<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nesimi &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/nesimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 10:04:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Nesimi &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alevilik, değerler toplamıdır</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:04:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi eğilimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[benzeşme]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[dedelik]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Dergah]]></category>
		<category><![CDATA[devlet bütçesi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet müdahalesi]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[devletleşme]]></category>
		<category><![CDATA[devşirme]]></category>
		<category><![CDATA[dini merkezileşme]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlikçi paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Hallacı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[içsel müdahaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[katledilen Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[krallık]]></category>
		<category><![CDATA[kutsal yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Meydanevi]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Padişah]]></category>
		<category><![CDATA[paylaşımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şahı Şehidan Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Seyid Rıza]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<category><![CDATA[yoksulluk]]></category>
		<category><![CDATA[zulme karşı duruş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/</guid>

					<description><![CDATA[“oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken cümlenin rızkını veren ol gani settar iken yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem” 90 yıllık cumhuriyet Alevileri bitirme&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“oy nesimi, can nesimi ol gani mihman iken</em><br />
<em> yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken</em><br />
<em> cümlenin rızkını veren ol gani settar iken</em><br />
<em> yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem”</em></p>
<p>90 yıllık cumhuriyet Alevileri bitirme noktasına getirdiği gibi Aleviliği de bitirmek için içeriden ve dışarıdan müdahalelerini yoğunlaştırmıştır. Özellikle Alevilerin temel kurumları olan Pirlik, Rehberlik, Dedelik makamları, Cemevi, Meydanevi, Dergah, Ocak gibi kutsal yerleri tanımaz hale getirip, anlamsal değerlerini çarpıtarak kendisine ve tarihine düşman bir hale getirtmek için çalışmaktadır.</p>
<p>Hiçbir zaman merkezileşmemiş, piramid dizaynı içinde örgütlenmemiş, “elele el hakka” demiş olan, her talibin Pir’e Pirlerin mürşide ve Mürşidlerin bir Pir’e talip olup ikrar verdikleri, toplumsal ortakçı bir sosyal yapıdan, hilafet gibi, Padişah gibi, krallık gibi örgütlenmeler çıkarılmak istenmektedir. Bölgesel, yerel ihtiyaçların karşılanması, sosyal hayatın eşitlikçi bir paylaşım üzerinden sağlanmasını hedefleyen Aleviler, Alevilik, bugün bireyin kendisini örgütlediği paylaşımda mülkiyetçiliğin öne çıktığı bir süreci yaşamaktadır. Buna paralel en büyük dergah, en büyük ocak, en büyük pir adı altında Alevi ruhunu, felsefesini zedeleyen hareketler bizzat devlet merkezli örgütlendirilmektedir. Özellikle Yavuz Sultan Selim döneminde başlatılan Osmanlının Aleviliği dizayn etme ve kendisine benzeştirme, kendi amaçları için kullanma aracı olarak gördükleri örgütlenme biçimini bugün tekrardan gündeme getirerek, Alevi direnişini, varlık gerekçesini ve varolma biçimini ortadan kaldırmak istemektedirler.</p>
<p>Devletin teorik olarak örgütlenmesine katkı sunduğu ve giderek maddi karşılığıyla da desteklediği bu çalışma, çalışmalar Alevi hareketinin kontrol altına alarak bitirilmesini hedeflemektedir. Yavuzla başlayan ve devam eden bu durum son dönemde Alevi eğilimlerinin tümüne ayrı ayrı dini merkezileşme dayatılmaktadır. “Birlik olalım” “Dergahta birlik” adı altında devletleşme, devletin öngördüğü örgütlenmeyi yaratarak, devletle bütünleşme “devlet bütçesinden yararlanma hakkımız” gibi söylemlerle de devletin Aleviliğin iç işleyişine müdahalesinin meşru zeminin yaratılması hedeflenmektedir.</p>
<p>Yılların vermiş olduğu zorluklar, yenilgiler, acılar, bu eğilimlerin kendisini örgütlemesine imkan sağlamaktadır. Devletin yaratmış olduğu asimilasyon, kendini bilmezlik, yoksulluk, Aleviliğin değerlerinin anlamsızlaştırılması, bu kesimlerin Aleviler üzerinde örgütlenmesini kolaylaştırmaktadır.</p>
<p>Benzeşmek, bitmektir. Alevileri, Alevi yapan başkasına benzemiyen sosyal kültürel ve inançsal farklı duruşları, sosyal eşitlgikçi, paylaşımcı yanlarıdır. Eğer bunları ortadan kaldırırsak eleştirdiklerimize, kabul etmediklerimize benzeşirsek, Alevi olmanın ne anlamı kalabilir ki?</p>
<p>Eğer “kula kulluk” yapılacaksa Alevi olmanın ne faydası olur? Haksızlıklara menfaatler için karşı konmayacaksa Halac-ı Mansur, Nesimi, Pir Sultan, Hüseyin demenin ne manası kalır? Harama ortak olunacaksa, yenecekse, Aleviyim demenin kime faydası olur?</p>
<p>Alevilik, bir değerler toplamıdır. Binlerce yıllık değerlerine sahip çıkmak ve yaşatmak için ölümü göze almaktır. Yüzbinlerce Alevi; yaşam biçiminden sosyal adalet anlayışından geri adım atmadığı için katledilmiştir. Katledilenler büyük bir mirası bizlere bırakmışlardır. Aleviler, bu mirasın ya varisidir; ya da değildir. Alevi olduğunu söyleyenler atalarına saygının gereği olarak öyle durmak, öyle davranmak, yolun hakkını vermek zorundadırlar.</p>
<p>Pir Sultan, Seyid Rıza ve Şah’ı Şehidan Hüseyin bir masal kahramanı, bir hikaye değildir. Yaşanmamışlıktır. Tamamiyle canlı hayatın parçası, gerçeği ve duruşudur. Büyüklüğün değil, eşitliğin, paylaşımcılığın, zulme karşı durmanın adıdır. Mevki makam köşe kapma hiç değildir.</p>
<p>Haq darında doğru ve yanlış, iyi ve kötü ayrışır. Hiç kimse bu darın hilekarı olamaz çünkü bu meydan Kerbela meydanıdır. Divanı Hallacı Mansur’dan Nesimi’den Pir Sultan’dan oluşmaktadır. Herkes bunu bilmelidir. Ona göre konuşmalı, yola layık olmanın gereğini yapmalıdır. Hak ve hakkikat için yola turab olamayanlar, bu yolu yürüyemezler. Yürüdüğünü söyleyenler iddia edenler Osmanlı’nın devşirmeleri, devletin Aleviliği bitirmek için içimize saldığı hainlerden ibarettir. İtibarları Kerbela’da küfeli kadardır. Dersim’de Rayber kadardır. Lanetlidir.</p>
<p>Onun içindir ki; her ocak, pir, mürşit, dergah, evliya, dervişin değeri yeri makamı ikarıan sadık kaldığı kadar, haq’a hizmeti hakikate katıldığı, hükmü evrensel değerler içinde demokratik, paylaşımcı ve sosyal adaleti kadardır. Hiçbiri diğerinden üstün değil, ama birbirine ikrar vermişlerin hukuku içindedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevilik-degerler-toplamidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her emek sahibi kalemizin taşları, tuğlalarıdır</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/her-emek-sahibi-kalemizin-taslari-tuglalaridir-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/her-emek-sahibi-kalemizin-taslari-tuglalaridir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 09:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Abidin Özgünay]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ahde vefa]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerlerinin korunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi emeği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi filozofları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi köyleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi liderler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirasının savunulması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumunun sahiplenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi yol erenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyonla mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[dervişler]]></category>
		<category><![CDATA[Hak ve hakikat yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Hallac-ı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Hıdır Ali Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Birdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Bedreddin]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Rıza]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi kayıplar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/her-emek-sahibi-kalemizin-taslari-tuglalaridir-2/</guid>

					<description><![CDATA[Nasıl yar diyeyim ben böyle yare Mecnun edip çöle saldıktan sonra Alemin bağında bülbüller öter Giden benim gülüm solduktan sonra (Pir Sultan) Zaman akıp gidiyor… Zamanın emektarları, yaratıcıları, Aleviliğin bugüne&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Nasıl yar diyeyim ben böyle yare<br />
</em><em>Mecnun edip çöle saldıktan sonra<br />
</em><em>Alemin bağında bülbüller öter<br />
</em><em>Giden benim gülüm solduktan sonra<strong> (</strong></em><strong><em>Pir Sultan)</em></strong></p>
<div>
<p>Zaman akıp gidiyor… Zamanın emektarları, yaratıcıları, Aleviliğin bugüne taşınmasında kendilerini, yaşamlarını katık etmiş olanlar, aramızdan ayrılıyorlar. Emeğini, hayalini bizlere bırakarak gidiyor. Kimisi onlarca yıllık acıyı, işkenceyi göğüsleyerek taşıdığı mirası aktarmak için canını verdi. Veriyor. Aleviliğin yaşama temel bakışı bu emeğin sahiplenilmesi, miras yoluyla çocuklara, torunlara devredilmesidir ki; Aleviliğin tüm zulüm ve baskılarına rağmen değişmeyen en temel felsefik besleyici kaynağı budur. Değerler topluluğu olmak, bu değerlerin korunması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamak.</p>
<p>Hüseyin gibi, Hüseyin olmak…</p>
<p>Ahde vefa</p>
<p>Biz ki bizden öncekilerin, emekleriyle bugünleri yaşıyoruz. Bazen kahramanların, yiğitlerin, hikayelerini, efsanelerini anlatıp kendimizi güçlü hissetmeye, kendi mesajımızı vermeye çalışıyoruz. Bir zaman geliyor Hallacı Mansur, bir zaman geliyor Nesimi, bir zaman geliyor Pir Sultan, tüm zamanlarda Şeyh Bedreddin, bazen Seyit Rıza oluyoruz. Art arda gidiyoruz. Kelimeleri, isimleri ahenk içinde tekrarlıyoruz. Utanmıyoruz. Ne Hallac’ın Fırat’a savrulan küllerinden, ne Nesimi’nin yüzülen derisinden, utanmıyoruz. Pir Sultan gibi, Seyid Rıza gibi darağacına yürüyen yol önderlerinin bakışlarından, haykırışlarından, boyun eğmezliklerinden utanmıyoruz. Art arda geliyoruz. Utanmazlığımızdan, utanmıyoruz.</p>
<p>Derviş Kandemir’i, Abidin Özgünay gibi, yıllarını Alevi mücadelesine verenleri, Hıdır Ali Bingöl gibi Alevilik için kavga edenleri, Nejat Birdoğan gibi köy köy gezenleri bir çırpıda unutuyoruz. Aldede’yi, Tacım Dede’yi, Aligöl, İvo Dede’yi, Firik Dede’yi, İsmail, Mamo Geyik, Şıxo Dede’yi… vd. tüm dağın filozoflarını unutuyoruz. Gün geliyor cinayet gibi bir kazada Seyit Ali Durmaz’ı öylesine hakka uğurluyoruz.</p>
<p>Biz ki büyük lafların arkasına saklanmış küçük adamlar, o dar gününde Pir huzurunda emeğe saygının hesabını nasıl vereceğiz?</p>
<p>Çocuklarımıza nasıl bir miras bırakacağız?</p>
<p>Aylıkları ceplerinde gri pasaportlu, devlet erkanlı cemevi dedelerin hikayesini mi anlatacağız? Bunun arkasına sığınıp, bizi böyle yok ettiler, bizi bağışlayın mı diyeceğiz.</p>
<p>Öz ile biçimin kavgasında, özün derin temsilcisi olan biz Aleviler, özümüzü ihanete mi, teslim edeceğiz. Kavganın, emeğin mirascılarını unutup, günün peşinde mi koşacağız.</p>
<p>Bugünkü değerlerimizin oluşmasında emek vermiş eski yöneticilerimizi meydanlarımızda yad etmeden, emek sahiplerinin hakkını hak huzurunda dile getirmeden, hastalıktan veya başka sebeplerden dolayı aramızda olamayan tüm yol erenlerimizi  sahiplenmeden, Sevgili yol kardeşimiz, kurumlarımızda en alttan başlayarak en üste kadar  kurum sorumluluğu yaparak hizmet veren  değerli yol ereni sayın Ali Bingöl canımıza sahip çıkmadan, emeğin savunucusu olduğumuzu nasıl söyleyebiliriz?</p>
<p>Alevi asimilasyonu dediğimiz nedir? Aleviliği var eden insan olma olgusunu kutsayan değerlerinden kopması değil midir? Bizim biz olmaktan çıkmamız değimlidir? Mekanı, meydanı olmayan, insan olan, insanla kutsanan değerlerin korunması, sahip çıkması görevimiz değil mi?</p>
<p>Hak ile hakikat yolcusuyuz biz. Onun içindir ki; ayrılıklara ve emeğe, kutsalın en kutsalına sahip çıkalım. Değerlerimize sahip çıkalım. Unutmayalım ki; her sahipleniş asimilasyona karşı bir kale duvarının örülmesidir. Her emek sahibi kalemizin taşları, tuğlalarıdır.</p>
<p>Hak ile hak olan, hakta hakikati bulanlar aşkına… Kendimize ve değerlerimize sahip çıkalım. Şeyh Bedrettin yiğitlerine sahip çıkar gibi kendimize sahip çıkalım… Gün yol değerlerine sahip çıkma günüdür. Hüznün derin bir yara gibi içimizi yaktığı günlerdeyiz.</p>
<p>Önemli günlerden geçmekteyiz. Çünkü büyük saldırılara maruz kalmaktayız. Küçük gibi görünen, birleştiklerinde devleşen değerlerimize sahip çıkarak, asimilasyona ve bu saldırılara karşı koyabiliriz. Kökleri bizde olanlara sahip çıktıkça, biz bizleşeceğiz.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/her-emek-sahibi-kalemizin-taslari-tuglalaridir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Newroz Mesajı Alevilerin özgürlük mücadelesidir</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 08:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi aydınlanması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimlik arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimlik savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kökenli yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Kürt işbirliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Önderleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlük mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politik aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politikası]]></category>
		<category><![CDATA[alevi sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarih bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihi çarpıtma]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hallac-ı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalist aydınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalizm ve Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklar meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt özgürlük hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Şah Hatai]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Rıza]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Tekke ve Zaviyeler yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçeri ve Bektaşilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Kırklar meydanına vardım Gel beru ey can dediler İzzet ile selam verdim Gel işte meydan dediler” (Şah Hatai) Biz Alevilerin en temel sorunlarından bir tanesi, adımıza hep başkalarının konuşuyor olmasıdır.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Kırklar meydanına vardım</em><br />
<em>Gel beru ey can dediler</em><br />
<em>İzzet ile selam verdim</em><br />
<em>Gel işte meydan dediler”</em> <strong>(Şah Hatai)</strong></p>
<p>Biz Alevilerin en temel sorunlarından bir tanesi, adımıza hep başkalarının konuşuyor olmasıdır. Cumhuriyet sonrası giderek derinleştirilen bu durum, uzun yıllar sonra Aleviler arasında da olur bulmuştur. 90’lı yıllardan sonra ilk kez Alevi kelimesini de kullanarak örgütler kuran bizler, bu durumu halen aşmış değiliz. Son günlerdeki tartışmalar göstermiştir ki; halen kendi adımıza konuşmaktan uzağız.</p>
<p>Kendimiz konuşmuyoruz. Kendimizi ifade edemiyoruz. Egemenlerin yazdığı tarih üzerinden olaylara bakıyoruz, egemenlerin bizlere biçmiş olduğu rölü aşamıyoruz. Bu durum Aleviler üzerinden siyaset yapan kesimlerin pervasızlaşmasına, hattini aşarak bizlere akıl verip yönlendirmesine vesile olabiliyor.</p>
<p>Cumhuriyetin yartmış olduğu dehşet ortamı ve Alevi katliamları sonrası sağladığı askeri, baskıcı hakimiyet karşısında Aleviler büyük bir suskunluğa bürünmüşlerdir. Üzerlerine ölü toprağı serpilmiştir. Sunni kökenli Kemalist Türk Aydınları bu durumu kullanmış ve içinden geldikleri toplumsal yapıyla hesaplaşmanın bir aracı olarak Alevileri kullanmıştır. Kullanmanın tüm imkanlarını sistem sağlamış ve desteklemiştir. Bu durum uzun yıllar devam etmiştir. Giderek Aleviler içerisinde de derin sistemle işbirliği içerisinde faaliyet yürüten ekipler çıkarılmıştır. Yıllara varan asimilasyon ve devşirme çalışmaları sonrasında yaratılanlar, Alevi örgütlenmesinin en büyük sıkıntısı olarak bügüne gelmiştir. Bu kesimler üzerinden yürütülen idolojik politik yönlendirme sistemle bütünleştirme çalışmaları devam etmektedir.</p>
<p>C<a href="http://www.alevigazetesi.com/wp-content/uploads/2013/03/newroz2.jpg" target="_blank" rel="noopener"></a>umhuriyetle birlikte Alevi önderlerleri Alevi inancına emek verenler önemsizleştirilirken, toplumsal güvensizliğin, kendine inançsızlığın ürünü olan Kemalist aydınların arkasına saklanma bir yaşam biçimi olarak dayatılmıştır. Son yıllara kadar medyada Alevi kökenli aydınların, yazarların açıklamalarını görmek mümkün değildi. Alevi kelimesini en çok kullananlar aslında Aleviliğide kabul etmeyen, ama onu kendi menfaatlari için bir sosyal dayanak haline getirmek isteyen kesimler oldu. Bu kesimlerin yazdığı, yanlış niyete bağlı tarih, Alevi tarihi olarak yansıtılmaya kabul ettirilmeye başlandı. Kısaca bugün derin devletin tarih anlayışı içerisinde Alevilere biçilen rol ne idi ise Aleviler bunu benimser bir noktada tutulmaya çalışıldı.</p>
<p>Alevi uyanışının önüne Sünni Kökenli Kemalist Türk aydınları eliyle barajlar kuruldu. Aleviliği yasaklayan ve bugün Alevilerin asimilasyonunda temel röl oynayan Tekke ve Zaviyeler yasasını bile Alevilere savunduracak kadar tarih ve politika algısı çarpıtıldı. Alevilik unuturulmak istendi &#8230;</p>
<p><strong>KÜRT ÖZGÜRLÜK HAREKETİ VE ALEVİLER</strong></p>
<p>Bu kader Kürt siyasetinin ortaya çıkışı ile değişti. Alevilerde, Türkiye’de ötekileştirilen, baskı ve asimilasyona tabi tutulan tüm kesimler gibi, Kürt siyasetinin gelişmesine paralel doğan özgürlükçü ortamda kendilerini ifade etme şansını yakaladılar. Kürt siyesetinin dayatttıgı özgürlükçü ortam her kesimde yankısını buldu. Alevilerde kendisini kendi kimiliğiyle, adıyla ilk kez 90’lı yıllarda ifade etme imkanını yakaladı. Kürtlerin özgürlük hareketi ilk yankısını da Aleviler içinde buldu. Maraş, Antep, Adıyaman Alevilerin uyanış merkezleri olarak tarihdeki yerini aldı. Maraş katliamı bu uyanışa karşı derin devletin cevabı oldu. Katliamın hedefinde Kürdistan Devrimcileri vardı. İşte, Maraş katliamını kendilerine karşı yapılmış kabul eden Kürdistan Devrimcileri’nin derin devlete, katliamcı güçlere verdiği cevap bugünkü Kürt Özgürlük Harekatını yarattı.</p>
<p>Kürt özgürlük harekatı Maraş katliamına karşı direnişin, mücadeleyi yükseltmenin, asimilasyona, inkar ve imhaya başkaldırının adıdır. Katliamlara karşı sorumluluğun ifadesidir. Onun büyük emekçisi Mazlum Doğan direnişe çağrıdır. İnsanlığa davettir. Kutsal bir abide olarak tüm Kürtlerin yüreğinde taht kurmuştur. Milyonların toplandığı Newroz alanları hep ama hep Mazlum Doğan’dır. Bunu görmeden Kürt siyasetinin atığı adımları anlamak mümkün değildir.</p>
<p>Anlamak için tarihi doğru okumak gerekir. 2 Temmuz’u doğru okumak gerekir. Madımak katliamı Alevi uyanışının barajlanması, suyun akışının yön değiştirilmesiydi. Bu baraj, bu yol değişikliği kime yaradıysa bu katliamda onların parmağı vardı. Derin yapıların, derin ilişkilerin ürünü idi Sivas. Kimse dönüp sorgulamadı. Sorgulayanlar da hep sokakdaki gürühla kaldı. Bizlere de korkular salındı, slogan attırıldı; “Mollalar İrana”</p>
<p><strong>NEWROZ&#8217;LA BAŞLAYAN YENİ ÖZGÜRLÜK HAMLESİ</strong></p>
<p>Bu slogan ne kadar Alevilere ait olabilirdi ki; “Mollalar İrana” diye slogan atanlar bugün Suriye’nin, İran’ın “Alevi” olduğunu keşfettiler. Alevilere bu sloganı attıranlar, atmak durumunda bırakanlar şimdi de Alevileri Suriye ve İran’a sahip çıkmaya çağırmaktadırlar. Aynı kesimler Alevileri, Ulusalcı Kemalist, Ergenokoncu siyasetin bir malzemesi haline getirmek için her türlü yalana başvurmaktadırlar. Aleviler adına konuşmakta, onların temsilcileriymiş gibi davranarak kamuoyunu manüpüle etmektedirler. Kendilerinin yazdığı tarih üzerinden Alevileri yönlendirmeye, Newroz’la başlayan yeni özgürlük hamlesinin Aleviler içindeki etkisini azaltmaya, boğmaya çalışmaktadırlar.</p>
<p>Aleviler için kılını kıpırdatmayanlar, CHP’nin ve Onur Öymen’in Dersim katliamını öven açıklamalarını aklamak için Deniz Baykal’ın arkasında, Onur Öymen’in yanında grup toplantılarına girip, boy gösterenler “Alevi” kimliklerini kullanarak Kürt siyasetine saldırmaya başladılar. CHP kapısında vekillik, CHP belediyelerinde iş kapmak için el pençe duranlar ve varlıkları Kürtlere, Alevilere düşmanlık üzerinde kurulu olanlar, savaşın rantıyla beslenenler, devşirmeler Alevilerin sessizliğinden yararlanarak, gene onlar adına konuşma hakkını kendilerinde olduğunu sanmaktadırlar. Unutmaktadırlar ki; Aleviler eski Aleviler değildir. Yıllardır süren diriliş mücadelesiyle birlikte büyüyen, kendisini arayan, tarihine sahip çıkan Aleviler var.</p>
<p>1990 yıllarında Kürt siyasetinin Dinlere yaklaşımını belirleyen ve Sosyalist cephede bir ilk olan Sayın Öcalan’ın “Dine Devrimci Yaklaşım” kitapçığı bugün bu kesimlere verilmiş en iyi yanıt olmaktadır. Kendi toplumuyla barışık olmayan bir anlayışın bu topraklarda yaşama şansı yoktur. Kürt siyaseti toplumsal barışın temsilidir. Varlığı demokrasinin tehminatıdır. Hafızası olmayanlara hatırlatılır ki; Kürt Özgürlük Mücadelesi, Alevilerin özgürlük mücadelesidir. Alevilerin direnişidir. Aleviliğin ruhuna kimliğine ve özüne sadık kalmakdır. Hallac-ı Mansur, Nesimi, Seyit Rıza gibi olmaktır&#8230;</p>
<p><strong>ALEVİ DEĞERLERİ</strong></p>
<p>Yalan tarihin, yalancıları; Yavuz Sultan Selim’in yanında İdris-i Bitlisi’yi, İdris-i Bitlisi’nin yanında Ebu Suud Efendi’yi görüyorlardır. Doğrudur. Peki neden bunların kapısında kılıç kuşanmış Elbistan, Malatya, Adıyaman’dan Halep’e kadar Alevi kellesi kesen Bektaşi Yeniçeri ordusunu görmüyorlardır. Çaldıran’da Şah Hatai’ye karşı savaşanlar, Alevileri katledip ganimet toplayanlar kimdi? Ergenekoncu siyasete Alevileri kurban etmek için bu kadar derine inilecekse, bu kuyudan elleri kanlı Yeniçeri ordusu, Osmanlının kapı kulu Bektaşilik çıkar. Tarih biliyor ki; Hacı Bektaşi Veli ile hiçbir alakası olmayan ama onun adını kullanarak Balım Sultan tarafından örgütlenen Bektaşilik bir Osmanlı kurumu, tarikatıdır.19.yy. kadar da bir Osmanlı kurumu olarak görev yürütmüş, İslam Halifesi’nin ordusu olarak cihan imparatorlugunun yaratılmasında büyük rol oynamışdır.</p>
<p>İçimizde yalan tarih, yalan bilgi ile sürekli Kemalizm ve ulusalcılık propagandasını yapan bu kesimlere karşı artık bizlerin bir ölçü tutturması gerekmektedir. Kemalizm’in, Ortadoğu halklarına düşmanlığı temelinde şekillenen ve ifadesini „İslam düşmanlığı“ „Arap düşmanlığı“ ve „Din düşmanlığı“ biçiminde bulan ve Alevileri de buna alet etmeye çalışma yönündeki faaliyetlerine karşı çıkma zamanı gelmiştir. Bu kesimlere karşı Alevi değerleri, geçmişi daha çok gün yüzüne çıkarılmalıdır.</p>
<p>Bu kesimlerin Alevilikle alakası olmadığı bilinen bir gerçektir. Aleviler tüm ulusları bir gördüğü gibi, kimseyi de, inançlarından dolayı horlamaz ve saygısızlık yapmaz. Bunu yapmak, Türkiye’de sadece Kemalistlerin işidir. Özellikle, Sünni kesim alet edilerek, Alevilerin katledilmesini istismar eden bu inkârcı Kemalistler, düşüncelerini ifade ederken dayanacakları bir kesimi bulamadıklarından, Alevileri kullanmaya çalışmanın yanında, toplumu hücrelerine kadar bölmeye de çalışmaktadır. Toplum ve topluluklar arasında güvensizliği de geliştirerek rejimin sürekliliğini sağlayan bu kesimler, Kemalizm’in „Tüm toplumsal kesimlerin örgütlenmelerinde bir düşman yaratarak örgütlenmek ve topluluklar arasında güveni, birliği kaldırarak, muhalefeti asgariye indirmek“ taktiğine uygun olarak örgütlenmeleri yönlendirmektedirler.</p>
<p>Aleviler arasında Sünniliğe karşı önyargıları körükleyerek, Alevi örgütlenmesini, İslami kesimleri de Alevilere, Yezidilere, Hıristiyanlara vd. inançlara karşı şartlandırmakla Şeriatçı örgütlenmeyi, Türkleri, ulusal anlamda Araplara, Ermenilere, Kürtlere, Yunanlılara karşı kışkırtarak, Türk milliyetçiliğini örgütleyen rejim böylelikle toplumu hücrelerine kadar parçalamıştır. Param-parça ettiği kesimlerin üzerine oturan Kemalist rejim ve Cumhuriyet hiç bir zaman bu kesimlerin bir araya gelmesini istemediği gibi, bunu derinleştirmesi için elinden geleni yapmıştır, yapmaktadır.</p>
<p>Bundan sonra Alevilerin kendileri adına ve güzelliklerini yansıtarak gündeme girmesinin zamanı gelmiştir. Bu anlamda dostluk kavramının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Aleviler adına şimdiye kadar konuşan Kemalistlere bundan sonra müsaade edilmemelidir. Onların kendi adlarına istedikleri kadar konuşma hakkı vardır kuşkusuz. Bizim adımıza değil…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak, kadında hakikat olarak şekil bulmuştur</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/hak-kadinda-hakikat-olarak-sekil-bulmustur-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/hak-kadinda-hakikat-olarak-sekil-bulmustur-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 07:47:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Ağucan]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi birlikteliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Dergâhları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hak savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakikatı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inanç savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kutsal mekanları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi yolcuları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Baba Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet dönemi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Derviş Cemal]]></category>
		<category><![CDATA[hakikat yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Hallacı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Hubyar Sultan Ocağı]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[inanç özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi ibadeti]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtçe deyişler]]></category>
		<category><![CDATA[Madımak yangını]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş vahşeti]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[nefesler]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Şuhreverdi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Üryan Xızır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/hak-kadinda-hakikat-olarak-sekil-bulmustur-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde Bizim nazarımızda kadın-erkek farkı yok Noksanlıkla eksiklik senin görüşlerinde.” Hacı Bektaş Veli Alevilerle, Alevilik arasındaki farklılaşma giderek derinleşiyor. Aleviliğin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde<br />
</em><em>Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde<br />
</em><em>Bizim nazarımızda kadın-erkek farkı yok<br />
</em><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em>Noksanlıkla eksiklik senin görüşlerinde.” </em></em></em></em><strong>Hacı Bektaş Veli</strong></p>
<div>
<p>Alevilerle, Alevilik arasındaki farklılaşma giderek derinleşiyor. Aleviliğin toplumsalcı, eşitlikçi ve hümanist yanları asimilasyonla ortadan kaldırılıyor. Binlerce yıldır baskılara direnen, varlığını sürdürmek için bedel ödeyenler, modern denen dünyanın tüketici rüzgarı altında Alevilikten uzaklaştırıyor. Kimi zaman Alevilerin eliyle Alevilik tanınmaz hale getiriliyor.</p>
<p>Bunu Alevi kadınların özellikle büyük şehirlerde yaşadıklarında görmek mümkündür.</p>
<p>Birlikte üreten, ürettiklerini birlikte paylaşan, bunu toplumsal temsili olan sosyal bir ilişki olarak yaşayan Aleviler bu değerlerini bir kenara bırakarak, erkek egemenlikli bir hayatı organize etmeye başlamışlardır.</p>
<p>Toplumun en etkin alanlarında kendini temsil etme, karar verme gücüne her zaman sahip olan Alevi kadını, bugün posta dahi yaklaştırılamaz bir duruma düşürülmüştür. Kendisini temsil etmek bir yana, karar verme yetisi elinden alınmıştır. Cemlerde “ana” diye hitap edilen ve Pir yanında Pir hükmünde posta oturan Alevi kadını, gelinen noktada sadece hizmetli, ya da en iyi durumda sembolik temsil durumuna düşürülmüştür. Bu da Alevi asimilasyonun boyutunun anlaşılması için gösterilebilecek bir örnektir. Cemleri özellikle devlet otoritesine, devlet merkezine yakın bir mantık içerisinde yürüten çevreler Alevileri, Türk-İslam anlayışıyla asimile etmek isteyenler, postta kadını yaklaştırmamaktadırlar. Bu anlayışın ve uğursuz rolün sahipleri “Kadın posta oturmaz” diyerek Aleviliğe hakaret edebilecek cesarete ulaşmışlardır.</p>
<p>“Bizim nazarımızda kadın-erkek farkı yok / Noksanlıkla eksiklik senin görüşlerinde” diyen Alevi erenlerine karşı, Cemlerde kadınları ve erkekleri ayrıştıranlar, fikrindeki ayrılıkçı resmi ortaya koymaktadır. Bu ayrılık temelden bir sapma, yoldan ayrılmadır. Böyle bir resim, Alevilikle, Alevilerin bağlarını koparmaktadır. Bu durum ağır bir travmatik hastalığa tekabül eder. Aleviliğin merkeze doğru çekilmesi, devletle ve onun kurumlarıyla benzeşmesi, egemen inançların uygulamalarını rehber alması, Aleviliğe Alevi kadınına ayrımcılık olarak, kadının Alevi toplumu içinde kazanmış olduğu haklarının gasp edilmesi olarak yansımaktadır.</p>
<p>Alevi örgütlenmelerindeki kadın sayısının azlığı, yönetim düzeyinde nerdeyse yok denecek kadar kadının olması, Alevi hareketinin karakterini de ortaya koymaktadır. Alevilerin demokratik eşitlikçi yanının ne kadar törpülenerek kendisi olmaktan çıkarıldığının göstergesi olmaktadır.</p>
<p>Kadına yaklaşım, kadının Alevi örgütündeki yeri, kurumlarımızın kimliğini ele vermektedir. Alevilikle olan bağ zayıfladıkça Alevi kurumları da eleştirdikleri karşıtlarına benzeşmektedir. Alevi kadının özgürleşme sorunu Alevilerin özgürleşmesiyle de ilintilidir. Alevi kadının Alevi hareketine katılımı onun gücüyle de ilgilidir. Alevi kadının Alevi örgütüne katılımı o kurumun Alevi olup olmamasıyla da ilgilidir. Büyük özgürlük iddiası eşitlik iddiası hak ile hakikat olma iddiası kadının özgürlük iddiası ile ilgili ve ölçülüdür. Böyle bir düzlemde baktığımızda Alevi hareketinin demokrasi hareketi içerisindeki yeri toplumu etkileme gücü ve kendisini koruyarak gelecek nesillere aktarma hürriyeti çok zayıflatılmıştır.</p>
<p>Yaşayan Aleviliğin gelenek, görenek ve kültürünün en yoğun biçimde ifadesini bulduğu Alevi kadını bugün Alevi hareketinin dışında örgütsüz ve kendisini temsil etmekten çok uzakta durmaktadır. Bu durum Alevi hareketinin kendisini aşamamasının ve demokrasi güçleriyle de buluşamamasının da temel nedenlerinden biri olmaktadır. Bu durum ancak Alevi değerlerine Alevilerin sahip çımasıyla aşılabilinir. Aleviliğin kadını yücelten, onu eşitleyen, toplumu idare eden, karar sahibi kılan kadın kimliğinin tekrar bu toplumla buluşması gerekmektedir.</p>
<p>Bunun somut örneğini Kürt siyasi hareketinde görmek mümkündür. Değişim yaratıcısı ve temsilcisi kadındır. Kürt toplumsal değişiminin ilk fedaileri Azimeler, Zekiyeler, Zilanlar, Beritanlardan Sakinelere uzanan kadın emeği devasa bir ürün olarak demokrasiye yürüyen, özgürlüğe yürüyen bir hareket yaratmıştır. Alevilik felsefesinin Kürt siyasetiyle buluşmasının temsili olan bu yiğit kadınlar bugün özgürlüğün, demokratik bir dünyada eşit bir yaşamın teminatı olmuştur. Orta Doğu’dan dünyaya özgürlük ve eşitlik meşaleleri olarak anılmaktadır.</p>
<p>Kürt siyasetindeki kadın iradesi; dönüştürücü, özgürleştirici ve hayatı anlamlandırıcı hareketi geleceğe dair büyük umutların yeşermesine vesile olmaktadır. Ortadoğu coğrafyası bu büyük umudu demokrasinin sembolü haline gelen hareket tarzıyla saygınlık yaratan bu durum, tüm alanlarda değişim dinamiğinin de kendisi olmaktadır. Ortadoğu’nun değiştirici dinamiği kadındır. Kadınsız değişim ve demokratik eşitlik söz konusu olamaz. Alevi kadının desteklemediği, iradesini katmadığı bir hareket, ne dönüştürücü, ne de eşitlikçi olabilir. Bugün tam da Alevi hareketinin yaşadığı budur. Kadınsız Alevi hareketi tüm saldırılara ve asimilasyona açıktır.</p>
<p>Alevilerin Alevilikte ısrarı Alevi ruhuna, toplumsal dünyasına yapılacak en büyük katkı olacaktır. Hak ve hakikat olacaktır. Fatma Ana’dan, Bese’ye, Zarife’ye uzanan ve direnen Aleviliğin mirasçıları olan bu yol erlerinin fedakarlıklarıdır ki; Alevilik hakikatle kutsanmıştır. Hak, kadında hakikat olarak şekil bulmuştur, Alevilik olmuştur.</p>
<p>Nice 8 Mart’lara&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/hak-kadinda-hakikat-olarak-sekil-bulmustur-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kürt Alevi asimilasyonuna karşı olabilmek!</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-asimilasyonuna-karsi-olabilmek-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-asimilasyonuna-karsi-olabilmek-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2024 16:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Ağucan]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakikatı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inanç savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Baba Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet dönemi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Derviş Cemal]]></category>
		<category><![CDATA[hakikat yolu]]></category>
		<category><![CDATA[Hallacı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Hubyar Sultan Ocağı]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[inanç özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi ibadeti]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtçe deyişler]]></category>
		<category><![CDATA[Madımak yangını]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş vahşeti]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[nefesler]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Şuhreverdi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Türk kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Üryan Xızır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-asimilasyonuna-karsi-olabilmek-2/</guid>

					<description><![CDATA[“şöyle gökyüzüne döndü perişan çatlamış elini açtı Allah’a dedi senin kulun olmam bir daha” Mahzuni Şerif Hak ile hakikat olan Perişan Ali aramızdan ayıldı. Ömrünü hakikate adayan, hakikat dervişi Perişan&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><em style="line-height: 1.5em;">“şöyle gökyüzüne döndü perişan<br />
çatlamış elini açtı Allah’a<br />
dedi senin kulun olmam bir daha” </em><strong>Mahzuni Şerif</strong></div>
<div>
<p>Hak ile hakikat olan Perişan Ali aramızdan ayıldı. Ömrünü hakikate adayan, hakikat dervişi Perişan Ali tüm nefsini yaşarken terbiye etmesini bildi ve öylede aramızdan ayrıldı. Onun gibi yüzlerce, binlerce yol dervişinin bize gösterdiği şey; hiçbir menfaat gözetmeksizin kendimizi hakikate teslim etmek oldu. Bu teslimiyet, dünyadan geçebilmektir. Dünya malına tama etmemektir. Toprağı bol, devri daim olsun.</p>
<p>Alevi asimilasyonu sadece Alevilerin inançsal anlamda kendilerine yabancılaştırılması biçiminde olmamaktadır. Özellikle Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan diğer halklara mensup Aleviler üzerinde mensup oldukları kimlik anlamında da derin bir asimilasyon uygulanmaktadır. Türkçü ve inkârcı bir yaklaşımla Aleviler kimliklerinden de koparılmaya çalışılmaktadır. Türkiye’de özellikle Kürt kökenli Aleviler, Arap kökenli Aleviler ve Balkanlardan göç etmiş çeşitli uluslardan Aleviler Türk kimliği içerisinde ırkçı bir anlayışla tekleştirilmeye çalışılmaktadır.</p>
<p>Kürt Alevilerinin yüzyıllardır kullandıkları dil, Kürtçe deyişler nefesler görmezden gelinmiştir. Türkçe’nin kullanılmasının ön plana çıkarılması ve ibadet dili haline getirilmesi için devlet, devlet destekli kurum ve kuruluşlar yoğun bir çalışma yürütmüşlerdir. Özellikle Kürt Alevi yerleşim bölgeleri olan Maraş, Malatya, Adıyaman, Sivas, Kayseri, Dersim, Erzurum, Bingöl hattın da yoğunlaşan bu asimilasyonun sonucu, Kürtçe’yi kullanamayan kesimler yaratılmıştır. Bu alanlarda üretilen Kürtçe eserler deyişler nefesler görmezden gelinerek özellikle Türkçe olanları ön plana çıkarılmıştır. Birçok ünlü Alevi ozanının Kürtçe deyişlerine, nefeslerine sansür uygulanmış, cemlerde dahi kullanılmayarak unutturulmak istenmiştir. Son yıllarda ortak Alevi aklının arayışları neticesinde bu ürünler gün yüzüne çıkmaya ve büyük ilgi görmeye başlamıştır. Bu Kürtçe duazimamlar, nefesler, deyişler uzun bir aradan sonra ancak tekrar toplumuyla buluşabilmektedir. Yine bu bölgelerdeki ocaklar dergâhlar ziyaretler unutturulmaya isimleri belleklerden silinmeye çalışılmıştır. Böylelikle ziyaretine sahip çıkmayan, dergâhına sahip çıkmayan dilini kullanamayan bir topluluk yaratılmaya çalışılmıştır.</p>
<p><a href="http://www.alevigazetesi.com/wp-content/uploads/2013/02/adiyaman_alevi.jpg" target="_blank" rel="noopener"></a>Cumhuriyet döneminde birçok katliam bu bölgelerde yoğunlaştırılmıştır. İsmini saydığımız bu Alevi yerleşim bölgelerinin her birinde bir katliam gerçekleştirilmiştir. Katliamın yapılmadığı bir Kürt Alevi yerleşim yeri, bölgesi kalmamıştır. Halk katliamlarla, korkutularak göç ettirilerek Alevilikleri unutturulmaya çalışılmıştır. Koçgiri ve Dersim’in hafızamızdaki yeri biliniyor. Maraş vahşeti, Madımak yangını herkesin gözlerinin önündedir. Bu bölgelerde Alevi ziyaretleri, dergâhları, kutsal mekânları insanlarıyla birlikte yok edilmek istendi. Vahşetin boyutu belgelerle de ortadadır. Hal böyle iken günümüzde görülmüştür ki; direngen Alevi süreği hakikat yolcuları hala ayakta durmaktadır. Sır bugün bu bölgelerde kendisini tüm zorluklara inkâra ve imhaya rağmen dışa vurmasını becermiştir. Nesilden nesile, kulaktan kulağa geçen hakikat yolu asimilasyon, inkâr ve imhaya karşı var olma mücadelesine girişmiştir. Kimliğini ve inancını savunmanın araçlarını yaratmak için çabalamaktadır.</p>
<p>Modern dünyanın, tarihin derinliklerinden gelen filozofları, tarihi bir görsellikle, estetikle bugünü anlamaya, anlamlandırarak yaşatmaya çalışmaktadır. Bu sahiplenme olgusu, kendini bulma olgusu, Yunus’un “kendini bilmektir” dediği varlık hakikatinin kendisi olmaktadır. Anadili olmaktadır. Tarihi olmaktadır. Kültürü olmaktadır.</p>
<p>Alevilerin kendine gelmesini, kendi kimliklerine sahip çıkmasını, değerlerini savunmasını bölücülük olarak niteleyen ve onu tekleştirerek yok etmek isteyen anlayışla, Alevileri kendi içinde ötekileştirmeye kalkan anlayış aynıdır. Birileri Aleviler kendi kimliklerine sahip çıkınca “siz bölücüsünüz” derken bazı Alevi kesimlerinin, kendi içerisinde Kürt, Arap, Boşnak vb. Alevilerin kimliğini görmeyerek, ötekileştirerek bu kesimlerin kendi kimliklerine sahip çıkmasını “Alevileri bölmek” olarak dillendirmesi, Alevileri yok sayanlarla aynı pencereden bakarak, aynı söylemi, dili kullanması niyetten bağımsız aynı amacı içeren bir durumdur. Alevilerin hak anlayışıyla bir ilgisi yoktur. Haktan uzak olmaktır.</p>
<p>Alevi kurum, kuruluş, dergah ve ocaklar hangi gerekçeyle olursa olsun Kürt Alevilere karşı sorumlukluları vardır. Ve bu sorumluluklarına sahip çıkmak zorundadırlar. Bilinmelidir ki, Kürt Aleviler Baba İlyas’tan, Kalender Çelebi’ye oradan Seyid Rıza’ya kadar her yerde ve her zaman, Alevi hakikatinin felsefesinin emekçileri var edenleri ve bu kadim inancın kadim üyeleri, kanlarıyla katık olanlarıdır. Emek sahibidirler. Bedenler ve başlar bu yol uğruna düşmüştür Mezopotamya coğrafyasında. Kendi dillerinde ibadet başta olmak üzere, Kürtçe’nin yaşatılması Kürt kimliğinin ve kültürünün asimilasyonun reddedilmesi gibi sorumlulukları vardır. Ocaklarımızın bağlılığı çok derindedir. Ocaklarımızın birbirine karşı sorumlulukları Pir ve Mürşit ilişkileri vardır. Bu ilişkiler, toplumsal saygı eşitlik üzerine kuruludur. Örneğin Türk kökenli Alevilerinin en bildik ocaklarından Hubyar Sultan Ocağı’nın Mürşit kapısı Üryan Xızır ocağıdır. Üryan Xızır Kürt Alevilerinin ocağıdır. Baba Mansur, Ağucan, Derviş Cemal gibi&#8230; Onun için hak ve hakikat için eğer bu gün Üryan Hızır Ocağı kimliğinden, kültüründen, kullandığı dilinden dolayı baskıya asimilasyona maruz kalıyorsa Hubyar ocağının görevi Mürşidine sahip çıkmaktır. Eğer sahip çıkamıyorsa hak olmayı inkâr etmiş olur ki; hakikat yolunun yolcuların da inkâr söz konusu olamaz, düşkünlüktür.</p>
<p>Hakikat, Kerbela’da Hüseyin gibi yolun sahibi olmaktır. Hiçbir siyasi beklenti, neden hakikatten ayrılmaya vesile, gerekçe olamaz. Onun içindir ki; Aleviler Hallacı Mansur gibi, Nesimi gibi, Şuhreverdi gibi canlarını verirken hakikatten taviz vermemişleridir. “Gönül kalsın, yol kalmasın” demişlerdir.</p>
<p>Eğer bu gün Kürt Alevileri imha ve asimilasyonla karşı karşıyalar ise, Balkanlardan Karadeniz’e oradan Arap yarımadasına tüm Alevilerin sahip çıkması bir hakikat görevidir. Bunun tartışılacak bir tarafı yok. Kürt Alevilerinin var olma mücadelesi, ayakta durma mücadelesi bu anlamda hakikate bağlılığımızın ölçüsü, terazisidir. Mevlana’nın “ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol” desturu, hakikatin mecburi bir yol kuralıdır. Onun için Kürt Alevi kimliğinin inkârı, asimilasyonunun önüne geçmek tüm Alevilerin boyun borcudur.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-asimilasyonuna-karsi-olabilmek-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevi vicdanı ve açlık grevleri</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevi-vicdani-ve-aclik-grevleri-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevi-vicdani-ve-aclik-grevleri-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 07:54:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[açlık grevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi vicdanı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi yüreği]]></category>
		<category><![CDATA[Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[Bozatlı Hızır Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çıra Kültür Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Demokratik Alevi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Divriği Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[İmranlı-Der]]></category>
		<category><![CDATA[inanç]]></category>
		<category><![CDATA[itikad]]></category>
		<category><![CDATA[Kalender Celebi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Nurhak dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Ocaxe Bake Alevi Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Demokratik Alevi Geliştirme ve Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Demokratik Alevi Hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal Yeşilkent Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza şehri]]></category>
		<category><![CDATA[Sevdilli ve Çevre Köyleri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni Şeyh Bedrettin]]></category>
		<category><![CDATA[vicdan]]></category>
		<category><![CDATA[Zülfikar Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevi-vicdani-ve-aclik-grevleri-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Cümlenin rızkını veren ol gani settar iken Yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem” (Nesimi) Her inanç için vicdan, kalp temizliği önemlidir. İnsanı kutsayan Aleviler içinse temel bir ayraç, itikadın ve inancın&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Cümlenin rızkını veren </em><em>ol gani settar iken</em><em><br />
</em><em>Yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem” </em><strong>(Nesimi)</strong></p>
<p>Her inanç için vicdan, kalp temizliği önemlidir. İnsanı kutsayan Aleviler içinse temel bir ayraç, itikadın ve inancın temel kuralıdır. Rıza şehrine açılan kapı vicdandan geçer. Yıllar, Alevilerin vicdanlarıyla hesaplaşması, yürekleriyle karar vermesi üzerinden Alevi yolu bugüne gelmiştir. Hakkın insanda tecelli ettiğine hükmederek, insanlık tarihinin birçok değerine kendi değeriymiş gibi sahip çıkmıştır. Hak ile hak olanlar; Sünni Şeyh Bedrettin’in direnişinde olduğu gibi, onun sancağı altında, “yarin yanağından gayri her şeyi” eşitçe bölüştürmek adına canını feda etmekten çekinmemişlerdir.</p>
<p>O önderlerin, yol erenlerinin varlığıdır ki; bugün Alevilik ve Aleviler tüm zulme baskıya inat ayaktadır. Yol önderlerinin, pirlerin, dedelerin, zakirlerin bize bıraktığı miras budur. Hz. Hüseyin’in Kerbela direnişi, zalimin zulmüne karşı, mazlumun binlerce yıllık bir zaferidir. Bu zafer mazlumun kendi kanıyla kazanmış olduğu bir zaferdir. Bu zafer düşmanın bile boynunu büken ve utancını yüzüne vuran tarihi bir mirastır. O Kalender Celebi’dir ki; Nurhak dağlarında şahadetin onurunu tatmış ama vicdanından ödün vermemiştir.</p>
<p>Her zaman doğrunun yanında, mazlumun yanında yer almasını bilen Aleviler hiç kuskusuz 50. gününe dayanan açlık grevleri karşısında sessiz kalamaz. Bedenini iradesiyle terbiye eden ulular, izdivaca çekilmiş dervişler gibi bedeni açlığa yatıranlar, hak ile hak olmuşlardır. Hak olan Aleviler bu yolda atılmış olan adımlara kayıtsız olamaz. Barış için, ölümlerin son bulması, insan yaşamının kutsal dokunmazlığının ebedileşmesi adına yapılması gereken ne varsa yapılmalıdır. Aleviler olarak bizlerin sorumluluk almamız ve barış sürecinin bir parçası olmamızın vakti gelmiştir. Daha ne kadar insan ölümlerine seyirci kalabiliriz ki&#8230;</p>
<p>Her ölüm Aleviliğin ölmesidir. Her ölüm Alevilerin ölmesidir. Ölümlere sessiz kalmak klasik anlamda söylersek, ölümlere ortak olmaktır. Alevi vicdanı Alevi yüreği bunu kaldıramaz. Eğer değerlerimizden kopar, onun gereklerine sadık kalmaz isek, Alevilik iddiasında bulunmak, yol önderlerine, cemimize, deyişimize büyük bir saygısızlıktır. Bu saygısızlık Alevi asimilasyonunun derinleşmesidir. Aleviliğin kendi değerlerinden koparılmasıdır. Tanınmaz, tanımlanamaz kılınmasındır.</p>
<p>Biline ki, vicdanı olmayanlar, hak ile hakkı bilmeyenler meydanda duramazlar. Dursalar dardan inemezler, inseler Alevi olarak inemezler&#8230; Onun içindir ki; bizler artık 50. gününe varan açlık grevlerine vicdanımız ve kalplerimizle bakma cesaretini göstermeliyiz.</p>
<p>Açlık grevlerine ilişkin “Sessizliğe, vicdanımızın sesiyle seslenelim” diye açıklamada bulunan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, Hubyar Sultan Alevi kültür Derneği, Bozatlı Hızır Derneği, Özgür Demokratik Alevi Hareketi, Özgür Demokratik Alevi Geliştirme ve Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal Yeşilkent Cemevi, Divriği Kültür Derneği, Ocaxe Bake Alevi Kültür Derneği, İmranlıVe Köyleri Derneği İmranlı-Der, Sevdilli ve Çevre Köyleri Derneği Sev-Der, Demokratik Alevi Derneği, Çıra Kültür Merkezi, Zülfikar Gazetesi’nin sesine ses katmalıyız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevi-vicdani-ve-aclik-grevleri-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
