<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alevi Toplumsal Mücadele &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/alevi-toplumsal-mucadele/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 11:10:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Alevi Toplumsal Mücadele &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘A’dan Z’ye” Kürt Alevi Düşmanlığı</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/adan-zye-kurt-alevi-dusmanligi-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/adan-zye-kurt-alevi-dusmanligi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 11:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi gençlerinin ölümleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Toplumsal Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumunun cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumunun sorumlulukları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Erdoğan ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı eylemleri]]></category>
		<category><![CDATA[HDP kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[HDP ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[ötekileştirme ve hakaretler]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal gerilik]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslamcı saldırılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/adan-zye-kurt-alevi-dusmanligi-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Gelin canlar bir olalım Münkire kılıç çalalım Mazlumun hakkını alalım Tevekkeltü taalallah” Pir Sultan Abdal 2006’nın Mart ayında Diyarbakır’dan başlayarak Kürdistan’ın dört bir yanına yayılan protestoları değerlendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="color: #262626;"><em>“Gelin canlar bir olalım<br />
Münkire kılıç çalalım<br />
Mazlumun hakkını alalım<br />
Tevekkeltü taalallah” </em><strong><em>Pir Sultan Abdal</em></strong></p>
<p style="color: #262626;">2006’nın Mart ayında Diyarbakır’dan başlayarak Kürdistan’ın dört bir yanına yayılan protestoları değerlendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacaktır” diyordu. “Gereğini” yapan polis-asker emniyet güçleri halkın üstüne gerçek mermilerle yürüdü. Onlarca kişi yaralandı ve öldürüldü. Kürt düşmanlığının tecili gibiydi. Yılların kin ve nefretinin sokakta şekil bulduğu devlet, resmi olarak hafızalarımızda kaldı.</p>
<p>Yıl 2014, 31 Mayıs günü Başbakan Sultangazi Belediye binasını açılış töreninde “Geziciler Taksim’e çağırıyorlar. Halkıma sesleniyorum. Bakınız bu oyuna gelmeyin. Buraya gelme gibi durumun içine girerseniz, güvenlik güçlerimiz talimat almışlardır, gereği neyse A’dan Z’ye yapılacaktır.” Gereğini günler öncesinden yapmaya başlayan polis 22 Mayıs günü Okmeydanı’nda, cemevinde Uğur Kurt’a karşı polis “gereğini” yapmıştı. Sonrasındaki protestolarda ise bilindik görüntüler vardı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “kahraman polisi” ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “halkımızın çocukları” polisleri el ele “destan” yazıyordu. Destan yazan polis Gezi’den başlayarak Türkiye’nin dört bir yanına yayılan ve değişik çevrelerden yüz binlerin katıldığı eylemlerde ne hikmetse Alevi gençlerini buluyor ve öldürüyordu. Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, İrfan Tuna, Mustafa Sarı, Selim Önder, Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan&#8230;</p>
<p>“A’dan Z’ye” Alevi düşmanlığının adı oluyor. Her söyleminde kin ve nefret suçu işlenen ülkemizde Kürtlerin, Alevilerin böylesine kolay hedef gösterilmesi toplumsal yapının ne kadar birlikte yaşama kültürünü içselleştirdiğiyle de ilgilidir. Geçmişin geriliklerinin içimizde nasıl kendisini örgütlediğini bizlere göstermektedir. Erdoğan şahsında vuku bulan olay bunun açığa çıkmasıdır. Toplumsal geriliğin gücüdür. Halkalara, inançlara karşı tahammülsüz olan bir bakış açısı, toplumdan bu kadar destek görebilmektedir. Şiddet hiçbir dönem bu kadar açıktan ve pişkince savunulamamıştır. Her zaman bir “aması” olan devlet bunu da ortadan kaldırmış ve açıktan saldırıya geçmiştir.</p>
<p>Bu saldırıların nereye kadar gidebileceğini de bu olaylar bizlere göstermiştir. Hem söylemde hem de pratik uygulamalarıyla Türk-İslamcı bir saldırı dalgası cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi ülkeyi sarmış bulunmaktadır. Önümüzdeki günlerde bunun giderek daha da tırmanacağı görülmektedir.</p>
<p>Buna karşı sesini yükseltebilmek tek alternatif olarak önümüzde durmaktadır. Kürtlerin maruz kaldığı saldırılar, katliamlar, nasıl ki Alevilere yapılmış bir saldırı ve katliam ise, Alevilere karşı yapılan her saldırı da Kürtler başta olmak üzere bu topraklar üstünde yaşayan tüm halklara ve inançlara yapılmış bir saldırı ve katliamdır.</p>
<p>Bunun içindir ki; tüm kesimlerden ötekileştirilenlerin cephesinde buluşmak ve güçlendirmek temel bir görev halini almış bulunmaktadır. HDP şahsında ifadesini bulan halkların kendini var etme mücadelesini birleştirme çabası büyük bir anlam taşımaktadır. Alevilerin bu cephede yerini kendi kimlikleriyle alması kaçınılmaz bir sorumluluk olmaktadır. Bu sorumluluk gereği HDP kongresinde sorunlarını ortaklaştıracak bir yapıyla Aleviler orada olmalıdır. Orada olmak tüm ötekileştirme, hakaret ve saldırılara karşı da, Alevilerin bir cevabı maiyetinde olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/adan-zye-kurt-alevi-dusmanligi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başımız önde, dardayız</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/basimiz-onde-dardayiz/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/basimiz-onde-dardayiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 08:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dedeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Geleneksel Değerler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi İnançları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Kimliği ve Savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Önderleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Pirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Toplumsal Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve Asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dedelik Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Dergah ve Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Türk İslamcı Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçü Yaklaşımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/basimiz-onde-dardayiz/</guid>

					<description><![CDATA[22“Şah hatai’dir özümde / Hiç hilaf yoktur sözümde / eksiklik kendi özümde / darına durmaya geldim.” Başımız önde dardayız. Hallac-ı gibi, Nesimi gibi, Ana Fatma gibi&#8230;Sevdiklerimizi uğurlarken, yastayız Alevi olamadığımız&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>22“Şah hatai’dir özümde / Hiç hilaf yoktur sözümde / eksiklik kendi özümde / darına durmaya geldim.”</em></strong></p>
<div>
<p>Başımız önde dardayız. Hallac-ı gibi, Nesimi gibi, Ana Fatma gibi&#8230;Sevdiklerimizi uğurlarken, yastayız Alevi olamadığımız için.Kim bu kadar günahla dardan inebilir ki!Büyük lafların arkasına sığınan asimilasyonu en derin şekilde yaşayan bizler, nasıl sevdalılarımızın yüzüne bakabiliriz? Yapamadıklarımızdan değil, yapabilir olup da yapmadıklarımızdan dolayı nasıl arınabiliriz.</p>
<p>Alevi erkanı, Alevi adabı nasıl, ne zaman bu kadar kendisi olmaktan çıktı?</p>
<p>Kim, nasıl bizleri bu hale getirdi?</p>
<p>Bizler ne zaman Aleviliğimizi unutmaya başladık, Aleviliğimizden utandık? Ne zamandan beri Alevilik yerine başka inançları, başka gelenekleri, başka kültürleri bu kadar içimize işledik? Eğer Alevi isek; Alevi gibi yaşamak, doğumda, ölümde, yaşarken de bir Alevi gibi olmak gerekmez mi? Eğer Alevilerin önderlerine, onların adlarına niyaz etmekten, onlara hürmeten deyişler söyleyip semahlar dönmekten utanacaksak nasıl Alevi oluruz. Alevilik doğumdaki nişanesi, 14 yaşındaki ikrarı ve hakka yürümesi ile gün gibi ortadadır. Aleviliği başka yerde arayanlar başka inançlara sığınanlar bilmelidirler ki bu durduğumuz dardan inemeyeceğiz.</p>
<p>Çünkü hak ile hak olmuş, hakikatin temsili, sığındığımız dünya nefsine hükmedecek güç ve iradeye sahiptir. Hak ile hak olmuş hakikatte rehber olmuş bir Alevi gerçeği, bir Alevi süreği vardır. Bu sürek Kerbela gibidir. Bu sürek Pir Sultan gibidir. Bu sürek Kalender Çelebi, Seyit Rıza gibidir. Bin yıllar, bu süreğe karşı imha ve asimilasyonu dayatmıştır. Öyle ki; binlerce Kızılbaş kanı, kellesi bu uğurda verilmiştir. Biatte, biat etmeyen Alevi kızları, Alevi çocukları ve yaşlıları hak ile hakikat, ortak hafızamızdaki güzelliğin temsilcileri olmuşlardır. En kötü ve zor gününde inancının gereğini yaşayanlar, bugün dün olduğu gibi Muaviye’nin, Yavuz Sultan Selim’in ve Küfelilerin saldırılarına maruz kalmaktadırlar.</p>
<p>Siyasal İslam Aleviler içerisinde Türkçü ve ırkçı bir şekilde örgütlenmek istemektedir. Buna kapılarını açan bizler dardayız.</p>
<p>Dejenere edilen 1930’lardan kalma Kuran’ın Türkçeleştirilmesi ezanın Türkçe okunması Türkçe Kelimeyi Şahadet getirilmesi gibi ırkçı yaklaşımları yeni keşfedilmiş “Alevilik” olarak topluma yutturmaya çalışmaktadırlar. Uzun yıllardır Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından eğitilerek Aleviler içerisine gönderilen Türk İslamcı, mürüvvetsiz çakmalar Alevi asimilasyonunu her alana, özellikle de Kürt Alevilerinin yaşadığı alanlara yaymaktadırlar&#8230; Toplumun iyi niyetini suiistimal edilerek pişkin bir egemenlikle Alevi toplumunu asimile etmeyi sürdürmektedirler. Bu durum hayli ilerlemiş gözükmektedir. Yerel bölgede Alevi dedeleri, toplumun önderleri dışlanarak ikincil plana itilerek dikmeler furyası başlatılmış bulunmaktadır. “Siz cahilsiniz, bilmiyorsunuz” diye başlayan cümlelerle, asimilasyonu içselleştirme çalışmaları yürütmektedirler. “Siz bilmiyorsunuz” diye Alevilere ahkâm kesenlere karşı duramadığımız için dardayız.</p>
<p>Alevi toplumunun ortak aklı ve örgütlerimizin çabaları, bu asimilasyonu durdurmaya, önünü almaya yetmemektedir. Çünkü Devletin imkânlarını, Diyanet İşleri Başkanlığının zihniyetini ve Küfelilerin ihanetini arkasına almış bu asimilasyoncular ordusu giderek toplumun tüm kesimlerine sızdırılmaktadır.</p>
<p>Bu saldırılar karşısında Alevi geleneğinin her daim temsilcisi Kerbela’nın evlatları direnmesini bilmelidir. Bizler dedelik kurumuna sahip çıkarak, talip olmanın hukukunu işleterek bu asimilasyon surecine karşı çıkabiliriz. Bize gerilikmiş gibi sunulan Alevi değerlerine, babadan oğla geçen dedesine, pirine, mürşidine, ziyaretine, dergâhına, ocağına niyaz ederek, taşını öperek, toprağını yiyerek, ağacına bez bağlayarak, cemde semaha durarak,  cenazesinde deyiş söyleyerek karşı koymalıyız.</p>
<p>Başkalarına benzeşerek Alevi olunamaz. Başkalarının gerilik, ilkellik, saçmalık olarak tartışmaya getirmek istediği Aleviliğe dair her şeyin aslında Alevilik olduğunu bilerek kendimizi korumalıyız. Kendimiz oldukça dardan inebiliriz. Kendimiz olarak değerlerimize laik olabiliriz.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/basimiz-onde-dardayiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
