<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kürt Aleviler &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/kurt-aleviler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 12:40:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Kürt Aleviler &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sözde değil özde Alevilik&#8230;</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/sozde-degil-ozde-alevilik/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/sozde-degil-ozde-alevilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 12:40:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Federasyonu kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi gençliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi helalleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Kürt cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özüne saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihindeki katliamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve İslam tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve şekil]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gelsenkirchen]]></category>
		<category><![CDATA[Axin konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[cem ve pir huzuru]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik Alevi değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kantarma Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Önder Konca]]></category>
		<category><![CDATA[Sabiha Gökçen]]></category>
		<category><![CDATA[Şah Hatayi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Topal Osman]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/?p=1648</guid>

					<description><![CDATA[Şah Hatayi’m muhabbete bakarım Ben doluyum ben dolana akarım Güzel pirim bir dert vermiş çekeri Bir derdim var bin dermana değişmem (Şah Hatayi) Demokratik Alevi Federasyonu kongresi geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Gelsenkirchen şehrinde yüzlerce delegenin katılımıyla yapıldı. Avrupa’nın dört bir yanından gelen delegeler demokratik değişim ve barış sürecini değerlendirdi. Kürt Alevilerinin sürecin asli bir parçası olduğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şah Hatayi’m muhabbete bakarım<br />
Ben doluyum ben dolana akarım<br />
Güzel pirim bir dert vermiş çekeri<br />
Bir derdim var bin dermana değişmem <strong>(Şah Hatayi)</strong></p>
<p>Demokratik Alevi Federasyonu kongresi geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Gelsenkirchen şehrinde yüzlerce delegenin katılımıyla yapıldı. Avrupa’nın dört bir yanından gelen delegeler demokratik değişim ve barış sürecini değerlendirdi. Kürt Alevilerinin sürecin asli bir parçası olduğu vurgulanan kongrede, Alevilerin yaşadığı sorulara, çözümlere dair onlarca konuşma yapıldı. Bu konuşmalardan bir tanesi Almanya’da doğmuş ve büyümüş on sekiz yaşındaki Axin’e aitti. Axin; “&#8230;Dünden beri konuşmaları dinliyorum. Asıl problemimiz bu konuşmalarda dile getirilmedi. Sevgili büyüklerim Alevilik İslam dışı mı, İslam içi mi tartışmalarından çok, Aleviliği bilmeyen genç kuşaklara sahip olmamız en büyük problemimizdir. Sizlere soruyorum çocuklarınız nerede, siz neden buradasınız. Sizin konuşmalarınızla yaptığınız aynı değil. Hanginiz çocuklarınıza kutsal değerlerimizi, Aleviliği öğretiyorsunuz. Alevi gençliği nereye ait olduğunu, Alevilik nedir, kutsal değerlerimiz nedir bilmiyor. Alevi gençliğinin bu durumda olmasının suçluları sizsiniz. Lütfen sözde değil özde Alevi olun&#8230; Ya haq, ya Xızır, ya Ali &#8230;.”</p>
<p>Öz Aleviliğin temel iddiasıdır. Şekli reddeder. İnsanın yüreğiyle, yaşamdaki, ilişkilerdeki samimiyeti, özüyle bakarak Alevilik bu güne gelmiştir. Onun varlık sebebi yaşamın özüne inmek, iyiliği özünde temsil etmektir. Şekil, şekilde mekan yoktur. Bugün biz Alevilere giydirilmek istenen şekil onun imhası üzerinde hesap yapanların işidir. Alevilere saldırının altında “özü” vardır. Aleviliğin özüne, insanın, insanı kutsayan değerlerine saldırılmaktadırlar. Onu şekle büründürenler, dört duvar mekanlara kapatanlar, Aleviliğe Alevi inancına temelden, özünden düşmandırlar.</p>
<p>Daha önce bu köşede yazdık. Helallik alınmamıştır. Önder Konca’nın şahsında Kürt Alevilerine, Alxaslılara karşı yapılanların hala hesabı verilmemiştir. Hatırladığımız gibi Hatay’da şehitler kervanına katılan Önder Konca’nın cenazesi bu Cemevine alınmamış, Alevilik özden yaralanmıştır. Bu ayıp ve utancı silmek için Kantarma Cemevi’nde bir cemin yapılarak, bu meselenin muhataplarının helalleşmesi toplumsal kardeşliğin sağlanması talebi hala yerine getirilmemiştir. Alevi Kürtlerin cenazesini Cemevine sokmayan bir zihniyet bizce düşkündür. Alevi hukuku bellidir. Pir huzurunda yaşanan durumun hesabı verilmelidir. Pirin verdiği, vereceği karar hakkın kararıdır. Hakkın tecelli bulması için Alevi özünün arınması, mekanlara sıkışmış şeklin uğursuzluğun aşılması için cem olmak şarttır. Cemden kaçanlar, pir huzurunda dara durmayanlar, Alevi değildir. Pirinden korkan cemaatinden korkan komşusuyla helalleşmeyen Alevi değildir.</p>
<p>Kim ki o cemevinde cem bağlar, deyiş söyler, semah döner ve “ben de Aleviyim” der ondan da davacıyız. Bir kez daha halimizle halleşmek için, derdimize derman bulmak için, acımızı birazcık da olsa dindirmek için cem olmaya, pir huzurunda Kantarmada dara durmaya çağırıyoruz. Dardan kaçanlar Aleviliğin özünden kaçanlar bilmelidirler ki; hakkın bedduasıyla lanetli olacaklardır.</p>
<p>Hal ile helaleşmeyenler, özlerini kaybedip şekle bürünenler, şeklen “ben Aleviyim” diyenler bilmelidirler ki; hakikat onları Alevilik defterinden silecektir. Onlar hakikati kaybedenler, siyasetin gözlerini kör ettikleri ancak Yavuz’un şahsında kendileri de Yavuz’laşırlar. Biliyoruz; binlerce Alevi Kürt Yavuz’un Bektaşi ordusu Yeniçeriler tarafından kılıçtan geçirildi. Rivayet odur ki; Yavuzun ordusu Yeniçeriler Şah Hatayi’nin deyişlerini söyleyerek Şah Hatayi’ye saldırdı. Şah Hatayi’nin ordusunu Yavuzun gözüyle yok ettiler.  Yavuz Sultan Selim Türk tarihine “büyük bir padişah” olarak geçti. Alevi katliamları her zaman birilerinin büyümesine vesile oldu. Yavuz’u büyük yapan da büyümesine vesile olan da Alevi katliamlarıdır. Tabii ki böyle bir katilin isminin büyük bir projeye verilmesi bu zihniyetin devam ettiğinin bir resmidir. İktidar mesajını net vermiştir. Aynı  Kemal Kılıçdaroğlu gibi. İstanbul belediye başkanlığı seçimi sonrası Kılıçdaroğlu “Yavuz Sultan Selim halkımızın büyük bir değeridir” demişti. Görünen o ki büyük Türk değerler, büyük projelere laik görülüyor. Aynı Dersim katili Sabiha Gökçen gibi. Dersime bombalar yağdıran Alevi Kürt katili, Atatürk’ün manevi kızı artık uluslararası bir havaalanının adı olarak tüm dünyada bilinen bir “kahraman” oluyor.  Koçgiri’nin katili Topal Osman kahramanlıkları anlatılan filmlere konu yapılıp, ardından devasa anıtları dikiliyor. Kıssadan hisse; Kürtleri, Alevileri katledenler bu memlekette itibar görmeye, ödüllendirilmeye devam ediyor. Ve kulağımda Axin’in sesi: “Lütfen sözde değil, özde Alevi olun.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/sozde-degil-ozde-alevilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HDP ve Aleviler</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/hdp-ve-aleviler/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/hdp-ve-aleviler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 11:35:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[2 Temmuz anması]]></category>
		<category><![CDATA[AABF]]></category>
		<category><![CDATA[ABF]]></category>
		<category><![CDATA[ADF]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyasal tercihleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi utanç müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve HDP ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[AVF]]></category>
		<category><![CDATA[CEM Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[FEDA]]></category>
		<category><![CDATA[HDP Alevi temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[HDP kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[madımak oteli]]></category>
		<category><![CDATA[ÖDAD]]></category>
		<category><![CDATA[PSAKD]]></category>
		<category><![CDATA[Selahattin Demirtaş]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ve Türkmen Alevileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/hdp-ve-aleviler/</guid>

					<description><![CDATA[Pir Sultan Abdal’ım ey Hızır Paşa Yazılan gelirmiş her daim başa Beni hasret koydun kavim kardaşa Katip arzuhalim yaz yare böyle Sivas katliamının 21. yıldönümü. Acının ateşle eşleştiği 2 Temmuz’un&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Pir Sultan Abdal’ım ey Hızır Paşa<br />
Yazılan gelirmiş her daim başa<br />
Beni hasret koydun kavim kardaşa<br />
Katip arzuhalim yaz yare böyle</em></p>
<p>Sivas katliamının 21. yıldönümü. Acının ateşle eşleştiği 2 Temmuz’un arifesindeyiz. Alevi kurumları Madımak Oteli’nin önünde toplanacaklar. Her yıl olduğu gibi bu yıl da katliamın asıl sorumlularının ortaya çıkarılması, Madımak Oteli’nin (Kamulaştırıldıktan sonra Sivas il Özel İdaresi’ne devredilip, şimdilerde Bilim ve Kültür Merkezi olarak adlandırılan yer) utanç müzesine dönüştürmesi talebini dile getirecekler.</p>
<p>Cumhurbaşkanı seçimleri vesilesiyle siyasal tercihleri iyice deşifre olan siyasi partiler başta CHP, Alevililerin yalnızlığını bir kez daha ortaya koyarken, HDP Alevilerin beklentilerinin tek temsilcisi olarak ortaya çıkmıştır. Bu durum yıllardır Kürt siyasetine karşı barajlama misyonu üstlenmiş, böyle bir misyon içinde tutulan kesimleri bile alternatifsiz bırakmıştır. Devlet, devletin siyasal partileri iki adayla siyasal İslam’da karar kılmıştır. Ve Ortadoğu’daki gericiliğe IŞİD şahsında esen rüzgara teslim olmuştur. Bu durum HDP’yi tüm umutların birleştiği parti yaparken, ezilen halkların inançların ve emeğin birleştiği bir merkez olma fırsatı vermiştir. Önümüzdeki en önemli soru bunun pratik temsili ve örgütlenmesinin nasıl olacağıydı ki; HDP aynı zamanda nasıl olunması gerektiğini de kongresinde ortaya koymuştur. Tüm farklılıkların zenginlik olduğu bir ülke&#8230;</p>
<p>Bu zenginlik içinde tabii ki büyük bir kitle ile Aleviler durmaktadır. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş bir gazeteye verdiği demeçte “Alevilerin partimizde güçlü temsilcileri var. Aleviler adına konuşmayı bile kendimizde bir hak olarak görmüyoruz. Talepleri neyse aracısı olacağız.” diyerek tam da Alevilerin beklentilerine cevap oldu. Alevilerin duymak istediği mesajı birinci ağızdan dillendirdi. Katıldığı bir televizyon programında da bu yıl da Alevilerle birlikte Sivas’ta, Madımak Oteli’nin önünde olacaklarını söyleyerek, Alevilerin yalnız bırakılamayacağının resmini çizdi. Önümüzdeki dönemde kendisini daha net olarak gösterecek olan Alevilerin HDP şahsında, Kürt siyasal hareketiyle kaderini ortaklaştırması süreci kendi içinde tehlikeleri de barındırmaktadır. Özellikle Kürt siyasetini Alevi Kurumlarıyla çatıştırmak suretiyle, Kürt siyasetini kendisine mahkum etmeye çalışan HDP içi yaklaşımlar görülmelidir. Buna karşı durulmalı ve Alevi hareketinin yönü iyi okunmalıdır. Kürt siyasal hareketine doğru yol alan Alevilerin önünü açılmalıdır.</p>
<p>Alevileri, Kürtlerle çatıştırmak suretiyle bugüne kadar Aleviler üzerinden siyaset yapan, devlet merkezli siyasal yaklaşımlar ve asimilasyon temelli örgütlenmeler iyi görülerek bunun artık zeminin kalmadığı bilinmelidir. Aleviler içinde artık kendi kendisini teşhir eder bir duruma düşen, itibarsızlaşmaya başlamış olan bu yaklaşımlar üzerinden Alevilerin okunmasına son verilmelidir.</p>
<p>Diğer önemli bilinmesi gereken nokta Alevi Hareketi olarak adlandırdığımız Alevi örgütlenmesi, AABF, ABF, ADF, PSAKD, ÖDAD, AVF, FEDA, CEM Vakfı vs&#8230; Tümü Kürtlerden oluşmaktadır. Kısacası bir Kürt hareketidir. Kürt Alevilerinin Alevilik etrafında var olma mücadelesidir. Bu kurumların yöneticileri ve üyelerinin %90’dan fazlası Kürtlerden oluşmaktadır. Bu anlamda Alevi hareketini Kürt hareketinden ayrı düşünmek ve onu “dostlar” pozisyonunda tutmak isteyen yaklaşımlar yanlıştır.</p>
<p>Bu niyete bağlı bir durumdur. Alevileri nasıl görmek istediğimiz, nerede görmek istediğimizle ilgilidir. Türk ve Türkmen Alevileri bu hareket içinde çok küçük bir kesimi oluşturmaktadırlar. Çepniler, Tahtacılar, Türkmenler diye adlandırabileceğimiz Türk kökenli Aleviler bu örgütlenme içinde yokturlar. Kendi örgütleri vardır ve siyasal tercihleri itibari ile CHP’nin bile gerisindedirler. Milliyetçi, ırkçı bir kuşatma içindedirler.</p>
<p>Bu anlamda Aleviliği ve Alevileri doğru okumak şarttır. Önemlidir. Büyük ve ağır sorunları olan bir toplumun bu statüde durması artık mümkün değildir. Alevilerin yüzü Kürt siyasetine dönmüştür. HDP’ye ve bileşenlerine buna doğru yaklaşmak düşer.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/hdp-ve-aleviler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kürt Alevi uyanışı</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-uyanisi/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-uyanisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:40:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[30 Mart seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[90 yıllık Cumhuriyet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi seçmen davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumsal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP-MHP ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan]]></category>
		<category><![CDATA[HDP oyları]]></category>
		<category><![CDATA[HDP ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Hınıs]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik ve temsiliyet]]></category>
		<category><![CDATA[kimlikli duruş]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[metropol hareketliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarcık]]></category>
		<category><![CDATA[seçim sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[seçmen tavrı]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal temsiliyet]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ahlaksızlık]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ittifaklar]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi stratejiler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni kökenli nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyasal tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Varto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-uyanisi/</guid>

					<description><![CDATA[“İlim ilim bilmektir/ ilim kendini bilmektir”  Yunus Emre 30 Mart seçimleri Aleviler için yeni bir sürecin başladığını göstermektedir. Korkularına mahkum edilmek istenen Kürt Aleviler, üstlerindeki ölü toprağı silkelemeye başladılar. Onlarca yılın&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“İlim ilim bilmektir/ ilim kendini bilmektir”  </em><strong>Yunus Emre</strong></p>
<p>30 Mart seçimleri Aleviler için yeni bir sürecin başladığını göstermektedir. Korkularına mahkum edilmek istenen Kürt Aleviler, üstlerindeki ölü toprağı silkelemeye başladılar. Onlarca yılın siyasi istismarcılarına cevap olabilecek bir seçime imza attılar. Başta Dersim olmak üzere Elbistan, Pazarcık, Nurhak,  Adıyaman, Malatya, Hınıs, Varto gibi Kürt Alevilerinin yaşadığı bölgelerde klasik tercihlerin ötesinde BDP- HDP oylarını katlayarak devletin politik yaklaşımlarına itirazını ortaya koymuştur.</p>
<p>Kürt Alevilerinin yoğun olarak yaşadığı bu bölgeler, devletin ve de devletin sivil faşist güçlerinin saldırıları altında bulunmaktadır. Dersim hariç diğer Kürt Alevilerinin yaşadığı bölgeler, Sünni kökenli Türk nüfusuyla iç içe geçmiştir. Hem kimliksel hem ulusal hem de dinsel anlamda saldırı altında bulunan bu bölgeleri genel tercihlerinin soldan yana olmasından da kaynaklı bir üçüncü saldırıya da maruz kaldıklarından boşaltılmış durumdadır. Geriye kalan nüfus genel bölgenin yüzde 10-15’ine tekabül etmektedir ve bu bölgelerde Kürt Sünni nüfus yok denecek kadar azdır. Ne kimliksel ne dinsel anlamda ağırlık oluşturacak bir alan söz konusudur. Fakat kimlikli duruş, siyasal temsiliyet ve geçmişten günümüze yürütülen devrimci mücadele bu alanları da direniş için potansiyel bir temsiliyet alanı haline getirmiştir.</p>
<p>Kalender Çelebi’den Sinan Cemgil’e uzanan direniş bu topraklarda halen tüm imkansızlıklara rağmen devam etmektedir. Kimilerinin siyaseten arındırılmış, kimliksizleştirilmiş ve iktidar ortağı olma arzusu içinde dayatmış olduğu siyasete karşı da bu seçimlerde tavır alınmıştır.</p>
<p>Klasik siyasetin yıllardır örgütlediği ve özellikle Maraş’ta çirkince hayata geçirilmek istenen CHP- MHP ittifakı çökmüştür. Elbistan’da CHP’nin MHP’ye Pazarcık’ta MHP’nin CHP’ye oy vermesi gibi bir çalışma Alevi toplumu tarafından itibar görmemiştir. Bu ittifakın her iki tarafı seçimleri hem Pazarcık’ta hem Elbistan’da kaybetmiştir. CHP’nin daha Maraş Katliamı’nın sorumluları ortadayken ve sorumlular hesap vermemişken, böyle bir ittifaka Alevileri dahil etmek istemesinin cevabı da böylece verilmiştir.</p>
<p>Bugün hala Maraş Katliamı’nın anmaları Maraş’ta yapılamamaktadır. Yapılan anmalara ülkücüler, milliyetçiler tarafından saldırılmaktadır. Yine Suriye örneğinde gördüğümüz gibi ülkücü ve milliyetçi cephe El- Kaide ile el ele Alevi ve Kürt katliamı yaparken böyle bir ittifakın Maraş’ta gündeme getirilmiş olması başka bir siyasi ahlaksızlıktır. Eğer kim ki böyle bir ittifakı meşru görüyorsa bu katliamların da hesabını vermesi gerekmektedir. Kimse katilleri ve varlığına kastedenleri bu kadar meşru gösteremez.</p>
<p>Kimliği, kişiliği olmayanların temsiliyeti olamaz. Eğer biz kendimiz olamıyorsak, başkalarının bizlere itibar etmesi de mümkün değildir. Kendisine itibar etmeyenlere niye başkaları itibar etsin ki? O anlamda son seçimler Kürt Alevilerinin kendileri olma yolunda attıkları ciddi bir adımdır.</p>
<p>Oyların çokluğu azlığı, seçimin kazanılıp kaybedilmesi tartışmasının ölçütü ne kadar kendimiz olduğumuzla ilgilidir. Pazarcık’ta görüldüğü gibi talepleri kimlikleri hiçbir zaman ciddiye alınmayan Kürt Alevilerinin HDP şahsında attıkları adım, artık Pazarcık’ın Kürtsüz, Alevisiz, solcusuz düşünülemeyeceğini ortaya koymuştur. Artık her siyasi güç, bu kesimin kimliksel varlığını kabul ederek adım atmak zorundadır. İşte kazanan kimlikli duruş, budur. Bu anlamıyla Kürt Alevileri geleceğin siyasal arenasında yer alacaklarının mesajını da vermişlerdir. Bölgeden başlayan bu hareketlilik, inancımız odur ki önümüzdeki süreçte metropollerde de kendisini hissettirecektir. CHP başta olmak üzere tüm siyasal güçler, bunu görmüşlerdir. Bu durumu Kürt Alevilerinin yeniden uyanışı olarak okumak mümkündür.</p>
<p>Bu uyanışı farklı yorumlamak; Alevileri 90 yıllık cumhuriyetin inkarcı, imhacı politikalarını aklamaya çalışmaktır. Ortaya dökülen onca bilgi, belge ve kirlilik var iken buna kalkışmak Alevilerle dalga geçmek olur ki, o devir de çoktan geçti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-uyanisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vefasızlar Yezit gibi</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/vefasizlar-yezit-gibi/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/vefasizlar-yezit-gibi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 09:35:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[acılar ve direnişler]]></category>
		<category><![CDATA[acının çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilerin yalnızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anma günleri]]></category>
		<category><![CDATA[anma törenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşık Mahzuni]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[devlet baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[devletin suçu]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci görev]]></category>
		<category><![CDATA[devrimciler]]></category>
		<category><![CDATA[egemenler]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenilerin yalnızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[etnik arındırma]]></category>
		<category><![CDATA[etnik kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[jandarma kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[katliam mağdurları]]></category>
		<category><![CDATA[katliamın izleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[kimlikler]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel varlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtlerin yalnızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş'ın tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyetlerin doğduğu coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlar]]></category>
		<category><![CDATA[organizatörler]]></category>
		<category><![CDATA[polis barikatları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[suç ortaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[tekleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[terk edilmişlik]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal barış]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal ortak değerler]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yörük Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/vefasizlar-yezit-gibi/</guid>

					<description><![CDATA[“Yaralı bir geyik gibi Kerbela’da şehit gibi Vefasızlar Yezit gibi Yalnızım bu ellerde Beni bilmeyen dillerde” (Tacım-î Rizê -Mahzuni) Yalnızlığın ve terk edilmişliğin şehri Maraş’ta insanlığın katledildiği sokaklarda geziyoruz. Her&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Yaralı bir geyik gibi</em><br />
<em> Kerbela’da şehit gibi</em><br />
<em> Vefasızlar Yezit gibi</em><br />
<em> Yalnızım bu ellerde</em><br />
Beni bilmeyen dillerde”<strong> (Tacım-î Rizê -Mahzuni)</strong></p>
<p>Yalnızlığın ve terk edilmişliğin şehri Maraş’ta insanlığın katledildiği sokaklarda geziyoruz. Her adımımızda vahşeti tekrar tekrar yaşıyoruz. Terk edilmişliğin, viraneye dönen mekanlarında, katillerin izine rastlıyoruz. Korkunun nasıl örgütlendiğini her adımızmızda hissediyoruz. Ürkek kurbanların, pişkin katillerin bakışları içerisinde Yörük Selime ulaşıyoruz. 35 yıl sonra katliam mekanlarında gezme cesaretini gösteren kurbanlar, gözyaşları içinde geçmişlerini yâd ederken ürperiyoruz. Aklın anlamakta zorlandığı anlar yaşıyoruz, yaşananları hissediyoruz.</p>
<p>Bu yıl da devletin derin baskısını, katliam günlerini aratmayacak psikolojik saldırısını hissettik. Bu durum, anmaya karşı takınılan tavır, devletin kendisini suçüstü yapılmış durumunun resmiydi. Devletin bu katliamdaki yerini görmek isteyenler, her yıl anmalarda bunu görebilirler. Yaşanan panik, onlarca kamerayla yapılan çekimler, helikopterler, sadece sayısı birkaç yüzü bulmayan anmaya gelenler içindi. Maraş’ın tüm girişleri ilçelerden itibaren tutulmuştu. İlçelerdeki polis, jandarma barikatını aşanlar ise ancak üç kontrol noktasını aşarak şehre girebildi. Resim açıktı; katillerin utançlarının yüzlerine vurulmasına müsaade edilmeyecekti. Edilmedi de. Bu yılda vahşeti yapanların kimler tarafından korunduğunu bir kez daha gördük, yaşadık&#8230;</p>
<p>Maraş Katliamı mağdurlarının 35 yıl sonra sokaklarda boy göstermesi, katliamda yer almış olanların utancını bir kez daha gösterdi. Maraş sokaklarında anma günü insanlara rastlamak mümkün olmadı. Katliamın ortakları utançlarından evlerinden çıkamadılar. Onun içindir ki, Maraş Katliamı anmaları ve bu anmaların Maraş’ta yapılması, büyük bir önem arz etmektedir. Maraş; katillerin, vahşet uygulayıcıların, barbarların, rahat edecekleri bir mekan olmamalıdır.  Herkesin katil olduğu, suça ortak olduğu mekanlarda suçlu aranmaz. Onun içindir ki, yıllardır Maraş’a kimse sokulmamaktadır. Katillerin, barbarların, huzuru bozulmasın “yaptıkları yanlarına kar kalsın” diye, Kürt Alevilerini, devrimcileri, Maraş’a sokmamak için bütün gücüyle devlet katliamın suç ortaklarıyla birlikte direnmektedir. Bunun içindir ki Maraş’ta olmak, devrimci bir görevdir. Gel gör ki, yenilmişler, kaybetmişler ve teslim olmuşlar dünyasının resmi Maraş’ta çizilmektedir. Maraş’a giremeyen, gelemeyenler, devrimden bahsedemezler. Cenazeleri ortalıkta bırakılmış, mezarları bilinmeyen kurbanların vebali onun ardı olduğunu iddia edenlerin boynunadır. Hiçbir gerekçe sorumluluklarımızdan ve bedenlerini insanlık için vermişlerden önemli değildir. Temel değerimiz insan ve insanların bizlere bırakmış olduğu insani değerlerdir. İşte biz bu değerlerin sahibi olmak iddiasında olanlar, Maraş’ı yalnızlaştıramaz. Buna müsaade edemez.</p>
<p>Bu yılki anmalarda temsilen de olsa insanlık adına ahkâm kesenlerin orada olması en azından bir iyi niyet sayılabilirdi. Maraş Katliamı anması Maraşlıların sadece görevi değildir. Acılar ve direnişler toplumsal ortak değerlerdir. Değerler toplumu olmak ortak olmaktır. Bu ortaklığın olmadığı yer, yalnızlıktır.</p>
<p>Onun için Maraş’taki türküler, deyişler, şarkılar en çok yalnızlığı anlatır. Ermenilerin yalnızlığını anlatır. Kürtlerin yalnızlığını anlatır. Alevilerin yalnızlığını anlatır. Yalnız ölenlerin mekânıdır Maraş. Onun içindir ki; Maraş, sevimsiz bir isim halini almıştır. Acının çocukları her yerli olurlar ama Maraşlı olmayı zul sayarlar. Yalnızlığı, terk edilmeyi kabullenmek istemezler. “Maraşlıyız” demezler. Maraş’ta yaratılan ve yaratılmak istenen tekleşmeye ortak olmak istemezler. Bu durum aslında egemenlerin ve Maraş Katliamı’nın organizatörlerinin istedikleri bir durumdur. Çünkü Maraş Katliamı, Maraş resminde Alevileri, Kürtleri ve diğerlerini görmek istemedikleri için yapılmıştır.</p>
<p>Sonuçları itibariyle bakıldığında Maraş Katliamı devletin etnik arındırma katliamıdır. Tekleştirme katliamıdır. Bugünkü Maraş, buna uygun haldedir. Sokaklarında, caddelerinde, evlerinde, mezarlarında katledenlerin hâkimiyeti ve yaşamı belirleyen tüm izleri vardır.</p>
<p>Oysa ki Maraş medeniyetlerin doğduğu, birlikte yaşama kültürünün egemen olduğu bir coğrafyanın adıdır. Söz bitti; zaman bu coğrafya sahip çıkma zamanıdır. Maraş, o topraklarda yaşayan her kimlikten insanlarla bizimdir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/vefasizlar-yezit-gibi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kürt-Alevi Açılımı</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-acilimi/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-acilimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 07:00:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[1920'ler]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Öcalan]]></category>
		<category><![CDATA[acılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dedeler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[ateş]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Şan]]></category>
		<category><![CDATA[Bahri]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama]]></category>
		<category><![CDATA[büyük eylem]]></category>
		<category><![CDATA[çocukluk anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[dağlar]]></category>
		<category><![CDATA[darbe sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[değişim süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[demokratikleşme]]></category>
		<category><![CDATA[deyişler]]></category>
		<category><![CDATA[Erivan Radyosu]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişin inkarı]]></category>
		<category><![CDATA[haykırdık]]></category>
		<category><![CDATA[kaset]]></category>
		<category><![CDATA[kelepçeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt-Alevi açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtçe ezgiler]]></category>
		<category><![CDATA[kurumsal düzenlemeler]]></category>
		<category><![CDATA[mağaralar]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[radyoda Kürtçe]]></category>
		<category><![CDATA[sevdiklerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[sustuk]]></category>
		<category><![CDATA[talepler]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[yasaklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-acilimi/</guid>

					<description><![CDATA[Hayatımızın büyük bölümü bizim olmayan &#8220;bildiklerimiz&#8221; ve yalan üstüne kurulmuş bir tarihin gölgesinde geçti. Çocuk gözlerimizle izledik; ateş kusan &#8220;ejderhaların&#8221; dağlarımızı, mağaralarımızı ateşe verdiğini. Sevdiklerimizin, tanıdıklarımızın, akrabalarımızın kollarına kelepçe takılarak&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayatımızın büyük bölümü bizim olmayan &#8220;bildiklerimiz&#8221; ve yalan üstüne kurulmuş bir tarihin gölgesinde geçti. Çocuk gözlerimizle izledik; ateş kusan &#8220;ejderhaların&#8221; dağlarımızı, mağaralarımızı ateşe verdiğini. Sevdiklerimizin, tanıdıklarımızın, akrabalarımızın kollarına kelepçe takılarak götürüldüklerini. Ölüm haberlerini. Alevi dedelerin sırtına binilip sakallarının kesilerek eğlence haline getiriliklerini, gördük, yine, yine gördük. Önce korktuk, utandık, sustuk. Sonra fısıldadık, konuştuk ve yıllar sonra haykırdık. Artık yeter!</p>
<p>Haykırmak daha çok acı demekti.</p>
<p>Yıllar acıları artırdı. Ağrıları kesinleştirdi. Acılarla gerginleşen yüzler, ateşe pervane olmuş kelebekler gibi büyük buluşmalarla harlandı boylandı. Bugüne geldik. Kaybolan yıllar ve biriken acılar tek kelimelik cümlelerde ifadesini buldu ve acılı yüzlerde bir tebessüm belirdi.</p>
<p>Birinci tebessüm benim yıllar önce dere yatağında bulduğum bir kasetti. Darbe sonrası yıllardı. Bize dair ne varsa yok edilmiş, toplatılmış ve yasaklanmıştı. Üstünde hiç bir yazı, etiket olmayan ve kopya olduğu anlaşılan bu kasette, Pir Sultan Abdal&#8217;a ait deyişler vardı. Büyük bir zevkle dinlemiştik. Kopyasını yapıp köye dağıtmıştık. Bizim için büyük &#8220;bir eylem&#8221;di. <strong>&#8220;Gelin canlar bir olalım&#8221;</strong></p>
<p>Şimdi artık &#8220;Alevi Açılımı&#8221; olarak resmediliyor.</p>
<p>İkinci tebessüm bir koğuşun üst katına açılan merdivenlerindeydi. Yılların içerde kamburlaştırdığı Bahri&#8217;nin elindeki radyoda saklıydı. Kanaldaki ses Türkçe değildi. Ama tanıdıktı, bildikti, anlaşılırdı. &#8220;Ben bunu anlıyorum&#8221; demiştim Bahri&#8217;ye. O gülümseyerek &#8220;Tabi anlayacaksın Kürtçe söylüyor, sen Kürt değil misin?&#8221; demişti. Erivan Radyosu Kürtçe servisinde yanık bir kadın sesi. Yıllar sonra tahmin ettim ki Ayşe Şan&#8217;mış söyleyen. On altı yaşındaydım. Köydeki kadınların ağıtlardan sonra kulağıma müzikle birlikte düşen ilk Kürtçe ezgiydi bu. <strong>&#8220;Zimanê Kurdî zimanê me ye&#8221;</strong></p>
<p>Şimdi artık &#8220;Kürt Açılımı&#8221; olarak resmediliyor.</p>
<p>1920&#8217;li yıllarda yapılması gerekenler şimdi yapılmak &#8220;isteniyor&#8221;. Geçmişin inkarcı ve yok sayan zihniyeti yerini kabullenme, birlikte yaşama yollarını aramaya bırakmış görünüyor. Durum göreceli olarak böyle gelişiyor ve bunun adımları &#8220;Kürt Açılımı&#8221; , &#8220;Alevi Açılımı&#8221; , olarak şimdi önümüzde duruyor. PKK Lideri Abdullah Öcalan bu durumu &#8220;Bu sürecin Cumhuriyet’in kurulması kadar derin sonuçları olacaktır. Ben Cumhuriyet’in kazanımlarını göz ardı etmiyorum ama Cumhuriyet şimdi demokratikleşecek, Cumhuriyet’in tüm olumlu yanları, kazanımları yeni döneme taşırılacak. Geç oldu ama iyi olacak. 1920’lerde yapılması gereken şimdi yapılacak.&#8221; diye özetliyor. Kaçınılmaz olarak kendisini dayatan değişimin Cumhuriyetin kuruluşu kadar derin sonuçları olacağına dikkat çekerek, süreci ne kadar önemsediğini de açıkça belirtmiş oluyor.</p>
<p>Peki bu kadar tarihi öneme sahip bu değişim sürecinde &#8220;Kürt Alevi&#8221;leri nerede? Ne yapıyorlar? Ne düşünüyorlar? Süreci götürmek isteyenler örneğin &#8220;Alevi Çalıştayı&#8221;na Kürt Alevilerini davet ettiler mi? Görüşlerine başvurdular mı? Yine &#8220;Demokrasi Açılımı&#8221; yapanlar Kürt Alevi kurumlarından kimlerin görüşlerini aldılar? Bu kesimlerin bu sürece katkı sunacağı hiç bir şeyleri yok mu? Soruları çoğaltmak mümkün. Fakat görülen o ki; bu konuda en çok çaba harcaması gerekenler, değişim süreçlerinde dahi görülmek istenmeyenler olmakta. Bu kesimler kendilerini sürece bir şekliyle katmak zorundadır. Değişim sürecinde kendileri için taleplerini dile getirmelidirler. Bunun için gerekli kurumsal düzenleme ve çalışmaları bir an önce hayata geçirmelidir ki; &#8220;Kürt-Alevi&#8221; açılımı anlamlı olsun.</p>
<p>Nov 2009</p>
<p><!-- / message --></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-acilimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
