<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kültürel değerler &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/kulturel-degerler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 10:30:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>kültürel değerler &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Saz; Alevi filozofyasıdır</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/saz-alevi-filozofyasidir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/saz-alevi-filozofyasidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:30:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi düşüncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi müziği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Tacım Dede]]></category>
		<category><![CDATA[Dağın Filozofları]]></category>
		<category><![CDATA[değerlerin korunması]]></category>
		<category><![CDATA[değerlerin unutturulması]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[deyiş]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Baba’nın mirası]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin rolü]]></category>
		<category><![CDATA[gülbank]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel değerler]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[modern dünya]]></category>
		<category><![CDATA[saz]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[tarihsel miras]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Değerler]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun özlemi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun sahip çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam filozofası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/saz-alevi-filozofyasidir/</guid>

					<description><![CDATA[Senin nur cemalin bana cennettir Ayrılıp kavuşmak büyük nimettir Niyaz alıp niyaz vermek murattır Hamdu selam olsun artık görüştük, gelip kavuştuk (Büyük Tacım Dede) Emeğe saygısızlık, sömürü, tüketim, yozlaşma bunun&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i>Senin nur cemalin bana cennettir<br />
Ayrılıp kavuşmak büyük nimettir<br />
</i><i>Niyaz alıp niyaz vermek murattır<br />
Hamdu selam olsun artık görüştük, gelip kavuştuk</i> <strong>(Büyük Tacım Dede)</strong></p>
<p>Emeğe saygısızlık, sömürü, tüketim, yozlaşma bunun bütün bir kimliksel temsiliyetinin olduğu bir noktadayız. Değerler alınıyor, toparlanıyor ve bu değerler karşısında gerekli saygı ve ilgi gösterilmiyor. Erdem Baba’yı yolcu ettik ve gördük ki Erdem Babanın deyişlerinin, onun sazının telinin tınısının hırsızları, orada yoklar. Biz bunu Pir Mehmet Yüksel’nin cenazesinde de gördük. Bu, büyük bir acıdır. Bunun toplumun değerlerine, toplumun kültürüne ne kadar büyük bir saygısızlık olduğunu herkesin görmesi gerekiyor. Toplumun kendisinin de bu kültürü sahiplendiğini ortaya koyması gerekiyor.</p>
<p>Erdem Baba ve niceleri, binlerce yıl önce gelen bir tarihi mirasın temsilcileridir. Bu mirasın aktarımı da, devamı da o kadar kolay olmamıştır. Binlerce yıllık değerleri babadan oğula aktararak bugüne taşımış olan, okuma yazması olmayan; ama beyinlerinde binlerce deyiş, gülbank, beyit bulunduran insanlar bunlar. Erdem Baba’lar, tarihin ta kendisidir. Bu yüzden onlara sahip çıkmak tarihine, topraklarına, yaşamına sahip çıkmaktır. Asimilasyona karşı durabilmek için de, asimilasyonun temsilcilerine karşı dik durabilmek için de bu kültür mirasına ihtiyaç duyarsınız.  Bunun farkında olmalıyız.</p>
<p>Şu anda sistemin yaptığı zaten bu değerleri unutturmak, insanları bu değerden uzaklaştırmaktır. Çünkü Erdem Baba’yı, Büyük Tacım Dede&#8217;yi unuttursak, Aleviliği unuturuz. Aleviliğin unutulması, Aleviler içerisinde “ucube” bir durum yaratır.</p>
<p>Alevilik adına bazı şeyler rahatlıkla dejenere edilebiliyorsa, değerlerin kendisinin unutturulup, değerlerin kendisine sahip çıkılmayıp onlar bir kenara itildiği içindir. Oysa Alevi felsefesinin, Alevi örgütlenmesinin, Alevilerin, yeniden kendilerini bu modern dünyada ifade edebilmelerinin yolu, bu kaynaklarına geri dönebilmektir.</p>
<p>Bunu biliyoruz; çünkü biz bu gerçeği “Dağın Filozofları”nda gördük. Dağın Filozofları yayına başladığı andan itibaren onun çevresinde, onun değerleriyle beslenen kaynakların tümü birdenbire anlamsız hale geldi. Yağmacıların cesaretleri kalmadı, kırıldı. Erdem Baba’nın çıktığı bir sahnede, Erdem Baba’nın deyişlerinin çaldığı bir yerde, Mehmet Mustafa’nın çaldığı bir yerde, Büyük Tacım Dede&#8217;nin sesinin yükseldiği bir yerde, hiç kimse Alevi değerlerinin kullanarak, Alevi asimilasyonuyla yol alamayacağını bilir, görür.</p>
<p>Biz ise toplumun bu değerlere inanılmaz bir biçimde sahip çıktığını gördük. Bunların daha çok dinlenilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda Alevi toplumu çok müsait olduğunu bize gösterdi. Mesela biz yıllardır bu alanda yayıncılık, televizyonculuk yaparız; ama Dağın Filozoflarını yayına koyduğumuzda, aldığımız etki ve güç kadar hiçbir yerden güç alamadık.</p>
<p>Asimilasyon ne kadar derinleşirse, bu değerlerden o kadar uzaklaşıyoruz. Zamanla, bu değerlerimizi adeta başa belaymış gibi görüyoruz. Mesela durum, Kürt meselesinde de böyledir. “Kürtlüğe sahip çıkmayın” diyerek toplumun asimilasyonunun sürmesi ve devlet politikalarının devam etmesi sağlanıyordu. Burada da böyledir. Alevi kimliğinden uzaklaştırmanın bir yolu da onu kendi kimliğinden utanır hale getirmektir. İnsanların sazından bile utandırılır hale getirildiler. Alevi olmasından utanması gibi olguların geliştirilmesi boşuna değil. Bu asimilasyonu daha da geliştiriyor.</p>
<p>Kendisinden utanan bir topluluk, çok daha hızlı asimile ediliyor. Hakikatçilik ve geleneksel Alevicilik; yaşayan Aleviliğin dıştalanması, ötekileştirilmesi çalışması zaten şehir merkezlerinden yürütülüyor. Bu bir devlet politikası olarak var ve uygulanıyor. Ama Alevi topluluğunun kendisi o tınıyı duyduğu zaman en derinlerine kadar, en iliklerinde kadar bir dönüşümü yaşayabiliyor.</p>
<p>İşte bu, toplumun kendisine olan özlemidir. Bu özlemin son temsilcilerinden birini daha yolcu ettik. Erdem Baba. Uzun süredir zorluklarla hayatını idame ettirdi ve zorluklarla bugünlere geldi. Uğur olsun.</p>
<p>Ama en önemlisi gençler,  tıpkı cenazede, Erdem Baba’nın yanı başında bağlama çalan genç kızımız gibi, bu sese sahip çıkacaklarını gösterdiler. Bu sesler sadece bir tını değildir. Bir yaşam filozofyasıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/saz-alevi-filozofyasidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demimizde can olup gelecek Mahzuni Şerif</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/demimizde-can-olup-gelecek-mahzuni-serif-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/demimizde-can-olup-gelecek-mahzuni-serif-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 10:01:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[68 kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[Afşin]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[aşık mahzuni şerif]]></category>
		<category><![CDATA[Berçenek]]></category>
		<category><![CDATA[Dem Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[ebedi eserler]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan]]></category>
		<category><![CDATA[Fırat]]></category>
		<category><![CDATA[halk kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[halk müziği]]></category>
		<category><![CDATA[halk ozanı]]></category>
		<category><![CDATA[halkın sesi]]></category>
		<category><![CDATA[halkın yüreği]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel değerler]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[Mahzuni Şerif dostları]]></category>
		<category><![CDATA[memleket sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[miras]]></category>
		<category><![CDATA[ozanlık geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarcık]]></category>
		<category><![CDATA[sanatçı]]></category>
		<category><![CDATA[saz ve deyişler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun sesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ozanı]]></category>
		<category><![CDATA[vatan sevgisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/demimizde-can-olup-gelecek-mahzuni-serif-2/</guid>

					<description><![CDATA[İçinden geldiği toplumun yüreği ve sesi olmayı başarmış, duygu ve düşüncesiyle bir halk adamı olan Aşık Mahzuni Şerif’in aramızdan ayrılması, bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur. O çağımızın yetiştirmiş olduğu en&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçinden geldiği toplumun yüreği ve sesi olmayı başarmış, duygu ve düşüncesiyle bir halk adamı olan Aşık Mahzuni Şerif’in aramızdan ayrılması, bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur. O çağımızın yetiştirmiş olduğu en büyük ozanlarındandı. Kimi zaman ateş, kimi zaman su, kimi zaman topraktı.</p>
<p>Ateşti; meydanlardaki gençler için&#8230; Bir 68 kuşağını titretti. Suydu, Fırattı Kerbelaya ermek istedi&#8230; Topraktı, kökleri derinden gelen bir miras gibi&#8230; Aşık Mahzuni Şerif bir kişi değil, ezgileri ve deyişleriyle bir cemaat insanıydı. Öyle bilindi ve öyle sevildi. Sevdiklerimizi de biz en çok onun sazından sevdik. Yüreğimiz olmasını bildi&#8230;. Yüreğimzin sesi olmasını bildi&#8230; Toprağını unutmadı, geldiği yeri unutmadı&#8230; Ezgilerinin en güzel köşelerinde konuk etti, Berçeneği, Afşini, Elbistan’ı Pazarcık’ı&#8230;.</p>
<p>Onun gibi sevmek ister her insan memleketini&#8230;</p>
<p>Dağını, taşını, suyunu&#8230;</p>
<p>Onu gibi sevmek ister her insan, memleketlisini&#8230;</p>
<p>Delisini, akılısını, güzelini, çirkinini&#8230;</p>
<p>Onun gibi bir yürek ister her insan&#8230;</p>
<p>63 yıl dayanabilsin diye çilesine..</p>
<p>Geride bırakmış olduğu miras yüzlerce yıl bu halkın dilinden düşmeyecek. Her dem vuruşumuzda bin olup gelecek&#8230; Ezgileriyle, sazıyla gelecek&#8230; Kimseye aldırış etmeyen  ve borçlu olmayan sözleriyle gelecek. Demimizde can olup gelecek&#8230; Canımızda cem olup, pervane dönecek&#8230;</p>
<p>Her gün yeni bir merhaba Mahzuni Şerif&#8230;</p>
<p>Merhaba Mahzuni dostları&#8230;.</p>
<p><strong>YORARLAR BENİ</strong></p>
<p>Ne dedimse halka hiç yaramadı<br />
Ben gittikten sonra ararlar beni<br />
Boşa cahillerin gözü karardı<br />
Kuru çene ile yorarlar beni</p>
<p>Duman eksik olmaz her yüce dağda<br />
Bülbül eksik olmaz her yeşil bağda<br />
Atomun patlayıp bittiği çağda<br />
Onun ötesinde sorarlar beni</p>
<p>Ebedi değildir şu yüce dağlar<br />
Ebedi değildir şu yeşil bağlar<br />
Öz gardaşım ama bizim softalar<br />
Mezarımda bile kırarlar beni</p>
<p>Mahzuni Şerif’im gayri gam yemem<br />
Ondan ötesini kimseye demem<br />
Ufak vucuduma kefen istemem<br />
Varsa insanlıkla sararlar beni.</p>
<p>Haziran 2002 /Dem Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/demimizde-can-olup-gelecek-mahzuni-serif-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
