
Pirim sana haber olsun<br />
Şahtan bize name geldi<br />
Rehberime haber olsun</p>
<p>Hak kuluna eyler nazar<br />
Dört kalıptan adem dizer<br />
Kalleş gelmiş cemi bozar<br />
Gözcü sana haber olsun.</p>
<p>Bu yola giden hacılar<br />
Kırklar güruh-u Naciler<br />
Cem kilidi kapıcılar<br />
Kapıcıya haber olsun.</p>
<p>Mümin yolun yakın ister<br />
Münkirlerden sakın ister<br />
Delil yanmaz yağın ister<br />
Çerağcıya haber olsun.</p>
<p>Mümini çekti meydana<br />
Münkiri sürdü zindana<br />
Tekbir verildi kurbana<br />
Kurbancıya haber olsun.</p>
<p>Mümini çektiler dara<br />
Münkiri sürerler nara<br />
Hizmet verildi Selman’a<br />
Süpürgeciye haber olsun.</p>
<p>Gelin gidelim tarikata<br />
Kulak verin marifete<br />
Tâlip girmiş hakikate<br />
Tarıkçıya haber olsun.</p>
<p>Mümini çektiler dara<br />
Münkiri sürdüler zindana<br />
Hizmet geldi tezekkâra<br />
Tezekkara haber olsun.</p>
<p>Bu yola giden hacılar<br />
Kırklar güruh-u Naciler<br />
Müminler Müslim bacılar<br />
Peyik sana haber olsun</p>
<p>Yola gider haslar hası<br />
Giymiş hakikat libası<br />
Doldur ver bir engür tası<br />
Sakkacıya haber olsun.</p>
<p>Zakirin zikri saz ile<br />
Kuran okur avaz ile<br />
Mümin müslim niyaz ile<br />
Zakir sana haber olsun.</p>
<p>Şah Hatayi’m varı geldi<br />
Varı geldi varı geçti<br />
Sefil bülbül zara düştü<br />
İznikçiye haber olsun</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/hizmet-haq-icindir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevilerde Hakk’a yürümek (Cenaze Erkânı)</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevilerde-hakka-yurumek-cenaze-erkani-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevilerde-hakka-yurumek-cenaze-erkani-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 08:12:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi cenaze erkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi cenaze töreni detayları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi helallik töreni]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ibadet biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mezarlık gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ritüelleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi semahları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplum törenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi törenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilikte ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Cem ve dar]]></category>
		<category><![CDATA[Cenaze törenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dara durmak]]></category>
		<category><![CDATA[Gülbank ve deyişler]]></category>
		<category><![CDATA[Hakk’a yürüyen can]]></category>
		<category><![CDATA[Hakk’a yürüyüş]]></category>
		<category><![CDATA[Helallik alma]]></category>
		<category><![CDATA[Pir]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevilerde-hakka-yurumek-cenaze-erkani-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Ariftir Mushaf’tan dersler okuyan/ Tevrat’ı İncil’i ezber okuyan/ Cemal-i Mushaf-ı bir bir okuyan/ Almıştır fermanı Kuran istemez” (Nesimi) Ya da; “Kah çıkarım gökyüzüne / Seyrederim âlemi / Kah inerim yer&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Ariftir Mushaf’tan dersler okuyan/ Tevrat’ı İncil’i ezber okuyan/ Cemal-i Mushaf-ı bir bir okuyan/ Almıştır fermanı Kuran istemez” </em><strong>(Nesimi)</strong></p>
<div>
<p>Ya da;</p>
<p><em>“Kah çıkarım gökyüzüne / Seyrederim âlemi / Kah inerim yer yüzüne / Seyreder Alem beni” </em><strong>(Seyyit Nesimi)</strong></p>
<p>Alevi asimilasyonu çok ileri boyutta sonuçlar almaya başlamış görünüyor. İnançların, dinlerin temel varlık unsuru olan doğum, yaşam ve ölüm gibi konularda biz Alevilerin geldiği yer asimilasyonun derinliğini göstermekte. “En-el hak” denmekten vazgeçilmesi, Cemin özden arındırıp şekle büründürülmesi, hakka yürüyen canların dejenere edilmiş, Türkçeleştirilmiş kuranla yolcu edilmesi Alevi kimliğinden ne kadar uzaklaştırıldığımızın resmi olmakta.</p>
<p>Son yıllarda özellikle Alevilere yapılan eleştirilerin temelinde de Aleviliğin bu asimilasyonu yatmaktadır. Alevilerin imhasını ve inkârını esas alanların başarısının sonucu bugün gelinen nokta Aleviliğin inkarı ve imhasına dönüşmüş bulunmakta. Diyanet merkezli geliştirilen bu saldırılara karşı tabii ki Alevilerde direncini ancak geleneklerine sahip çıkarak, utanmayarak karşı koyabilirler. Alevi inancının ibadet biçimi kimsenin keyfiyeti, bakış açısı ve niyetine uygun hale getirilemez. Değerli olan, asolan Aleviliğin kendisi olarak var olması ve yoluna devam etmesidir. Biz Aleviler bugün, yıllarca maruz kaldığımız inkarcı, aşağılayıcı, baskıcı sistemlerin, yöntemlerin hakim olduğu uğurlamalara şahit oluyoruz. Bu artık biz Alevileri rahatsız edecek boyuta varmıştır. Bu durum her yerde pişkinlikle, aymazlıkla yürütülmekte&#8230;</p>
<p>Kısaca Alevi cenaze erkanını notlamak istiyorum ki; bugün her yerde şahit olmaya başladığımız cenaze erkanlarının Alevilikle bir bağının, ilişkisinin olmadığını anlamamızı kolaylasın;</p>
<p>Alevilikte ölüm yoktur, Hakk’a yürüme vardır, “Hakk’a yürüdü, Hakk’a kavuştu” deyimlerine ek olarak “don değiştirdi”, “ruhu revan” oldu ve “O Hak dünyasında biz nahak dünyasında kaldık” deyimlerini de kullanılır.</p>
<p>Alevilerde Hakk’a yürüyen Canı uğurlamaya gelenlerden helallik alınır. Helallik rızalık alma, Hakk’a yürüyenden razı olmak anlamına da gelir. Rızalık ve helallik alımı canın dardan indirilmesidir. “Ölüm” Hakk’a yürüyen canın son dara durduğu andır. Son dar için en uygun yer olan evinin önünde başlar ilk tören, sonrasında cenaze töreninin yapılacağı yerde can dara alınır, helallik istenir. Buna “helallik töreni” ve “helallik meydanı” da denir.</p>
<p>Helallik alımı bir cemdir. Ve cem töreni havasında hizmetler yürütülür. Hakk’a yürüyen can, evinin önünde uygun yükseklikte bir yere konur. Pir, helallik isterken diğer canlar cemlerde olduğu gibi yarım ay biçiminde ayaklar mühürlenerek ve eller göğüste çapraz bir vaziyette dar duruşuna geçer. Dara durmak teslimiyettir. Canlar kendilerini dara çekerek, uğurlamaya hazırlanırlar. Kendisi dara durmazsa, rızalık veremez. Razı olmak için, razı olunmak gerekir. Bu da Pir huzurunda dara durmakla ifade edilir.</p>
<p>Pirin gülbanklarına saz eşlik eder, deyiş eşlik eder, duazimamlar eşlik eder. Hakka yürüyen canın sağlığında sevdiği, dinlediği veya vasiyet etiği bir iki deyişle rızalık bağlanır. Gülbankların, sazın, deyişin, ağıtın olmadığı Alevi cenazesi toprakla buluşmaz. Alevi don değiştirme töreninin asli unsuru budur. Bunun dikkate alınamadığı, yapılmadığı erkan, Alevi erkanı değildir.</p>
<p>Yine birçok yerde farklılıklar gösterse de kefenin üstüne hırka, kadınlarda başörtüsü örtülebilinir. Mezara tabutu ile ve sevdiği ufak tefek eşyaları ile de konulabilir. Önemli bir Alevi grup olan Tahtacılarda ise özellikle kadın canlar mezarlık denilen, en güzel elbiseleri giydirilerek uğurlanırlar. Cenaze yüzü açık, en temiz, en güzel kıyafetleri giydirilmiş, süs eşyaları bile üstüne yerleştirilmiş ve tabutla beraber gömülür, Mezarın üstüne “rüzgârlık” dedikleri renkli kumaş parçaları bağlanır. Yine kimi yerlerde kadınların cenazelerinde alnına kına yakılır.</p>
<p>Yani kefen yoktur, çene bağlama yoktur, kıbleye doğru gömülme yoktur. Çünkü Alevilikte en önemli kıble insan yüzü kabul edilir. Ve tabi cenaze namazı da yoktur, rızalık alma ve uğurlama töreni vardır.</p>
<p>Kısacası; bölgesel farklılıklar gösterse de temelde, cem ve dar ile, sazın telindeki nefesler, deyişler ve duazimamlarla uğurlama vardır.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevilerde-hakka-yurumek-cenaze-erkani-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
