<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Alevi kimliği &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<atom:link href="https://sukruyildiz.de/tag/alevi-kimligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<description>Sukru Yildiz&#039;s official website</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2024 12:40:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://sukruyildiz.de/wp-content/uploads/2023/08/cropped-received_m_mid_1396101098491_07bd5610136b03ce02_0-32x32.jpeg</url>
	<title>Alevi kimliği &#8211; Şükrü YIldız</title>
	<link>https://sukruyildiz.de</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sözde değil özde Alevilik&#8230;</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/sozde-degil-ozde-alevilik/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/sozde-degil-ozde-alevilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 12:40:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Federasyonu kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi gençliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi helalleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Kürt cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özüne saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihindeki katliamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve İslam tartışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve şekil]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Gelsenkirchen]]></category>
		<category><![CDATA[Axin konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[cem ve pir huzuru]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik Alevi değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kantarma Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Önder Konca]]></category>
		<category><![CDATA[Sabiha Gökçen]]></category>
		<category><![CDATA[Şah Hatayi]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Topal Osman]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/?p=1648</guid>

					<description><![CDATA[Şah Hatayi’m muhabbete bakarım Ben doluyum ben dolana akarım Güzel pirim bir dert vermiş çekeri Bir derdim var bin dermana değişmem (Şah Hatayi) Demokratik Alevi Federasyonu kongresi geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Gelsenkirchen şehrinde yüzlerce delegenin katılımıyla yapıldı. Avrupa’nın dört bir yanından gelen delegeler demokratik değişim ve barış sürecini değerlendirdi. Kürt Alevilerinin sürecin asli bir parçası olduğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şah Hatayi’m muhabbete bakarım<br />
Ben doluyum ben dolana akarım<br />
Güzel pirim bir dert vermiş çekeri<br />
Bir derdim var bin dermana değişmem <strong>(Şah Hatayi)</strong></p>
<p>Demokratik Alevi Federasyonu kongresi geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Gelsenkirchen şehrinde yüzlerce delegenin katılımıyla yapıldı. Avrupa’nın dört bir yanından gelen delegeler demokratik değişim ve barış sürecini değerlendirdi. Kürt Alevilerinin sürecin asli bir parçası olduğu vurgulanan kongrede, Alevilerin yaşadığı sorulara, çözümlere dair onlarca konuşma yapıldı. Bu konuşmalardan bir tanesi Almanya’da doğmuş ve büyümüş on sekiz yaşındaki Axin’e aitti. Axin; “&#8230;Dünden beri konuşmaları dinliyorum. Asıl problemimiz bu konuşmalarda dile getirilmedi. Sevgili büyüklerim Alevilik İslam dışı mı, İslam içi mi tartışmalarından çok, Aleviliği bilmeyen genç kuşaklara sahip olmamız en büyük problemimizdir. Sizlere soruyorum çocuklarınız nerede, siz neden buradasınız. Sizin konuşmalarınızla yaptığınız aynı değil. Hanginiz çocuklarınıza kutsal değerlerimizi, Aleviliği öğretiyorsunuz. Alevi gençliği nereye ait olduğunu, Alevilik nedir, kutsal değerlerimiz nedir bilmiyor. Alevi gençliğinin bu durumda olmasının suçluları sizsiniz. Lütfen sözde değil özde Alevi olun&#8230; Ya haq, ya Xızır, ya Ali &#8230;.”</p>
<p>Öz Aleviliğin temel iddiasıdır. Şekli reddeder. İnsanın yüreğiyle, yaşamdaki, ilişkilerdeki samimiyeti, özüyle bakarak Alevilik bu güne gelmiştir. Onun varlık sebebi yaşamın özüne inmek, iyiliği özünde temsil etmektir. Şekil, şekilde mekan yoktur. Bugün biz Alevilere giydirilmek istenen şekil onun imhası üzerinde hesap yapanların işidir. Alevilere saldırının altında “özü” vardır. Aleviliğin özüne, insanın, insanı kutsayan değerlerine saldırılmaktadırlar. Onu şekle büründürenler, dört duvar mekanlara kapatanlar, Aleviliğe Alevi inancına temelden, özünden düşmandırlar.</p>
<p>Daha önce bu köşede yazdık. Helallik alınmamıştır. Önder Konca’nın şahsında Kürt Alevilerine, Alxaslılara karşı yapılanların hala hesabı verilmemiştir. Hatırladığımız gibi Hatay’da şehitler kervanına katılan Önder Konca’nın cenazesi bu Cemevine alınmamış, Alevilik özden yaralanmıştır. Bu ayıp ve utancı silmek için Kantarma Cemevi’nde bir cemin yapılarak, bu meselenin muhataplarının helalleşmesi toplumsal kardeşliğin sağlanması talebi hala yerine getirilmemiştir. Alevi Kürtlerin cenazesini Cemevine sokmayan bir zihniyet bizce düşkündür. Alevi hukuku bellidir. Pir huzurunda yaşanan durumun hesabı verilmelidir. Pirin verdiği, vereceği karar hakkın kararıdır. Hakkın tecelli bulması için Alevi özünün arınması, mekanlara sıkışmış şeklin uğursuzluğun aşılması için cem olmak şarttır. Cemden kaçanlar, pir huzurunda dara durmayanlar, Alevi değildir. Pirinden korkan cemaatinden korkan komşusuyla helalleşmeyen Alevi değildir.</p>
<p>Kim ki o cemevinde cem bağlar, deyiş söyler, semah döner ve “ben de Aleviyim” der ondan da davacıyız. Bir kez daha halimizle halleşmek için, derdimize derman bulmak için, acımızı birazcık da olsa dindirmek için cem olmaya, pir huzurunda Kantarmada dara durmaya çağırıyoruz. Dardan kaçanlar Aleviliğin özünden kaçanlar bilmelidirler ki; hakkın bedduasıyla lanetli olacaklardır.</p>
<p>Hal ile helaleşmeyenler, özlerini kaybedip şekle bürünenler, şeklen “ben Aleviyim” diyenler bilmelidirler ki; hakikat onları Alevilik defterinden silecektir. Onlar hakikati kaybedenler, siyasetin gözlerini kör ettikleri ancak Yavuz’un şahsında kendileri de Yavuz’laşırlar. Biliyoruz; binlerce Alevi Kürt Yavuz’un Bektaşi ordusu Yeniçeriler tarafından kılıçtan geçirildi. Rivayet odur ki; Yavuzun ordusu Yeniçeriler Şah Hatayi’nin deyişlerini söyleyerek Şah Hatayi’ye saldırdı. Şah Hatayi’nin ordusunu Yavuzun gözüyle yok ettiler.  Yavuz Sultan Selim Türk tarihine “büyük bir padişah” olarak geçti. Alevi katliamları her zaman birilerinin büyümesine vesile oldu. Yavuz’u büyük yapan da büyümesine vesile olan da Alevi katliamlarıdır. Tabii ki böyle bir katilin isminin büyük bir projeye verilmesi bu zihniyetin devam ettiğinin bir resmidir. İktidar mesajını net vermiştir. Aynı  Kemal Kılıçdaroğlu gibi. İstanbul belediye başkanlığı seçimi sonrası Kılıçdaroğlu “Yavuz Sultan Selim halkımızın büyük bir değeridir” demişti. Görünen o ki büyük Türk değerler, büyük projelere laik görülüyor. Aynı Dersim katili Sabiha Gökçen gibi. Dersime bombalar yağdıran Alevi Kürt katili, Atatürk’ün manevi kızı artık uluslararası bir havaalanının adı olarak tüm dünyada bilinen bir “kahraman” oluyor.  Koçgiri’nin katili Topal Osman kahramanlıkları anlatılan filmlere konu yapılıp, ardından devasa anıtları dikiliyor. Kıssadan hisse; Kürtleri, Alevileri katledenler bu memlekette itibar görmeye, ödüllendirilmeye devam ediyor. Ve kulağımda Axin’in sesi: “Lütfen sözde değil, özde Alevi olun.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/sozde-degil-ozde-alevilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘A’dan Z’ye” Kürt Alevi Düşmanlığı</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/adan-zye-kurt-alevi-dusmanligi-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/adan-zye-kurt-alevi-dusmanligi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 11:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi gençlerinin ölümleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Toplumsal Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumunun cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumunun sorumlulukları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ve Kürt saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan Erdoğan ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı eylemleri]]></category>
		<category><![CDATA[HDP kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[HDP ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt protestoları]]></category>
		<category><![CDATA[ötekileştirme ve hakaretler]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal gerilik]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslamcı saldırılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/adan-zye-kurt-alevi-dusmanligi-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Gelin canlar bir olalım Münkire kılıç çalalım Mazlumun hakkını alalım Tevekkeltü taalallah” Pir Sultan Abdal 2006’nın Mart ayında Diyarbakır’dan başlayarak Kürdistan’ın dört bir yanına yayılan protestoları değerlendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="color: #262626;"><em>“Gelin canlar bir olalım<br />
Münkire kılıç çalalım<br />
Mazlumun hakkını alalım<br />
Tevekkeltü taalallah” </em><strong><em>Pir Sultan Abdal</em></strong></p>
<p style="color: #262626;">2006’nın Mart ayında Diyarbakır’dan başlayarak Kürdistan’ın dört bir yanına yayılan protestoları değerlendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Kadın da olsa çocuk da olsa gereken yapılacaktır” diyordu. “Gereğini” yapan polis-asker emniyet güçleri halkın üstüne gerçek mermilerle yürüdü. Onlarca kişi yaralandı ve öldürüldü. Kürt düşmanlığının tecili gibiydi. Yılların kin ve nefretinin sokakta şekil bulduğu devlet, resmi olarak hafızalarımızda kaldı.</p>
<p>Yıl 2014, 31 Mayıs günü Başbakan Sultangazi Belediye binasını açılış töreninde “Geziciler Taksim’e çağırıyorlar. Halkıma sesleniyorum. Bakınız bu oyuna gelmeyin. Buraya gelme gibi durumun içine girerseniz, güvenlik güçlerimiz talimat almışlardır, gereği neyse A’dan Z’ye yapılacaktır.” Gereğini günler öncesinden yapmaya başlayan polis 22 Mayıs günü Okmeydanı’nda, cemevinde Uğur Kurt’a karşı polis “gereğini” yapmıştı. Sonrasındaki protestolarda ise bilindik görüntüler vardı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “kahraman polisi” ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “halkımızın çocukları” polisleri el ele “destan” yazıyordu. Destan yazan polis Gezi’den başlayarak Türkiye’nin dört bir yanına yayılan ve değişik çevrelerden yüz binlerin katıldığı eylemlerde ne hikmetse Alevi gençlerini buluyor ve öldürüyordu. Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, İrfan Tuna, Mustafa Sarı, Selim Önder, Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan&#8230;</p>
<p>“A’dan Z’ye” Alevi düşmanlığının adı oluyor. Her söyleminde kin ve nefret suçu işlenen ülkemizde Kürtlerin, Alevilerin böylesine kolay hedef gösterilmesi toplumsal yapının ne kadar birlikte yaşama kültürünü içselleştirdiğiyle de ilgilidir. Geçmişin geriliklerinin içimizde nasıl kendisini örgütlediğini bizlere göstermektedir. Erdoğan şahsında vuku bulan olay bunun açığa çıkmasıdır. Toplumsal geriliğin gücüdür. Halkalara, inançlara karşı tahammülsüz olan bir bakış açısı, toplumdan bu kadar destek görebilmektedir. Şiddet hiçbir dönem bu kadar açıktan ve pişkince savunulamamıştır. Her zaman bir “aması” olan devlet bunu da ortadan kaldırmış ve açıktan saldırıya geçmiştir.</p>
<p>Bu saldırıların nereye kadar gidebileceğini de bu olaylar bizlere göstermiştir. Hem söylemde hem de pratik uygulamalarıyla Türk-İslamcı bir saldırı dalgası cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi ülkeyi sarmış bulunmaktadır. Önümüzdeki günlerde bunun giderek daha da tırmanacağı görülmektedir.</p>
<p>Buna karşı sesini yükseltebilmek tek alternatif olarak önümüzde durmaktadır. Kürtlerin maruz kaldığı saldırılar, katliamlar, nasıl ki Alevilere yapılmış bir saldırı ve katliam ise, Alevilere karşı yapılan her saldırı da Kürtler başta olmak üzere bu topraklar üstünde yaşayan tüm halklara ve inançlara yapılmış bir saldırı ve katliamdır.</p>
<p>Bunun içindir ki; tüm kesimlerden ötekileştirilenlerin cephesinde buluşmak ve güçlendirmek temel bir görev halini almış bulunmaktadır. HDP şahsında ifadesini bulan halkların kendini var etme mücadelesini birleştirme çabası büyük bir anlam taşımaktadır. Alevilerin bu cephede yerini kendi kimlikleriyle alması kaçınılmaz bir sorumluluk olmaktadır. Bu sorumluluk gereği HDP kongresinde sorunlarını ortaklaştıracak bir yapıyla Aleviler orada olmalıdır. Orada olmak tüm ötekileştirme, hakaret ve saldırılara karşı da, Alevilerin bir cevabı maiyetinde olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/adan-zye-kurt-alevi-dusmanligi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ey cellat! Biz ölmedik!</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/ey-cellat-biz-olmedik/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/ey-cellat-biz-olmedik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:50:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumsal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilere yönelik nefret söylemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan ve Alevi politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[derin devlet ve Aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim’de zulüm]]></category>
		<category><![CDATA[devlet kurumları ve Alevilere militanca bakış]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[gerginlik siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[kirli ittifaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu düzenlemeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Kültür Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[PSAKD Genel Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/ey-cellat-biz-olmedik/</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Pir sultan abdal’m can göğe almaz haktan emr olmazsa irahmet yağmaz su ellerin tası bana hiç değmez ille dostun bir tek gülü yaralar beni&#8221; (Pir Sultan Abdal) Alevilere yönelik bildik&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Pir sultan abdal’m can göğe almaz<br />
haktan emr olmazsa irahmet yağmaz<br />
su ellerin tası bana hiç değmez<br />
ille dostun bir tek gülü yaralar beni&#8221; </em><strong>(Pir Sultan Abdal)</strong></p>
<p>Alevilere yönelik bildik nefret söylemleri devam ediyor. Toplumun tümünü temsil etmesi gereken devlet kurumlarının Alevilere nasıl militanca baktıklarını herkes görüyor. Alevilerin yıllarca bildikleri, söyledikleri ve maruz kaldıkları inkarcı, imhacı ve nefret dolu bakış açısının ne kadar cüretkar olduğuna bugünlerde şahit oluyoruz.</p>
<p>Kimin ne olduğuna, nasıl yaşayacağına, nasıl davranacağına karar verme yetkisini kendisinde gören yaklaşımlar, topluma giderek daha çok korku salmaya çalışıyor. Görünen odur ki devlet dizaynı içerisinde Alevilerin olması gerektiği yer, Başbakan tarafından çiziliyor. Devletin Alevi politikası da böyle bir dönemde şekillenmiş oluyor. Devlet, Sayın Başbakan şahsında kendi Alevisini, görmek istediği Alevi’yi tanımlıyor, tarif ediyor ve bu tanıma uygun da önümüzdeki dönemde düzenlemeler yapacağa benziyor. Diğer yandan devletin asimilasyoncu politikalarına karşı direnecek olan Alevi kesimi içinde kahramanlar üreterek, bu kesim ile de ilişkisini yeniden düzenliyor. Nasıl ki, Alevilerin demokrasi ve birlikte yaşama arayışlarını CHP şahsında bloke ediyorsa, aynı şekilde benzer sahte kahramanlar yaratarak, özgürlükçü ve demokratik Alevi çıkışının önünü almaya çalışıyor. Sayın Başbakan, Aleviler içerisinde devleti en çok derinlemesine örgütleyen kişi oluyor. Başbakan’ın Alevilere karşı yürüttüğü politikalar, derin devletin, Gladyo ya da Ergenekon’un ve ulusalcıların örgütlemelerinin Aleviler içerisinde derinleşmesini sağlıyor. Bu yapının güçlenebilmesi için Başbakan’ın büyük bir çaba harcadığını söylemek mümkün.</p>
<p>Toplum içinde kin ve nefreti artıran bu söylemlerin; Türkiye’nin geleceğine de, Müslüman topluluklarının huzur içinde birlikte yaşama isteklerine de bir katkısının olmadığı açıktır.</p>
<p>Biz Alevilerin bu dönemi doğru okumamız gerekiyor. Bu süreçte herkesin farkında olduğu gibi Ortadoğu’da yeni bir düzenleme yapılmaktadır. Bu düzenleme içerisinde ya kendimiz olarak var olacağız; ya da derin, açık kirli ilişkilerin, siyasetin kurbanları haline getirileceğiz. Bu temelde Alevilerin sadece kendisi olması, karşıdakine benzeşmemesi ve benzeşme siyaseti üzerindeki iktidar beklentilerinden kendini tanımlamaktan ısrarla kaçınması gerekmektedir. İktidarların kirletici, özünden koparıcı, çatışmacı ve ondan beslenen düzeni içerisine girmemelidir. Kendini orada tanımlama ve var etme yanlışına düşmemelidir. Bugün en çok Aleviler bu çizgi içerisine çekilmek istenmektedir.</p>
<p>Öyle ki Alevilerin kendi varlıklarını ifade ettikleri kurumları, etkinlikleri, Pirleri, cemaatleri önemli günleri, anmaları haber konusu bile olamazken, kirli ittifakların yönlendirdiği tartışmalarda meze haline getirilmek istenmektedirler. Özellikle bu meseleye, Başbakan’ın etrafında yönlendirilen bu tartışmalar siyasetin en basit kuralı olan “sonuçları kime yarıyor?” şeklinde bakabiliriz.</p>
<p><strong>PSAKD Genel Kurulu yapıldı</strong></p>
<p>Bu tartışmaların bizleri meşgul ettiği şu günlerde Alevilerin etkin kurumlarından olan Pir Sultan Kültür Derneği’nin genel kurulu yapıldı. Medyamız bu genel kurulu görmedi. Burada neyin tartışıldığını, Alevileri nelerin beklediğini, konuşmadı. Önemsemedi. Bu durum aslında Alevilerin ne kadar kendileri olarak görülmek istendikleri ile de ilgilidir. Alevilerin böylesine yalnızlaştırılması, uzun süredir devam eden bir politikanın sonucudur. Aleviler, kurumları, temsilcileri ve beklentileri ile konuşulmak istenmemektedirler. Siyasal iktidarın gerginlik siyasetinin malzemesi olma ötesinde bir değerleri olmadığının resmi, bir kez daha ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Genel kurul öncesi ve genel kurul esnasında ortaya konan tavır; takdire değerdir. Gerginlikten uzak, çoğulcu ve demokratik bir tartışma ortamı içerisinde yeni yönetimini seçmiştir. Emeklerinden dolayı Sayın Kemal Bülbül ve yönetici arkadaşlarına teşekkür ederken, yeni seçilen genel başkan Müslüm Doğan ve yönetim kuruluna çalışmalarında başarılar diliyoruz.</p>
<p>Hizmet hak içindir&#8230;</p>
<p><strong>Dersim&#8230;</strong></p>
<p>Önümüzdeki günler yine katliamların anıldığı bir güne şahitlik edecek. 4 Mayıs. İnsanın insana yapabileceğine inanıldığı bir zulmün yıldönümü. On binleri kefensiz toprağa verdiğimiz, yine on binlerin vatansız bırakıldığı tarih. Dersim’de Kürtler öldürüldü; Dersim’de Aleviler öldürüldü. Ve istendi ki Dersim’de Kürt kalmasın&#8230; Ve istendi ki Dersim’de Alevi kalmasın&#8230; Zulmün makineleri öyle çalıştı. Yaşayan, hareket eden her canlı bundan nasibini aldı. Zulüm ne kadar derinse, yaşama gönül vermişlerin direnişi de o kadar güçlü oldu. Ve; Dersim Kürt kaldı. Dersim, Alevi kaldı. Ve Dersim’de yürekler soldan attı.</p>
<p>Ey cellat! Biz ölmedik!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/ey-cellat-biz-olmedik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Madem ki ben bir insanım…</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:45:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonuna karşı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi çıkmazları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefi yaklaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi güven ortamı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi örgütlenmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlükçü ortam]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyasal duruşu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi talepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilcileri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Toplumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumsal sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[birlikte yaşama kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[devlet destekli önyargılar]]></category>
		<category><![CDATA[düzen partileri]]></category>
		<category><![CDATA[farklılıkların kabulü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları ve Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[korku siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt siyasetinin etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu gerginlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[seçim dönemi Alevi temsili]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal İslam]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[sosyalist sol cephe]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Değerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Daimi’yim harap benim Ayaklara türap benim Aşk ehline şarap benim Madem ki ben bir insanım&#8221; (Aşık Daimi) Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Daimi’yim harap benim<br />
Ayaklara türap benim<br />
Aşk ehline şarap benim<br />
Madem ki ben bir insanım&#8221; </em><strong>(Aşık Daimi)</strong></p>
<p>Alevilere dair tartışmalarda en çok dile getirilen konulardan bir tanesi Alevi örgütlenmelerinin Alevilerin talepleri konusunda hemfikir olmadıklarıdır. Oysa ki tüm Alevi kurumları hatta birbirinden siyasal anlamda çok farklı mecralarda bulunan Alevi yapıları temel sorunlar konusunda, talepler konusunda hemfikirdirler; hem de yıllardır bunu basın medya önünde, sıkça tekrarlamalarına rağmen devlet ve devlet destekli kamuoyu tarafından görmezden gelinerek tüm politik duruşlar, Alevilerin parçalanmışlığı üzerinden siyaset üretmeye devam etmektedirler.</p>
<p>Bu niyete bağlı durum Alevi asimilasyonunun sürdürülebilmesi ve cumhuriyetin öngördüğü tekçiliğin hakim kılınabilmesi için kullanılan bir söylemdir. Farklılıkların bir zenginlik olduğunu söyleyenler dahi Alevilerin kendi arasındaki tarikatsal ulusal ve siyasal farklılıkları toplumsal sorunları yerine getirmemek için kullanması da Aleviliğin bu coğrafyada ne kadar kabul edilemez olduğunu gözler önüne sermektedir. Alevilere yönelik önyargılar bilinçaltı örgütlemeler son yıllarda aleni bir şekilde kendisini dışa vurmaktadır. Ortadoğu’daki gerginlikler siyasal İslam’ın yaratmış olduğu hava Alevileri, bu coğrafyada nefessiz bırakmaktadır. Alevilerin korkularını örgütlemek üzerinden siyaset yapanları besleyen bu durum Alevilerin çaresizliğini resmi olarak ortaya çıkarmaktadır. Çaresizlik kendisini inkara kadar götürebilmektedir. Bugün, birçok kurumun Alevi’nin kendisini ve inancının gereklerini göğsünü gererek sahip çıkacağı bir ortam görülmemektedir. Kürt siyasetinin ve sosyalist sol cephenin yaratmış olduğu özgürlükçü ortamda kendisi gibi var olabilme alanları olsa da geniş kitleleri kapsayıcı, özgürleştirici ve Aleviliğin temel değerleri ile örtüşen bir alan yaratılamamıştır. Alevilerin örnek alabileceği bir ilişki, bir temsiliyet ve güven ortamının olmayışı, Alevilerin kendilerini Ortadoğu’nun yalnızları olarak hissetmelerine neden olmaktadır.</p>
<p>Kendisi olamayan, kendisini özgürce ifade edemeyen Aleviliğin ve Alevilerin bu durumundan siyaseten yararlanmak şahsi, siyasal menfaatler için Alevilerin çıkmazlarını örgütlemek, bu topluma yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Bu haksızlık yıllardır düzen partileri tarafından yapılmaktadır. Her seçim döneminde Alevi kimliği temsiliyete kavuşmamakta ve korku siyasetinin esiri olmaktadır. Sıradan olma, hiçleşme algısı ve olgusu, dünyaya böyle bir pencereden bakan felsefi yaklaşım Alevileri asimile etmek isteyenlerin Alevilere karşı kullandıkları bir alana dönüşmektedir.</p>
<p>Aslında Alevilerin sorunları çok basit ve bellidir. Basite ve belli olana karşın takınılan tavır bir ölçüttür. Alevilerin elinde bir terazisi vardır ve görünen odur ki önümüzdeki süreçte daha adil davranacaktır.</p>
<p>Ölçülerini bilmek onunla karar vermek toplumsal yapının kendisini koruması için şarttır. Birlikte yaşama, birbirini kabul etmekle mümkündür. Tüm toplumların birbirlerinin yaşam biçimine, değerlerine, inançlarına saygı duyması gerekmektedir. Kendinden taviz vermek anlamına gelmeyen bu durum, birlikte yaşamanın olmazsa olmazıdır. Hiç kimsenin yaşam biçimi başkasının yaşam alanına müdahale değildir. Aksine onların yaşam alanının korunması, güzelleşmesi ve anlam kazanmasıdır. Ortadoğu’nun muhteşem tarihi geçmişi birlikte yaşama kültürüyle ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Bunun tekleştirilmeye, yok edilmeye kalkıldığı yıllarda ise, bugünkü gibi cehennem ortaya çıkmıştır. Bunun sorumluluğunu almamak, buna ortak olmamak, insani bir durumdur. Bu cennette herkese yer vardır. Ve tüm farklılıklarımızla mümkün olacaktır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/madem-ki-ben-bir-insanim-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saz; Alevi filozofyasıdır</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/saz-alevi-filozofyasidir/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/saz-alevi-filozofyasidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:30:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi düşüncesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi müziği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Tacım Dede]]></category>
		<category><![CDATA[Dağın Filozofları]]></category>
		<category><![CDATA[değerlerin korunması]]></category>
		<category><![CDATA[değerlerin unutturulması]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[deyiş]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Erdem Baba’nın mirası]]></category>
		<category><![CDATA[geleneksel Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[gençlerin rolü]]></category>
		<category><![CDATA[gülbank]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel değerler]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel yozlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[modern dünya]]></category>
		<category><![CDATA[saz]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[tarihsel miras]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Değerler]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun özlemi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumun sahip çıkışı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam filozofası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/saz-alevi-filozofyasidir/</guid>

					<description><![CDATA[Senin nur cemalin bana cennettir Ayrılıp kavuşmak büyük nimettir Niyaz alıp niyaz vermek murattır Hamdu selam olsun artık görüştük, gelip kavuştuk (Büyük Tacım Dede) Emeğe saygısızlık, sömürü, tüketim, yozlaşma bunun&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><i>Senin nur cemalin bana cennettir<br />
Ayrılıp kavuşmak büyük nimettir<br />
</i><i>Niyaz alıp niyaz vermek murattır<br />
Hamdu selam olsun artık görüştük, gelip kavuştuk</i> <strong>(Büyük Tacım Dede)</strong></p>
<p>Emeğe saygısızlık, sömürü, tüketim, yozlaşma bunun bütün bir kimliksel temsiliyetinin olduğu bir noktadayız. Değerler alınıyor, toparlanıyor ve bu değerler karşısında gerekli saygı ve ilgi gösterilmiyor. Erdem Baba’yı yolcu ettik ve gördük ki Erdem Babanın deyişlerinin, onun sazının telinin tınısının hırsızları, orada yoklar. Biz bunu Pir Mehmet Yüksel’nin cenazesinde de gördük. Bu, büyük bir acıdır. Bunun toplumun değerlerine, toplumun kültürüne ne kadar büyük bir saygısızlık olduğunu herkesin görmesi gerekiyor. Toplumun kendisinin de bu kültürü sahiplendiğini ortaya koyması gerekiyor.</p>
<p>Erdem Baba ve niceleri, binlerce yıl önce gelen bir tarihi mirasın temsilcileridir. Bu mirasın aktarımı da, devamı da o kadar kolay olmamıştır. Binlerce yıllık değerleri babadan oğula aktararak bugüne taşımış olan, okuma yazması olmayan; ama beyinlerinde binlerce deyiş, gülbank, beyit bulunduran insanlar bunlar. Erdem Baba’lar, tarihin ta kendisidir. Bu yüzden onlara sahip çıkmak tarihine, topraklarına, yaşamına sahip çıkmaktır. Asimilasyona karşı durabilmek için de, asimilasyonun temsilcilerine karşı dik durabilmek için de bu kültür mirasına ihtiyaç duyarsınız.  Bunun farkında olmalıyız.</p>
<p>Şu anda sistemin yaptığı zaten bu değerleri unutturmak, insanları bu değerden uzaklaştırmaktır. Çünkü Erdem Baba’yı, Büyük Tacım Dede&#8217;yi unuttursak, Aleviliği unuturuz. Aleviliğin unutulması, Aleviler içerisinde “ucube” bir durum yaratır.</p>
<p>Alevilik adına bazı şeyler rahatlıkla dejenere edilebiliyorsa, değerlerin kendisinin unutturulup, değerlerin kendisine sahip çıkılmayıp onlar bir kenara itildiği içindir. Oysa Alevi felsefesinin, Alevi örgütlenmesinin, Alevilerin, yeniden kendilerini bu modern dünyada ifade edebilmelerinin yolu, bu kaynaklarına geri dönebilmektir.</p>
<p>Bunu biliyoruz; çünkü biz bu gerçeği “Dağın Filozofları”nda gördük. Dağın Filozofları yayına başladığı andan itibaren onun çevresinde, onun değerleriyle beslenen kaynakların tümü birdenbire anlamsız hale geldi. Yağmacıların cesaretleri kalmadı, kırıldı. Erdem Baba’nın çıktığı bir sahnede, Erdem Baba’nın deyişlerinin çaldığı bir yerde, Mehmet Mustafa’nın çaldığı bir yerde, Büyük Tacım Dede&#8217;nin sesinin yükseldiği bir yerde, hiç kimse Alevi değerlerinin kullanarak, Alevi asimilasyonuyla yol alamayacağını bilir, görür.</p>
<p>Biz ise toplumun bu değerlere inanılmaz bir biçimde sahip çıktığını gördük. Bunların daha çok dinlenilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda Alevi toplumu çok müsait olduğunu bize gösterdi. Mesela biz yıllardır bu alanda yayıncılık, televizyonculuk yaparız; ama Dağın Filozoflarını yayına koyduğumuzda, aldığımız etki ve güç kadar hiçbir yerden güç alamadık.</p>
<p>Asimilasyon ne kadar derinleşirse, bu değerlerden o kadar uzaklaşıyoruz. Zamanla, bu değerlerimizi adeta başa belaymış gibi görüyoruz. Mesela durum, Kürt meselesinde de böyledir. “Kürtlüğe sahip çıkmayın” diyerek toplumun asimilasyonunun sürmesi ve devlet politikalarının devam etmesi sağlanıyordu. Burada da böyledir. Alevi kimliğinden uzaklaştırmanın bir yolu da onu kendi kimliğinden utanır hale getirmektir. İnsanların sazından bile utandırılır hale getirildiler. Alevi olmasından utanması gibi olguların geliştirilmesi boşuna değil. Bu asimilasyonu daha da geliştiriyor.</p>
<p>Kendisinden utanan bir topluluk, çok daha hızlı asimile ediliyor. Hakikatçilik ve geleneksel Alevicilik; yaşayan Aleviliğin dıştalanması, ötekileştirilmesi çalışması zaten şehir merkezlerinden yürütülüyor. Bu bir devlet politikası olarak var ve uygulanıyor. Ama Alevi topluluğunun kendisi o tınıyı duyduğu zaman en derinlerine kadar, en iliklerinde kadar bir dönüşümü yaşayabiliyor.</p>
<p>İşte bu, toplumun kendisine olan özlemidir. Bu özlemin son temsilcilerinden birini daha yolcu ettik. Erdem Baba. Uzun süredir zorluklarla hayatını idame ettirdi ve zorluklarla bugünlere geldi. Uğur olsun.</p>
<p>Ama en önemlisi gençler,  tıpkı cenazede, Erdem Baba’nın yanı başında bağlama çalan genç kızımız gibi, bu sese sahip çıkacaklarını gösterdiler. Bu sesler sadece bir tını değildir. Bir yaşam filozofyasıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/saz-alevi-filozofyasidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevileri ‘dizayn’ etmek</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 10:12:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi müttefikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi oyları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyon]]></category>
		<category><![CDATA[cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[cemevlerinin yasal statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[dedelik]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Dergah]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikası]]></category>
		<category><![CDATA[eşitlikçi paylaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi direnişçileri]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Halkların Demokratik Cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[ikrar]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Meydanevi]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[pirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Rehberlik]]></category>
		<category><![CDATA[seçim süreci]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sünni-Alevi ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslam sentezi]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu din dersleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/</guid>

					<description><![CDATA[‘Ulu mahşer günü olur divan kurulur Suçlu, suçsuz gelir anda derilir Piri olmayanlar anda bilinir Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’ (Pir Sultan Abdal) Türkiye’de seçim süreci ile birlikte dört bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>‘Ulu mahşer günü olur divan kurulur</em><br />
<em> Suçlu, suçsuz gelir anda derilir</em><br />
<em> Piri olmayanlar anda bilinir</em><br />
<em> Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan’</em> <strong>(Pir Sultan Abdal)</strong></p>
<p>Türkiye’de seçim süreci ile birlikte dört bir yandan Alevilerin CHP bünyesinde toparlanması için kampanyaların başladığını görmekteyiz. Aleviliğe yönelik AK Parti ve Başbakan tarafından rahatsızlık veren söylemlerin bilinçli ve sistematik bir şekilde sarf edilmesinin karşısında, CHP’nin bir sığınak olarak resmedilmesi süreci bir devlet politikası olarak yürütülmektedir. Bu süreç Alevilerin varlıkları görünmeden ve de benimsenmeden sürmektedir. Devletin ‘Sünnileri kendi çatısı altında toplama partisi’ AK Parti ve devletin ‘Alevileri kendinde barajlama partisi’ CHP, Alevi siyaseti konusunda hemfikir bir tarzda yol almaktadırlar. Herkes kensine verilen rölü oynamaktadır.</p>
<p>Alevi değerlerinin varlığının önemsenmediği bir sürece daha tanıklık etmekteyiz. Örneğin Alevi oylarının yoğunlaştığı iddia edilen CHP tarafından Alevi kimliğinden dolayı kimse önemsenerek, ciddiye alınarak aday gösterilmemiştir. Buna karşın CHP bünyesinde MHP’li adaylar, cemaatçi adaylar, tüm kritik noktalarda aday gösterilerek sağ ve faşist eğilimler sosyal demokrat kisvesi altında bir daha iktidara taşınmak istenmektedir.</p>
<p>AKP, CHP’nin muhalefette kalması için çalışırken, CHP ise AK Parti’nin iktidarda kalması için çabalamaktadır. CHP’nin seçim sürecinde gösterdiği adaylar bu seçimde iddalı olmadığının kanıtıdır. İstanbul, Ankara, Hatay gibi illerde gösterilen adaylar klasik CHP’yi dahi temsil etmemektedir. Kendisini Gezi sürecinin Partisi olarak lanse etmeye çalışmış ise de, seçim sürecinde Gezi direnişçilerinin talebi olan Demokratik Kent Yönetimleri göz önünde bulundurulmamıştır. Görmek bile istenmemiştir. Klasik belediyeciliğin rant, iktidar, para çemberinde yürüyen anlayışın devamcısı olacağını tercihleriyle göstermiştir. Bu anlamda tüm adaylar, Türk- İslamcı bir karakter arz etmektedirler. Bu da Kürtlerin, Alevilerin, devrimcilerin yok sayılması, ciddiye alınmaması, kimliksel varlıklarının önemsenmemesi anlamına gelmektedir. Söylem düzeyinde ve pratik hayatta İmam Hatipler ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili meseleler; zorunlu din derslerinin kaldırılması, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması gibi konular, devlet merkezli hiçbir siyasal partinin gündeminde değildir.</p>
<p>Devlet politikalarının değişik renklerdeki savunucuları ve örgütleyicileri açısından Aleviler ‘korkutularak oyları gasp edilmiş ve asimilasyonla sünnileşmeye mahkum edilmiş seçmenler’ olmaktan öte bir anlam ifade etmemektedir. Aynı bakış açısıyla Alevilik, cumhuriyetin kuruluş ideolojisine uygun bir şekilde -Türk- İslam senteziyle- yok sayılarak, varlığı hiçbir şekilde tahammül edilemeyen bir inanç olarak ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Aleviler ile Alevilik arasındaki derin ayrışma, bu politik kesimlerin Aleviler üzerinden rahatça istediklerini yapmaya fırsat vermektedir. Onun içindir ki devletin temel politikası Aleviliğin yok edilmesi; Alevilerin ise benzeştirilerek Türk- İslamcı sentezin malzemesi, yedeği haline getirilmesidir.</p>
<p>İşte böylesine bir süreçte yürütülen yok etme ve asimilasyon sürecine karşı direnen, varlığını cılız da olsa hissettirmeye başlayan, ‘Yaşayan Aleviliğe’ karşı amansız bir saldırı kampanyası geliştirilmektedir. Birçok kesim cemevleri merkezli Aleviliğin devlet bünyesi ile bütünleşmesinin zamanı geldiğini, bu yapılamazsa Aleviliğin kendi değerleri ile buluşarak devlete problem olacağını söyleyip akıl vermektedir. Kimileri, artık Aleviler için gerekli adımlar atılmazsa, Alevilerin yeni bir din ile ortaya çıkabileceklerini söyleyerek, hedef göstermektedir. Bu saldırılar, geldiği cephe açısından anlaşılırdır. Anlaşılamayan ise, Türk- İslam sentezine ve CHP’nin inkarcı asimilasyoncu politikalarına Alevileri mahkum etmek isteyen ve kendine ‘aydın’ diyen kimi çevrelerdir.</p>
<p>Bu gibi çok sayıda çevrenin nereden beslendiği bilinmektedir. Türkiye’nin yeniden dizayn edilmesi sürecinde Alevileri dizayn etmekle görevli kimi doçent, doktor, prof, öğretim üyesi sıfatlı devlet kadroları Alevilerin algısını yönlendirme mücadelesi içine girmişlerdir.</p>
<p>Bunun temel sebebi yaşayan Aleviliğin kendisini var etme sürecinde yarattığı özgürlükten, demokrasiden ve insan haklarından yana olan tavrıdır. Yaşayan Aleviliğin müttefiki ve ittifakları eşitlikçi, paylaşımdan yana, özgürlüklerin teminatı olan, halkların demokratik hareketidir. Gezi sürecinde öznesi olan ‘kendimi ve kentimi ben yönetmek istiyorum’ diyen ‘Halkların Demokratik Cephesi’dir. Ve bu cephenin devletçi Türk- İslamcı kesimleri korkuttuğu gün gibi açıktır. Hiçkimse, hiçbir gerekçe ile Alevileri katillerine oy vermeye davet edecek kadar kirli olamaz, pişkin olamaz. Alevilere bundan daha kötü ve daha ahlaksızca birşey dayatılamaz. Maraş’ın kanı kurumamıştır. Deniz’lerin, Mahir’lerin, İbrahim’lerin Mazlum’ların kanı ellerinde olanlar, Alevi toplumunun içinde elini kolunu sallayarak gezemez, gezdirilemez. Böyle bir utanca Alevilerin ortak olması düşünülemez. Korkularla siyaset yapılmamalı, korkudan katillere boyun eğilmemelidir. Korkmamak Alevi olarak kalabilmek, değerlerine sahip çıkabilmektir. Binlerce yıldır değerler topluluğu olarak var olan Alevilik; yoluna, atasına, insanına sahip çıkmayı sürdürecektir. Alevi olmanın şartı, Alevilik ve onun değerler dünyasının parçası olabilmektir.</p>
<p><strong><em>‘Geldiğiniz hak kapısı. Durduğunuz Mansur darı. Döktüğün varsa doldur. Ağlattığın varsa güldür. Yıktığın varsa kaldır. Gelme gelme! Dönme dönme! Gelenin malı, dönenin başı bu yolda! Gördüğünü ört, görmediğini söyleme. Sen sana sahip ol, seni senden aldık sana verdik.’ ‘Bu yol uzun bir yoldur gidemezsin. Demirden çarıktır giyemezsin. Demirden leblebidir yiyemezsin. Ateşten gömlektir giyemezsin! Geldin gördün. Gelme gelme, dönme dönme. İkrarını bozarsan ikrarın boynuna kement olsun mu? İkrarınızdan dönmeyeceğinize dağlar, taşlar, ağaçlar şahit olsun mu? Ay gün şahit olsun mu? Gece ve gündüz şahit olsun mu? Ayin-i cem erenleri şahit olsun mu?’</em></strong> (dar gülbangından) Gerçeğe hü!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevileri-dizayn-etmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevilere Yönelik Saldırılar Devam Ediyor</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/alevilere-yonelik-saldirilar-devam-ediyor-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/alevilere-yonelik-saldirilar-devam-ediyor-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 09:10:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Adıyaman saldırıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi cemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi dayanışması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi demokratları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi destekçileri]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hak savunuculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ibadetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumunun korunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi zikirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi zulmü]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[demokrasi güçleri]]></category>
		<category><![CDATA[devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[faşist saldırılar]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel dönüşüm projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Alevileri]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş anma]]></category>
		<category><![CDATA[Maraş katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal adalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/alevilere-yonelik-saldirilar-devam-ediyor-2/</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Salma dil gemisin engine aşık Onu fark edecek bir can bulunmaz Her yerde bahşetme sırrı hakikat Ali çoktur Şahı Merdan bulunmaz&#8221; (Aşık Turabi) Geçmişin resmi tekrar çiziliyor katliam ve vahşet&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8220;Salma dil gemisin engine aşık<br />
</em><em>Onu fark edecek bir can bulunmaz<br />
</em><em>Her yerde bahşetme sırrı hakikat<br />
</em><em>Ali çoktur Şahı Merdan bulunmaz&#8221; </em><strong>(Aşık Turabi)</strong></p>
<p>Geçmişin resmi tekrar çiziliyor katliam ve vahşet hatırlatılıyor. Sivas’ın Çorum’un, Maraş’ın ev işaretlenme ve sonrasında saldırıya maruz kalma biçiminde vukuu bulan olayları Adıyaman’da tekrarlanacak deniliyor. 2012’den bu yana dördüncü kez Adıyaman’da evler işaretleniyor. Üç işaretlemenin failleri ortada yok iken bir işaretlemenin tanıdık failleri yakalanıyor. Maraş’ın 3 hilalli katillerinin Adıyaman’daki iki tanesi suç üstü yapılırken birisine 8 ay diğerine 1 yıl olmak üzere ertelenmiş güya ‘cezalar’ veriliyor. Devletin kollayıp koruduğu, tehdit ve saldırı için hazır hale getirdiği bu güruh şimdi Adıyaman’da Alevilere saldırmaya hazırlanıyor.</p>
<p>Sivas’ta Maraş ve Çorum’da Alevi yerleşim bölgelerinin boşaltılması bu alanların sivil faşistler eline bırakılma uygulaması bugün Adıyaman’da hayata geçiriliyor. Çünkü Adıyaman; Dersim ve Hatay’dan sonra Alevilerin toplu olarak yaşadıkları bir Alevi kentidir. Otantik Aleviliğin değerlerini Maraş gibi Kürt kimliğiyle birleştiren diri bir bölge. Cumhuriyet projesine aykırı görülen bir Alevi bölgesidir. Nüfusun dağıtılarak etki alanının Kürt-Alevi kimliğinin bir temsiliyetinin daha ortadan kaldırılmak istenmektedir.</p>
<p>Adıyaman Alevileri tüm asimilasyon ve yok etme politikalarına rağmen ibadetlerini, zikirlerini, cemlerini kendi anadilleriyle yapmaktadırlar ve Kürt Alevi kültürünün dünden bugüne taşınmasında ciddi bir temsiliyete sahiptirler. Kürt alevi inkarına karşı, yaşayan Aleviliğin bir cevabı olarak korunmaktadır. Bugün hedef alınan aynı Maraş gibi; Maraş katliamının yıldönümünde yakın zamanda yapılan bu işaretlemeler, bu kimliğe ve Alevi inancına karşı saldırganların, nasıl bir pozisyon içerisinde olduğunun da göstergesidir. Adıyaman’da yapılmak istenenlerle Maraş katliamının altında yatan nedenler örtüşmektedir. Aynı amaç ile kapılar işaretlenmekte ve Maraş’ı teslim almanın en etkili yolu olan göçe zorlamanın Adıyaman’a da dayatılması hedeflenmektedir. Kentsel dönüşüm projeleri salt mimari düzenlemelerden ibaret tasarımlar değildir.Kentler yaşayan, nefes alan, değişen ve dönüşen toplusal alanlardır. Şehirlerin ruhları vardır. Sivas’ın, Maraş’ın, Çorum’un ruhu ırkçı-faşist bir resme büründürülmüş ve diğerlerinden arındırılmış, insansızlaştırılmıştır. Bugün Adıyaman olayında görünen fotoğraf da budur. Adıyaman, Kürt-Alevi-Demokrat insanından arındırılarak ruhsuzlaştırılmak istenmektedir.</p>
<p>Bu  saldırı küçümsenecek bir olay değildir. Hükümetin kurguladığı gibi üç-beş kendini bilmez çocuğun işi, hiç değildir. Bu kadar derin ve korkunç sonuçları olan bir durum karşısında takınılan tavır da bu çevrelerin niyetiyle ilgilidir. Kürt açılımı, Kürt’lere yönelik yeni baskı politikaları ve şiddet getirirken, Alevi açılımı adı altında yapılanlar da her alanda Alevileri hedefe koymaya başlamıştır. Alevilere yönelik ağza alınmayacak söylemler başta iktidar olmak üzere bir çok kesim tarafından kullanılmış ve yaygınlaştırılmıştır.</p>
<p>Onun içindir ki Adıyaman’daki mesele lokal bir durum değil, aksine, tüm demokrasi güçlerini ilgilendiren bir toplumsal saldırıyı içerisinde barındırmaktadır. Buna sessiz kalmak ve sıradanlaştırmak sorumsuzluktur. Alevi toplumunun kendisini yalnız hissetmesi ve öyle davranması siyasetin yanlışların da doğmasına vesile olacaktır. Aleviler saldırıya maruz kaldıklarında yanlarında olmayanlar Alevi değillerdir ve söz söyleme hakkına da sahip olamazlar.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/alevilere-yonelik-saldirilar-devam-ediyor-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her emek sahibi kalemizin taşları, tuğlalarıdır</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/her-emek-sahibi-kalemizin-taslari-tuglalaridir-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/her-emek-sahibi-kalemizin-taslari-tuglalaridir-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 09:00:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Abidin Özgünay]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ahde vefa]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerlerinin korunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi emeği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi filozofları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi köyleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi liderler]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirasının savunulması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi savunucuları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumunun sahiplenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi yol erenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[asimilasyonla mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[dervişler]]></category>
		<category><![CDATA[Hak ve hakikat yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Hallac-ı Mansur]]></category>
		<category><![CDATA[Hıdır Ali Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Nejat Birdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Bedreddin]]></category>
		<category><![CDATA[Seyit Rıza]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi kayıplar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/her-emek-sahibi-kalemizin-taslari-tuglalaridir-2/</guid>

					<description><![CDATA[Nasıl yar diyeyim ben böyle yare Mecnun edip çöle saldıktan sonra Alemin bağında bülbüller öter Giden benim gülüm solduktan sonra (Pir Sultan) Zaman akıp gidiyor… Zamanın emektarları, yaratıcıları, Aleviliğin bugüne&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Nasıl yar diyeyim ben böyle yare<br />
</em><em>Mecnun edip çöle saldıktan sonra<br />
</em><em>Alemin bağında bülbüller öter<br />
</em><em>Giden benim gülüm solduktan sonra<strong> (</strong></em><strong><em>Pir Sultan)</em></strong></p>
<div>
<p>Zaman akıp gidiyor… Zamanın emektarları, yaratıcıları, Aleviliğin bugüne taşınmasında kendilerini, yaşamlarını katık etmiş olanlar, aramızdan ayrılıyorlar. Emeğini, hayalini bizlere bırakarak gidiyor. Kimisi onlarca yıllık acıyı, işkenceyi göğüsleyerek taşıdığı mirası aktarmak için canını verdi. Veriyor. Aleviliğin yaşama temel bakışı bu emeğin sahiplenilmesi, miras yoluyla çocuklara, torunlara devredilmesidir ki; Aleviliğin tüm zulüm ve baskılarına rağmen değişmeyen en temel felsefik besleyici kaynağı budur. Değerler topluluğu olmak, bu değerlerin korunması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmamak.</p>
<p>Hüseyin gibi, Hüseyin olmak…</p>
<p>Ahde vefa</p>
<p>Biz ki bizden öncekilerin, emekleriyle bugünleri yaşıyoruz. Bazen kahramanların, yiğitlerin, hikayelerini, efsanelerini anlatıp kendimizi güçlü hissetmeye, kendi mesajımızı vermeye çalışıyoruz. Bir zaman geliyor Hallacı Mansur, bir zaman geliyor Nesimi, bir zaman geliyor Pir Sultan, tüm zamanlarda Şeyh Bedreddin, bazen Seyit Rıza oluyoruz. Art arda gidiyoruz. Kelimeleri, isimleri ahenk içinde tekrarlıyoruz. Utanmıyoruz. Ne Hallac’ın Fırat’a savrulan küllerinden, ne Nesimi’nin yüzülen derisinden, utanmıyoruz. Pir Sultan gibi, Seyid Rıza gibi darağacına yürüyen yol önderlerinin bakışlarından, haykırışlarından, boyun eğmezliklerinden utanmıyoruz. Art arda geliyoruz. Utanmazlığımızdan, utanmıyoruz.</p>
<p>Derviş Kandemir’i, Abidin Özgünay gibi, yıllarını Alevi mücadelesine verenleri, Hıdır Ali Bingöl gibi Alevilik için kavga edenleri, Nejat Birdoğan gibi köy köy gezenleri bir çırpıda unutuyoruz. Aldede’yi, Tacım Dede’yi, Aligöl, İvo Dede’yi, Firik Dede’yi, İsmail, Mamo Geyik, Şıxo Dede’yi… vd. tüm dağın filozoflarını unutuyoruz. Gün geliyor cinayet gibi bir kazada Seyit Ali Durmaz’ı öylesine hakka uğurluyoruz.</p>
<p>Biz ki büyük lafların arkasına saklanmış küçük adamlar, o dar gününde Pir huzurunda emeğe saygının hesabını nasıl vereceğiz?</p>
<p>Çocuklarımıza nasıl bir miras bırakacağız?</p>
<p>Aylıkları ceplerinde gri pasaportlu, devlet erkanlı cemevi dedelerin hikayesini mi anlatacağız? Bunun arkasına sığınıp, bizi böyle yok ettiler, bizi bağışlayın mı diyeceğiz.</p>
<p>Öz ile biçimin kavgasında, özün derin temsilcisi olan biz Aleviler, özümüzü ihanete mi, teslim edeceğiz. Kavganın, emeğin mirascılarını unutup, günün peşinde mi koşacağız.</p>
<p>Bugünkü değerlerimizin oluşmasında emek vermiş eski yöneticilerimizi meydanlarımızda yad etmeden, emek sahiplerinin hakkını hak huzurunda dile getirmeden, hastalıktan veya başka sebeplerden dolayı aramızda olamayan tüm yol erenlerimizi  sahiplenmeden, Sevgili yol kardeşimiz, kurumlarımızda en alttan başlayarak en üste kadar  kurum sorumluluğu yaparak hizmet veren  değerli yol ereni sayın Ali Bingöl canımıza sahip çıkmadan, emeğin savunucusu olduğumuzu nasıl söyleyebiliriz?</p>
<p>Alevi asimilasyonu dediğimiz nedir? Aleviliği var eden insan olma olgusunu kutsayan değerlerinden kopması değil midir? Bizim biz olmaktan çıkmamız değimlidir? Mekanı, meydanı olmayan, insan olan, insanla kutsanan değerlerin korunması, sahip çıkması görevimiz değil mi?</p>
<p>Hak ile hakikat yolcusuyuz biz. Onun içindir ki; ayrılıklara ve emeğe, kutsalın en kutsalına sahip çıkalım. Değerlerimize sahip çıkalım. Unutmayalım ki; her sahipleniş asimilasyona karşı bir kale duvarının örülmesidir. Her emek sahibi kalemizin taşları, tuğlalarıdır.</p>
<p>Hak ile hak olan, hakta hakikati bulanlar aşkına… Kendimize ve değerlerimize sahip çıkalım. Şeyh Bedrettin yiğitlerine sahip çıkar gibi kendimize sahip çıkalım… Gün yol değerlerine sahip çıkma günüdür. Hüznün derin bir yara gibi içimizi yaktığı günlerdeyiz.</p>
<p>Önemli günlerden geçmekteyiz. Çünkü büyük saldırılara maruz kalmaktayız. Küçük gibi görünen, birleştiklerinde devleşen değerlerimize sahip çıkarak, asimilasyona ve bu saldırılara karşı koyabiliriz. Kökleri bizde olanlara sahip çıktıkça, biz bizleşeceğiz.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/her-emek-sahibi-kalemizin-taslari-tuglalaridir-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cemal haqa, haq cemale; Pir Mehmet Yüksel</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/cemal-haqa-haq-cemale-pir-mehmet-yuksel-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/cemal-haqa-haq-cemale-pir-mehmet-yuksel-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2024 08:32:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi asimilasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi değerleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi direniş tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[alevi direnişi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi eğitim kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Gelenekleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakikat yolculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kayıpları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kültürel miras]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kurumları ve siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mirası]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Pirleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi pirlik makamı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi tarihindeki kayıplar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumsal yaralar]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi uyanışı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik ve devlet politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet dönemi Alevi politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Elbistan Kantarma köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikatçi Alevi geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[Ocak Aleviliği]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Mehmet Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[Pir talip ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Sinemilli Ocağı]]></category>
		<category><![CDATA[Tekke ve Zaviyeler yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/cemal-haqa-haq-cemale-pir-mehmet-yuksel-2/</guid>

					<description><![CDATA[Hakikat yolunun yolcuları hakikat arayışının dervişlerinden birisi daha aramızdan ayrıldı.  Sultan Sinemilli Ocağının asırlık çınarı önceki gün mirasını bizlere bırakarak sır oldu. Pir Mehmet Yüksel yaşayan Aleviliğin bir temsilcisi olarak&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hakikat yolunun yolcuları hakikat arayışının dervişlerinden birisi daha aramızdan ayrıldı.  Sultan Sinemilli Ocağının asırlık çınarı önceki gün mirasını bizlere bırakarak sır oldu. Pir Mehmet Yüksel yaşayan Aleviliğin bir temsilcisi olarak Alevi uyanışına tanıklık ederek Elbistan Kantarma köyünde hakka yürüdü.  Alevilik üzerine ahkâm kesenlerin birikiminden yararlanıp sanatçı oldukları, kimisinin telinden, kimisinin tarih bilgisinden, kimisinin deyiş ve nefeslerinden dem aldığı Pir Mehmet Yüksel doğduğu yerde gözlerini yumdu…</p>
<p>Hakikatçi Alevi geleneğinin son temsilcileri arasında yer alan ve giderek parmakla sayılacak kadar azalan yaşayan tarihimiz bir büyük kayıp daha yaşamış oldu. Son bir kaç yıl içerisinde Hasan Sinemilli, Mamo Geyik, İbrahim Aldede, Küçük Tacım Bakır, Mehmet Mustafa dede Şexo Soysüren gibi isimler aramızdan ayrıldı… Her ayrılış Alevilerin tarihinden bir parça alıp götürdü. Alevliler yaşayan değerlerine sahip çıkamayarak, derin asimilasyonu göğüsleyecek dayanaklarını da kaybetmiş oldular.</p>
<p>Asimilasyona karşı direnebilmek bir bilgi birikimi, köklü bir geçmiş ve miras gerektiriyor. İşte bu miras bu gelenekçi pirlerin varlığıyla temsil bulmaktaydı. Onların varlığını Aleviliğin varlığı, yokluğunu Alevilerin yokluğu gibi okumak mümkündür.</p>
<p>Alevi asimilasyonuna karşı okunacak en güzel kitap olan insanın, insanı kâmilin tecellisi olan bu pirlerimizin maruz kaldıkları baskılar ve yaşadıkları zorluklar, Alevi toplumunda temsili &#8216;kendini bilmezlik&#8217; olarak karşılık bulmuştur. Her pirinden uzaklaştırılan talip asimilasyonu en derinden yaşayan kişiler olarak metropollerde başsız bir beden gibi yokluklarına çırpınmışlardır.</p>
<p>Alevilik nedir? Sorusunun cevabı olan ocak pirleri aynı zamanda “Alevi kimdir?” sorusunun da cevabını içinde barındırmaktadırlar. Devlet geçmişten bu güne temel olarak Alevi pirlerini işlevsiz hale getirmek için uğraşmıştır. Tekke ve zaviyeler yasasının Alevi önderlerinin taliple buluşmasını engellemeye çalışan bir işlev üzerine inşa edilmiştir. Pirlik makamı suç makamı haline getirilmiştir. Pirler suçlular olarak takibe maruz kalmıştır. Kimi yerlerde toplum önünde aşağılanmış, sakalları kesilmiş, bıyıkları yolunmuştur. Taliple ilişkisini kesmek için her türlü yola başvurmuştur. Bunu sağlandığı oranda da Alevi asimilasyonu toplum içerisinde derinleşmiş ve bu günkü durum ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Yavuz Sultan Selim zamanında başlatılan Alevi ocaklarının söndürülerek yerine dikme dedelerin atanması cumhuriyet döneminde de benimsenmiştir. Bu gün içi boşaltılmaya çalışılan Alevi uyanışına karşı atama dedeler devreye sokulurken, hakikat yolcuları unutturulmaya çalışılmıştır. Fakat köklü bir geleneğin ve geçmişin mirası olan hakikat ehli yol erleri kendilerini yeniden hissettirmeye Alevileri kendi etrafında toplamaya çağırırken birer birer de aramızdan ayrılmaktadırlar. Kaybımız büyüktür. Bunu Alevilerin içerisinde olduğu duruma bakarak söylemek mümkündür.</p>
<p>Onun içindir ki bizler ocak Aleviliğini önemsiyoruz. Alevilerin kendi kökleriyle buluşmasının yolu pir talip ilişkisinin hayat bulmasıyla mümkündür.  Çünkü pirde tecelli eden ocağın binlerce yıl biriktirdiği değerleri temsil etmesi, öğretiyi bu güne kadar taşımasıdır. Alevilerin yazılı bir geçmişi yok denecek kadar azdır. Tarih pirlerin kulaktan kulağa aktardığı ve miras yoluyla bu güne intikal etmiş olan yaşayan Aleviliktir. Aleviliği yeniden tarif etmek isteyenler,  bunun üzerinden kavga edenler,  yaşayan Aleviliği görmek istenmemektedirler. Çünkü yaşayan Alevilik teslim olmamış, direngen ve geçmişiyle ilişki halindedir. Yaşayan Alevilik tüm direniş tarihinin ezilenlerin zulme karşı ayaklanma tarihidir. Onun içindir ki egemenlerin hedefindeki Aleviliktir.</p>
<p>Yeni yaratılmak istenen ve temsiliyetini Cumhuriyetçi Eğitim Merkezi Vakfında bulan anlayışın Aleviler üzerinde yaratmış olduğu tahribat ortadır. İttifakların, söylemlerin ve yaşam biçimleri ortadadır. Bu cesareti tabi ki Alevilerin asimile edilmesinden ve devletin bu asimilasyonu desteklemesinden almaktadır. Devletle iç içe geçmiş onun gizli-açık finansmanıyla beslenmiş kurumların Alevi olması söz konusu değildir. Lakin günümüz dünyasında kendisini etkin bir biçimde hissettiren Alevilere ihanetin bu kadar pervasız olması işte bu hakikat yolcularının sessizce sahipsizce aramızdan ayrılmasındandır.</p>
<p>Alevi hukukunun işletilmediği Aleviliğin bir yaşam unsuru olarak görülmediği Alevi kurumlarının yabanıl bir ot gibi bittiği, kurum başkanlarının siyaset pazarında Aleviliği pazarladığı bir süreçten geçiyoruz. İşte bundan dolayıdır ki; Pir Mehmet Yüksel gibi çınarlarımızın kaybı bizlerde derin yaralar açmaktadır. Bu yara Alevilerin almış olduğu bir yaradır. Bu kayıp Aleviliğin kaybıdır. Hepimizin başı sağ olsun.</p>
<p>Ve sen pirim;</p>
<p>Hakikat yolunun yolcusu hakka yürürken haq ile haqikat olan mirasın mirasımızdır, bugüne kadar bize taşıdığın inancımızı gelecek nesillere aktarmak da görevimizdir. Toprağın bol, devrin daim olsun pirim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/cemal-haqa-haq-cemale-pir-mehmet-yuksel-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>4 Mayıs 1937 Alevisiz Türkiye</title>
		<link>https://sukruyildiz.de/4-mayis-1937-alevisiz-turkiye-2/</link>
					<comments>https://sukruyildiz.de/4-mayis-1937-alevisiz-turkiye-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 10:00:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler/Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[4 Mayıs yıldönümü]]></category>
		<category><![CDATA[AKP siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kazanımları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi kimliği savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi korkuları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi özgürlük hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi varlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik yok edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevisiz Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[anti-demokratik düzenlemeler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[cemevleri yasaklanması]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik anayasa süreci]]></category>
		<category><![CDATA[demokratik Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim şehitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[Êzidî]]></category>
		<category><![CDATA[faşist yapılar]]></category>
		<category><![CDATA[insan dini]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt destek]]></category>
		<category><![CDATA[Mareşal]]></category>
		<category><![CDATA[ortak akıl]]></category>
		<category><![CDATA[Reşat Hallı]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal değişim]]></category>
		<category><![CDATA[siyasal İslamcı]]></category>
		<category><![CDATA[Şükrü Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[Süryani]]></category>
		<category><![CDATA[Tekke ve Zaviyeler yasası]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal barış]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal birliktelik]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal kamplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Tunceli hadiseleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk-İslamcı sistem]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcı]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcı faşist]]></category>
		<category><![CDATA[ulusalcı faşist güçler]]></category>
		<category><![CDATA[yeni anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[zorunlu din dersi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sukruyildiz.de/4-mayis-1937-alevisiz-turkiye-2/</guid>

					<description><![CDATA[“Yalancılık, bozuk para gibidir. Uzun süre geçindirmez” (Rus Atasözü) “Alevisiz bir Türkiye yaratılmak isteniyormuş. Aleviler devre dışı bırakılarak yeni bir anayasa hazırlanıyormuş. Alevilerin talepleri görülmeyecek ve Alevilik yok edilecekmiş. Her&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“Yalancılık, bozuk para gibidir. Uzun süre geçindirmez”</em> <strong>(Rus Atasözü)</strong></p>
<p>“Alevisiz bir Türkiye yaratılmak isteniyormuş. Aleviler devre dışı bırakılarak yeni bir anayasa hazırlanıyormuş. Alevilerin talepleri görülmeyecek ve Alevilik yok edilecekmiş. Her gün Alevileri hedef alan anti-demokratik düzenlemeler oluyormuş ve Kürtler de buna destek verecekmiş&#8230;” miş!</p>
<p>Bunları dinleyince insan Alevilerin kazanımlarının tek tek elinden alınacağını, Aleviliğin anayasal güvencelerine son verileceğini, cemevlerinin yasaklanacağını, zorunlu din dersi uygulaması getirilerek, Diyanet İşleri Başkanlığı gibi kurumların kurulacağını düşünüyor. Korkuyor&#8230;</p>
<p>Ayıp, Aleviliği kabul eden, sahiplenen bir Türkiye vardı da bu halk mı bunu bilmiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin seksen yıllık tarihinde yapılan anayasalarda Alevilerin hakları güvence altına alınmış, Alevilik özgürce bugünlere gelmiş de bizim mi haberimiz yok.</p>
<p>Utanmadan cumhuriyetin Alevileri yok sayan, 1925’den bu yana Tekke ve Zaviyeler yasasıyla yok edilmek istenen Alevilik değilmiş gibi davranan bu zihniyet, Kürt düşmanlığı üzerinden, ulusalcı faşist güçlerce örgütlendirilmek istenmektedir. Ulusalcı cephe tarafından Aleviler içinden bu ve benzeri söylemlerle kara propagandayı örgütlendirmek üzere bazıları şahsi menfaatleri üzerinden pazara girmiş bulunmakta.</p>
<p>Pazarlığın temsil bulduğu ad; “Alevisiz Türkiye yaratılmak isteniyor” söyleminde gizlidir.</p>
<p>Bu söylemin sahipleri Alevilerin içine yeni korkular salarak ulusalcı, faşist yapılanmaya Alevileri kurban etmek istemektedir. Cumhuriyetin 80 yıllık geçmişi Alevi katliam ve imhasıyla dolu iken, onu temizleyen, aklamaya çalışan bir mantık yaratmaya çalışmaktadır. Bu zihniyet geçmişte de, devletin teşvikiyle Alevileri teslim almak için korkular üretiyordu. Şimdi de misyonlarının gereği üretmeye devam etmektedirler. Alevi özgürlük hareketini korkularla teslim almaya çalışmaktadırlar.</p>
<p>Bunlar, AKP’ye sonuçları itibariyle hizmet etmektedirler. AKP iktidarı bunların ürünüdür. Ve cumhuriyet projesinin şekil almış halidir. Cumhuriyetin temel kuruluş ilkesi Türk-İslamcıdır. Türk olmak, İslam olmak ayrıcalıklı olmaktır. Bu zihniyet Türkçüdür, bu zihniyet diyanetçidir. Diyanet dinini Türkçülüğün dini olarak algılayan Alevi’ye düşman, Müslüman’a düşman, Êzidî’ye, Süryani’ye, Ermeni’ye düşman bir mantık içerisinde varlar. Bugünkü misyonları ise Alevileri toplumsal kamplaşmaya götürmek, Ergenekon vb. yapılar etrafında toplamaktır. Alevilerin demokratik bir anayasa sürecinde, demokratik değişim sürecinde bir aktör, bir taraf, kendinden yana bir taraf olmasını engellemek için çalışmaktadırlar.</p>
<p>Alevileri ulusalcı faşist bir zihniyetin egemenliği altında tutmaya çalışan Ergenekoncu ekip, bu konuda en büyük desteğini AKP, Fethullah Gülen cephesinden almaktadır. Ergenekonculara lazım olan söylemlerin doğması ve altının doldurulması için gerekli olan tüm argümanlar bu çevreler tarafından bilinçli olarak üretilmektedir. AKP kurmayları Alevileri tahrik edecek, korku siyasetini besleyecek, güvensizliği artıracak her tür söylemi gündeme getirmektedirler. Alevileri sürece katma gibi bir yaklaşım içerisinde olmadıkları gibi, Ergenekoncu, ulusalcı faşist kesimin Aleviler üzerinden siyaset yapabilmesinin, kara propaganda üretebilmesinin olanak ve fırsatlarını üretmektedirler. Kısacası istekli bir şekilde Alevileri ulusalcı faşist güçlerin egemenlik alanlarına doğru iteklemektedirler.</p>
<p>Görünen o ki; konu Aleviler olunca, Alevilerin taleplerinin yok sayılması ve kamuoyuyla paylaşılmaması için ittifak yapabilmektedirler. Türk-İslamcı sistemin ortak düşmanları arasında Aleviler de bulunmaktadır. Türklüğe ve Diyanetin İslamına Aleviler kurban edilmek istenmektedir. Yine Aleviler, Türkçülük ve Siyasal İslam arasında sıkıştırılmaktadır. Tercih yapmaya zorlanmaktadır. Her iki tercihin Alevilerin tercihi olmadığı açıktır. Aleviliğin yok edilmesi manasına geldiği içindir ki iki anlayış söz konusu Alevi olunca farklı cephelerden Aleviliğin yok edilmesini esas almaktadır.</p>
<p>Aleviliğin varlık gerekçesi ne ise, bundan sonra üstleneceği sorumluluk da inancın ve itikadın gösterdiği yol olacaktır. Hiçbir gerekçe, hiçbir neden, ölüm ve imha, asimilasyon gerekçe gösterilerek Aleviler teslim olamaz. Katiline boynunu uzatamaz.</p>
<p>Yarın 4 Mayıs. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Alevi katliamını en üst boyuta çıkarttığı günün yıldönümü&#8230;</p>
<p><strong><em>“Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4.5.1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşal’ın huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek aşağıdaki sonuca varılmıştır:</em></strong></p>
<p><strong><em>1- Toplanan kuvvetlerle Nazımiye, Keçizeken (Aşağı Bor), Sin, Karaoğlan hattına kadar, şedit ve müessir bir taarruz hareketi ile varılacaktır.</em></strong></p>
<p><strong><em>2- Bu defa isyan etmiş mıntıkadaki halk toplanıp başka yere nakil olunacaktır. Ve bu toplama ameliyesi de köylere baskın edilerek hem silah toplanacak, hem bu suretle elde edilenler nakledilecektir. Şimdilik (2000) kişinin nakli tertibatı hükümetçe ele alınmıştır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Mülahaza:</em></strong></p>
<p><strong><em>Sadece taarruz hareketiyle ilerlemekle iktifa ettikçe isyan ocakları daimi olarak yerinde bırakılmış olur. Bunun içindir ki, silah kullanmış olanları ve kullananları yerinde ve sonuna kadar zarar vermeyecek hale getirmek, köyleri kamilen tahrip etmek ve aileleri uzaklaştırmak lüzumlu görülmüştür.</em></strong></p>
<p><strong><em>Not: Paraya acımaksızın içlerinden çok adam kazanıp kullanmaya çalışmak lazımdır.</em></strong></p>
<p><strong><em>Aslı gibidir.”</em></strong></p>
<p><strong><em>(Kaynak: Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar. Reşat Hallı, Genel Kurmay Yayını)</em></strong></p>
<p>Bu kanunun altında imzası olanlar, Alevilerin olduğu bir Türkiye mi yaratmak istediler? Utanmazlık ve aymazlık ancak bu kadar olur. Kürt Alevilerini imha eden, hiçbir yaşama hakkı tanımayan bir zihniyeti aklama cüretini nasıl gösterebilirler. Katillerimizin resimlerini bayrak yapanlar, nasıl Alevilere, bizlere akıl verme cüretini kendinde bulabilirler. Bu kadar pişkinlik, bu kadar çarpıtma, bu kadar yalan niçin? Hem de böylesine bir yıldönümünde başlatılan kampanyalar toplumumuz tarafından iyi bilinmelidir. Alevileri cumhuriyetin kuruluşunda sürece dahil etmeyip malzeme edenler, bugün de demokrasi mücadelesinde Alevileri koparmak, demokrasi güçlerinin birlikteliğini dağıtmak için böylesine bir çalışma içerisine girmişlerdir. Kimilerinin milletvekilliği bahanesiyle, kimilerinin belediyelerde iş vaadiyle, kimilerinin köşelik yazı vaadiyle bu kampanyada yer almaları acaba “Paraya acımaksızın içlerinden çok adam kazanıp kullanmaya çalışmak lazımdır” desturu gereği midir bilinmez ama o dönem bu oyunu oynayanların sonu bilinmektedir.</p>
<p>4 Mayıs’ın yıldönümünde ulusalcı, siyasal İslamcı, faşist yapılara inat var olmaya, Alevi kimliğini savunmaya ve toplumsal barışın olmazsa olmazı haline getirmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Bilinmelidir ki; her gün daha da çoğalarak Dersim kendisini var etmiştir. On binlerin katledildiği, yüz binlerin sürgüne gönderildiği bu toprakların çocukları, yıllar sonra da olsa varlıklarını ortaya koyup atalarının hesabını sormaya başlamışlardır.</p>
<p>Bilinmelidir ki; Alevilik bir devlet dini değildir. Bir insan dinidir. Bir insan gibi üretip ortak aklını çocuklarına devreden bir sistemdir. Bu sistem içerisinde korku, ihanet gelir ve geçer. Baki olan bu yoldur.</p>
<p>Dersim şehitlerine sözümüzdür&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sukruyildiz.de/4-mayis-1937-alevisiz-turkiye-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
