<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bektaşilik &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/bektasilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Aug 2024 08:50:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Bektaşilik &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yalnızlığa terk edilmiş bir tarih: Harabati</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/yalnizliga-terk-edilmis-bir-tarih-harabati-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/yalnizliga-terk-edilmis-bir-tarih-harabati-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 08:50:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[AHİM]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi birlikteliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Dergâhları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakikat]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ibadet yerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi misyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi statükoculuk]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tekkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilikte öz ve biçim]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Baba Mondi]]></category>
		<category><![CDATA[Bektaşi dervişleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bektaşi tekkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bektaşilik]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi Evi]]></category>
		<category><![CDATA[dedebabalık]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Hacıbektaş]]></category>
		<category><![CDATA[Harabati Baba Tekkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkandelen]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlana]]></category>
		<category><![CDATA[Ohri Çerçeve Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Şar Dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Sersem Ali Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Server Ali Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni-Bektaşi anlaşmazlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tetovo]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/yalnizliga-terk-edilmis-bir-tarih-harabati-2/</guid>

					<description><![CDATA[Varam haber soram garib bülbüle Kokusunu söyler her dem bu güle Sersem’im niyazı hemen bu yola Ey güruh-u naci size aşk olsun (Sersem Ali Baba) Dün Aleviler için önemli bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Varam haber soram garib bülbüle<br />
Kokusunu söyler her dem bu güle<br />
Sersem’im niyazı hemen bu yola<br />
Ey güruh-u naci size aşk olsun </em><strong>(Sersem Ali Baba)</strong></p>
<div>
<p>Dün Aleviler için önemli bir merkez olan Harabati Baba Bektaşi türbesindeydik. Bir kale duvarını andıran girişin arkasında yalnızlığa terkedilmiş bir tarih yatıyordu. Sırtını Şar Dağları’na yaslayan tekkenin duvarlarla çevrili külliyesinin büyük ve gösterişli bir giriş kapısı var. Kapısı üzerinde kule bulunuyor. Tekke, 1538 yılında Sersem Ali Baba veya Server Ali Baba adlarıyla anılan Bektaşi babası tarafından kurulmuş. Tekkenin kurucusu olan Server Ali Baba, Kalkandelen’e (Tetovo) gelmeden önce Bektaşilik’te “dedebabalık” makamını kuran ve 1520’de ilk dedebaba olarak Hacıbektaş’taki dergâhta bu posta oturan kişi.</p>
<p>Bugün Baba Mondi tarafından temsil ediliyor. Hikayesi ise Alevilerin ortak kaderiymiş gibi, yıkım, baskı ve direnişlerle dolu. 1945 yılında dergâh kapatılmış. 1948 yılında eşkıyalar tarafından yakılmış. Ayrıca, Yugoslavya döneminde, tamir edilerek turistik tesise dönüştürülmüş. İçinde otel, lokanta, disko olarak işletilmiş. Yugoslavya’nın dağılması ile 1992’de dergâhın Kış Evi ve Meydan Evi gibi bazı bölümleri yeniden açılarak dergâh canlandırılmış. 2001’deki Ohri Çerçeve Antlaşması’ndan sonra otel, restoran olarak kullanılan bölümler kapatılmış. 2003 yılında dergâhın kullanımı konusu Sünni Birliği ve Bektaşi Birliği arasında dava konusu olmuş. 2010’da bazı bölümleri Sünniler tarafından şiddet yoluyla ele geçirilmiş ve meydan evi Mescit olarak kullanılmaya başlanmış. Ve görünen o ki, bu gerginlik devam etmekte.</p>
<p>Baba Mondi’nin dervişleri Harabati Baba Tekkesi’nin tarihteki rolünü geri sağlamak için mücadele vermekteler. Derviş Abdülkadir Bakiri tek başına dergahta hizmet eri olarak kalmakta. Bektaşilere özgü bir kendine güvenle, “Burayı terk etmeyeceğiz. Bektaşilerin olanı geri alacağız” diyor. Türkiye’den, Avrupa’dan bir çok Alevi Bektaşi kurumunun temsilcisi, başkanı ziyaret etmiş tekkeyi. Bolca fotoğraf çektirmiş. Lakin geride sadece anıları kalmış. Türkiye’deki Bektaşi dergahlarının kaderiyle aynı kaderi paylaşmış. Vakıf malları devlet tarafından kamulaştırılmış. Harabati Baba Tekkesi devrişleri Avrupa Birliği nezninde de malların geri alınması için girişimde bulunmuş. AHİM’de dava açılmış ve davanın sonucunu beklemekteler.</p>
<p>Alevilerin rolleri ne olursa olsun kendi tarihlerine sahip çıkmaları, kendilerine sahip çıkmaları anlamına gelir. Eğer tarih viraneye dönmüşse, demek ki o tarihin sahipleri de viranedir. Alevilerin-Bektaşilerin içinde bulundukları durum, bu tür kurumlarına, geçmişlerine sahip çıkamamalarıyla da ilgilidir. Aleviler için yeni ibadet yerleri inşa etmekle övünenler tarihlerini böyle sahipsiz bırakabiliyorlsa, bu samimiyetsizlik olarak geri dönmekte, toplumsal hafızada asimilasyon olarak şekil bulmaya vesile olmaktadır.</p>
<p>Bu niyete bağlı bir durumu da işaret etmektedir. Alevi ocakları, dergahları, tekkeleri zaviyeleri terk edilerek yerlerine ‘Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi Evi’ kurulmaktadır. Bu Alevilerin, Bektaşilerin kendilerini kendi eliyle yok etme, değiştirme, egemene benzeştirme sürecinin başarılı olduğunun ifadesi olmaktadır.</p>
<p>Aleviliğin içini boşaltarak, geçmişle bağlarını kopararak yeni bir Alevilik yaratılmak istenmektedir. Bu yaratılan Alevilik özünden, geçmişinden kopmuş bir Alevilik resmi olarak görünmektedir. Öz ile biçim ayrılmakta, özünden kopmuş olanlar, Aleviliğin özünden ayrılanlar, Aleviliğin tarihsel misyonuna ihanet edenler, egemenlerin şekilci, inkarcı, içi boş yaşam biçimini Alevilere dayatmaktadırlar. Bunlar Aleviliğin eşitleyici, demokratik, paylaşımcı yanını hiçleştirerek, haftada bir ceme giden insanlar düzeyine çekerek, bitirmek istemektedirler.</p>
<p>Bazıları Aleviliği devrişler, erenler yolu olmaktan çıkararak sistemin parçası haline getirmek için çalışmaktadırlar. Son dönemlerdeki tartışmalarda Alevilerin kendisine ait bir tavır geliştirememiş olmasını, Ergenekoncu ve statükocu manipülasyona açık durmasını, bu tarihiyle olan bağının kopmuş olmasıyla izah etmek mümkündür. Şeklen “Alevi” olmak gibi bir olgunun toplumda gelişmesiyle ilgilidir. Şeklen Alevi olanlar, egemen inancın bakış açısını Aleviler üzerinde bir metot olarak örgütlemeye, Aleviliği var eden tüm değerleri ise yok etmeye başlamıştır.</p>
<p>Alevilerin kendilerini yeniden var edebilmesi için elinde kalmış olan (sayıları çok az olan) dergâhlarına, ziyaretlerine sahip çıkmaları gerekmektedir. Bu kurumların tarihte oynadıkları, olumlu- olumsuz rollerinden dolayı hesap vermeyi de bilerek hakikat için yol alınmalıdır. Bizim olanların doğru bir tarih süzgeçinden geçirilerek çocuklarımıza miras bırakılması gerekmektedir.</p>
<p>Harabati Baba Tekkesi de elimizde kalan önemli merkezlerden biridir. Ona sahip çıkmak, erenlerin emeklerini nurlamak için, hak yolunda, hak olmak için, “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” diyen Mevla’nanın nasihatına kulak verelim&#8230;</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/yalnizliga-terk-edilmis-bir-tarih-harabati-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teslim taşı</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/teslim-tasi/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/teslim-tasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 08:19:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi cenaze erkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ibadetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inkârı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihindeki yanlışlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarikatları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Asimilasyon politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Balım Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Bektaşilik]]></category>
		<category><![CDATA[Cem evleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı Bektaşi Veli]]></category>
		<category><![CDATA[Helallik töreni]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı döneminde Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihsel Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/teslim-tasi/</guid>

					<description><![CDATA[Dü çeşmim kan ağlamaktan gözlerim yaş incidir Kadir kıymet bilmeyenler yaren yoldaş incidir Dinle sözüm al nasihat konuşma cahil ile Cahilde bir kem söz var ki değse bin baş incidir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Dü çeşmim kan ağlamaktan gözlerim yaş incidir<br />
</em><em>Kadir kıymet bilmeyenler yaren yoldaş incidir<br />
</em><em>Dinle sözüm al nasihat konuşma cahil ile<br />
</em><em id="__mceDel"><em>Cahilde bir kem söz var ki değse bin baş incidir  </em></em><strong>(Aşık Tüccari)</strong></p>
<div>
<p><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel"><em id="__mceDel">Geçen haftaki Alevilerde cenaze erkânıyla ilgili yazımız üzerine çoğunluğu destekleyici  olarak birçok eleştiri aldık. Özellikle Alevi geleneklerine aykırı uğurlama erkânları konusunda toplumun ne kadar muzdarip olduğunu bu yazı vesilesiyle bir kez daha gördük. Alevilerin kendi gelenekleriyle cenazelerini uğurlamaları için ne gerekiyorsa onu yaparak, hayata geçirilmesi, asimilasyona karşı önemli bir direniş unsuru olacağı kanaati içindeyim. Özellikle uğurlama törenlerinde Alevi edep, erkân ve diliyle bu hizmetlerin görülmesi toplumun geçmişiyle yol alması anlamına gelecektir.</em></em></em></em></p>
<p>Asimilasyonun inkâr ve imhanın Alevi toplumu içerisinde yarattığı kargaşanın temel unsurlarından bir tanesi de 1500’lü yıllarda Osmanlı’da Yavuz Sultan Selim eliyle geliştirilen ve hiçbir şekliyle Hacı Bektaşi Veli’nin kendisi ve öğretisiyle ilgisi olmayan ve günümüzde Bektaşilik olarak şekil bulmuş olan Alevi tarikatının yaratmış olduğu olumsuz durumdur.</p>
<p>Hacı Bektaşi Veli’nin ölümünden yüzlerce yıl sonra, Alevileri merkezi otoriteye bağlamak amacıyla, Yavuz Sultan Selim’in Bektaşi Dergâhı’na ataması Balım Sultan eliyle Bektaşi Dergâhı’na müdahale edildi. Kalender Çelebi’nin Nurhaklarda şehit edilmesinin ardından da Osmanlı’nın Aleviler içerisinde ki bir devlet kurumu biçiminde temsilini buldu. Bektaşilik; Alevi dilinin, inancının, edep ve ahlakının Osmanlı’ya uygun hale getirilmesinin adı olmuştur. Bir asimilasyon kurumu olarak Aleviler içinde iş görmeye başlamıştır.</p>
<p>Bektaşiler, Alevilerin biat etmesi için çokça seferde yer alınmıştır. Özellikle Yeniçeri Ocağının etkin olduğu zamanlarda birçok Alevi katliamı olmuştur.  Yavuz Sultan Selim zamanında yapılan Alevi katliamların da Yeniçeriler rol oynamıştır. Rivayet odur ki; Şah Hatayi’nin deyişlerini nefeslerinin söyleyerek, Şah İsmail’e (Şah Hatayi) karşı savaşmışlardır. Bu gün Hünkâr Hacı Bektaşi Veli’nin yanında bulunan Balım Sultan türbesi ve etrafındaki birçok düzenleme Yavuz Sultan Selim’in komutanları tarafından yaptırılmıştır. Bu anlamda Hacı Bektaşi veli türbesinin etrafında bir Alevi inkârı örülmüştür. Bu anlamıyla Hünkâr kuşatılmıştır. Onun kimliğine karşın uğursuz bir rol yüz yıllardır sürdürülmektedir.</p>
<p>Osmanlı döneminde Balım Sultan süreğiyle yol alanlar, boyunlarına teslim taşı -Bektaşi dervişlerinin taşıdığı bir eşyadır; Bektaşi dergâhına teslimiyet manasına gelen, dervişlerin boyunun çıkarmadıkları taştır- asıp biat edenler, Osmanlı’nın vergidarları, vergi toplayıcıları olmuşlardır. Alevilerin vergileriyle Osmanlıya ortak bir akım olarak Aleviliğe karşı sürekli biat isteyen bir noktada durmuşlardır.</p>
<p>Biz Aleviler olayları ve olguları değerlendirirken tarihimizin iç yanlışlarını da ele alıp, bu günü yapılmak istenilenleri bir kez daha yorumlayabiliriz. İktidar ile iletişim içinde olmak, sistemin bir parçası olmak gibi avantajları kullanarak bu günde Aleviler Balım Sultan süreği tarafından biate çağrılmaktadır. Sistemin imkânlarını arkasına alarak propaganda, eğitim ve Alevileri Balım Sultan tarikatı içerisinde eritme çabası devam etmektedir. Devlet de bunu sağlanması ve her alanda hakim kılınarak, teslim taşını Alevilerin boynuna asmaya çalışmaktadır.</p>
<p>Cemevi, cenaze erkânı, cem bağlama ve bunların günlük kullanım dili, kendini ifade etme araçları Aleviliğin özünde koparılarak Bektaşi bir resme büründürülmektedir. Dağ, taş, ağaç, ziyaretlerle kendilerini ifade etmeye çalışan Aleviler, aslanın suretinde kendini bulanlar, Munzur’u, Düzgün Baba’yı unutanlar, şimdi Balım Sultan taifesinde biatin sembolü olan teslim taşını ve tarikat yüzüklerini canlandırarak, içsel asimilasyonun resmini ortaya koymuş oluyorlar.</p>
<p>Aleviliğin, Alevilerin değerli bir düşünürü olan Hacı Bektaşi Veli’nin adının böyle bir asimilasyon politikasına alet edilmesi durumuna karşı daha duyarlı olmak gerekmektedir. Alevi değerlerin düşünürlerin dejenere edilerek toplumun teslim alınmasına karşı çıkmak hayati görevdir.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/teslim-tasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
