<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alevi savunması &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/alevi-savunmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Mon, 16 Dec 2024 17:01:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Alevi savunması &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Suriye’de Alevi Katliamı: Türkiye’nin Suç Ortaklığı</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/suriyede-alevi-katliami-turkiyenin-suc-ortakligi-4/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/suriyede-alevi-katliami-turkiyenin-suc-ortakligi-4/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Dec 2024 17:01:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi düşmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[cihatçı gruplar]]></category>
		<category><![CDATA[cihatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[Esad]]></category>
		<category><![CDATA[Heyet Tahrir el-Şam]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[Kürtler]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Rojava]]></category>
		<category><![CDATA[Rojava yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[seküler yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye iç savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye Milli Ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye'deki Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye'deki gruplar]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'nin Suç Ortaklığı]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/suriyede-alevi-katliami-turkiyenin-suc-ortakligi-4/</guid>

					<description><![CDATA[Suriye, dünya gündemini meşgul eden bir yer haline gelmişken, bizler için de oldukça yakın bir noktada yer almakta. Bu topraklarda yaşayan insanlar, bizim akrabalarımız, dostlarımız ve aynı coğrafyada varlıklarını sürdüren&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Suriye, dünya gündemini meşgul eden bir yer haline gelmişken, bizler için de oldukça yakın bir noktada yer almakta. Bu topraklarda yaşayan insanlar, bizim akrabalarımız, dostlarımız ve aynı coğrafyada varlıklarını sürdüren topluluklar. Suriye’deki gelişmeler, sadece bölgedeki halkı değil, Türkiye&#8217;deki Alevi toplumu gibi başka toplulukları da yakından etkiliyor. Savaş topraklarımızda karşılığını buluyor. Yıkım getiriyor. Aclık ve sefaleti derinleştiriyor. Erdoğan iktidarı ise içerde ekmiş olduğu kin ve nefreti cihadistler eliyle Suriye topraklarında da yaymaya çalışıyor. Türkiye, mafya ve çetelerin buluşma noktası haline gelmiş bir ülke olarak savaştan da besleniyor. Suriye’ye bodoslamasına çakal gibi dalmış bulunuyor.</p>
<p>Suriye’de ciddi bir Alevi nüfusu var, özellikle sahil bölgelerinde. Latakia, Tartus, Baniyas, Jableh, Homs’da büyük bir tehdit altındalar. Her ne kadar IŞİD’in yoğun saldırı dönemine tekabül eden bir durum olmasa da, mevcut sistemin oturmasıyla birlikte gelecekte olası tehditler korkunç bir tablo ortaya koyuyor. Türkiye’nin Suriye iç savaşına müdahale etmesinin ardından, cihatçı gruplara verdiği destek, Alevilere yönelik tehditleri daha da artırmış durumda. Hükümetin desteklediği grupların, Suriye’deki Alevi nüfusunu hedef alması, toplumda büyük bir korku yaratmış durumda.</p>
<p>Erdoğan medyası HTŞ güzellemeleri yapa dursun, sosyal medya platformlarından Suriye’de büyük bir Alevi kıyımının yaşandığından bahsediliyor. Vahşi görüntüler paylaşılıyor. Demokrasi kahramanları diye pazarlananlar sokaklarda “Hepinizi tek tek not ediyoruz” diye dolanıyorlar. Sorgusuz sulasiz infazlar yapıyorlar. Bu görüntüler, gelecekte yaşanacakların işareti. “Görünen köy kılavuz istemez” misali.</p>
<p>Radikal gruplar, Alevilere yönelik saldırılarını artırıyor. Bu grupların şu an yaptığı, bir anlamda IŞİD’in geçmişteki eylemlerini başka bir zamana erteleyerek tekrar gündeme getirmek gibi görünüyor. Batıyı ürkütmemek için yapılan &#8220;ılımlı açıklamalar&#8221; ise, ne yazık ki Alevi nüfusu kapsamıyor. Alevi köylerinden insanlar korkularından sahildeki kentlere akın ediyorlar.</p>
<p>Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm aktörler sessiz. Türkiye’deki Alevi örgütleri de bu konuda sorumluluklarını yeterince yerine getirmiyor. Bugün Suriye’de bir Alevi katliamı yaşanıyor ve buna karşı mücadele etmek için sadece bildirilerle yetiniyorlar. Bildirileri yayınlamakla Alevilerin yaşam hakkını güvence altına almak mümkün mü!</p>
<p>Suriye’deki Alevilere sahip çıkmayanların, Türkiye’de de bir mücadele verdiklerini söylemek mümkün değil. Katliamı görmezden gelmek, bir anlamda ortak olma anlamına gelmiyor mu! Bu katliamlar Suriye’deki Aleviler ile sınırlı kalmayacak, Türkiye’nin içine de sıçrayacak. Türkiye içindeki Alevileride hedef alacak.</p>
<p>X Platformundan yapılan paylaşımlara göre, Lazkiye kırsalında Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) tarafından Alevi sivillere yönelik katliamlar başladı. Yerel kaynaklar, bu saldırılarda çok sayıda sivilin hayatını kaybettiğini bildiriyor. Uluslararası toplum acil müdahale çağrısı yapıyor. Lazkiye şehir merkezinde şu an toplu bir saldırı olmasa da kırsal alanlarda Alevi köyleri hedef alınıyor. İsrail’e, Güney Suriye’ye, Rojava’ya veya Türkiye&#8217;nin diğer gündemlerine odaklanılmışken, kırsal kesimlerdeki bu saldırılar gözden kaçıyor. Uluslararası toplumun ve Birleşmiş Milletler’in bu konuda sessiz kalması, sadece Suriye’deki Aleviler için değil, tüm dünya için büyük bir sorumsuzluktur.</p>
<p>Şu an Suriye’deki Alevilerin geleceği ve onları kimin temsil edip koruyacağı belirsiz. Esad iktidarıyla ilişkilendirilmeye çalışılıyor, Esad’ın işlemiş olduğu suçların sorumluları haline getirilmek isteniyor. Esad yönetiminin kim olduğu ve nasıl bir rejim olduğu herkes tarafından biliniyor. Alevilik ile yakından uzaktan ilişkisi yok. Türkiye’deki Aleviler açısından da durum benzer. Türkiye’de de Kemalist algısı üzerinden Alevilerle bir eşleştirme yapılıyor. Kemalistlerin yaptıkları Aleviler yapıyor diye Siyasal İslamcılar tarafından kitlesine pazarlanıyor. Oysaki Alevilere yönelik dışlayıcı politikalar, Kemalist yönetim döneminde en ağır bir şekilde yaşatıldı. Kemalistlerin iktidarında da bugünde bu ülkede tek bir Alevi kaymakam, vali görev yapmadı. Görev verilmedi. Bugün ise bu dıştalayıcı durum derinleşerek devam ediyor. Kimse Kemalistleri, Baascıların suçlarını Aleviliğe yüklüyemez. Bunun üzerinden Alevi düşmanlığı üretemez. Bu alçakca bir yaklaşımdır. Kötü niyetlidir.</p>
<p>Suriye’de cihatçı gruplar, Türkiye’deki Siyasal İslamcılar Alevi “iktidarından” ve Alevi baskısından bahsediyor. Ve üretiliyor. Alevilere yönelik saldırılarda sorgusuz sualsiz şiddet uygulanıyor. Görüntüler sosyal medyada açıkça yer alıyor. İnsanlara sadece “Alevi misin, değil misin?” diye soruluyor. Eğer Aleviyseniz, herhangi bir suç işleyip işlemediğiniz ya da herhangi bir olayla ilgili olup olmadığınız sorgulanmıyor. Hangi tarafta olduğunuz, Esad’a mı muhalif yoksa destekçi mi olduğunuz, sol bir gruba mı mensup olduğunuz da sorulmuyor. Sadece “Alevi misiniz?” diye soruluyor ve buna göre muamele yapılıyor.</p>
<p>Bu durum, Türkiye’de yaşayan Aleviler için de bir tehdit teşkil ediyor. Eğer Suriye’de Alevilere yapılanları durduramazsanız, Türkiye’deki Alevi katliamlarının önüne geçemezsiniz. Çünkü bunlar birbiriyle bağlantılı. Suriye’de şekillenmeye başlayan iktidar modeli, Afganistan’daki model Erdoğan&#8217;ın hayalindeki devlet örgütlenmesi. Afganistan için söylemişti “Aynı değerlere bağlıyız” diye.</p>
<p>Nasıl ki Türkiye, Kürtlere yönelik düşmanlık ve nefret politikalarını sınırları içinde örgütlüyorsa, aynı politikayı Suriye, Irak ve İran’daki Kürtler üzerinde de uyguluyor. Bu durum, Alevilere yönelik saldırılar için de geçerli. Suriye’deki Alevilere yapılan saldırılar, Türkiye’deki Aleviler için de benzer bir tehlike anlamına geliyor. Alevilik, sadece Türkiye sınırlarıyla ya da Anadolu Aleviliği kavramıyla sınırlı değil. Bu coğrafya Hindistan’dan Balkanlar’a kadar uzanıyor. Ve bu coğrafyanın dört bir yanında Selefi ve cihatçı gruplar, Alevileri katlediyor. Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de ve Türkiye’de bu katliamlar sürüyor.</p>
<p>Maraş Katliamı’nın gene yıldönümü. Orada bugünlerde Kürt Aleviler katledildi. Bugün Suriye topraklarında daha büyük çapta bir Alevi avcılığı yapılıyor. Böyle bir ortamda Alevilerin, Alevi örgütleribin sadece bir bildiri yayınlaması yeterli değil. Bu çok yetersiz ve abes bir yaklaşım. Ayıp bir duruş.</p>
<p>Böylesine bir saldırıya karşı, Kürtlerin Rojava’daki örgütlenmesini ve kendi kendilerini savunma azmini düşünün. Buna rağmen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Suriye’de de Kürtlere karşı katliamları destekleyen bir politika izliyor. Suriye’deki Alevilerin ise şu an korunma sağlayabilecek bir yapıları bile yok. Belki de tek sığınacakları yer, seküler bir yaşamı esas alan Rojava yönetimi. Çünkü burada Ermeniler, Süryaniler, Kürtler gibi tüm toplulukların haklarına saygı gösteriliyor.</p>
<p>Ancak bölgede HTŞ (Heyet Tahrir el-Şam) gibi gruplar hâkim. HTŞ, El Kaide’den, ardından El Nusra’ya dönüşen ve oradan bugünkü hâlini alan bir yapılanma. Görünürde yumuşak mesajlar veriyor olabilir, ama geçmişi ve kodları belli. Afganistan’da Taliban’ın yaptıklarını görüyorsunuz. Aynı zihniyet, Alevilerin bu topraklarda yaşamasına izin vermeyecek. Bunun için her türlü katliamı yapmaya hazırlar. Mezarları ateşe veren bir anlayıştan bahsediyoruz. İnsanların ölüsüne bile saygı duymayan bir zihniyet var. Bu zihniyete karşı Suriye’deki Alevileri kim koruyacak!</p>
<p>Türkiye’nin, Suriye’deki gruplara yönelik desteği, Aleviler için tehdit oluşturan bir başka faktör. Türkiye’nin vergilerimizle finanse ettiği “Suriye Milli Ordusu” gibi çetelerin faaliyetleri, bölgede yaşayan Ermeniler, Dürziler, Aleviler, Kürtler ve Süryaniler gibi topluluklar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Rojava gibi seküler, demokratik bir bölge, Suriye’deki Aleviler, Dürziler gibi gruplar sürekli bir saldırı altında. Bizden toplanan vergilerle bu saldırılar yapılıyor ve kardeşlerimize, inançlarımıza hakaret ediliyor.</p>
<p>Bugün yaşananlar, sadece Suriye’deki Alevi toplumu için değil, tüm insanlık için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Alevilere yönelik düşmanlık, sadece bir inanç meselesi değil, insan hakları ihlali anlamına gelmektedir. Türkiye’deki Aleviler, kendi haklarını savunmanın ötesinde, Suriye’deki ve dünyadaki diğer Alevi topluluklarıyla birlikte hareket etmelidir.</p>
<p>Alevi örgütlerinin, Suriye’deki Alevi topluluğuna yönelik saldırılara karşı daha etkin bir şekilde sesini yükseltmesi gerekiyor. Sadece bildirilerle bu sorun çözülemez. Hatay’a, Samandağı’na gitmek lazım. Hızır Türbesinin etrafında toplanıp Suriye’deki Alevilerin yaşadıklarına dikkat çekerek, bölgedeki Alevilerin yanında olduğumuzu bizzat göstermek gerekiyor. Bu katliamların durdurulması için uluslararası alanda etkin bir mücadele başlatmak zorundayız. Eğer bu konuda harekete geçmezsek, aynı tehdit Türkiye’deki Alevilere de sıçrayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/suriyede-alevi-katliami-turkiyenin-suc-ortakligi-4/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kobanê direnişi, Kerbela direnişidir!</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 11:40:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi aydınları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Pirlerinin çağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Rojava dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Hak ve Hakikat mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[IŞİD çeteleri]]></category>
		<category><![CDATA[IŞİD ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela ve Rojava]]></category>
		<category><![CDATA[Kerbela zulmü]]></category>
		<category><![CDATA[Kobanê direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[madımak katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş]]></category>
		<category><![CDATA[Mazlum halklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu ve Mezopotamya]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[Roboski]]></category>
		<category><![CDATA[Rojava direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Rojava ve özgürlük mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Şah-ı Şehidin Hüseyin]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil inisiyatif Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Sıffin Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Şuhreverdi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihsel direniş]]></category>
		<category><![CDATA[Yezit ve Muaviye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/</guid>

					<description><![CDATA[Haksızlık önünde eğilmeyiniz&#8230; Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz! (Hz. Ali)Alevi Pirlerinin çağrısı üzerine Aleviler Kobanê sınırına gittiler. Kobanê halkının direnişini “Kerbela direnişi” diye selamladılar. Sivil bir inisiyatif olarak Alevilerin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #262626;"><em>Haksızlık önünde eğilmeyiniz&#8230; Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz</em>!<em><strong> (</strong></em></span><em><strong>Hz. Ali<span style="color: #262626;">)</span></strong></em><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Alevi Pirlerinin çağrısı üzerine Aleviler Kobanê sınırına gittiler. Kobanê halkının direnişini “Kerbela direnişi” diye selamladılar. Sivil bir inisiyatif olarak Alevilerin kurumların girişimini beklemeden örgütledikleri bu gidişe Alevi kurumlarının önde gelenleri desteklerini açıklayıp temsilcileriyle katıldılar. Görüldü ki kurum ve kuruluşlarının hareketini sağlayacak olan pirlerin, aydınların, yazarların misyonlarına sahip çıkmaları.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Bunun en güzel örneği sınırda görüldü. Bu tür eylem ve etkinliklerin artık Alevilerin hayatının bir parçası olacağını şimdiden söylemek mümkün. Söz artık eyleme dönüşmek zorundaydı. Öyle de oldu. Eylemlilikler ve rengini ifade edecek etkinliklerin başını da pirlerimizin çekecek gibi. Hantal, siyasetin, bireysel ilişki ve menfaatlerin derinlemesine kendisini hissettirdiği Alevi kurumlarının kendilerini gözden geçirme ve yenilemesinin de önünü açacak olan pirlerimin bu ve benzer çıkışlarıdır. Hak ve hakikatin izinde yol almak için Alevi felsefesinin tarihi örgütlenme biçimi ve önderlik hakkının teslim edilmesi de böylece tekrar sağlanmış olacaktır. Hak ve hakikat pirlerimizde tecelli ettikçe, onların şahsında kendini resm ettikçe asimilasyona karşız da en büyük direniş başlamış olacaktır. Onun içindir ki;</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Kobanê sınırında tarihin onlara yüklemiş olduğu misyona laik bir adım atmışlardır. İnisiyatifi ele almışlardır. Kendi varlıklarıyla, direnenlerin varlığını bütünleştirmişlerdir. Kobanê’de yaşananlara “Kerbela” demişlerdir. Direnenlere “Şah-ı Şehidin Hüseyin” demişlerdir. Kahramanlığa sahip çıkmış, hakikatle muhabbet etmişlerdir. Onları aşkı muhabbetle selamlıyorum&#8230; Ve onların sınırın sıfır noktasında haykırdıkları cümlelerini sizinle paylaşmak istiyorum. Pirlerimiz diyor ki;</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><em style="color: #262626;"><strong>Yezit’e karşı İmam Hüseyin Olma Zamanıdır!&#8230;</strong></em><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Ortadoğu ve Türkiye’de 20. yüzyılın “Paylaşım” planını yapan egemen sömürgeci güçler yüz yıldır mazlum halkları ve inanç gruplarını birbirine kırdırdı. Bu kırımı planlayanlar doğal kaynaklarımıza el koyup kendi çıkarları için kullanırken biz mazlum halklar ve inanç grupları katliamın acısını kat kat artıran yoksullaşmayı da yaşadık.</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">21. Yüzyılın “Yeni sömürge” planını yapan egemen güçler, aynı plan üzerine kurguladıkları senaryo için eli kanlı çeteleri kullanıyorlar. Ortadoğu, Mezopotamya, Anadolu, Kürdistan insanlığın doğal yaşamdan, yerleşik yaşama adım attığı kadim coğrafyadır. Bu kadim coğrafyanın halkları ve inanç grupları birbirinin “Düşmanı” değil dostu ve yarenidir. Bu dostluğun ve yarenliğin somutlaşması Rojava topraklarında gerçekleşirken, dostluğu, dayanışmayı, yarenliği, birlikte yürüyecek eşit ve özgür yaşamı bozmak, düşmanlaşmayı ve katliamı oluşturmak isteyen güçler tekrar iş başındadır. Yoksulluğu kuru ekmekle pay eden, acıları paylaşarak azaltan, her türlü etnik ve inançsal kimliği tanıyarak kendi kadim değerleri ile yaşatmanın planını yapan Rojava halkını hedef alan IŞİD vb. katliamcı çetelere karşı direnmek, mücadele etmek inancımız açısından ibadet kabilindedir. Rojava’da/Kobanê’de yaşayan ve destansı bir mücadele yürüten insanlar bilinmelidir ki dünyanın mazlum halkları adına zalim ve katliamcı zihniyete karşı mücadele etmektedir. Rojava direnişi sadece kendisi ile sınırlı değildir. Zulüm ve katliamın neredeyse “Kader gibi” algılandığı bir coğrafyada, yani ve özgür bir yaşamın olabileceğini kanıtlayan, halkın ve hakkın iradesiyle eşitliği yaşamsal kılan mazlum Kürt halkı zalime ve katile inat “Kaderin” bozuk yazgısını silme iradesi gösteriyor. Biz Alevi aydınları olarak “Bu irade bizim de irademizdir, bu direniş bizim de direnişimizdir.” diyoruz!</span><br style="color: #262626;" /><br style="color: #262626;" /><span style="color: #262626;">Rojava, Hama, Halep inancımızın Hak ve Hakikat uğruna direniş destanının Hak Aşıklarının kanıyla canıyla yazıldığı topraklardır. Sühreverdi (1191), Seyit Nesimi (1425) Halep’te hak için Hakka yürümüştür. Sühreverdi ve Seyit Nesimi gibi Hak ve hakikat aşıklarını katleden zihniyet IŞİD zihniyetinin kaynağıdır. Pirimiz Pir Sultan Abdal’ın “Kızılırmak gibi bendinden boşan/ Hamadan, Mardin’den, Sivas’a döşen/ Düldül eyerlendi Zülfikâr kuşan/ Alim ne yatarsın günlerin geldi?” deyişi tam da bugünü gören ve bugün ne yapılması gerekeni ifade eden deyiştir. Bu gün Hak ve Hakikat aşkına, yoksulun, mazlumun, masumun, dili kimliği, inancı inkar edilerek katledilenler için Zülfikar kuşanma zamanıdır. Şahı Merdan Ali ile Muaviye güçleri arasında yaşanan Sıffin savaşı da bu topraklarda (Rakka/Sıffin) gerçekleşmiştir. Hak ve hakikatin karşısında yenilgiye uğrayacağını gören Muaviye askerlerine, İslam’ın kutsal kitabı “Kuran-ı Kerim sayfalarını yırtarak mızraklarının ucuna takma” emrini bu topraklarda vermiştir. IŞİD katilleri, Sıffin Savaşı’nda Şahı Merdan Ali’ye karşı tarihin gördüğü en düzenbaz savaş hilelerinden birini yapan Muaviye zihniyetinin temsilcisidir. İnsan bedenini parçalayarak “Kalbini yeme” Yezit’in atası, Muaviye’nin ana/babası Ebusüfyan ve Hind’den kalan bir caniliktir. Cani, kanlı katil IŞİD çetelerinin Rojava’da Kürt halkına, Suriye’de Alevi toplumuna karşı yaptığı katliamlar Yezit’in Kerbela’da yaptıklarının devamıdır. Nerde bir Muaviye varsa orada bir Şahı Merdan Ali olacaktır. Nerede Yezit eliyle yapılan bir Kerbela varsa orada bir İmam Hüseyin ve Masum-u Paklar, Zeynepler, Sakineler, Zeynel Abidinler olacaktır. IŞİD çeteleri kelle keserek Kerbela zulmünü sürdürüyorlar. İnsanlık bilmelidir ki suya erişmeyi engelleyen IŞİD çeteleri Yezitlik yapıyor. Rojava’da Ortadoğu’da çocukları katleden IŞİD çeteleri Kerbela’da altı aylık Ali Asgar’ı ve Masum-u Pakları katleden Hurmala Bin Kâhil’in soyundandır. IŞİD çeteleri Kerbela’da baş kesen Şimr Bin Zi’l Cevşen’in torunlarıdır. Tarihimiz zulüm ve katliama karşı direnişin destanıdır. Madımak’tan Kerbela’ya, Roboski’den Maraş’a, Çorum’dan Kobanê’ye, Dersim’den Rojava’ya kadar yaşanan tarihte mazlum biziz. Rojava direnişinde zulüm ve katliam yenilecek Halklar ve inanç grupları eşit, özgür ve özerk olacak. Bu mücadeleye güç katmak ve “Bu mücadele bizim mücadelemizdir” demek için buradayız.  </span></p>
<p><span style="color: #6a6a6a;">18.07.2014</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/kobane-direnisi-kerbela-direnisidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABF ortaklaştırıcı olmalıdır</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/abf-ortaklastirici-olmalidir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/abf-ortaklastirici-olmalidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 11:30:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[ABF kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[ABF yeni yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi birliği ve savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi birlikteliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dernekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi haklarının savunulması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi itifakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi itifakları oluşturma]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi refleksi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve diğer inançlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve emekçi dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve ezilen halklar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Şii dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi yönetim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Fevzi Gümüş ve Abbas Tan]]></category>
		<category><![CDATA[IŞİD ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu Alevi durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/abf-ortaklastirici-olmalidir/</guid>

					<description><![CDATA[“ABDAL PİR SULTAN’ım gönlü zar olan Döner mi sözünden gerçek er olan Senin gibi ahtı sadık yar olan Verdiği ikrardan döner mi yar yar” Alevilere yönelik saldırıların had safaya çıktığı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“ABDAL PİR SULTAN’ım gönlü zar olan<br />
Döner mi sözünden gerçek er olan<br />
Senin gibi ahtı sadık yar olan<br />
Verdiği ikrardan döner mi yar yar”</em></p>
<p>Alevilere yönelik saldırıların had safaya çıktığı ve alenileştiği bir süreçte ABF kongresi gerçekleşti. Türkiye’deki en büyük Alevi bileşeni olan ABF bu kongresiyle yeni dönemde nasıl bir yola alaçığının da resmini ortaya koydu. Fevzi Gümüş ile Abbas Tan başkanlığında iki listenin yarıştığı kongrede Fevzi Gümüş’ün listesi seçimi kazandı.</p>
<p>Birlik Grubu olarak seçime giren Gümüş’ün yönetim kurulu 21 kişiden oluşuyor. Fevzi Gümüş, Necdet Saraç, Mehmet Uzuner, Engin Gündük, Ali Yıldırım, Recai Aksu, Ali Rıza Yıldırım, Haydar Şahin, Haydar Olcay, Hıdır Çam, Erdal Sefer, Miktat Öztürk, Baki Düzgün, Fadime Türkyılmaz, Ali Başak, Uğur Bilgin, Eyüp Tek, Kamil Ateşoğulları, Ali Özcan, Türkan Akbıyık, Hakverdi Çelik gibi isimlerin yer aldığı yönetim ABF içindeki farklı eğilimleri içinde topladığı görülüyor. Alevi Kültür Derneklerinin destekeldiği Abbas Tan etrafındaki eğilimi dışında tutarsak ABF yönetimine “birlik yönetimi” olduğunu söylemek mümkündür. İnancım odur ki: yönetimin dışında kalan arkadaşlarda çalışmalara dahil edilecek bir yaklaşımla, Alevilere karşı saldırıların yoğunlaştığı bir dönemde, Alevi refleksi kendisini hissettirir.</p>
<p>Yeni yönetimin, geçmiş yönetimlerin düştüğü ve artık kendisini tekrarlama şansı olmayan, Alevilerin kabul edilemeyeceği kişiselleştirilmiş yaklaşımlardan uzaklaşılmış olsun.</p>
<p>Alevilerin artık kendilerini temsil edecek ve haklarını örgütleyecek bir yapıya ihtiyacı vardır. Önceliğin Alevilerin ve Aleviliğin çıkarları olan bir yaklaşımla bireysel kaygıların taşınmadığı ve gerekli fedakarlıkların gösterildiği kamil insan yaklaşımı içerisinde yol almak istemektedir.</p>
<p>Ortaoğu’da görüldüğü gibi her şiddete maruz kesimin yanında mutlakata bir Alevi, Şii veya Gayri-Müslüm kesim bulunmaktadır. Suriye, Irak, Türkiye vs&#8230; Alevileri avlamayı varlığının esası haline getirmiş IŞİD gibi çeteler Ortadoğu’da bugün kendisini her alanda hissettirir olmuştur.</p>
<p>Alevililerin her alandaki varlıkları hedef haline gelmiş, yaşama hakları gasp edilmeye başlanmıştır. Böylesi bir dönemde dernekcilik statüsünde kalmakta kabul edilir bir durum olmayacaktır. Alevilerin kendilerini koruması, savunması ve bunun için kendisi gibi mağdur edilen kesimlerle itifaka girmesi kaçınılmazdır. Ürkeklik ve kişisel kaygılardan dolayı bu itifaklardan uzak durmanın hiçbir açıklamsı olmayacaktır. Ölümün Türkiye’deki Alevilerin ensesinde olduğu bir dönemde böyle bir yaklaşım lüks olacaktır. Alevilerin kendilerini savunacakları bir yapılanmaya ihtiyaçları vardır. Bunu yapma misyonu da ABF gibi Alevi kurumlarına düşmektedir. Alevilerin haklarının örgütleneceği itifakları yaratmak, güçlendirmek temel bir görev olmaktadır.</p>
<p>Başta Kürtler olmak üzere, emekçi sınıfı, diğer milletlerden ezilen halklar, inanaçların birlikte yaşama kültürü etrafında itifakının yaratılması için kendisine görev çıkarmalıdır. Birliği, ortak haraket etmeyi esas alan ve bunu bizzat örgütleyen olabilmelidir. Çağrıcı olmalıdır. Almanya örneğinde görüldüğü gibi tüm ezileneler yan yana gelince büyük bir güç olmaktadır. Bu birliğe Alevilerin çağrısı vesile olabilmektedir. Bu görülmüştür. ABF, Alevilerin birleştirici ortaklaştırıcı yanlarını değerlendirmelidir. Bu durumu Alevilerin savunması için bir vesile haline getirilmeli, Alevileri yalnızlaştırmak isteyen kesimlere inat birliği örgütlemelidir. İtifakları geliştirmelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/abf-ortaklastirici-olmalidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
