<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>birlikte yaşama kültürü &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/birlikte-yasama-kulturu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 10:45:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>birlikte yaşama kültürü &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Madem ki ben bir insanım…</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:45:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonuna karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi çıkmazları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefi yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi güven ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlükçü ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyasal duruşu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Toplumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumsal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[devlet destekli önyargılar]]></category>
		<category><![CDATA[düzen partileri]]></category>
		<category><![CDATA[farklılıkların kabulü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları ve Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[korku siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt siyasetinin etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu gerginlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[seçim dönemi Alevi temsili]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalist sol cephe]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Değerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Daimi’yim harap benim Ayaklara türap benim Aşk ehline şarap benim Madem ki ben bir insanım&#8221; (Aşık Daimi) Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Daimi’yim harap benim<br />
Ayaklara türap benim<br />
Aşk ehline şarap benim<br />
Madem ki ben bir insanım&#8221; </em><strong>(Aşık Daimi)</strong></p>
<p>Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin talepleri konusunda hemfikir olmadıklarıdır. Oysa ki tüm Alevi kurumları hatta birbirinden siyasal anlamda çok farklı mecralarda bulunan Alevi yapıları temel sorunlar konusunda, talepler konusunda hemfikirdirler; hem de yıllardır bunu basın medya önünde, sıkça tekrarlamalarına rağmen devlet ve devlet destekli kamuoyu tarafından görmezden gelinerek tüm politik duruşlar, Alevilerin parçalanmışlığı üzerinden siyaset üretmeye devam etmektedirler.</p>
<p>Bu niyete bağlı durum Alevi asimilasyonunun sürdürülebilmesi ve cumhuriyetin öngördüğü tekçiliğin hakim kılınabilmesi için kullanılan bir söylemdir. Farklılıkların bir zenginlik olduğunu söyleyenler dahi Alevilerin kendi arasındaki tarikatsal ulusal ve siyasal farklılıkları toplumsal sorunları yerine getirmemek için kullanması da Aleviliğin bu coğrafyada ne kadar kabul edilemez olduğunu gözler önüne sermektedir. Alevilere yönelik önyargılar bilinçaltı örgütlemeler son yıllarda aleni bir şekilde kendisini dışa vurmaktadır. Ortadoğu’daki gerginlikler siyasal İslam’ın yaratmış olduğu hava Alevileri, bu coğrafyada nefessiz bırakmaktadır. Alevilerin korkularını örgütlemek üzerinden siyaset yapanları besleyen bu durum Alevilerin çaresizliğini resmi olarak ortaya çıkarmaktadır. Çaresizlik kendisini inkara kadar götürebilmektedir. Bugün, birçok kurumun Alevi’nin kendisini ve inancının gereklerini göğsünü gererek sahip çıkacağı bir ortam görülmemektedir. Kürt siyasetinin ve sosyalist sol cephenin yaratmış olduğu özgürlükçü ortamda kendisi gibi var olabilme alanları olsa da geniş kitleleri kapsayıcı, özgürleştirici ve Aleviliğin temel değerleri ile örtüşen bir alan yaratılamamıştır. Alevilerin örnek alabileceği bir ilişki, bir temsiliyet ve güven ortamının olmayışı, Alevilerin kendilerini Ortadoğu’nun yalnızları olarak hissetmelerine neden olmaktadır.</p>
<p>Kendisi olamayan, kendisini özgürce ifade edemeyen Aleviliğin ve Alevilerin bu durumundan siyaseten yararlanmak şahsi, siyasal menfaatler için Alevilerin çıkmazlarını örgütlemek, bu topluma yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Bu haksızlık yıllardır düzen partileri tarafından yapılmaktadır. Her seçim döneminde Alevi kimliği temsiliyete kavuşmamakta ve korku siyasetinin esiri olmaktadır. Sıradan olma, hiçleşme algısı ve olgusu, dünyaya böyle bir pencereden bakan felsefi yaklaşım Alevileri asimile etmek isteyenlerin Alevilere karşı kullandıkları bir alana dönüşmektedir.</p>
<p>Aslında Alevilerin sorunları çok basit ve bellidir. Basite ve belli olana karşın takınılan tavır bir ölçüttür. Alevilerin elinde bir terazisi vardır ve görünen odur ki önümüzdeki süreçte daha adil davranacaktır.</p>
<p>Ölçülerini bilmek onunla karar vermek toplumsal yapının kendisini koruması için şarttır. Birlikte yaşama, birbirini kabul etmekle mümkündür. Tüm toplumların birbirlerinin yaşam biçimine, değerlerine, inançlarına saygı duyması gerekmektedir. Kendinden taviz vermek anlamına gelmeyen bu durum, birlikte yaşamanın olmazsa olmazıdır. Hiç kimsenin yaşam biçimi başkasının yaşam alanına müdahale değildir. Aksine onların yaşam alanının korunması, güzelleşmesi ve anlam kazanmasıdır. Ortadoğu’nun muhteşem tarihi geçmişi birlikte yaşama kültürüyle ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bunun tekleştirilmeye, yok edilmeye kalkıldığı yıllarda ise, bugünkü gibi cehennem ortaya çıkmıştır. Bunun sorumluluğunu almamak, buna ortak olmamak, insani bir durumdur. Bu cennette herkese yer vardır. Ve tüm farklılıklarımızla mümkün olacaktır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vefasızlar Yezit gibi</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/vefasizlar-yezit-gibi/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/vefasizlar-yezit-gibi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 09:35:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[acılar ve direnişler]]></category>
		<category><![CDATA[acının çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilerin yalnızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anma günleri]]></category>
		<category><![CDATA[anma törenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aşık Mahzuni]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[devlet baskısı]]></category>
		<category><![CDATA[devletin suçu]]></category>
		<category><![CDATA[devrimci görev]]></category>
		<category><![CDATA[devrimciler]]></category>
		<category><![CDATA[egemenler]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenilerin yalnızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[etnik arındırma]]></category>
		<category><![CDATA[etnik kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[jandarma kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[katliam mağdurları]]></category>
		<category><![CDATA[katliamın izleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[kimlikler]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel varlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtlerin yalnızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş'ın tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[medeniyetlerin doğduğu coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlar]]></category>
		<category><![CDATA[organizatörler]]></category>
		<category><![CDATA[polis barikatları]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojik saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[suç ortaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[tekleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[terk edilmişlik]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal barış]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal ortak değerler]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yörük Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/vefasizlar-yezit-gibi/</guid>

					<description><![CDATA[“Yaralı bir geyik gibi Kerbela’da şehit gibi Vefasızlar Yezit gibi Yalnızım bu ellerde Beni bilmeyen dillerde” (Tacım-î Rizê -Mahzuni) Yalnızlığın ve terk edilmişliğin şehri Maraş’ta insanlığın katledildiği sokaklarda geziyoruz. Her&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Yaralı bir geyik gibi</em><br />
<em> Kerbela’da şehit gibi</em><br />
<em> Vefasızlar Yezit gibi</em><br />
<em> Yalnızım bu ellerde</em><br />
Beni bilmeyen dillerde”<strong> (Tacım-î Rizê -Mahzuni)</strong></p>
<p>Yalnızlığın ve terk edilmişliğin şehri Maraş’ta insanlığın katledildiği sokaklarda geziyoruz. Her adımımızda vahşeti tekrar tekrar yaşıyoruz. Terk edilmişliğin, viraneye dönen mekanlarında, katillerin izine rastlıyoruz. Korkunun nasıl örgütlendiğini her adımızmızda hissediyoruz. Ürkek kurbanların, pişkin katillerin bakışları içerisinde Yörük Selime ulaşıyoruz. 35 yıl sonra katliam mekanlarında gezme cesaretini gösteren kurbanlar, gözyaşları içinde geçmişlerini yâd ederken ürperiyoruz. Aklın anlamakta zorlandığı anlar yaşıyoruz, yaşananları hissediyoruz.</p>
<p>Bu yıl da devletin derin baskısını, katliam günlerini aratmayacak psikolojik saldırısını hissettik. Bu durum, anmaya karşı takınılan tavır, devletin kendisini suçüstü yapılmış durumunun resmiydi. Devletin bu katliamdaki yerini görmek isteyenler, her yıl anmalarda bunu görebilirler. Yaşanan panik, onlarca kamerayla yapılan çekimler, helikopterler, sadece sayısı birkaç yüzü bulmayan anmaya gelenler içindi. Maraş’ın tüm girişleri ilçelerden itibaren tutulmuştu. İlçelerdeki polis, jandarma barikatını aşanlar ise ancak üç kontrol noktasını aşarak şehre girebildi. Resim açıktı; katillerin utançlarının yüzlerine vurulmasına müsaade edilmeyecekti. Edilmedi de. Bu yılda vahşeti yapanların kimler tarafından korunduğunu bir kez daha gördük, yaşadık&#8230;</p>
<p>Maraş Katliamı mağdurlarının 35 yıl sonra sokaklarda boy göstermesi, katliamda yer almış olanların utancını bir kez daha gösterdi. Maraş sokaklarında anma günü insanlara rastlamak mümkün olmadı. Katliamın ortakları utançlarından evlerinden çıkamadılar. Onun içindir ki, Maraş Katliamı anmaları ve bu anmaların Maraş’ta yapılması, büyük bir önem arz etmektedir. Maraş; katillerin, vahşet uygulayıcıların, barbarların, rahat edecekleri bir mekan olmamalıdır.  Herkesin katil olduğu, suça ortak olduğu mekanlarda suçlu aranmaz. Onun içindir ki, yıllardır Maraş’a kimse sokulmamaktadır. Katillerin, barbarların, huzuru bozulmasın “yaptıkları yanlarına kar kalsın” diye, Kürt Alevilerini, devrimcileri, Maraş’a sokmamak için bütün gücüyle devlet katliamın suç ortaklarıyla birlikte direnmektedir. Bunun içindir ki Maraş’ta olmak, devrimci bir görevdir. Gel gör ki, yenilmişler, kaybetmişler ve teslim olmuşlar dünyasının resmi Maraş’ta çizilmektedir. Maraş’a giremeyen, gelemeyenler, devrimden bahsedemezler. Cenazeleri ortalıkta bırakılmış, mezarları bilinmeyen kurbanların vebali onun ardı olduğunu iddia edenlerin boynunadır. Hiçbir gerekçe sorumluluklarımızdan ve bedenlerini insanlık için vermişlerden önemli değildir. Temel değerimiz insan ve insanların bizlere bırakmış olduğu insani değerlerdir. İşte biz bu değerlerin sahibi olmak iddiasında olanlar, Maraş’ı yalnızlaştıramaz. Buna müsaade edemez.</p>
<p>Bu yılki anmalarda temsilen de olsa insanlık adına ahkâm kesenlerin orada olması en azından bir iyi niyet sayılabilirdi. Maraş Katliamı anması Maraşlıların sadece görevi değildir. Acılar ve direnişler toplumsal ortak değerlerdir. Değerler toplumu olmak ortak olmaktır. Bu ortaklığın olmadığı yer, yalnızlıktır.</p>
<p>Onun için Maraş’taki türküler, deyişler, şarkılar en çok yalnızlığı anlatır. Ermenilerin yalnızlığını anlatır. Kürtlerin yalnızlığını anlatır. Alevilerin yalnızlığını anlatır. Yalnız ölenlerin mekânıdır Maraş. Onun içindir ki; Maraş, sevimsiz bir isim halini almıştır. Acının çocukları her yerli olurlar ama Maraşlı olmayı zul sayarlar. Yalnızlığı, terk edilmeyi kabullenmek istemezler. “Maraşlıyız” demezler. Maraş’ta yaratılan ve yaratılmak istenen tekleşmeye ortak olmak istemezler. Bu durum aslında egemenlerin ve Maraş Katliamı’nın organizatörlerinin istedikleri bir durumdur. Çünkü Maraş Katliamı, Maraş resminde Alevileri, Kürtleri ve diğerlerini görmek istemedikleri için yapılmıştır.</p>
<p>Sonuçları itibariyle bakıldığında Maraş Katliamı devletin etnik arındırma katliamıdır. Tekleştirme katliamıdır. Bugünkü Maraş, buna uygun haldedir. Sokaklarında, caddelerinde, evlerinde, mezarlarında katledenlerin hâkimiyeti ve yaşamı belirleyen tüm izleri vardır.</p>
<p>Oysa ki Maraş medeniyetlerin doğduğu, birlikte yaşama kültürünün egemen olduğu bir coğrafyanın adıdır. Söz bitti; zaman bu coğrafya sahip çıkma zamanıdır. Maraş, o topraklarda yaşayan her kimlikten insanlarla bizimdir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/vefasizlar-yezit-gibi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aleviler için Gezi direnişi</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/aleviler-icin-gezi-direnisi/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/aleviler-icin-gezi-direnisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 08:00:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ütopyası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi-Sünni dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[barışçıl direniş]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[ÇEVRE HAREKETİ]]></category>
		<category><![CDATA[çevre koruma]]></category>
		<category><![CDATA[çevre protestosu]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik protesto]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi direnişi destek]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim Meydanı]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim Köprüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/aleviler-icin-gezi-direnisi/</guid>

					<description><![CDATA[“Yürü bre Hızır Paşa Senin de çarkın kırılır Güvendiğin padişahın O da bir gün devrilir”(Pir Sultan Abdal) Geçtiğimiz günlerde, Alevi kurumlarının temsilcilerinin yaptığı çağrı üzerine yoğun yağmur altında yüzlerce Alevi,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yürü bre Hızır Paşa<br />
Senin de çarkın kırılır<br />
Güvendiğin padişahın<br />
O da bir gün devrilir”(Pir Sultan Abdal)</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde, Alevi kurumlarının temsilcilerinin yaptığı çağrı üzerine yoğun yağmur altında yüzlerce Alevi, 3. köprünün temelinin atıldığı yerde bir protesto etkinliğinde buluştu. Gezi direnişinin başladığı günlere denk gelen etkinlik Alevilerin Gezi Parkı direnişine desteklerini de ifade ediyordu. Oradan ayrılan Aleviler Gezi Parkı’na gelerek orada lokma dağıtıp, semah döndüler. Tüm Alevi kurumları, cemevleri bir şekliyle Gezi Parkı direnişini Alevilerin direnişi olarak sahiplendiler.</p>
<p>Görünen o ki; Gezi direnişi tüm sorunlu kesimlerin kendilerini ifade etmelerinin bir aracı oldu. Aleviler, özellikle Yavuz Sultan Selim köprüsü şahsında protestolarını dile getirdiler. Kürtler demokrasi sürecini doğru okunmasını, ‘laikler’ günlük hayatlarına müdahalenin yapılmaması için tavırlarını Gezi’de dile getirdiler. Ama kuşkusuz tüm bunların ötesinde Gezi direnişinin, çevreci bir bakışla hayat bulmuş olması, dünya için en büyük sürprizdi. Çünkü bu ülkede nice ormanlar yakıldı. Dersim doğası karış karış talan edildi. Kutsal Munzur’a setler çekildi. Kimse duymadı! Hatta Yavuz Sultan Selim Köprüsü için yüz binlerce ağaç kesilecek olması kimsenin dikkatini çekmedi. Kürdistan’ın birçok yerinde kimyasal gazlar kullanılarak insanlar ve doğa katledildi. Tonlarca bomba bu coğrafyada taş üstüne taş bırakmadı. Köyler alev alev yandı. İnsanlar evsiz ve yurtsuz bırakıldılar. Vicdan, Gezi Parkı’ndaki gibi olamadı. Kürtler, Alevisi, Sünnisi, Êzidîsi, Süryanisi ve orada yaşayan diğer milletlerden insanlarıyla bu ateşin içinde harlandılar.</p>
<p>Ve o ateş ki İstanbul’un göbeğine kadar uzandı. Çınarlar yıkılmaya başlayınca toprağın ruhu kendisini buldu. Ve Gezi’de gencecik çocuklar direnişi aynı Dersim’dekiler gibi, Diyarbakır’dakiler gibi, Hakkari’dekiler gibi göğüslemekten başka çarelerinin olmadığını anladı. Kürdün bildiğini yıllardır çektiğini, Türk anladı, Çerkes anladı, sağcı anladı, solcu anladı. İşte biz Kürt Alevileri Kürdistan’daki alevlerle Kürt olarak yandık. Gezi’de Kürt Alevileri hem Alevi olarak hem Kürt olarak yangının içinde kendini buldu. Aynı ateşi, yangını hissetti. Ne tek başına Kürt olmak, ne tek başına Alevi olmak, ne tek başına solcu olmak kurtuluşu yakınlaştırmamaktadır. Kürt’ün, Türk’ü TOMO’nun hışmından kurtarmak için Taksim Meydanı’nda uzattığı elin birleştiği yer gibidir Aleviliğimiz. Alevilik, Gezi Parkı’nda üç ağaçtır. Her zaman ve herkes için.</p>
<p>Demokratik dönüşüm ve çözümün tüm kesimler için ne kadar gerekli, zorunlu olduğunun somut bir göstergesidir Gezi Parkı. Kürtlerin onlarca yıldır uğruna mücadele ettikleri ve öğrendikleri, birlikte yaşayabilme kültürünün nasıl hayat bulduğunun da resmidir. Bu resim büyük bir demokrasi kültürünü barındırmaktadır. Demokratik dönüşümün ısrarlı bir direniş, karşındakini anlama kültürü ve onun elinden tutabilme kültürü olduğunu Gezi’deki tüm kesimlere yan yana durmasıyla göstermiştir.  Onun içindir ki; Gezi Parkı direnişçileri, demokrasiyi anlamayanların, kendince yorumlayanların, menfaatlerini örgütleyenlerin, kendisi için sadece “demokrasi” isteyenlerin şiddetli saldırılarına maruz kalmıştır.</p>
<p>Gezi’deki yaşam biçimi Alevi ütopyasının bir resmidir. Birlikte üretmek ve paylaşmak, yaşamı ortaklaştırmak temel prensiptir. Onun için Alevi ütopyasına düşman olanların bu direnişe saldırması, sosyal dayanışmanın birlikte yaşamanın karşısında bireyci bencil bir hayat örgütlemek isteyenlerin Gezi’ye saldırması anlaşılırdır. Çünkü, Gezi direnişi insani bir duruştur. Tüm olumsuzluklarıyla, tüm yanlışlıklarıyla ve yanlış adamların da kendi doğrularıyla orada olmasıyla paylaşımcı bir direniş örneğidir, yaşam biçimidir. Alevicedir.</p>
<p>Pirimiz Seyit Rıza’nın hürmetine&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/aleviler-icin-gezi-direnisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
