<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dersim &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/dersim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 11:40:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Dersim &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kobanê direnişi, Kerbela direnişidir!</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 11:40:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi aydınları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Pirlerinin çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Rojava dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Hak ve Hakikat mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[IŞİD çeteleri]]></category>
		<category><![CDATA[IŞİD ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela ve Rojava]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela zulmü]]></category>
		<category><![CDATA[Kobanê direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş]]></category>
		<category><![CDATA[Mazlum halklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu ve Mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[Roboski]]></category>
		<category><![CDATA[Rojava direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Rojava ve özgürlük mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Şah-ı Şehidin Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil inisiyatif Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Sıffin Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Şuhreverdi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihsel direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Yezit ve Muaviye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/</guid>

					<description><![CDATA[Haksızlık önünde eğilmeyiniz&#8230; Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz! (Hz. Ali)Alevi Pirlerinin çağrısı üzerine Aleviler Kobanê sınırına gittiler. Kobanê halkının direnişini “Kerbela direnişi” diye selamladılar. Sivil bir inisiyatif olarak Alevilerin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #262626;"><em>Haksızlık önünde eğilmeyiniz&#8230; Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz</em>!<em><strong> (</strong></em></span><em><strong>Hz. Ali<span style="color: #262626;">)</span></strong></em><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Alevi Pirlerinin çağrısı üzerine Aleviler Kobanê sınırına gittiler. Kobanê halkının direnişini “Kerbela direnişi” diye selamladılar. Sivil bir inisiyatif olarak Alevilerin kurumların girişimini beklemeden örgütledikleri bu gidişe Alevi kurumlarının önde gelenleri desteklerini açıklayıp temsilcileriyle katıldılar. Görüldü ki kurum ve kuruluşlarının hareketini sağlayacak olan pirlerin, aydınların, yazarların misyonlarına sahip çıkmaları.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Bunun en güzel örneği sınırda görüldü. Bu tür eylem ve etkinliklerin artık Alevilerin hayatının bir parçası olacağını şimdiden söylemek mümkün. Söz artık eyleme dönüşmek zorundaydı. Öyle de oldu. Eylemlilikler ve rengini ifade edecek etkinliklerin başını da pirlerimizin çekecek gibi. Hantal, siyasetin, bireysel ilişki ve menfaatlerin derinlemesine kendisini hissettirdiği Alevi kurumlarının kendilerini gözden geçirme ve yenilemesinin de önünü açacak olan pirlerimin bu ve benzer çıkışlarıdır. Hak ve hakikatin izinde yol almak için Alevi felsefesinin tarihi örgütlenme biçimi ve önderlik hakkının teslim edilmesi de böylece tekrar sağlanmış olacaktır. Hak ve hakikat pirlerimizde tecelli ettikçe, onların şahsında kendini resm ettikçe asimilasyona karşız da en büyük direniş başlamış olacaktır. Onun içindir ki;</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Kobanê sınırında tarihin onlara yüklemiş olduğu misyona laik bir adım atmışlardır. İnisiyatifi ele almışlardır. Kendi varlıklarıyla, direnenlerin varlığını bütünleştirmişlerdir. Kobanê’de yaşananlara “Kerbela” demişlerdir. Direnenlere “Şah-ı Şehidin Hüseyin” demişlerdir. Kahramanlığa sahip çıkmış, hakikatle muhabbet etmişlerdir. Onları aşkı muhabbetle selamlıyorum&#8230; Ve onların sınırın sıfır noktasında haykırdıkları cümlelerini sizinle paylaşmak istiyorum. Pirlerimiz diyor ki;</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><em style="color: #262626;"><strong>Yezit’e karşı İmam Hüseyin Olma Zamanıdır!&#8230;</strong></em><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Ortadoğu ve Türkiye’de 20. yüzyılın “Paylaşım” planını yapan egemen sömürgeci güçler yüz yıldır mazlum halkları ve inanç gruplarını birbirine kırdırdı. Bu kırımı planlayanlar doğal kaynaklarımıza el koyup kendi çıkarları için kullanırken biz mazlum halklar ve inanç grupları katliamın acısını kat kat artıran yoksullaşmayı da yaşadık.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">21. Yüzyılın “Yeni sömürge” planını yapan egemen güçler, aynı plan üzerine kurguladıkları senaryo için eli kanlı çeteleri kullanıyorlar. Ortadoğu, Mezopotamya, Anadolu, Kürdistan insanlığın doğal yaşamdan, yerleşik yaşama adım attığı kadim coğrafyadır. Bu kadim coğrafyanın halkları ve inanç grupları birbirinin “Düşmanı” değil dostu ve yarenidir. Bu dostluğun ve yarenliğin somutlaşması Rojava topraklarında gerçekleşirken, dostluğu, dayanışmayı, yarenliği, birlikte yürüyecek eşit ve özgür yaşamı bozmak, düşmanlaşmayı ve katliamı oluşturmak isteyen güçler tekrar iş başındadır. Yoksulluğu kuru ekmekle pay eden, acıları paylaşarak azaltan, her türlü etnik ve inançsal kimliği tanıyarak kendi kadim değerleri ile yaşatmanın planını yapan Rojava halkını hedef alan IŞİD vb. katliamcı çetelere karşı direnmek, mücadele etmek inancımız açısından ibadet kabilindedir. Rojava’da/Kobanê’de yaşayan ve destansı bir mücadele yürüten insanlar bilinmelidir ki dünyanın mazlum halkları adına zalim ve katliamcı zihniyete karşı mücadele etmektedir. Rojava direnişi sadece kendisi ile sınırlı değildir. Zulüm ve katliamın neredeyse “Kader gibi” algılandığı bir coğrafyada, yani ve özgür bir yaşamın olabileceğini kanıtlayan, halkın ve hakkın iradesiyle eşitliği yaşamsal kılan mazlum Kürt halkı zalime ve katile inat “Kaderin” bozuk yazgısını silme iradesi gösteriyor. Biz Alevi aydınları olarak “Bu irade bizim de irademizdir, bu direniş bizim de direnişimizdir.” diyoruz!</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Rojava, Hama, Halep inancımızın Hak ve Hakikat uğruna direniş destanının Hak Aşıklarının kanıyla canıyla yazıldığı topraklardır. Sühreverdi (1191), Seyit Nesimi (1425) Halep’te hak için Hakka yürümüştür. Sühreverdi ve Seyit Nesimi gibi Hak ve hakikat aşıklarını katleden zihniyet IŞİD zihniyetinin kaynağıdır. Pirimiz Pir Sultan Abdal’ın “Kızılırmak gibi bendinden boşan/ Hamadan, Mardin’den, Sivas’a döşen/ Düldül eyerlendi Zülfikâr kuşan/ Alim ne yatarsın günlerin geldi?” deyişi tam da bugünü gören ve bugün ne yapılması gerekeni ifade eden deyiştir. Bu gün Hak ve Hakikat aşkına, yoksulun, mazlumun, masumun, dili kimliği, inancı inkar edilerek katledilenler için Zülfikar kuşanma zamanıdır. Şahı Merdan Ali ile Muaviye güçleri arasında yaşanan Sıffin savaşı da bu topraklarda (Rakka/Sıffin) gerçekleşmiştir. Hak ve hakikatin karşısında yenilgiye uğrayacağını gören Muaviye askerlerine, İslam’ın kutsal kitabı “Kuran-ı Kerim sayfalarını yırtarak mızraklarının ucuna takma” emrini bu topraklarda vermiştir. IŞİD katilleri, Sıffin Savaşı’nda Şahı Merdan Ali’ye karşı tarihin gördüğü en düzenbaz savaş hilelerinden birini yapan Muaviye zihniyetinin temsilcisidir. İnsan bedenini parçalayarak “Kalbini yeme” Yezit’in atası, Muaviye’nin ana/babası Ebusüfyan ve Hind’den kalan bir caniliktir. Cani, kanlı katil IŞİD çetelerinin Rojava’da Kürt halkına, Suriye’de Alevi toplumuna karşı yaptığı katliamlar Yezit’in Kerbela’da yaptıklarının devamıdır. Nerde bir Muaviye varsa orada bir Şahı Merdan Ali olacaktır. Nerede Yezit eliyle yapılan bir Kerbela varsa orada bir İmam Hüseyin ve Masum-u Paklar, Zeynepler, Sakineler, Zeynel Abidinler olacaktır. IŞİD çeteleri kelle keserek Kerbela zulmünü sürdürüyorlar. İnsanlık bilmelidir ki suya erişmeyi engelleyen IŞİD çeteleri Yezitlik yapıyor. Rojava’da Ortadoğu’da çocukları katleden IŞİD çeteleri Kerbela’da altı aylık Ali Asgar’ı ve Masum-u Pakları katleden Hurmala Bin Kâhil’in soyundandır. IŞİD çeteleri Kerbela’da baş kesen Şimr Bin Zi’l Cevşen’in torunlarıdır. Tarihimiz zulüm ve katliama karşı direnişin destanıdır. Madımak’tan Kerbela’ya, Roboski’den Maraş’a, Çorum’dan Kobanê’ye, Dersim’den Rojava’ya kadar yaşanan tarihte mazlum biziz. Rojava direnişinde zulüm ve katliam yenilecek Halklar ve inanç grupları eşit, özgür ve özerk olacak. Bu mücadeleye güç katmak ve “Bu mücadele bizim mücadelemizdir” demek için buradayız.  </span></p>
<p><span style="color: #6a6a6a;">18.07.2014</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kürt Alevi uyanışı</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-uyanisi/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-uyanisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:40:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[30 Mart seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[90 yıllık Cumhuriyet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi seçmen davranışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumsal hareket]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[CHP-MHP ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan]]></category>
		<category><![CDATA[HDP oyları]]></category>
		<category><![CDATA[HDP ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Hınıs]]></category>
		<category><![CDATA[kimlik ve temsiliyet]]></category>
		<category><![CDATA[kimlikli duruş]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[metropol hareketliliği]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarcık]]></category>
		<category><![CDATA[seçim sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[seçmen tavrı]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal temsiliyet]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ahlaksızlık]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi ittifaklar]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi stratejiler]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni kökenli nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye siyasal tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Varto]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-uyanisi/</guid>

					<description><![CDATA[“İlim ilim bilmektir/ ilim kendini bilmektir”  Yunus Emre 30 Mart seçimleri Aleviler için yeni bir sürecin başladığını göstermektedir. Korkularına mahkum edilmek istenen Kürt Aleviler, üstlerindeki ölü toprağı silkelemeye başladılar. Onlarca yılın&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“İlim ilim bilmektir/ ilim kendini bilmektir”  </em><strong>Yunus Emre</strong></p>
<p>30 Mart seçimleri Aleviler için yeni bir sürecin başladığını göstermektedir. Korkularına mahkum edilmek istenen Kürt Aleviler, üstlerindeki ölü toprağı silkelemeye başladılar. Onlarca yılın siyasi istismarcılarına cevap olabilecek bir seçime imza attılar. Başta Dersim olmak üzere Elbistan, Pazarcık, Nurhak,  Adıyaman, Malatya, Hınıs, Varto gibi Kürt Alevilerinin yaşadığı bölgelerde klasik tercihlerin ötesinde BDP- HDP oylarını katlayarak devletin politik yaklaşımlarına itirazını ortaya koymuştur.</p>
<p>Kürt Alevilerinin yoğun olarak yaşadığı bu bölgeler, devletin ve de devletin sivil faşist güçlerinin saldırıları altında bulunmaktadır. Dersim hariç diğer Kürt Alevilerinin yaşadığı bölgeler, Sünni kökenli Türk nüfusuyla iç içe geçmiştir. Hem kimliksel hem ulusal hem de dinsel anlamda saldırı altında bulunan bu bölgeleri genel tercihlerinin soldan yana olmasından da kaynaklı bir üçüncü saldırıya da maruz kaldıklarından boşaltılmış durumdadır. Geriye kalan nüfus genel bölgenin yüzde 10-15’ine tekabül etmektedir ve bu bölgelerde Kürt Sünni nüfus yok denecek kadar azdır. Ne kimliksel ne dinsel anlamda ağırlık oluşturacak bir alan söz konusudur. Fakat kimlikli duruş, siyasal temsiliyet ve geçmişten günümüze yürütülen devrimci mücadele bu alanları da direniş için potansiyel bir temsiliyet alanı haline getirmiştir.</p>
<p>Kalender Çelebi’den Sinan Cemgil’e uzanan direniş bu topraklarda halen tüm imkansızlıklara rağmen devam etmektedir. Kimilerinin siyaseten arındırılmış, kimliksizleştirilmiş ve iktidar ortağı olma arzusu içinde dayatmış olduğu siyasete karşı da bu seçimlerde tavır alınmıştır.</p>
<p>Klasik siyasetin yıllardır örgütlediği ve özellikle Maraş’ta çirkince hayata geçirilmek istenen CHP- MHP ittifakı çökmüştür. Elbistan’da CHP’nin MHP’ye Pazarcık’ta MHP’nin CHP’ye oy vermesi gibi bir çalışma Alevi toplumu tarafından itibar görmemiştir. Bu ittifakın her iki tarafı seçimleri hem Pazarcık’ta hem Elbistan’da kaybetmiştir. CHP’nin daha Maraş Katliamı’nın sorumluları ortadayken ve sorumlular hesap vermemişken, böyle bir ittifaka Alevileri dahil etmek istemesinin cevabı da böylece verilmiştir.</p>
<p>Bugün hala Maraş Katliamı’nın anmaları Maraş’ta yapılamamaktadır. Yapılan anmalara ülkücüler, milliyetçiler tarafından saldırılmaktadır. Yine Suriye örneğinde gördüğümüz gibi ülkücü ve milliyetçi cephe El- Kaide ile el ele Alevi ve Kürt katliamı yaparken böyle bir ittifakın Maraş’ta gündeme getirilmiş olması başka bir siyasi ahlaksızlıktır. Eğer kim ki böyle bir ittifakı meşru görüyorsa bu katliamların da hesabını vermesi gerekmektedir. Kimse katilleri ve varlığına kastedenleri bu kadar meşru gösteremez.</p>
<p>Kimliği, kişiliği olmayanların temsiliyeti olamaz. Eğer biz kendimiz olamıyorsak, başkalarının bizlere itibar etmesi de mümkün değildir. Kendisine itibar etmeyenlere niye başkaları itibar etsin ki? O anlamda son seçimler Kürt Alevilerinin kendileri olma yolunda attıkları ciddi bir adımdır.</p>
<p>Oyların çokluğu azlığı, seçimin kazanılıp kaybedilmesi tartışmasının ölçütü ne kadar kendimiz olduğumuzla ilgilidir. Pazarcık’ta görüldüğü gibi talepleri kimlikleri hiçbir zaman ciddiye alınmayan Kürt Alevilerinin HDP şahsında attıkları adım, artık Pazarcık’ın Kürtsüz, Alevisiz, solcusuz düşünülemeyeceğini ortaya koymuştur. Artık her siyasi güç, bu kesimin kimliksel varlığını kabul ederek adım atmak zorundadır. İşte kazanan kimlikli duruş, budur. Bu anlamıyla Kürt Alevileri geleceğin siyasal arenasında yer alacaklarının mesajını da vermişlerdir. Bölgeden başlayan bu hareketlilik, inancımız odur ki önümüzdeki süreçte metropollerde de kendisini hissettirecektir. CHP başta olmak üzere tüm siyasal güçler, bunu görmüşlerdir. Bu durumu Kürt Alevilerinin yeniden uyanışı olarak okumak mümkündür.</p>
<p>Bu uyanışı farklı yorumlamak; Alevileri 90 yıllık cumhuriyetin inkarcı, imhacı politikalarını aklamaya çalışmaktır. Ortaya dökülen onca bilgi, belge ve kirlilik var iken buna kalkışmak Alevilerle dalga geçmek olur ki, o devir de çoktan geçti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/kurt-alevi-uyanisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevi uyanışı sürüyor</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevi-uyanisi-suruyor/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevi-uyanisi-suruyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:25:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[12 Eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi algısı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dedeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi gençleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi sosyal hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Kute]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[deyişler]]></category>
		<category><![CDATA[direniş geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Düzgün Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ana]]></category>
		<category><![CDATA[ermiş]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[evliya]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[Hemî Tazı]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyni duruş]]></category>
		<category><![CDATA[Kabe]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel zenginlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş]]></category>
		<category><![CDATA[Munzur]]></category>
		<category><![CDATA[Ocakların duman]]></category>
		<category><![CDATA[Ocaxe Bakê]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Tacım]]></category>
		<category><![CDATA[Salmanê Pok]]></category>
		<category><![CDATA[semah]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslam sentezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevi-uyanisi-suruyor/</guid>

					<description><![CDATA[Kandil geceleri kandil oluruz Kandilin içinde fitil oluruz Hakkı göstermeye delil oluruz Fakat kör olanlar görmez bu hali  (Edip Harabi) Alevi uyanışı sürüyor. Binlerce yıllık saldırıların yaratmış olduğu kırgınlık, kızgınlık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Kandil geceleri kandil oluruz<br />
Kandilin içinde fitil oluruz<br />
Hakkı göstermeye delil oluruz<br />
Fakat kör olanlar görmez bu hali </em><strong> (Edip Harabi)</strong></p>
<p>Alevi uyanışı sürüyor. Binlerce yıllık saldırıların yaratmış olduğu kırgınlık, kızgınlık ve korkular aşılıyor. Özellikle ana göbekte bulunan -Maraş, Malatya, Adıyaman, Sivas, Dersim, Erzincan, Kayseri &#8211; Kürt Alevileri kendilerini haykırmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyor. Her fırsatta kendisi olmak isteyen Alevilere karşı, Alevileri korkularına mahkum etmeye çalışan devlet ve onun gizli açık kurumlarının bu uyanışı engellemek için yeni korkular, saldırılar ürettiği görülmektedir.</p>
<p>Özellikle Ak Parti çevresinden, siyasi kadroları tarafından körüklenen söylemler, korkuları tetiklemek için bilinçli olarak üretilmektedir. CHP cephesini beslemek istedikleri ve Alevileri CHP’de toparlamak yönünde devletsel bir refleks içinde oldukları görülmektedir. Yıllar devletin Alevi politikalarının değişmediğini asimilasyonun temel bir yöntem olarak devam edeceğini göstermektedir. Gezi’de ortaya çıkan durum her ne kadar devletin Alevi politikasını bir kez daha gözden geçirmesini zorunlu bir hale getirmişse de, devlet içindeki değişik kanatların konu Alevilik olunca ortak bir tavır içinde olduklarına da şahit oluyoruz.</p>
<p>Alevilerin ehlileştirilmesi, Sünnileştirilmesi, devletle ilişkili bir inanç haline getirilmesi için Suriye’de katliamlarda hedef haline getirilerek, evler şahibeli bir şekilde işaretlenerek, İstanbul Şahintepesi, Kartal, Gazi, Diyarbakır cemevlerinde olduğu gibi ibadet yerlerine yönelik provokatif saldırıları gündeme taşıyarak, Alevileri teslim almaya çalışmaktadır.</p>
<p>Teslimiyet benzeşmeyi dayatmaktadır. Yüzlerce “Alevi dedesi” olduğu iddia edilen insan Kabe’ye taşınmıştır. Bununla; Alevi algısı devletin istediği merkeze yönlendirilmek istenmektedir. Merkez asimilasyonun boyutuyla ilgilidir. Devletin Alevileri ne kadar kendisini tanımaz hale getirdiğinin görülmesi açısından ibretlik bir durumdur. Gri pasaportlu dedelerin yeni icraatı olarak bu ziyaret devletin Alevi düşmanlığının resmi olmaktadır.</p>
<p>İnançları devlet merkezli yönetmek isteyen zihniyetin cumhuriyetle yaratmış olduğu Alevilerin, 12 Eylül ile birilikte Sünniliğe geçişinin tamamlanması sürecinin halkları olarak görülmelidir.</p>
<p>1940’lara kadar askeri olarak sağlanan hakimiyet, 1940’lardan 1980’e kadar başta Kürtlük, Alevilik olmak üzere tüm inanç ve farklı kültürlerin bitirildiği, içinin boşaltılarak unutturulduğu yıllar ve 1980 sonrası da asimilasyonun tamamlandığı Türk-İslamcı toplumsal, tekleştirilmiş yapının yaratıldığı yıllar olarak yönetilmiştir.</p>
<p>Kürt siyasetinin 12 Eylül’e karşı yaratmış olduğu direniş, tüm bu planları boşa çıkarırken, planın parçası olanlarla uyanışın çevresinde toparlananların mücadelesi bugün halen devam etmektedir. 12 Eylül’ün ürünleri Alevi asimilasyonunun tamamlanan kesimi, din değiştirmiş kesimi olurken, Kürt siyaseti kendi özüne bağlı, kendisi olan Aleviliğin arkasında durmuştur. Değerlerin yaşatılması, binlerce yıllık kültürel ve sosyal değerlerin yeni nesillere taşınması için büyük bir direniş vermiştir.</p>
<p>Binlerce Alevi genci bu direnişin bir parçası olarak, Hüseyni bir duruş sergilemiş, Alevi uyanışı, Kürt uyanışının harçları olarak büyük bir miras yaratmışlardır. Bugün Alevi asimilasyonuna karşı en büyük direniş işte bu mirastan beslenmektedir. Alevi sosyal hayatı, kültürel zenginlikleri bu direniş içerisinde toplumun tüm kesimlerine yayılarak büyümekte, itibar görmekte ve birlikte yaşamanın en güzel cephelerinden birini oluşturmaktadır. Alevilik gelişen bir değer olarak, herkesin dikkate alması gereken bir güç olarak artık varlığını hissettirmektedir.</p>
<p>Alevilerin yaşadığı her yerde korkularına teslim olanlar ile direniş geleneğinin temsilcileri arasındaki ayrışma derinleşmekte, Aleviler yeniden deyişler söyleyerek, semaha durmaktadırlar. Saldırı ne kadar büyükse, direnişte o kadar köklü ve derindir. Derinden gelen bir dalga, ses Alevi camiasında dolanmaktadır. Köklerine davet etmektedir. Hak ve hakikate davet etmektedir. Munzur’un, Düzgün Baba’nın, Ali Kute’nin, Elif Ana’nın, Pir Tacım’ın, Ocaxe Bakê’nin, Hemî Tazı’nın, Salmanê Pok’ın&#8230; Nice evliyanın, ermişin ruhu herkesi kendisi etrafında pervane olmaya davet ediyor. Ocakların dumanı tütüyor. Ya Hüseyin&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevi-uyanisi-suruyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi Evi</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/cumhuriyetci-egitim-merkezi-evi/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/cumhuriyetci-egitim-merkezi-evi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jul 2024 10:05:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[1925 kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inanç merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve modern devlet]]></category>
		<category><![CDATA[CEM Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[dergahlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[dini liderler]]></category>
		<category><![CDATA[dini özgürlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı Bektaşi Veli Dergahı]]></category>
		<category><![CDATA[inanç merkezlerinin iadesi]]></category>
		<category><![CDATA[İzzetin Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Karaağaç Tekkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Karaca Ahmet Dergahı]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviliği]]></category>
		<category><![CDATA[ocaklar]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Demirel]]></category>
		<category><![CDATA[Tekke ve Zaviyelerin kapatılması]]></category>
		<category><![CDATA[tekkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslam sentezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/cumhuriyetci-egitim-merkezi-evi/</guid>

					<description><![CDATA[Yol cümleden Ulu’dur. Hz. Ali Alevi inancının temel kurumlarını ortadan kaldıran 1925 tarihli Tekke, Zaviye ve Türbelerin kapatılmasına ilişkin kanunu Alevi kurumları neden gündemleştirmiyor. Alevi inanç merkezlerini ve dini liderlerini&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Yol cümleden Ulu’dur</em>.<strong> Hz. Ali</strong></p>
<p>Alevi inancının temel kurumlarını ortadan kaldıran 1925 tarihli Tekke, Zaviye ve Türbelerin kapatılmasına ilişkin kanunu Alevi kurumları neden gündemleştirmiyor. Alevi inanç merkezlerini ve dini liderlerini hedef alan bu yasa halen işletiliyorken, Alevilerin bunu konuşmuyor olması dikkat çekici değil mi!</p>
<p>Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı’nın internet sayfasında Tekke, Zaviye ve Türbelerin kapatılmasına ilişkin başlıkta şunlar notlanmış:</p>
<p>“Osmanlı döneminde tekkeler, gitgide, çalışmaksızın tevekkül felsefesini işleyen yerler haline dönüşmüştü; halbuki insanları daha yaşarken dünyadan uzaklaştırıp onları uhrevî âleme çekmek, çağdaş yaşam ile bağdaşamazdı.</p>
<p>Toplum yeni bir enerjiye, yeni bir atılıma gereksinim gösteriyor; çağdaş yaşam, insanları çalışmaya, bu çalışmanın yaşarken ödülünü almaya çağırıyordu. Türbeler ise türbedarlar eliyle ölmüş kişilerin manevî varlığından çıkar sağlamaya çalışılan, çalışmaksızın onlardan medet umulan odaklar haline getirilmişti. Ayrıca tekke ve zaviyelerin başında bulunanlar siyasal amaçlarla ve çoğu kez dini siyasete âlet ederek masum vatandaşları suça yöneltiyorlardı.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti artık, şeyhler, dervişler ve müritler memleketi olamazdı. İşte 30 Kasım 1925’te kabul edilen bir yasayla tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı; türbedarlıklar ile şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik vb. birtakım unvanlar kaldırıldı.”</p>
<p>Alevi inancını hedef alan yasalar kapsamında dergahlar, ocaklar ve Bektaşi tekkeleri kapatıldı. Alevi dini önderleri inançlarının gereklerini yerine getirdikleri için baskıya, katliama maruz kaldı. Dergahlardan bazıları müzeye -Hacı Bektaşi Veli Dergahı gibi- bazıları da ticari işletme statüsünde tekrar Alevi derneklerine kiralanarak (90’lı yıllardan sonra) -Karaca Ahmet Dergahı gibi- bazıları da üstüne AK Parti  il binaları inşa edilerek -Karaağaç Tekkesi gibi- hiçleştirildi.</p>
<p>Ulaşılmaz sığınaklar olarak yıllarca Aleviliğe kucak açmış olan yerleşim yerleri viraneye döndü. Alevi yerleşim merkezi diyebileceğimiz ve nüfusun çoğunlukta olduğu tek il olarak Dersim kaldı. Pir, Ocak, Dergah, Tekke terk edildi. Yıllar unutturdu. Devlet unutulması için her şeyi yaptı. Tüm kurum ve kuruluşlarıyla tam bir Alevileri bitirme operasyonu yaşattı. Bilinçleri, bilgileri kirletti.</p>
<p>Şimdi okuyoruz; Türkiye Cumhuriyeti’nin yarım yüzyıllık iktidar yüzü Süleyman Demirel, “İzzetin Doğan’a Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi Vakfı’nı (CEM Vakfı) biz kurdurduk” demiş. Gizli ödenekten Çiller döneminde Ali Doğan ve İzzetin Doğan’a aktarılan parayla Ali Doğan öncülüğünde Ankara Dikmen’deki Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı, CEM Vakfı’nın açıklamasına göre de kendilerine aktarılan parayla da İstanbul Kartal Cemevi kurulmuştur.</p>
<p>Alevi ibadet merkezleri olan Dergahlar, Ocaklar, Tekkeler yasaklıyken Özal’la başlayıp, Demirel ile devam eden kuruluş itibariyle Türk-İslam merkezli olan devletin Alevilere cemevi adı altında oluşumlara gitmesinin önünü açması, teşvik etmesi düşündürücü değil midir?</p>
<p>Alevi tarihinde, cemevi diye bir kurum var mıdır? İlk kez ne zaman kullanılmıştır? İzzetin Doğan’ın Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi Vakfı (CEM Vakfı) kurulmadan önce yada Alevi literatüründe olmayan bir kurum nasıl Alevilerin temel inanç merkezi haline geldi?</p>
<p>İtirazsız gündemimize giren ve benimde kaç kez imzaladığım “Cemevleri yasal statüye kavuşturulmalıdır” kampanyaları neden dergahlarımız, ocaklarımız ve tekkelerimizin açılması Alevi toplumuna iade edilmesi üzerinden gitmemekte?</p>
<p>Neden dergahlar değil de, 1990 sonrası devlet aracılığıyla Türk-İslam sentezine benzeştirilmiş, onun bir kültür merkezi gibi şekillendirilen, içeriği de buna uygun biçimlendirilen cemevi etrafında Alevilik kabul görür bir noktaya çekilmektedir.</p>
<p>Soruları uzatmak mümkün. Fakat görünen o ki; Türk-İslam sentezinin Alevi merkezi olarak belirlediği mekan bizlerin şimdilerde kendi ellerimizle kurduğumuz cemevleri olmaktadır. Kimilerimiz safça “İşte eskiden köylerde cem hangi evde yapılacak diye sorulurmuş. Cemin yapılacağı ev için cemevi denirmiş. Cemevi de oradan gelmektedir” demektedir. Tabii Alevilerin hepsi Türk olunca böyle bir konuşmanın geçmiş olabileceğini kabul edelim. Peki tek kelime Türkçe bilmeyen Kürt Alevileri bunu nasıl dillendirmişlerdir? Kürtlerin Kart Kurt’undan Kürt çıkaranlar, 1990 sonrasında da Alevilere mekan ararken Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi Vakfı aracılığıyla cemevini yaratmışlardır.</p>
<p>Bu Türk-İslamcı asimilasyona karşı dergahların, ocakların yeniden kimlikleriyle buluşması gerekmektedir. Aleviliğin kendisini gelecek nesillere aktarabilmesi dergahların, ocakların etrafında pirlik kurumunun korunmasıyla mümkün olacaktır. Kürt Alevilerin temel dayanağı topraklarındaki eski ve yeni kurulacak dergahlar, ocaklardır. Başka hiçbir kurum Kürt Aleviliğinin temsili olamaz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/cumhuriyetci-egitim-merkezi-evi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Soykırım suçları ve Dersim</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/soykirim-suclari-ve-dersim/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/soykirim-suclari-ve-dersim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Jul 2024 10:16:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[1937]]></category>
		<category><![CDATA[1938]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[askeri müdahale]]></category>
		<category><![CDATA[askeri operasyon]]></category>
		<category><![CDATA[azınlık hakları]]></category>
		<category><![CDATA[BM Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim isyanı]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[etnik çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[etnik temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[faşizan söylem]]></category>
		<category><![CDATA[faşizm]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki süreç]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt-Alevi nüfusu]]></category>
		<category><![CDATA[mağara zehirleme]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Öymen]]></category>
		<category><![CDATA[resmi itiraf]]></category>
		<category><![CDATA[soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[TCK]]></category>
		<category><![CDATA[Tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Adalet Divanı]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/soykirim-suclari-ve-dersim/</guid>

					<description><![CDATA[Tunceli kendi küllerinden kendisini haykırdı. Utancın sessiz sahipleri için de yeniden Dersim olu verdi. 1937/38 de işlenmiş cinayetlerin resmi tüm çıplaklığıyla bir kez daha ortaya döküldü, caninin pişkince itirafları eşliğinde.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli kendi küllerinden kendisini haykırdı. Utancın sessiz sahipleri için de yeniden Dersim olu verdi. 1937/38 de işlenmiş cinayetlerin resmi tüm çıplaklığıyla bir kez daha ortaya döküldü, caninin pişkince itirafları eşliğinde.</p>
<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen&#8221;in dem vurduğu cinayetler ne anlama geliyor? &#8220;İnsanları mağaralarda fare gibi zehirlemek&#8221; uluslararası hukukta ve iç hukukta ne ifade ediyor?</p>
<p>Soykırımın Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşmeyi özetlersek;</p>
<p>Söz konusu sözleşmeye göre<strong> SOYKIRIM</strong>, “Ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubu toptan ya da bir bölümünü yok etme niyetiyle,<br />
a) Grup mensuplarının öldürülmesi,<br />
b) Grup mensuplarına fiziki ve ruhsal olarak önemli ölçüde zarar verilmesi,<br />
c) Kısmen veya tamamen yok etme kastıyla grubun fiziksel varlığını sona erdirecek şekildeki yaşama koşullarına tabi tutulması,<br />
d) Grup içinde doğumları engellemek amacıyla kısıtlamalar konulması,<br />
e) Bir grubun çocuklarının zorla başka bir gruba nakledilmesidir.”</p>
<p>BM Sözleşmesi&#8221;nin tanımını esas alan Uluslararası Adalet Divanı&#8221;na göre de SOYKIRIM suçunun dört unsuru var:<br />
1) Suçu işleyen, bir veya daha fazla insan öldürmüştür,<br />
2) Öldürülen kişi veya kişiler belirli bir milli, etnik grup, ırk veya dini gruba aittir,<br />
3) Suçu işleyen, o grubu kısmen veya tamamen yok etmek amacındadır,<br />
4) Söz konusu eylem&#8230; grubu ortadan kaldırmaya yöneliktir.</p>
<p>Soykırımın Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme, 9 Aralık 1948 tarihinde Paris&#8221;te toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu&#8221;nda kabul edilerek, imza, onay ve katılıma açılmıştır. Sözleşme 12 Ocak 1951 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye Sözleşmeyi 23 Mart 1950&#8243;de onaylamıştır.</p>
<p>24 Eylül 2004 tarih ve 5237 sayılı yeni TCK ya giren tanım ve öngörülen cezaları (madde 76. &#8211; (1) bir plânın icrası suretiyle, millî, etnik, ırkî veya dinî bir grubun tamamen veya kısmen yok edilmesi maksadıyla, bu grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin işlenmesi, <strong>SOYKIRIM</strong> suçunu oluşturur:</p>
<p>a) Kasten öldürme.<br />
b) Kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme.<br />
c) Grubun, tamamen veya kısmen yok edilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması.<br />
d) Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması.<br />
e) Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi.<br />
(2) Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. ancak, soykırım kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.<br />
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.<br />
(4) <strong>Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.</strong></p>
<p>Dersimde yaşananlara birde bu gözden bakıldığında hukuksal sürecin işletilmesi konusunda da adımlar atılmalıdır. Atılmalıdır ki, ırkçı ve faşizan söylemler itibar bulmasın. Nasıl ki Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde faşizm bir suçsa, Türkiye&#8221;de de suç haline getirilsin.</p>
<p>Kasım 2009</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/soykirim-suclari-ve-dersim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
