<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>madımak katliamı &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/madimak-katliami/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 11:55:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>madımak katliamı &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Alevilere “korku verirler”</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevilere-korku-verirler/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevilere-korku-verirler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 11:55:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[1990'lar cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi bağları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi çocuklarına namaz]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi direnci]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi gerginlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ittifakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kampanyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi korkuları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi korkutma]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi oy dizaynı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tahrik edici saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilere yönelik saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[cami inşası]]></category>
		<category><![CDATA[CHP ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet elden gidiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[devlet örgütlü cinayetler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekmellettin İhsanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ezan haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[HDP ve Alevi temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[HDP ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalist aydın cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[kirli ittifaklar]]></category>
		<category><![CDATA[korku siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[korku siyasetinin sona ermesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt siyasetinin Alevilere yaklaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Selahattin Demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal demokrat tepkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevilere-korku-verirler/</guid>

					<description><![CDATA[“Dirilirler dilirler gelirler Huzur-ı mahşerde divan dururlar Harami var diye korku verirler Benim ipek yüklü kervanım mı var”  (Karacaoğlan)Alevilere yönelik tahrik edici saldırılar son günlerde artarak devam etmekte. Alevilerin yaşadığı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Dirilirler dilirler gelirler<br />
Huzur-ı mahşerde divan dururlar<br />
Harami var diye korku verirler<br />
</em><em> Benim ipek yüklü kervanım mı var”</em><strong style="color: #262626;"><em>  </em>(Karacaoğlan)</strong><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Alevilere yönelik tahrik edici saldırılar son günlerde artarak devam etmekte. Alevilerin yaşadığı hemen her bölgeden küçük çaplı gerginliğe vesile olan haberler gelmektedir. Kimi yerlerde Alevi çocuklarına zorla “namaz” kıldırıldığı, kimi köylerde camilerin inşa edildiği, ezanların okunduğu ve sözlü sataşma haberleri&#8230; Bildik tanıdık bazı “Alevi”ler tarafından başlatılan kampanyalarda buna eklenince korku siyasetinin besleyecek unsurların yeniden üretildiği görülmektedir.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Klasik Alevilere bakış açısının ötesindeki bu gelişme, saldırılar, seçim öncesinde Alevilerin oy akışını dizayn etmek isteyen kesimler tarafından planlı bir şekilde organize edildiği anlaşılmaktadır. Zaten sistematik bir baskı altında olan Alevilere karşı son günlerde eklenen gözle görülür yönelimler korku siyasetinin simsarlarını beslemektedir. Onlar tarafından da örgütlenmektedir.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Özellikle Ekmellettin İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi sonrasında Aleviler başta olmak üzere sosyal demokrat kesimlerde oluşan tepkileri bastırmak için bu saldırıların önümüzdeki günlerde artarak devam edeceği anlaşılmaktadır.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">1990 yıllarında Kemalist aydınlara karşı başlatılan cinayetler ve 2 Temmuz 1993’de Madımak Katliamı Alevi aklını esir almanın bir yolu olmuştur. Korkular üzerinden Alevilik teslim alınmak istenmiştir. “Cumhuriyet elden gidiyor” diyen bu akıl tutulması devletin Alevileri kendinde barajlaşmasını sağlamıştır. Bunun sağlamanın yolu, devlet politikası olarak bu katliamlar örgütlenmiştir. Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Turan Dursun gibi Kemalist aydınlar art arda katledilirken bu cinayetlerin sorumluları halen yakalanmamış, bu cinayetler faili meçhuller listesinde bulunmaktadır.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Devletin bizzat örgütlediğine inanılan bu siyasi cinayetler ve 2 Temmuz katliamı Alevileri ciddi bir biçimde korkutmuştur. Sindirmiştir. Devlete, Alevi kurumlaşmasının yönünü ve ittifaklarını kendisine göre dizayn etme imkanı vermiştir. Siyaseten de bundan en çok menfaatlenen parti CHP’dir. CHP devletin Alevileri kendinde toplama merkezi olmuştur. Alevilere yapılan her saldırı CHP’ye oy olarak destek olarak dönmüştür. Alevileri kendisine mahkum eden bu durumun her aşıldığı dönemde devlet çeşitli manevralarla Alevileri yeniden CHP’de toplamanın yollarını açmıştır. Deniz Baykal sürecinde yıpranan ve Alevilerde kopuşun başladığı CHP’nin başına Kılıçdaroğlu Genel Başkan olarak getirilmiştir. Tayyip Erdoğan’ın katkıları ve bilinçli yönlendirmesiyle de; Alevilerin CHP dışında bir tercih yapmamaları için her yöntem denenmiştir, denenmektedir.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Söz konusu Aleviler olunca devletin refleksi devreye girmektedir. AK Parti, CHP, MHP ortak davranmaktadır. Meclis, komisyonlar aynı akılla işlemekte, Aleviliğin asimile edilmesi temel bir prensip olarak işlemektedir. Alevilerin hassasiyetleri söz konusu olduğunda kimseden ses çıkmamaktadır.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">HDP şahsında somut bir duruma dönüşen Alevilerin kendilerini kendisi olarak ifade etme imkanı, şansı Alevilerde heyecan yaratmaya başlamıştır. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri bunu gün yüzüne çıkarmıştır. Alevilerden Selahattin Demirtaş’a hatırı sayılır bir oy akışının olacağı görülmektedir. Başta Alevi kurumları olmak üzere Aleviler Selahattin Demirtaş şahsında Kürt siyasetiyle bağlarını yeniden düzenlemeye başlamıştır. Bu sürecin önümüzdeki yıllarda ötekilerin birlikte yürüme mücadelesine yansıyacağı da ortadadır.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Alevileri korkularından yola çıkarak teslim almak isteyen siyasetin artık başarılı olma şansı yoktur. Kirli ittifakların Aleviler tarafından itibar görmesi de düşünülemez. Alevilerin içindeki bu yaklaşımları dışına attığı bir süreçte, HDP, Aleviler içinde teşhir olmuş, mahkum edilmesi için yılların harcandığı yaklaşımların kendilerini yeniden örgütlemesine izin verilmemelidir. Alevilerin korkularını aşmasına katkı sunarak, Kürt siyasetinin direnci ve koruyucu gücü etrafında toparlamasını bilmelidir. Sorumluluk almalıdır. Alevileri kendisinde barajlaşmaya çalışan, siyaset malzemesi, sıçrama tahtası yapmak isteyen yaklaşımları görebilmeli, bunun önünü şimdiden almalıdır. Kürt siyasetinin Alevilere yaklaşımındaki samimi resmi temsil edebilme becerisini göstermelidir.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Çünkü bilinmelidir ki; Alevilerin mücadelesinin yeni bir boyut kazanması ve sistemle olan bağlarının koparılması Alevilere karşı yeni saldırıların olacağı anlamına da gelmektedir. Bu saldırıların göğüsleneceği bir birliğin sağlanması da hayati bir önemdedir. Aleviler bu olası saldırılar karşısında yalnız bırakılmamalıdır. Bırakılmayacağı da hissettirilerek korku siyasetinin sütüne yürünmelidir.</span></p>
<p><span style="color: #6a6a6a;">25.07.2014</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevilere-korku-verirler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kobanê direnişi, Kerbela direnişidir!</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 11:40:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi aydınları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Pirlerinin çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Rojava dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Hak ve Hakikat mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[IŞİD çeteleri]]></category>
		<category><![CDATA[IŞİD ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela ve Rojava]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela zulmü]]></category>
		<category><![CDATA[Kobanê direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş]]></category>
		<category><![CDATA[Mazlum halklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu ve Mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[Roboski]]></category>
		<category><![CDATA[Rojava direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Rojava ve özgürlük mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Şah-ı Şehidin Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil inisiyatif Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Sıffin Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Şuhreverdi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihsel direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Yezit ve Muaviye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/</guid>

					<description><![CDATA[Haksızlık önünde eğilmeyiniz&#8230; Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz! (Hz. Ali)Alevi Pirlerinin çağrısı üzerine Aleviler Kobanê sınırına gittiler. Kobanê halkının direnişini “Kerbela direnişi” diye selamladılar. Sivil bir inisiyatif olarak Alevilerin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #262626;"><em>Haksızlık önünde eğilmeyiniz&#8230; Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz</em>!<em><strong> (</strong></em></span><em><strong>Hz. Ali<span style="color: #262626;">)</span></strong></em><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Alevi Pirlerinin çağrısı üzerine Aleviler Kobanê sınırına gittiler. Kobanê halkının direnişini “Kerbela direnişi” diye selamladılar. Sivil bir inisiyatif olarak Alevilerin kurumların girişimini beklemeden örgütledikleri bu gidişe Alevi kurumlarının önde gelenleri desteklerini açıklayıp temsilcileriyle katıldılar. Görüldü ki kurum ve kuruluşlarının hareketini sağlayacak olan pirlerin, aydınların, yazarların misyonlarına sahip çıkmaları.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Bunun en güzel örneği sınırda görüldü. Bu tür eylem ve etkinliklerin artık Alevilerin hayatının bir parçası olacağını şimdiden söylemek mümkün. Söz artık eyleme dönüşmek zorundaydı. Öyle de oldu. Eylemlilikler ve rengini ifade edecek etkinliklerin başını da pirlerimizin çekecek gibi. Hantal, siyasetin, bireysel ilişki ve menfaatlerin derinlemesine kendisini hissettirdiği Alevi kurumlarının kendilerini gözden geçirme ve yenilemesinin de önünü açacak olan pirlerimin bu ve benzer çıkışlarıdır. Hak ve hakikatin izinde yol almak için Alevi felsefesinin tarihi örgütlenme biçimi ve önderlik hakkının teslim edilmesi de böylece tekrar sağlanmış olacaktır. Hak ve hakikat pirlerimizde tecelli ettikçe, onların şahsında kendini resm ettikçe asimilasyona karşız da en büyük direniş başlamış olacaktır. Onun içindir ki;</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Kobanê sınırında tarihin onlara yüklemiş olduğu misyona laik bir adım atmışlardır. İnisiyatifi ele almışlardır. Kendi varlıklarıyla, direnenlerin varlığını bütünleştirmişlerdir. Kobanê’de yaşananlara “Kerbela” demişlerdir. Direnenlere “Şah-ı Şehidin Hüseyin” demişlerdir. Kahramanlığa sahip çıkmış, hakikatle muhabbet etmişlerdir. Onları aşkı muhabbetle selamlıyorum&#8230; Ve onların sınırın sıfır noktasında haykırdıkları cümlelerini sizinle paylaşmak istiyorum. Pirlerimiz diyor ki;</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><em style="color: #262626;"><strong>Yezit’e karşı İmam Hüseyin Olma Zamanıdır!&#8230;</strong></em><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Ortadoğu ve Türkiye’de 20. yüzyılın “Paylaşım” planını yapan egemen sömürgeci güçler yüz yıldır mazlum halkları ve inanç gruplarını birbirine kırdırdı. Bu kırımı planlayanlar doğal kaynaklarımıza el koyup kendi çıkarları için kullanırken biz mazlum halklar ve inanç grupları katliamın acısını kat kat artıran yoksullaşmayı da yaşadık.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">21. Yüzyılın “Yeni sömürge” planını yapan egemen güçler, aynı plan üzerine kurguladıkları senaryo için eli kanlı çeteleri kullanıyorlar. Ortadoğu, Mezopotamya, Anadolu, Kürdistan insanlığın doğal yaşamdan, yerleşik yaşama adım attığı kadim coğrafyadır. Bu kadim coğrafyanın halkları ve inanç grupları birbirinin “Düşmanı” değil dostu ve yarenidir. Bu dostluğun ve yarenliğin somutlaşması Rojava topraklarında gerçekleşirken, dostluğu, dayanışmayı, yarenliği, birlikte yürüyecek eşit ve özgür yaşamı bozmak, düşmanlaşmayı ve katliamı oluşturmak isteyen güçler tekrar iş başındadır. Yoksulluğu kuru ekmekle pay eden, acıları paylaşarak azaltan, her türlü etnik ve inançsal kimliği tanıyarak kendi kadim değerleri ile yaşatmanın planını yapan Rojava halkını hedef alan IŞİD vb. katliamcı çetelere karşı direnmek, mücadele etmek inancımız açısından ibadet kabilindedir. Rojava’da/Kobanê’de yaşayan ve destansı bir mücadele yürüten insanlar bilinmelidir ki dünyanın mazlum halkları adına zalim ve katliamcı zihniyete karşı mücadele etmektedir. Rojava direnişi sadece kendisi ile sınırlı değildir. Zulüm ve katliamın neredeyse “Kader gibi” algılandığı bir coğrafyada, yani ve özgür bir yaşamın olabileceğini kanıtlayan, halkın ve hakkın iradesiyle eşitliği yaşamsal kılan mazlum Kürt halkı zalime ve katile inat “Kaderin” bozuk yazgısını silme iradesi gösteriyor. Biz Alevi aydınları olarak “Bu irade bizim de irademizdir, bu direniş bizim de direnişimizdir.” diyoruz!</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Rojava, Hama, Halep inancımızın Hak ve Hakikat uğruna direniş destanının Hak Aşıklarının kanıyla canıyla yazıldığı topraklardır. Sühreverdi (1191), Seyit Nesimi (1425) Halep’te hak için Hakka yürümüştür. Sühreverdi ve Seyit Nesimi gibi Hak ve hakikat aşıklarını katleden zihniyet IŞİD zihniyetinin kaynağıdır. Pirimiz Pir Sultan Abdal’ın “Kızılırmak gibi bendinden boşan/ Hamadan, Mardin’den, Sivas’a döşen/ Düldül eyerlendi Zülfikâr kuşan/ Alim ne yatarsın günlerin geldi?” deyişi tam da bugünü gören ve bugün ne yapılması gerekeni ifade eden deyiştir. Bu gün Hak ve Hakikat aşkına, yoksulun, mazlumun, masumun, dili kimliği, inancı inkar edilerek katledilenler için Zülfikar kuşanma zamanıdır. Şahı Merdan Ali ile Muaviye güçleri arasında yaşanan Sıffin savaşı da bu topraklarda (Rakka/Sıffin) gerçekleşmiştir. Hak ve hakikatin karşısında yenilgiye uğrayacağını gören Muaviye askerlerine, İslam’ın kutsal kitabı “Kuran-ı Kerim sayfalarını yırtarak mızraklarının ucuna takma” emrini bu topraklarda vermiştir. IŞİD katilleri, Sıffin Savaşı’nda Şahı Merdan Ali’ye karşı tarihin gördüğü en düzenbaz savaş hilelerinden birini yapan Muaviye zihniyetinin temsilcisidir. İnsan bedenini parçalayarak “Kalbini yeme” Yezit’in atası, Muaviye’nin ana/babası Ebusüfyan ve Hind’den kalan bir caniliktir. Cani, kanlı katil IŞİD çetelerinin Rojava’da Kürt halkına, Suriye’de Alevi toplumuna karşı yaptığı katliamlar Yezit’in Kerbela’da yaptıklarının devamıdır. Nerde bir Muaviye varsa orada bir Şahı Merdan Ali olacaktır. Nerede Yezit eliyle yapılan bir Kerbela varsa orada bir İmam Hüseyin ve Masum-u Paklar, Zeynepler, Sakineler, Zeynel Abidinler olacaktır. IŞİD çeteleri kelle keserek Kerbela zulmünü sürdürüyorlar. İnsanlık bilmelidir ki suya erişmeyi engelleyen IŞİD çeteleri Yezitlik yapıyor. Rojava’da Ortadoğu’da çocukları katleden IŞİD çeteleri Kerbela’da altı aylık Ali Asgar’ı ve Masum-u Pakları katleden Hurmala Bin Kâhil’in soyundandır. IŞİD çeteleri Kerbela’da baş kesen Şimr Bin Zi’l Cevşen’in torunlarıdır. Tarihimiz zulüm ve katliama karşı direnişin destanıdır. Madımak’tan Kerbela’ya, Roboski’den Maraş’a, Çorum’dan Kobanê’ye, Dersim’den Rojava’ya kadar yaşanan tarihte mazlum biziz. Rojava direnişinde zulüm ve katliam yenilecek Halklar ve inanç grupları eşit, özgür ve özerk olacak. Bu mücadeleye güç katmak ve “Bu mücadele bizim mücadelemizdir” demek için buradayız.  </span></p>
<p><span style="color: #6a6a6a;">18.07.2014</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aleviler olarak kazanmak zorundayız</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/aleviler-olarak-kazanmak-zorundayiz/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/aleviler-olarak-kazanmak-zorundayiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 09:59:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ahlakı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kazanımları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve solcular]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[barış süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Başköylü Hasan Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi deyişleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyetin kuruluşu]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik eşitlik]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır inanç özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Gazi olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Hakka doğru ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[kiliseler ve camiler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt kadının devrimsel dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt özgürlük hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>
		<category><![CDATA[laik kültürel birliktelik]]></category>
		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Newroz mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Süryani milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[Susurluk]]></category>
		<category><![CDATA[tek ulus politikası]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal birliktelik]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin renkleri]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcı faşist çevreler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/aleviler-olarak-kazanmak-zorundayiz/</guid>

					<description><![CDATA[“Hakka doğru giden ikrar imandır Hak ikrar ulu mihmandır Ulu divan kurulacak zamandır Hakkın divanında davamız bizim”   (Başköylü Hasan Efendi) “Alevlik ve süreç” diye başlayan tartışmalar giderek niyete bağlı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Hakka doğru giden ikrar imandır<br />
</em><em>Hak ikrar ulu mihmandır<br />
</em><em>Ulu divan kurulacak zamandır<br />
</em><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em>Hakkın divanında davamız bizim”   </em></em></em><strong>(Başköylü Hasan Efendi)</strong></p>
<div>
<p>“Alevlik ve süreç” diye başlayan tartışmalar giderek niyete bağlı olarak Kürtler aleyhine kampanyaya dönuştürülmek istenmektedir. Bunun için bildik bir çok çevre, kişi harekete geçmiş bulunmaktadır. Görünen o ki; olası barış, birilerini ciddi şekilde korkutmaktadır&#8230; Alevilerin kendilerini daha özgür ve demokratik bir ortam içerisinde ifade etme olasılığı, Aleviler üzerinde egemenlik hesabı yapanları ürkütmektedir. Çünkü; Alevileri Kürt siyasal hareketinden uzak tutmak isteyenler ve şimdiye kadar Kürt düşmanlığını Aleviler içinde örgütlemek için çatışma ortamını gerekçe olarak gösterenlerin elindeki koz alınmıştır. Newroz mesajı sonrası Alevi uyanışının ve kendi kimliği ile buluşmasının önü her zamankinden daha fazla açılmış, Kürt siyaseti ile Alevilerin buluşması kaçınılmaz olarak kendisini yeni sürece dayatmıştır.</p>
<p>Demokratik bir Türkiye’nin yaratılması için Kürtlerin ve inançsal olarak da Alevilerin taleplerinin mutlaka karşılanması şarttır. Biri diğerinden daha önemli ya da daha önemsiz değildir. Tüm kesimler kendilerini sürece dahil etmenin yolunu aramalı, bulmalıdır. Seslerini yükseltmeli, taleplerini kamuoyu ile paylaşmalı, baskı unsuru olmak için harekete geçmelidir. Bilinmeldir ki; ulusalcı faşist çevrelerin kendi yaratıkları ve Kürdistan’daki ayakları ve temsilcileri olan çevrelerden yola çıkarak tarif etmek istedikleri Kürt imajı çoktan aşılmıştır. “Cahil Kürt” devri kapanmıştır. Cehalet, otuz yıllık çetin bir direniş sonrası sahiplerine iade edilmiştir. Kürt Özgürlük Hareketi’nin egemen olduğu her yerde demokratik eşitlikçi ve gerçek anlamda laik bir kültürel birliktelik yaratılmıştır. Bunu bütün yaşam alanlarında görmek mümkündür. Süryaniler ilk kez, Kürt Özgürlük Hareketi’nin katkılarıyla TBMM’de milletvekili göndermiştir. Diyarbakır tüm inançların kendilerini özgürce yaşatabildikleri bir şehir olarak tarihteki misyonuna uygun bir resim vermiştir. Kiliselerindeki çan seslerine, camilerde ezan sesleri, cemevinde deyişler ve semahlar eşlik etmektedir. Tüm bunlar Kürt siyasetinin yaratığı olanaklar ve onun öncülüğünde olmuştur. Diyarbakır örneği, Kürt siyasetinin yaratmak istediği birlikte yaşam arzusunun kendisidir. Kısacası devletin yüzyıllardır geri bırakmak suretiyle Kürtler üzerinde egemenliğini devam ettirme çabası aşılmaya başlanmıştır. Yine Kürt kadınının devrimsel dönüşümü ortadadır. Toplumun en temel kültürel değerlerinin taşıyıcı olarak özgürlük mücadelesindeki yerini almıştır. Kürt gericiliğine karşı en büyük başkaldırıya öncülük etmektedir.</p>
<p><a href="http://www.alevigazetesi.com/wp-content/uploads/2013/04/semah.jpg" target="_blank" rel="noopener"></a>Düne kadar “tek ulus, tek inanç, tek dil” diyerek toplumu benzeştirip, tekleştirmek isteyen katliamcı ve inkarcı zihniyet bugün Kürtler başta olmak üzere, fiilen Lazların, Gürcülerin, Çerkezlerin, Asurilerin, inançsal olarak Alevilerin, Êzîdîlerin varlığını kabul etmek zorunda kalmıştır. Bu kabul edilişin altında Kürt Özgürlük Hareketi’nin ciddi emeği vardır. Kürt Özgürlük Mücadelesi sadece Kürtlerin var olma mücadelesi değildir. Türkiye’de tüm yok sayılanların mücadelesidir. Bunu bugün varılan sonuçlarla görmek mümkündür. Kürt siyaseti şeklin, sloganın ötesinde durmaktadır. Bu topraklarda özünde büyük bir değişimi dayatmaktadır. Kürdistan’dan haraketle Türkiye’nin geneline yayılmak istenen bu değişimin karşısında durmak mümkün değildir. Hiç bir gerekçe mevcut statükoyu korumayı ve sahiplenmeyi haklı kılamaz. Hiç kimse bizden, Kürtler, Aleviler ve solcular başta olmak üzere, bu toprakların tüm renklerini yok etmek isteyen, bunun üzerine kurulmuş bir sistemi savunmamızı beklememelidir. Cumhuriyetin kuruluş yıllarından itibaren bizlere uygulanan katliamlar belgeleri ile ortadadır. Bunun için çok uzağa gitmeye bile gerek yoktur. Madımak daha dündür. Gazi’nin kanı daha kurumamıştır. Onun için Aleviler’den “cumhuriyete bekçilik” yapması istenemez. İsteyenlerin aymazlığı ve niyeti ortadadır. Niyetleri Susurluk’tadır. Ergenekon’dadır. Bu da Alevi ahlakına, felsefesine yaşamına uymaz. Uyanları Alevi olamaz&#8230;</p>
<p>Onun için barış sürecinde demokrasi mücadelesini daha güçlü yükseltmek gerekmektedir. Siyasetin, dönemin değişim isteyen ruhuna uygun bir hareket içinde olmak zorundayız. Çünkü Alevilerin kendisi için bir şeyler isteme, kazanma zamanı gelmiştir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/aleviler-olarak-kazanmak-zorundayiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Newroz Mesajı Alevilerin özgürlük mücadelesidir</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 08:39:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi aydınlanması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimlik arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimlik savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kökenli yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Kürt işbirliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Önderleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlük mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politik aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politikası]]></category>
		<category><![CDATA[alevi sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarih bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihi çarpıtma]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hallac-ı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalist aydınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalizm ve Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklar meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt özgürlük hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Şah Hatai]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Rıza]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Tekke ve Zaviyeler yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçeri ve Bektaşilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Kırklar meydanına vardım Gel beru ey can dediler İzzet ile selam verdim Gel işte meydan dediler” (Şah Hatai) Biz Alevilerin en temel sorunlarından bir tanesi, adımıza hep başkalarının konuşuyor olmasıdır.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Kırklar meydanına vardım</em><br />
<em>Gel beru ey can dediler</em><br />
<em>İzzet ile selam verdim</em><br />
<em>Gel işte meydan dediler”</em> <strong>(Şah Hatai)</strong></p>
<p>Biz Alevilerin en temel sorunlarından bir tanesi, adımıza hep başkalarının konuşuyor olmasıdır. Cumhuriyet sonrası giderek derinleştirilen bu durum, uzun yıllar sonra Aleviler arasında da olur bulmuştur. 90’lı yıllardan sonra ilk kez Alevi kelimesini de kullanarak örgütler kuran bizler, bu durumu halen aşmış değiliz. Son günlerdeki tartışmalar göstermiştir ki; halen kendi adımıza konuşmaktan uzağız.</p>
<p>Kendimiz konuşmuyoruz. Kendimizi ifade edemiyoruz. Egemenlerin yazdığı tarih üzerinden olaylara bakıyoruz, egemenlerin bizlere biçmiş olduğu rölü aşamıyoruz. Bu durum Aleviler üzerinden siyaset yapan kesimlerin pervasızlaşmasına, hattini aşarak bizlere akıl verip yönlendirmesine vesile olabiliyor.</p>
<p>Cumhuriyetin yartmış olduğu dehşet ortamı ve Alevi katliamları sonrası sağladığı askeri, baskıcı hakimiyet karşısında Aleviler büyük bir suskunluğa bürünmüşlerdir. Üzerlerine ölü toprağı serpilmiştir. Sunni kökenli Kemalist Türk Aydınları bu durumu kullanmış ve içinden geldikleri toplumsal yapıyla hesaplaşmanın bir aracı olarak Alevileri kullanmıştır. Kullanmanın tüm imkanlarını sistem sağlamış ve desteklemiştir. Bu durum uzun yıllar devam etmiştir. Giderek Aleviler içerisinde de derin sistemle işbirliği içerisinde faaliyet yürüten ekipler çıkarılmıştır. Yıllara varan asimilasyon ve devşirme çalışmaları sonrasında yaratılanlar, Alevi örgütlenmesinin en büyük sıkıntısı olarak bügüne gelmiştir. Bu kesimler üzerinden yürütülen idolojik politik yönlendirme sistemle bütünleştirme çalışmaları devam etmektedir.</p>
<p>C<a href="http://www.alevigazetesi.com/wp-content/uploads/2013/03/newroz2.jpg" target="_blank" rel="noopener"></a>umhuriyetle birlikte Alevi önderlerleri Alevi inancına emek verenler önemsizleştirilirken, toplumsal güvensizliğin, kendine inançsızlığın ürünü olan Kemalist aydınların arkasına saklanma bir yaşam biçimi olarak dayatılmıştır. Son yıllara kadar medyada Alevi kökenli aydınların, yazarların açıklamalarını görmek mümkün değildi. Alevi kelimesini en çok kullananlar aslında Aleviliğide kabul etmeyen, ama onu kendi menfaatlari için bir sosyal dayanak haline getirmek isteyen kesimler oldu. Bu kesimlerin yazdığı, yanlış niyete bağlı tarih, Alevi tarihi olarak yansıtılmaya kabul ettirilmeye başlandı. Kısaca bugün derin devletin tarih anlayışı içerisinde Alevilere biçilen rol ne idi ise Aleviler bunu benimser bir noktada tutulmaya çalışıldı.</p>
<p>Alevi uyanışının önüne Sünni Kökenli Kemalist Türk aydınları eliyle barajlar kuruldu. Aleviliği yasaklayan ve bugün Alevilerin asimilasyonunda temel röl oynayan Tekke ve Zaviyeler yasasını bile Alevilere savunduracak kadar tarih ve politika algısı çarpıtıldı. Alevilik unuturulmak istendi &#8230;</p>
<p><strong>KÜRT ÖZGÜRLÜK HAREKETİ VE ALEVİLER</strong></p>
<p>Bu kader Kürt siyasetinin ortaya çıkışı ile değişti. Alevilerde, Türkiye’de ötekileştirilen, baskı ve asimilasyona tabi tutulan tüm kesimler gibi, Kürt siyasetinin gelişmesine paralel doğan özgürlükçü ortamda kendilerini ifade etme şansını yakaladılar. Kürt siyesetinin dayatttıgı özgürlükçü ortam her kesimde yankısını buldu. Alevilerde kendisini kendi kimiliğiyle, adıyla ilk kez 90’lı yıllarda ifade etme imkanını yakaladı. Kürtlerin özgürlük hareketi ilk yankısını da Aleviler içinde buldu. Maraş, Antep, Adıyaman Alevilerin uyanış merkezleri olarak tarihdeki yerini aldı. Maraş katliamı bu uyanışa karşı derin devletin cevabı oldu. Katliamın hedefinde Kürdistan Devrimcileri vardı. İşte, Maraş katliamını kendilerine karşı yapılmış kabul eden Kürdistan Devrimcileri’nin derin devlete, katliamcı güçlere verdiği cevap bugünkü Kürt Özgürlük Harekatını yarattı.</p>
<p>Kürt özgürlük harekatı Maraş katliamına karşı direnişin, mücadeleyi yükseltmenin, asimilasyona, inkar ve imhaya başkaldırının adıdır. Katliamlara karşı sorumluluğun ifadesidir. Onun büyük emekçisi Mazlum Doğan direnişe çağrıdır. İnsanlığa davettir. Kutsal bir abide olarak tüm Kürtlerin yüreğinde taht kurmuştur. Milyonların toplandığı Newroz alanları hep ama hep Mazlum Doğan’dır. Bunu görmeden Kürt siyasetinin atığı adımları anlamak mümkün değildir.</p>
<p>Anlamak için tarihi doğru okumak gerekir. 2 Temmuz’u doğru okumak gerekir. Madımak katliamı Alevi uyanışının barajlanması, suyun akışının yön değiştirilmesiydi. Bu baraj, bu yol değişikliği kime yaradıysa bu katliamda onların parmağı vardı. Derin yapıların, derin ilişkilerin ürünü idi Sivas. Kimse dönüp sorgulamadı. Sorgulayanlar da hep sokakdaki gürühla kaldı. Bizlere de korkular salındı, slogan attırıldı; “Mollalar İrana”</p>
<p><strong>NEWROZ&#8217;LA BAŞLAYAN YENİ ÖZGÜRLÜK HAMLESİ</strong></p>
<p>Bu slogan ne kadar Alevilere ait olabilirdi ki; “Mollalar İrana” diye slogan atanlar bugün Suriye’nin, İran’ın “Alevi” olduğunu keşfettiler. Alevilere bu sloganı attıranlar, atmak durumunda bırakanlar şimdi de Alevileri Suriye ve İran’a sahip çıkmaya çağırmaktadırlar. Aynı kesimler Alevileri, Ulusalcı Kemalist, Ergenokoncu siyasetin bir malzemesi haline getirmek için her türlü yalana başvurmaktadırlar. Aleviler adına konuşmakta, onların temsilcileriymiş gibi davranarak kamuoyunu manüpüle etmektedirler. Kendilerinin yazdığı tarih üzerinden Alevileri yönlendirmeye, Newroz’la başlayan yeni özgürlük hamlesinin Aleviler içindeki etkisini azaltmaya, boğmaya çalışmaktadırlar.</p>
<p>Aleviler için kılını kıpırdatmayanlar, CHP’nin ve Onur Öymen’in Dersim katliamını öven açıklamalarını aklamak için Deniz Baykal’ın arkasında, Onur Öymen’in yanında grup toplantılarına girip, boy gösterenler “Alevi” kimliklerini kullanarak Kürt siyasetine saldırmaya başladılar. CHP kapısında vekillik, CHP belediyelerinde iş kapmak için el pençe duranlar ve varlıkları Kürtlere, Alevilere düşmanlık üzerinde kurulu olanlar, savaşın rantıyla beslenenler, devşirmeler Alevilerin sessizliğinden yararlanarak, gene onlar adına konuşma hakkını kendilerinde olduğunu sanmaktadırlar. Unutmaktadırlar ki; Aleviler eski Aleviler değildir. Yıllardır süren diriliş mücadelesiyle birlikte büyüyen, kendisini arayan, tarihine sahip çıkan Aleviler var.</p>
<p>1990 yıllarında Kürt siyasetinin Dinlere yaklaşımını belirleyen ve Sosyalist cephede bir ilk olan Sayın Öcalan’ın “Dine Devrimci Yaklaşım” kitapçığı bugün bu kesimlere verilmiş en iyi yanıt olmaktadır. Kendi toplumuyla barışık olmayan bir anlayışın bu topraklarda yaşama şansı yoktur. Kürt siyaseti toplumsal barışın temsilidir. Varlığı demokrasinin tehminatıdır. Hafızası olmayanlara hatırlatılır ki; Kürt Özgürlük Mücadelesi, Alevilerin özgürlük mücadelesidir. Alevilerin direnişidir. Aleviliğin ruhuna kimliğine ve özüne sadık kalmakdır. Hallac-ı Mansur, Nesimi, Seyit Rıza gibi olmaktır&#8230;</p>
<p><strong>ALEVİ DEĞERLERİ</strong></p>
<p>Yalan tarihin, yalancıları; Yavuz Sultan Selim’in yanında İdris-i Bitlisi’yi, İdris-i Bitlisi’nin yanında Ebu Suud Efendi’yi görüyorlardır. Doğrudur. Peki neden bunların kapısında kılıç kuşanmış Elbistan, Malatya, Adıyaman’dan Halep’e kadar Alevi kellesi kesen Bektaşi Yeniçeri ordusunu görmüyorlardır. Çaldıran’da Şah Hatai’ye karşı savaşanlar, Alevileri katledip ganimet toplayanlar kimdi? Ergenekoncu siyasete Alevileri kurban etmek için bu kadar derine inilecekse, bu kuyudan elleri kanlı Yeniçeri ordusu, Osmanlının kapı kulu Bektaşilik çıkar. Tarih biliyor ki; Hacı Bektaşi Veli ile hiçbir alakası olmayan ama onun adını kullanarak Balım Sultan tarafından örgütlenen Bektaşilik bir Osmanlı kurumu, tarikatıdır.19.yy. kadar da bir Osmanlı kurumu olarak görev yürütmüş, İslam Halifesi’nin ordusu olarak cihan imparatorlugunun yaratılmasında büyük rol oynamışdır.</p>
<p>İçimizde yalan tarih, yalan bilgi ile sürekli Kemalizm ve ulusalcılık propagandasını yapan bu kesimlere karşı artık bizlerin bir ölçü tutturması gerekmektedir. Kemalizm’in, Ortadoğu halklarına düşmanlığı temelinde şekillenen ve ifadesini „İslam düşmanlığı“ „Arap düşmanlığı“ ve „Din düşmanlığı“ biçiminde bulan ve Alevileri de buna alet etmeye çalışma yönündeki faaliyetlerine karşı çıkma zamanı gelmiştir. Bu kesimlere karşı Alevi değerleri, geçmişi daha çok gün yüzüne çıkarılmalıdır.</p>
<p>Bu kesimlerin Alevilikle alakası olmadığı bilinen bir gerçektir. Aleviler tüm ulusları bir gördüğü gibi, kimseyi de, inançlarından dolayı horlamaz ve saygısızlık yapmaz. Bunu yapmak, Türkiye’de sadece Kemalistlerin işidir. Özellikle, Sünni kesim alet edilerek, Alevilerin katledilmesini istismar eden bu inkârcı Kemalistler, düşüncelerini ifade ederken dayanacakları bir kesimi bulamadıklarından, Alevileri kullanmaya çalışmanın yanında, toplumu hücrelerine kadar bölmeye de çalışmaktadır. Toplum ve topluluklar arasında güvensizliği de geliştirerek rejimin sürekliliğini sağlayan bu kesimler, Kemalizm’in „Tüm toplumsal kesimlerin örgütlenmelerinde bir düşman yaratarak örgütlenmek ve topluluklar arasında güveni, birliği kaldırarak, muhalefeti asgariye indirmek“ taktiğine uygun olarak örgütlenmeleri yönlendirmektedirler.</p>
<p>Aleviler arasında Sünniliğe karşı önyargıları körükleyerek, Alevi örgütlenmesini, İslami kesimleri de Alevilere, Yezidilere, Hıristiyanlara vd. inançlara karşı şartlandırmakla Şeriatçı örgütlenmeyi, Türkleri, ulusal anlamda Araplara, Ermenilere, Kürtlere, Yunanlılara karşı kışkırtarak, Türk milliyetçiliğini örgütleyen rejim böylelikle toplumu hücrelerine kadar parçalamıştır. Param-parça ettiği kesimlerin üzerine oturan Kemalist rejim ve Cumhuriyet hiç bir zaman bu kesimlerin bir araya gelmesini istemediği gibi, bunu derinleştirmesi için elinden geleni yapmıştır, yapmaktadır.</p>
<p>Bundan sonra Alevilerin kendileri adına ve güzelliklerini yansıtarak gündeme girmesinin zamanı gelmiştir. Bu anlamda dostluk kavramının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Aleviler adına şimdiye kadar konuşan Kemalistlere bundan sonra müsaade edilmemelidir. Onların kendi adlarına istedikleri kadar konuşma hakkı vardır kuşkusuz. Bizim adımıza değil…</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/newroz-mesaji-alevilerin-ozgurluk-mucadelesidir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adam olamadın gittin Zevzek</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/adam-olamadin-gittin-zevzek/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/adam-olamadin-gittin-zevzek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jul 2024 12:34:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[alevi çalıştayları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[alevi inanç ve kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[alevi liderler]]></category>
		<category><![CDATA[alevi mitingleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[alevi toplumunun sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu ozanları]]></category>
		<category><![CDATA[aşık mahzuni şerif]]></category>
		<category><![CDATA[aşık mahzuni şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[halk ozanları]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[madımak müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[madımak oteli]]></category>
		<category><![CDATA[mahzuni'nin siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[maraş kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[ozanlık geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset ve sanat]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[solingen anmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal direniş]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal eleştiri]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye siyasi tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye'de azınlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye'de insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Aleviler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/adam-olamadin-gittin-zevzek/</guid>

					<description><![CDATA[Biz Maraşlıların ruhiyatını en güzel Aşık Mahzuni dile getirmiştir. Toprağımızın tozunu sevişimizi, gurbetteki direngenliğimizi, aşktaki çaresizliğimizi, siyaseti ve siyasetteki duruşumuzu hep o resmetmiştir. Kimi zaman Elbistan“ın düzüne inmiş, göresi gelmiş&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biz Maraşlıların ruhiyatını en güzel Aşık Mahzuni dile getirmiştir. Toprağımızın tozunu sevişimizi, gurbetteki direngenliğimizi, aşktaki çaresizliğimizi, siyaseti ve siyasetteki duruşumuzu hep o resmetmiştir. Kimi zaman Elbistan“ın düzüne inmiş, göresi gelmiş Berçenek“i, kimi zaman &#8220;domdom kurşunu&#8221; yemiş binlerce gençle, &#8220;Amerikan katil&#8221; demiş.</p>
<p>Diyeceksiniz nereden çıktı bu muhabbet? Ozan olmanın, adam olmanın farkı belki, son günlerdeki Alevilerle ilgili haberlere bakınca adamın Mahzuni gibi hadi oradan “Adam olamadın gittin zevzek” diyesi geliyor.</p>
<p>Niye mi?</p>
<p>AK Parti tarafından organize edilen „Alevi Çalıştay”larının sonuncusunda, Alevi asimilasyonuna yönelik yapılacak düzenlemelerin üstü kapatılarak, güya Arif Sağ tarafından önerilmiş, devletlû ekip tarafından pişirilmiş Madımak Oteli tartışmaları damgasını vurmuşa benziyor. Habere bak hizaya gel; “Fikir birliği oluşan öneri Arif Sağ“ın. Buna göre, Madımak Oteli ve bitişiğindeki binalardan da pay alınarak bir alan yaratılacak. Buraya ilk etapta güllerle donatılmış bir park yapılacak Madımak“ın yeni bir kin ve nefret yerini çağrıştırmayacak şekilde yeniden dizayn edilmesi konusunda fikir birliği oluştu.”</p>
<p>Demek Madımak müze olursa, yeni kin ve nefret tohumları ekilmiş olacak! Öyle mi? Almanya“nın Solingen kentindeki Nazi artıklarının yaktığı ev müze olunca, Alman devleti yeni kin ve nefret tohumları mı ekmiş oldu! Orada her yıl yapılan anmalar kin ve nefreti mi geliştiriyor? Oradaki törenlere katılınca, bu söylediğinizi hatırlayıp utanmayacak mısınız?</p>
<p>Niyetinizi, amellerinizle örtemezsiniz.</p>
<p>Artık Alevilerin içindeki “Ergenekon”, MİT, it ayağı tekrar masaya yatırılmalıdır.</p>
<p>Uzağı bir kenara bırakarak, Sivas“tan başlanmalıdır.</p>
<p>Gazi, basına bir çok yönleriyle yansıdı.</p>
<p>Önce küfredip, sonrada gece yarısı darbesiyle “hizaya gelin” denince, küfrettiklerinin kapısında el pence duran Alevi örgütlerinin yöneticilerinin ilişkileri gözden geçirilmelidir.</p>
<p>Eski başkanlarının MİT“le çalıştığını her yerde dile getirip bunla övünenlerin Alevi Dergahlarına yönetici olmasından utanılmalı, kaldıysa düşkünlük olayı hayata geçirilmelidir</p>
<p>Hiç tartışmasız Aleviler içindeki bu engerek&#8221;onları kusmalıdırlar.</p>
<p>Gocunmamalıdır…</p>
<p>Kendimizle yüzleşme zamanı geldi&#8230;</p>
<p>Bu utanç resmini haketmiyoruz.</p>
<p>Ayıptır, günahtır&#8230;<br />
Sözü Mahzuni“ye verelim:<br />
Bir elinde kadeh var nerden gelirsin canım<br />
İçip de ağlamayı derman bilirsin canım<br />
Dünya fani bahçedir bir gün ölürsün canım<br />
Adam olamadın gittin zevzek<br />
Beni bilemedin gittin zevzek</p>
<p>Yürü be yürü insan değilsin<br />
Kendini bilmeyen canım eli ne bilsin<br />
Halk“ı hak“ı ne bilsin</p>
<p>Hele bak şu aynaya yüzün yüze benzer mi<br />
Ta sabahtan uyumuş gözün göze benzer mi<br />
Vay o boyun devrilsin özün bize benzer mi<br />
Adam olamadın gitti zevzek<br />
Beni bilemedin gitti zevzek</p>
<p>Yürü be yürü insan değilsin<br />
Kendini bilmeyen canım eli ne bilsin<br />
Halk“ı Hakk“ı Ne Bilsin</p>
<p>Mahzuni bu halinle nereye vardın canım<br />
Sen bu ele gelmeden nerde yatardın canım<br />
Belinde barabellom kimi kurtardın canım<br />
Adam olamadın gitti zevzek<br />
Beni bilemedin gitti zevzek</p>
<p>Yürü be yürü insan değilsin<br />
Kendini bilmeyen canım eli ne bilsin<br />
Halk“ı Hakk“ı Ne Bilsin</p>
<p>AŞIK MAHZUNİ ŞERİF</p>
<p>2010</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/adam-olamadin-gittin-zevzek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
